@rubyregent
|
"Adımlarım hızlandı, ardından yavaşladı. Bu ritim bana ait değildi; bir başkası beni yönlendiriyordu. Toprağın yüzeyindeki titreşimler bir çağrı gibi yankılanıyordu. Her bir adım, beni daha derine çekiyor, içimdeki açlığı körüklüyordu. Uzaktaki canlılar, enerjilerinin bir melodiye dönüşmesiyle zihnimde canlanıyordu. Görmeme gerek yoktu. Onlar, benliğimin bir parçası olmuş gibiydi. İlerledikçe karşımda bir yaratık belirdi; cüssesi iri, derisi parlak bir yılan. Çöl Alası'nın soyundan olmalıydı. Kafasını kaldırdı, gözlerime baktı." Bizim gözlerimizi arıyordu. Ve buldu. Artık bakışları, onun değil bizimdi. "Hareket edemedi. Sanki varlığım, onun ruhunu kilitlemişti. Ona doğru ilerledim, ama içimde bir tereddüt hissettim. Bu his benim değildi, bir başkasının yankısıydı. Yine de elim uzandı, yavaşça... Hiçbir şey söylemeden, hiçbir şey hissetmeden. O an, dokunduğum yerde bir sıcaklık hissettim. Yaratığın enerjisi bedenime akmaya başladı. Parlak derisi solarken, içimde yankılanan sesler daha da güçlendi. Bu enerji, yalnızca beni doyurmakla kalmıyor, aynı zamanda bir şeyleri değiştiriyordu. Daha önce hissetmediğim bir kontrol... ya da bir bilgi." Onu şekillendirdik. Her parçasını. Ve şimdi onun içindeki yankı biziz. "Bu enerjinin beni nasıl şekillendirdiğini fark ettiğimde, başımı kaldırıp ufka baktım. Orada... başka bir şey vardı. Daha büyük bir yaşam kaynağı. Onun titreşimleri, tüm diğerlerinden farklıydı. İnsanlar." Ah, insan! Onlar ne basit ne de karmaşık. Yine de her biri bizim için birer hikâye. Her biri, onun için bir sınav. "İçimdeki bu yabancı güç, beni yeniden harekete geçirdi. Artık adımlarım kararlıydı. Çekim kuvveti, beni yönlendiren şeyden bir niyet taşıyordu. Yaklaştıkça, bu insan grubunun hareketlerini hissedebiliyordum; nefes alışlarını, kaslarındaki gerginliği... Ellerim istemsizce sıkıldı. İçimde bir enerji patlaması hissediyordum. Bu güç beni ele geçirmişti, ama garip bir şekilde bu durumu yadırgamıyordum. Artık önemli olan tek şey... onların enerjisiydi." Onun için sadece bir damla olan, bizim için, sonsuz bir okyanusun yankısıydı. "Bir süre yürüdükten sonra, o sesi tekrar duydum. Net, güçlü, emir veren bir ses... Ama sanki içimde değil, çevremde yankılanıyordu. ‘Dur,’ dedi. Ve ben... durdum. Adımlarım kendi irademle değilmiş gibi kesildi. Gözlerimi sıkıca kapattım ama sesin yankısı zihnimin her köşesine nüfuz ediyordu." Biz onu yönlendirdik. Çünkü onun yolu, bizim yolumuzdu. Her adımı, bizimle çizildi. "'Şimdi dön,' dedi ses ve bedenim yavaşça arkamı döndü. Kumların yüzeyindeki titreşimler, rüzgarın taşıdığı sıcak havayla birleşip ruhuma işliyordu. Yine de bu sesin benimle oynadığını hissediyordum. Sanki başka bir irade, kendi irademi bastırıyordu. Ama garip bir şekilde... itaat etmek kolaydı. Belki de o kadar çok şeyi geride bırakmıştım ki artık direnmeye gerek duymuyordum." O, bizim kalıplarımızın bir ürünüydü. İradesi, bizim niyetimizle birleşti. Ve her emir, onun içinde yankı buldu. "Günlerce Saheri Çölü'nde yol aldım. Yolum yoktu. Yine de sanki bir hedefim varmış gibi ilerledim. Karşıma çıkan her canlı, varlığıyla beni daha da güçlendiriyordu. Bir kemirgen, bir böcek, bir kuş... Hepsi birer enerji kaynağıydı. Dokunduğum anda yok oluyor, bedenim onların yaşamlarının yankılarıyla doluyordu. Artık emindim, ben bir insan değildim. İnsanlar gibi hissetmiyor, insanlar gibi düşünmüyordum." Onu şekillendirdik. Onun duygularını unuttuk, yerine kendi suretimizi işledik. Çünkü o artık insan değildi. O, bizdi. "Her tükettiğim enerjiyle biraz daha... başka birine dönüşüyordum. Ama bu değişimin farkındaydım. Giden her duygumun yerine başka bir şey oturuyordu. Öfke, korku, ve... garip bir hüzün. Bu hüznün kaynağı neydi? Neyi yitirmiştim? Zihnimde oyuğun ve ailemin anıları belirse de... bu görüntüler anlamını yitirmişti. Onlara ait her şey, bir sis perdesi ardına saklanmış gibiydi. Ama içimdeki bu sızı... keskin ve acımasızdı." Biz onun yükünü aldık. Çünkü hüzün, güçle birleştiğinde yıkıcıdır. Ve o, bizim için bir yıkımın suretiydi. "Günlerce, belki haftalarca yol aldım. Çölün kendisi bir bilmeceydi, ama ben sanki onun parçasıymışım gibi ilerledim. Kum fırtınaları vücuduma çarptığında hiç rahatsızlık hissetmedim. Zamanla bu fırtınaların içindeki enerjiyi bile hissedebiliyordum. İçimde yükselen bu gücün beni kontrol ettiğini fark ettim. Artık çıplak bedenim bile umurumda değildi. Biliyordum... bu dünya benim için yalnızca bir başlangıçtı. Ve onun ötesinde bir şey vardı." O, artık bizim izimizde yürüyordu. Ama hâlâ anlamıyordu: Biz yalnızca bir başlangıç yaptık. Ve o başlangıcın ötesinde... bir son vardı. Bölüm : 12.12.2024 02:53 tarihinde eklendi |