devam ediyor 10s önce güncellendi
Düşen Yıldızın Gölgesi
@kumarc?_tilki00
Okuma
9
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
5
20.yüzyılın sonlarında gökyüzü yarıldı ve insanlığın bildiği tarih tek bir gecede silindi.
Sirius B bir beyaz cüceye dönüşüp son nefesini uzaya savururken, bu devasa çöküşün kalbinden kopan kozmik bir felaket yeryüzüne yöneldi: Vesperastrum.
Bizzat ölen bir yıldızın enerjisini taşıyan bu devasa gök taşı, Caelis şehrinin atmosferine girdiğinde tek bir parça olarak kalmadı; kaderin kırılma noktasında üç ayrı parçaya bölündü.
Sağa savrulan parça, sola savrulan parça ve tam da düşmesi gereken yere, kentin merkezine çakılan ana kütle... O gece sadece toprak kırılmadı; zaman, insan geni ve kaderin dokusu da altüst oldu. Meteorun en büyük kütlesinin çakıldığı o zifiri alan, artık canlıların izinsiz adım atamadığı, ruhların zorla dönüştürüldüğü ya da ebedi bir yok oluşa mahkum edildiği kutsal ve lanetli bir yargı merkezine dönüştü: Sepulcrum.
Vesperastrum’un dünyaya çakıldığı o kader anında, eski dünya düzeni yerini yeni nesil bir insanlığa bıraktı. Meteor öncesinde doğanlar insan kalmaya devam ederken, patlamanın enerjisi ve parçaların düştüğü coğrafi yönlerle üç farklı ırk filizlendi:
Auroris (Gümüş Parıltının Mirasçıları):
Vesperastrum atmosferde parçalanıp sağ tarafa doğru süzülürken, gecenin bağrındaki Ay onun yüzeyine son bir kez vurdu. Patlamanın şiddetiyle yayılan o saf, soğuk ışık ve Ay’ın meteora yansıttığı kozmik parıltı, toprağa düşen ilk kıvılcım oldu. Aurorisler bu göz alıcı yansımadan ve sağa düşen parçanın enerjisinden doğdu; onlar karanlığın içinde bile gökyüzünün berrak ve sarsılmaz ışığını taşıyan, gecenin gümüş koruyucularıdır.
Vespera (Kozmik Gölgenin Evlatları):
Gök taşının parçalanıp sola doğru çakıldığı o an, kütlenin arkasında bıraktığı devasa karanlık ve yeryüzünü kaplayan zifiri gölge, dünyayı tek bir nefeste yuttu. Vesperalar işte bu felaketin kalbinde, sola düşen parçanın ve meteorun yarattığı o yıkıcı, derin gölgenin özünden biçimlendi. Onlar felaketin izini taşıyan, saklanan ve karanlığın bizzat kendi gücünü yöneten kadim varlıklardır.
Penumbra (Yıkımın ve Denge Mirasının Taşıyıcıları):
Sirius B’nin çöküşünden saçılan o kontrolsüz kozmik enerji, Vesperastrum’un tam merkeze, düşmesi gereken ana noktaya çakılan parçasıyla birleşti. Bu birleşim ne sadece ışığa ne de sadece gölgeye ait olan görkemli bir kırılma yarattı. Auroris’in Ay parıltısı ile Vespera’nın koyu gölgesinin tam kesişim çizgisinde Penumbra filizlendi. Onlar ölen bir yıldızın ve yıkılan bir dünyanın canlı kanıtı; ışıkla karanlık arasındaki o tekinsiz alacakaranlığın bizzat kendisidir.
Bugün, Caelis şehrinin kalbinde yükselen Sepulcrum, ruhların kaderinin çizildiği son duraktır. Vesperastrum`un kadim enerjisi altında kimileri benliğini ve ırkını değiştirip hayatta kalacak, kimileri ise o kozmik mezarın derinliklerinde ölüme teslim olacaktır.
Gökten düşen bir yıldızın gölgesinde, insanlığın son savaşı başlamak üzere...