4. Bölüm

4. Bölüm "Süpriz Komşu"

slmnhnm
kitsevmuallime

 

                                                                                                     HAYAT

Konuşmaktan o kadar geç yatmıştık ki öğleyin anca kalkabildik. Annem dışarı çıkacağını söylemişti; biz kalkana kadar çıkmış tabi. Biz De bahçede şöyle güzel bir kahvaltı yaptık.

Eylül "kız Murad arıyor."

E açsana, bana niye uzatıyorsun.

"Ay sanki beni arıyor, muhtemelen seni aradı telefonun kapalı diye beni arıyor işte uzatma da al hadi kapatacak şimdi çocuk."

Tamam tamam ver. Selamün aleyküm, Murad.

"Aleyküm selam, Hayatım."

Yaaa, nasıl tanıdın hemen.

"Hiç tanımaz olur muyum o kadife içime sabah namazı huzuru dolduran sesini."

Muradddd.

"Tamam tamam. Biraz daha konuşursam kabul etmeyeceksin."

Neyi?

"Diyorum ki seninle sahilde biraz otursak olur mu?"

Bilmem ki şimdi nasıl olur.

" İstersen kızlar da gelsin ama beş dakika da olsa konuşmak istiyorum. Eğer sende istiyorsan tabi. Gülümseme mi duydum acaba?"

Evet. "O zaman geliyorsun(uz)."

Peki.

Kızlar, hadi sahile gidiyoruz. "Ooo, randevu diyorsun."

Zeynepp.

"Tamam, tamam, bir şey demedim. Hadi kalkın.

"Biz buraları toplarız, hadi giyin de gel."

Tamam canlarım benim. Tam sözleştiğimiz gibi bir saat sonra sahilde buluştuk. Kızlar iki bank ötede oturuyorlardı.

Murad bir zarf uzatarak... "Bunu almanı istiyorum."

Bu ne?

"Senin için. Gözlerime bakarken utanıyorsun ya. Bak yine eğiyor başını. Sen böyle yaparsan ben yarın nikah memuruyla gelirim kapına söyleyeyim." (Gülümsedim). "Hep böyle gülümsemeni istiyorum, hep yanımda, hep benimle."

İnşallah Murad bende bunu çok istiyorum, biliyorsun.

"Bilmiyorum aslında, hissediyorum. Seni de kalbim de".

Benim kalbimde de sen varsın, Murad. Hep sen vardın. Ömrüm yettiğince de sen ol istiyorum.

"Hah şöyle, arada güzel şeyler de söyle de günlerimi geçirmeme yardım et."

Murad'a gülümseyerek, "Şey, artık kalkalım mı Eylül'de hep yanında kalmak istiyorum ama biliyorsun şimdi kimse bilmiyor sözlendiğimizi nişandan sonra daha rahat oluruz bir nebze olur mu?.

"Olur tabi haklısın."

Eve geldiğimde annemle Mualla teyzeyi sohbet ederken bulunca en az dünkü kadar heyecanlanmıştım; biraz konuşup hemen odama kaçtım. Üzerimi değiştirdim ve yatağıma oturarak Murad'ın verdiği mektubu açtım.

Hayatım Bunca zamandır yüreğimde sabırla büyüttüğüm nazlı çiçeğim. Kalbimin kapısını açan ilk ve son kadın. Seni seviyorum. Günler nasıl geçecek de başını göğsüm de bulacağım bilmiyorum ama su gibi akıp geçmesi için tüm temennim. Evimiz de salınarak gezdiğini görmek, seni uyurken seyretmek, bir kere tutmadığım ellerinden çıkan o leziz yemekleri yemek, seninle akşamları çay içmek, birlikte namaz kılmak, Kuran okumak, nasıl güzel olacak, hem nasıl?

Bakamadığım gözlerine uzun uzun saatlerce bakmak için şimdiden sabırsızlanıyorum. Şu askerlik nasıl bitecek bilmiyorum. Sadece sabır diliyorum akıp giden zamana. Duayla kal sevdiğim...

SENİ SEVİYORUM.

 

"Kızım?"

Efendim anneciğim.

"Baban alacağı kitapları burada unutmuş. Misafirleri de varmış, gelemiyormuş. Sen götürür müsün?"

Tabi anneciğim, ne demek.

"Tamam kızım, baban yemeğe gelemeyecekmiş; biz senle yeriz, istersen kızları da çağır."

Annemin yanağına bir öpücük kondurarak "Tamam, canım annem," dedim ve babamın sahafına gitmek üzere evden çıktım. Babamın kitaplarını verdikten sonra kızları toplamaya başladım. Köşeyi dönecektik ki...

"Bu kamyon hala burada mı sabahtan beri?"

Kim geliyor acaba bize yakın sayılır bir köşe.

"İnşallah kızları vardır."

Hayırdır, kız, bizden sıkıldın mı?

"Ya aşk olsun."

Anne mahallesi birileri taşınıyor, kim biliyor musun?.

"Evet kızım, ben de gördüm kamyoneti."

Tanıyor musun anneciğim?.

Yok, kızım, tanımıyorum da tanışırız elbet. Bu arada tanışmak demişken şu tabağı al da getir; evdekiler yemezse taşıyanlar yer."

Tamam anneciğim. Annemin verdiği tabağı alarak arka sokak sayılan köşenin hemen yanındaki evin kapısına geldim. Kamyonet gitmişti ama annem kamyonet yoksa gel demediği için ben de zili çaldım.

Kapı açıldığında donup kalmıştım, neye uğradığımı şaşır Elimdeki tabağı düşürmüştüm. Kapıyı açan pislik halinden memnun gözükerek sırıtmaya başladı ve kapının önündeki birkaç basamağı indi. Bende hayatımın en büyük hatalarından birini yaparak kucağına yığılıvermiştim.

Sevgili Günlük

Bugün kalbim, sanki dar bir odada nefes almaya çalışıyor. Burak’ın bu mahalleye geldiğini öğrendiğim an, içimde bir şey koptu. Kaçmak istedim ama nereye kaçacağımı bilemedim. Bazen insanın korkusu, arkasından değil, tam karşısından gelebiliyormuş.

Onun bu kadar yakın olması beni huzursuz ediyor. Sanki her adımım izleniyormuş gibi. Kendime kızıyorum; neden bu kadar etkileniyorum diye. Ama korku, mantığı dinlemiyor. Kalbimle aklım aynı yerde durmuyor.

Murat yanımdayken bile içimde bir gerginlik var. Ona haksızlık mı ediyorum bilmiyorum. Ama bazı isimler, bazı sesler, insanın içine yerleşiyor ve oradan kolay kolay çıkmıyor.

Bugün anladım ki korku, sadece bağırarak gelmiyor. Bazen sessizce yaklaşıyor, insanın yanına oturuyor ve “buradayım” diyor. Ve ben, bunu inkâr etmeye çalıştıkça, daha çok hissediyorum.

Keşke bazı insanlar sadece bir isim olarak kalsaydı. Bir şehir, bir sokak, bir ses olarak değil…

 

 

                                                                                           BURAK

Karşımdaki güzelliğe ne kadar hayran hayran bakıyorum bilmiyorum, ilk defa bu kadar etkilemişti bir kız beni. Gözleri kapalı olmasına rağmen beni kendine çekmeyi başarıyordu. Hele saçları, onları da açık görmek istiyorum şu an. Uyanana kadar onu izlemeye kararlıydım ama kendimi çok zor tutuyordum. O davetkar dudakları beni kendine çekiyordu. Şu an ne kadar zor duruyorum bir bilse. Ufak bir öpücük kondursam şimdi ne olur zaten uyuyor bağıramaz. Yanına oturdum ve üzerine yavaş yavaş eğildim. Dudaklarımla dudakları arasında bir nefeslik mesafe kalmıştı. Delirmenin hat safhasında ona yaklaştım.

                                                                                                 
 

Bölüm : 31.03.2026 16:23 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...