
merhaabaaa 6 ay sonra yine burdayım evet yanlış görmüyorsunuz. galiba kitabı çok fazla boşladım fakat maalesef kendimi derslere vermiştim 11. sınıf olmak kolay değil :(
ozaman fazla bekletmeden hikayeye giriş yapalım
_
giren baran değildi. karşımda yeşil gözlü, yüzündeki kemikleri belli olan, kısa sakallı , saçlarını bir şapka ile örtmüş (ve Allah var yakışıklı) 26 yaşlarında bir adam vardı. hızlıca yanıma gelip bağlı olduğum ipleri çözmeye başladı " sen kimsin be " dedim kaşlarım çatık. Allahım her gün hayatıma kim olduğunu bilmediğim saçma sapan insanlar giriyordu ve hepsinin tek amacı beni öldürmek.
" çok konuşmada ayağa kalk gidelim şurdan" diyip kolumu tuttu . fakat onu tanımadığım için kolumu geri çektim kim bilir belkide oda beni öldürmek isteyen adamlardan biriydi. "neden geleyim ? ya sende beni öldürmek isteyen adamlardan biriysen ?" güçlü bir iç çekti sanki bana salakmışım gibi bakıyordu.bu adam benim 3 günde ne yaşadığımı biliyormuydu tabi ki kafayı sıyırmıştım alla alla
"sence de seni öldürmek istesem çoktan bunu yapmamışmıydım ?" mantıklıydı şimdi yalan yok
birşey söyleyememiştim. ama onunla da gitmeyecektim. kocaman bir nefes alıp verdi ve konuştu. " ben koray özçelik. yani kısaca senin çalıştığın ofisin patronuyum."
hasiktir lan. ne yani benim koca göbekli kıllı oturduğu yerde genleşen zannettiğim patron yunan tanrısı çıkmıştı...
"eski demek istemiştin galiba " güldü . güldüğünde elmacık kemikleri belli oluyordu "hayır kayra henüz kovulmadın. güçlü ajanlarımdansın bu yüzden seni kaybetmeyi istemem. cevabını aldıysan yürü artık." yavaşça onunla birlikte onun arabasına ilerlemiştik. arabasına bindiğimde aslında bir sürü soru vardı aklımda . patrona bir kelime etmeye korkan cihan abiyi düşününce susmaya karar verdim. patronmuş kodu- neyse..
"ne sorucaksın kayra?" evet galiba yüz kere ona bakıp yerimde kıvranmamdan dolayı birşeyler soracağımı çok açık bir şekilde anlamıştı zeki adamdı maşallah "madem bu kadar gizlisin onca yıl bize yüzünü bile göstermedin neden şuan da buradasın ve rahatça burda benimle sohbet edebiliyorsun ?" güldü ne yani gerçekten bu soruma gülmüşmüydü biraz da deli galiba "benim oturduğum yerden sadece size görevler yığdırdımı felan mı düşünüyorsun kayra ? " cevap besit ve belliydi ;EVET.
"sizleri ne zaman göreve göndersem aslında sizinle bende orda oluyorum sadece bu işi gizli yapıyorum kimse görmeden ve bilmeden. " saçma bir cevaptı. biz görmüyorsak onca göreve gidip katlettiğimiz kişilerde mi görmüyordu? " biz görmüyorduk peki başkaları " arabayı sürerken bi salise bana bakıp gözlerini tekrardan yola çevirdi. " klasik ama doğru bir söz vardır kayra, düşmanını kendine yakın tutacaksın ." ne? nasıl yani bu psikopat adam onlarla işbirliği yapıp sonra iş birliği yaptığı adamları tuzağa mı düşürüyordu yani zekice lan
"oha amı-" diyordum ki bi öksürükle cümlemi yarıda kesti "yavaş kayra, o kadar da değil" sölediğim şeyi farketmemle hemen susmuştum . "peki neden bunca zaman sonra gözüktün bana. neden yine cihan abiyi yada bir başkası değilde kendin geldin? " durdu. biraz düşündü ve konuşmaya başladı " cihan ve adamları görevde. nomalde olsa ölmene izin verirdim ama bu sefer değil." çok saol baya açıklayıcı oldu " çok saol ya keşke bıraksaydın ölseydim" güldü ve başını sağa sola salladı. "neden bu sefer değil. bu seferi özel kılan ne ? " sanki sorularımdan bıkmışçasına burnundan derin bir nefes verdi . " fazla soru soruyorsun " FOZLO SORO SOROYORSON ay götüm
"sor dedin " bu sefer başını doğru anlamında aşağıya ve yukarıya salladı. "seni öldürmek isteyen adamlar bu sefer bizim büyük ezeli düşmanlarımızdan diyelim. " vay be ne güzel yaşadığım hayata bak çok önemli adamlar bana kafayı takmış ve sadece beni öldürmek istiyorlar şaka gibi. biraz daha yol gittikten sonra sonunda araba durmuştu aşağıya indiğimdeyse ormanlık bi alana geldiğimizi gördüm. zaten hava karanlıktı köpek uğultuları sitresimi arşa çıkarıyordu. " ne o beni burda kuşa kurda yem edeceksin galiba ha patron " çok garipti. tek sözümüzde kellemizi kesecek katı kuralları olan bir patron yoktu sanki karşımda. öyleki patron bile diyesim gelmiyordu. ,
"seni öldürmek iistesem emin ol kurda kuşa yem etmezdim maalesef daha çekici öldürme tekniklerim var peri k-"
peri kızı dediği an şaşkınlıkla ona baktım o nerden biliyordu ki. ona baktığımı farkkettiğinde gözlerini devirdi ve şaşkınlığımı bitirmem adına konuştu " bütün görevlerde yanınızda olup izimi bile belli etirmeden giden bir adamın senin hayatını bilip takip etmesinemi şaşırıosun peri kızı? " garipti. takip mi etmişti. "takip mi ettin ? ne zaman ? sapık felanmısın " ard arda sorularım onun sadece gülmesine sebep oldu gelip kolumu tutarak gideceğimiz yöne yürüttü. "merak etme o kadar sapık değilim. siz barda zil zurna sarhoşken 'CANIM KÖLELERİM' diye bağırırken o adamın gelip seni indirmeye çalışırken peri kızı dediğini duymuştum sadece " kalakalmıştım oradamıydı ? sonunda önümüze bir ev çıktığında o kapıyı açıyordu ben ise sabırsızca sorularıma devam ediyordum."oradamıydınn?" başını tekrar evet anlamında salladı kapıyı açtığında içeri girip kendini salondaki koltuğa attı. "oradaydım peri kızı ve yalan yok çok komiktiniz eğlendim.." o günü hatırlayınca ister istemez gülümsemiştim ardından kapıyı kapatıp onun tepesinde dikildim " eee şimdi ne olacak " işte bu soruya onunda bir cevabı yokmuş gibi yüzüme bakıp gözlerini kırpıştırdı sadece.
"bilmiyorum. " kaşlarımı çattım ne demek bilmiyordum " nasıl bilmiyorsun. beni buraya getiren sensin ve ne yapacağını bilmiyormusun gerçekten " başını koltuğa yasladı ve derin bir nefes verdi sanırım sinirlerini iyice bozmuştum.. " kayra, ben senin patronunum bu yüzden ne yapıp yapmayacağıma karışmaya kalkma bana hesap sorma. şimdi git ve uyu yarın bakacağız napacağıma " gözlerimi devirdim . odam olduğunu söylediği odaya ilerdim . tam odama gidecekken onun sesini duydum . "he bu arada senin koca adam delirmiş geçmiş olsun. senin evden kaçıp başka bir ülkeye gittiğini zannediyor. ilk başta aramaya kalkmış ama sonra sizinkiler ikna etmiş. orada daha güvenli olduğunu sölemişler bu yüzden bence sen artık baranı unut. çünkü o seni unutacak unutmak zorunda "
kaşlarım çatıldı ne diyordu be bu dengesiz "o beni bırakmaz"
"herkes bırakır kayra.. aynı annen gibi.."
----
uzun süre sonra yazı yazmak çok garip geldi sjkhjks
umarım özlemişsinizdir beni merak etmeyin aktif olmaya çalışacağım...
yeni bölüm gelsinmi lütfen bölüm hakkındaki düşüncelerinizi benle paylaşın ki bende yazmakta daha çok hevesleneyim
umarım beğenilerinizi esirgemezsinizi
bugün bana yarın size öpüldünüzz
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |