devam ediyor 18s önce güncellendi
AŞKA İSYAN
@yazarn_gunlugu60
Okuma
26
Oy
3
Takip
51
Yorum
0
Bölüm
3
Bir kadın, kaderine başkaldırdığında sadece kendi hayatını yakmaz; bir imparatorluğu da kül eder.”
Gülce... Hukuku zihnine, dik duruşunu ise köklü Çerkez ailesinin asaletinden alan güçlü bir kadın. Ailesinin onu en yakın akrabasıyla, amcasının oğluyla evlendirme baskısına karşı boyun eğmek yerine, bu boğucu cendereye başkaldırıp bir çıkış yolu arayan asi bir ruh.
Ferman Eroğlu... O da kendi hayatının ipini elinde tutamayanlardan; istemediği, aşiretin uygun gördüğü teyze kızıyla bir evliliğe sürüklenen kudretli bir adam.
Ve İstanbul’un kalabalığında, iki kaçak ruhun tesadüfen yollarının kesişmesi.
Önce kâğıt üstünde, bir oyundan ibaret başlayan o evlilik... Zamanla iki yabancıyı birbirinin nefesi, birbirinin en büyük sığınağı yapan devasa bir aşka evrildi. Aşiretin tüm baskılarına, "onlardan değil" diyerek Gülce'yi istemeyenlere inat, o evlilik dünyanın en masum ve en büyük mutluluğuna dönüştü.
Ta ki o karanlık güne kadar...
Ferman’dan koparılan, kurulan büyük bir tuzakla "öldü" gösterilen bir kadın. Ve o karanlık hücrelerde, acının en kirli yüzüyle baş başa bırakılan yıllar.
Şimdi, üzerinden geçen koskoca bir zaman ve ruhuna kazınan silinmez yaralarla Gülce geri döndü. Ama bu kez karşınızda o masum Çerkez kızı yok; ellerinde devletin mühürlü gücü, kalbindte ise koca bir aşireti yakıp kavuracak o devasa intikam ateşiyle bir Cumhuriyet Savcısı var.
O, kendisinden çalınan her saniyenin, çektiği her acının hesabını sormaya yeminli.
Ferman ise yıllar sonra karşılaştığı bu buzdan kadının gözlerindeki o yabancılığı yok etmek, küllerinden yeniden doğan o büyük aşkı korumak için savaşmaya hazır.
Gülce, aşka isyan eden bir kadın.
Ferman, o aşkı ve kadını korumak için her şeyi göze alan bir adam.
Peki, söyleyin bakalım... Sence kim haklı? Aşkı uğruna dünyayı yakmaya yemin eden adam mı, yoksa o aşkın kurbanı olup intikamla bilenen kadın mı?