[ Romantizm ] - Kitap Listesi
devam ediyor 4dk önce güncellendi YANLIŞ KOMUTAN(+1&)
@golgeprenses._
Okuma
103
Oy
19
Takip
13
Yorum
17
Bölüm
3
Evlendirilmek istenilen komutan yerine başka bir komutana yazarsa ne olur?
devam ediyor 7dk önce güncellendi Sarhoşluğun Bedeli
@yazarmen
Okuma
11.32k
Oy
841
Takip
39
Yorum
72
Bölüm
82
"Balo gecesi" ve "Buse" kelimeleri yan yana gelince İnci’nin boğazı düğümlendi, güçlükle yutkundu. Çünkü o gece Cem Karatay ile öpüşen kişi Buse değildi; onun yerine geçen İnci’nin ta kendisiydi. "Sen o gece görüntülerde oldukça keyifli görünüyordun," dedi İnci, sesindeki titremeyi gizlemeye çalışarak. "Şimdiyse mutlu olmadığını, bunun zoraki olduğunu söylüyorsun." "İnci, mesele de bu zaten. Ben o geceki kızın Buse olduğunu düşünmüyorum," dedi Cem, gözlerini İnci’nin gözlerine dikerek. "Çünkü o geceki kız; etkilendiğim, hoşlandığım, mütevazı ve gerçekten tatlı biriydi. Ama Buse öyle değil. Buse sadece kendini önemseyen, kendi çıkarları için en yakınına bile acımayan biri. O geceki kızın o olmadığından eminim. Sadece bu evliliğe engel olabilmek için bir kanıta ihtiyacım var." Cem bu sözlerin ardından sustu. Bu sıradan bir sessizlik değildi; çaresizliğin ve pişmanlığın ağırlığıydı.
devam ediyor 12dk önce güncellendi HARBİ BİR AŞK
@bitterpikachu
Okuma
23
Oy
8
Takip
3
Yorum
7
Bölüm
6
HARBİ BİR AŞK Elif Arıkan Naz’ın hayali polis olmaktı. Düzenli bir hayat, kendi ayaklarının üzerinde durmak ve kalbini kimseye borçlu bırakmamak… Ama hayatın Naz için küçük bir sürprizi vardı. Her gün oturduğu o sabit masa, aynı kahve, aynı pencere kenarı… Ve bir gün o kafede yeni işe başlayan biri Kerem. Daisy Cafe’nin yeni çalışanı. Biraz fazla rahat, biraz fazla kendinden emin… Ve Naz’ın sandığından çok daha inatçı. Başta sadece laf dalaşıydı. Sonra alışkanlık. Sonra fark etmeden beklemek. Naz sertti. Harbiydi. Ama kalbi… sandığı kadar dayanıklı değildi. Bazen en saf aşk, en beklenmedik yerde başlar. Ve bazen bir kahve, bütün hayatını değiştirebilir. Çünkü bazı hikâyeler masada değil, kalpte yazılır.
devam ediyor 16dk önce güncellendi Kumların İçindeki Yabancı
@marselline
Okuma
9
Oy
8
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
5
İş için Mısır`a araştırma yapmaya giden bella, yanlışlıkla tarihi eser bi eşyaya dokunur ve kendini bi anda geçmiş zamanda bulur. Orada nüfusu çok da yoğun olmadığı için bella kimseye yakalanmadan geleceğe dönmenin yollarını bulması gerekir fakat ülkeyi yöneten kral bir şeyleri fark eder ve kızın neyin peşinde olduğunu merak etmeye başlar...
devam ediyor 17dk önce güncellendi Kökler ve Kalpler
@nisanurrcamlii
Okuma
150
Oy
27
Takip
13
Yorum
13
Bölüm
10
Bazı borçlar parayla değil, bir ömürle ödenir." Gece, bir kumar masasında babasının hırsına kurban gittiğinde, karşısında Türkiye’nin en köklü ve karanlık ismi Ezel Korhan’ı buldu. Ezel için o, sadece kazanılmış bir mülk değil; mühürlenmiş bir kaderdi.Benden nefret et Zerd, yeter ki benden başkasına bakma." Gece için Ezel Korhan; özgürlüğünü çalan bir gardiyan, babasının borcuna karşılık onu mühürleyen bir cellattı. Ondan nefret etmek, Gece’nin hayatta kalma biçimiydi. Ancak bilmediği bir şey vardı: Ezel onu o masadan bir mülk gibi değil, bir emanet gibi çekip almıştı. Ezel Korhan; Türkiye`nin en köklü mafyası, yeraltının buzdan kralı... .. İhanetlerin gölgesinde, nefretin ateşiyle kavrulan iki ruh... Gece, nefret ettiği bu adamın aslında tek sığınağı olduğunu anladığında, Ezel için çoktan her şeyi yakmaya hazır olacak mıydı? "Sen beni celladın sandın ... Oysa ben senin için dünyayı ateşe veren o ateist ellerin duasıydım." Ezel Korhan’ın elinden kaçmak imkansızdı, çünkü o zaten Gece’nin kaçtığı her yolun sonundaydı
devam ediyor 44dk önce güncellendi ~ ENİŞTEM ~
@yagmursss_16
Okuma
7.11k
Oy
267
Takip
54
Yorum
94
Bölüm
21
Mira, üniversite hayalleriyle ablasının görkemli villasına adım attığında, bu devasa evin sadece duvarlardan ibaret olmadığını anlamıştı. Ablasının kağıt üzerindeki evliliği buz gibi bir sessizliğe gömülmüşken, eniştesi Çağkan’ın karanlık ve sahiplenici bakışları Mira’nın üzerinde bir gölge gibi dolaşmaya başlar. Boş koridorlarda yankılanan her adım, loş ışıklı salonlarda tesadüf süsü verilmiş her temas, Mira’yı ablasına olan sadakati ile Çağkan’ın vaat ettiği tehlikeli tutku arasında bir seçim yapmaya zorlar. kilitli kapıların ardındaki fısıltılar ve ihanetin verdiği o yakıcı suçluluk duygusu... Bu villa artık bir yuva değil, parmaklıkları arzudan örülmüş altın bir kafestir. "En yakınındakine ihanet etmek, hiç bu kadar tatlı olmamıştı."
devam ediyor 1s önce güncellendi Yanlış Numara (texting)
@derinyazar11
Okuma
235
Oy
24
Takip
13
Yorum
15
Bölüm
6
Her şey, Ahsen’in en yakın arkadaşının numarasını yanlış kaydetmesiyle başladı. Basit bir hata gibi görünüyordu. Ta ki o numaraya gönderilen ilk mesaj gelene kadar… Ahsen, mesajın yanlış kişiye gittiğini fark ettiğinde her şey için çok geçti. Çünkü mesajın diğer ucundaki kişi sandığından çok daha farklıydı. Tanımadığı biriyle başlayan kısa bir konuşma, zamanla alışkanlığa, sonra da vazgeçilmez bir bağa dönüşmeye başladı. Ama bazen yanlış başlayan hikâyeler, en doğru duygulara götürür. Ahsen ise bunun bir tesadüf mü yoksa kader mi olduğunu henüz bilmiyordu…
devam ediyor 2s önce güncellendi BENİMKİ/Yarı texting
@hsjskwkejejeh
Okuma
13.83k
Oy
1.86k
Takip
88
Yorum
889
Bölüm
49
Bilinmeyen numara; Benimki geliyorrr Bilinmeyen numara; O da biliyorrr, kalbimii yerden yere vuruyorr Bilinmeyen numara; Ah bi gülüyoo, of bi bakıyoo Bilinmeyen numara; Aklımı başımdan hemen alıyorrr Seren; Kimsin? Bilinmeyen numara; Seninkiyim;) Kitabım yarı texting kitabıdır.
devam ediyor 2s önce güncellendi BASKETÇİM//TEXT
@belladeniz09
Okuma
1.5k
Oy
262
Takip
37
Yorum
508
Bölüm
15
Cemre: Selam, yavru ceylanım. :) Yavru Ceylan: Pardon?? Yavru Ceylan: Kimsiniz? Cemre: Beni nasıl tanımazsın yaaa! Yavru Ceylan: Yabancı numara; numaramı nereden buldunuz? Sizi tanımıyorum. Cemre: Karınım, çocuklarınla bırakıp gittiğin karınım
devam ediyor 2s önce güncellendi SENİNLE GERÇEK/🔞
@kumsalinotesi
Okuma
33.99k
Oy
2.6k
Takip
209
Yorum
2.05k
Bölüm
26
Sude hayatını deli dolu yaşayan 24 yaşında bir genç kızdır. annesinin nişanlısının oğlu Anılla tanışana kadar her şey yolunda gidiyordur ama hayatına bodoslama giren Anıl onun hem hayatını hem de duygularını alt üst etmiştir.
devam ediyor 2s önce güncellendi Rüya mahaLLesi 3/ aŞk kıRıntıSı
@aystll
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Ben doğduğumdan beri onu seviyorum! Başka hiç kimse bu sokakta ya da mahalle de umrumda bile değil! Sadece Sarp ve ben olsak Dünya bile umrumda değil!
devam ediyor 2s önce güncellendi Okul zorbam ile aşk💓 /Minsung/
@hyunjin_hanji_skz
Okuma
29
Oy
2
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
4
🐿️- Korkuyorum 🐰- Seni seviyorum
devam ediyor 3s önce güncellendi Gecenin Ayazı
@me1irass
Okuma
2.14k
Oy
152
Takip
71
Yorum
107
Bölüm
12
Arınma Gecesi günü evden kovulmuş ve katiller tarafından kaçırılıp işkence izlemek zorunda kalan Gece Milena Altıner Onu kurtaran kişi ise yıllardır onu seven mafya ve Gecenin Gölgesi lakabıyla bilinen Arda Ayaz Demirel
devam ediyor 3s önce güncellendi TEZAT
@tezatofficial
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Tüm umutsuzluklar bir gün bir umuda bağlanabilir miydi? Tanımadığın biri seni tüm kötülüklerden çekip çıkarabileceği gibi, bazen de sana en büyük kötülüğü yapabilir miydi? Ya da aşk, gerçekten her şeyin üstesinden gelir miydi?
devam ediyor 4s önce güncellendi RÜYAM
@essra54
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Rüyalarım gerçek gibiydi...beni cagriyordu ...gitmelimiyim...onu aramalimiyim...
devam ediyor 4s önce güncellendi Komşu Kızı
@kumsalinotesi
Okuma
56
Oy
28
Takip
14
Yorum
142
Bölüm
2
Eğitim hayatı için yaşadığı mahalleden ayrılan Irmak yıllar sonra geri yuvasına döner. Döner dönmesinede nereden bilecektir ki yıllardır abi bildiği abisinin arkadaşı Kaana aşık olacağını? "sabrımı sınama komşu kızı" dedi Kaan sabırla. omuz silktim ve "ne var? en büyük hastan benim işte" dedim inatla.
devam ediyor 5s önce güncellendi Malkoçoğlu
@useeer55
Okuma
54.95k
Oy
4.25k
Takip
330
Yorum
1.39k
Bölüm
61
Kendi halinde yaşayan tıp fakültesi öğrencisi Kayra bir gün fazla miktarda paraya ihtiyacı olduğu için ek iş aramaya başlar.Arkadaşı sayesinde bulduğu tekerlekli sandalyeye bağlı bir adamın bakımını üstlenme işini başta kabul etmez fakat sonra kararı değişir. Bakacağı adam yani Doğan önceki nişanlısı yüzünden kadınlara güveni olmayan ketum bir iş adamıdır. Kader yine de ağlarını örer ve onları bir araya getirir. Peki onlar bir arada kalmayı başarabilecekler midir? "Benimle hiç konuşmayacak mısınız?" Yüzünde herhangi bir duygu belirtisi yoktu."Pekâlâ bende kendi kendime konuşurum.Yapmadığım şey değil sonuçta" yine tepki vermedi.Hep yaptığı gibi sadece yüzüme baktı.
devam ediyor 5s önce güncellendi Street Love~
@lixiee_72
Okuma
12
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
Minsung fic Fikir benimm İlk ficimm nasill??
devam ediyor 5s önce güncellendi ?…
@sylvarabooks
Okuma
2
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
24 yaşında itfaiyeci Emre, 20 yaşında güzel sanatlar okuyan Eylül. Eylül’ün apartmanında çıkan bir yangınla Emre ile karşılaşır. Emre yangını Eylül’ün travmalarından dolayı çıkartmasından şüphelenir ve bu olayı araştırmaya başlar. Bu sırada birbirlerini tanımaya ve aralarında ki bağ güçlenir.
devam ediyor 5s önce güncellendi Affetmeyen Bakış
@nida_177
Okuma
5
Oy
3
Takip
1
Yorum
5
Bölüm
4
-Eskiden olanlar şimdiyi etkilemez bay Wilson -Ya etkilerse bayan Lewis
devam ediyor 6s önce güncellendi Rüzgara Bırak
@kalopsia
Okuma
459
Oy
79
Takip
18
Yorum
80
Bölüm
13
“İmkanım olsaydı, seni sonsuza dek severdim.” Yalnızca masallarda kalacak bir aşkın hikâyesi. 🌊🐚🌁 ⚓️🛥️🪢 *** Tek kitaplık bir romandır. Bölümler haftalık gelmektedir. 🌊⚓️🦋🌺 Romantik/ Dram **Bu kitabın hiçbir kurum kuruluş ve/veya kişi ya da yer ile alakası yoktur. Tamamen hayal ürünüdür. Herhangi bir benzerlik veya aynı olma durumu yalnızca tesadüften ibarettir. **KİTABIN HAKLARI TARAFIMA AİTTİR.
devam ediyor 6s önce güncellendi LAVİNİA
@thellotus
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Patroniçe Serisi III. Kitap ⚜️ İçeceğini içerken, "Bunu tatmalısın," dedi, benimle sohbet etmeyi amaçlayarak. Pamir Alp, "Bu dünyada cehennemle tanıştıracağım o iti." dediğinde, içtiğim limonlu soda neredeyse boğazımda kalacaktı. Hamza, beklemediğim bir ilgiyle, "Helal helal, iyi misin Yenge?" diye sorduğunda, girdiğim öksürük krizine bir yenisi daha eklendi. Yenge mi? Öksürmekten yaşaran gözlerime elimle hava yaparken ona döndüm ve hayret içinde, "Benimle mi konuşuyorsun?" diye sordum, hitap şeklinden dolayı onu sorgulayarak. Pamir Alp sırtıma hafifçe (!) birkaç kez vurdu ve saçlarımın arasına fısıltıyla, "Heyecandan boğuluyordun az kalsın, karıcığım." dediğinde, kaskatı kesildim. Karıcığım? Yapay bir kahkahayla, "Heyecandan dilimi yutacaktım az kalsın." dedim, son sözlerimi bastırarak söyleyerek. Tuğçe ikimize şüpheyle bakarken Hamza`ya döndüm. "Hamza?" "Evet, Yenge?" "Yengen kadar başına taş düşsün, Hamza." dedim sinirle. Hâlâ bana yenge diyordu. Tuğçe bu söylediğime çekinmeden gülerken başımı bıkkınlıkla iki yana salladım ve, "Hâlâ susuyorsun!" deyip, öfkeyle Pamir Alp`e döndüm. Evden çıkmadan önce de böyle yapmıştı. Konu biz olunca susup sadece dinliyordu. Şaşkınca, "Ben ne dedim şimdi?" dediğinde, sertçe soludum. "Bana Yenge diyor ve sen ağzını açıp ona hiçbir şey söylemiyorsun!" dedim, homurdanarak. Bana gelince `bak kızım biz düşmanız` bla bla demeyi biliyordu ama! Hamza`ya kısa bir bakış atıp tekrardan bana döndü ve sinsice kıvrılan dudaklarıyla, "Çocuk, bizi yakıştırmış ne diyeyim şimdi?" deyip, rahat bir tavırla konuştu. Ağzım neredeyse bir karış açılırken öfkeden deliye dönmek üzereydim. Yakıştırmışmış! Tembihledim demiyor da yakıştırmış diyor. Benimle dalga mı geçiyordu? "Sa-" diyordum ki, içeceğimi önümden alıp -benim içtiğim tarafından- dudaklarına yaslayıp yudumlamasıyla beni zahmetsizce susturmayı başardı. • Devam kitabıdır.
devam ediyor 7s önce güncellendi KRİSTAL
@diamondstallion
Okuma
925
Oy
229
Takip
29
Yorum
248
Bölüm
12
Karadeniz’de yaşayan genç bir kadın, kimyanın kurallarını ezberden bilen, düzenle nefes alan bir zihne sahiptir. Hayatı; ailesi, küçük bir lokanta ve her sabah denize açılan bir tekne kadar sade görünür. Ta ki zaman, bir çocuğun nefesiyle yarışmaya başlayana kadar. Bir hastalık. Bir ameliyat. Ve yetişmeyen bir para. Yıllar önce kaybolduğu sanılan bir formül, gizlice yeniden üretilmeye başladığında bu yalnızca bir suç değildir; geçmişin kapısını açan bir hatadır. “Kristal” adıyla Rusya’ya ulaşan bu madde, orada tek bir adamın dengesini bozar. O adam, karanlığı düzen hâline getirmiş bir mafya lideridir. Ve düzeni bozan unsuru ortadan kaldırmak için Türkiye’ye gelir. Başta sorun olarak gördüğü o kadın, kısa sürede başka bir bağımlılığa dönüşür. Onun sessizliği, dikkati, soğukkanlılığı… Adamın dünyasında ilk kez bir şey tehdit edilerek çözülemez hâle gelir. Zorlama ile başlayan bağ, tehlikeli bir yakınlığa; korku, geri dönülemez bir tutkuya evrilir. Kadın için bu, ailesini kurtarmak adına girilmiş bir karanlıktır. Adam içinse, kontrol edemediği tek şey. Kristal, suçla başlayan, tutkuyla derinleşen, aşkın en tehlikeli hâlini anlatan bir roman. Çünkü bazı aşklar vardır; insanı kurtarmaz. Ama kaçmasına da izin vermez.
devam ediyor 7s önce güncellendi Karanlığın Tutsağı(Artı On Sekiz)
@lyrdaas
Okuma
87.04k
Oy
3.13k
Takip
328
Yorum
3.51k
Bölüm
90
“Benden kaçabilirsin sanıyorsun, ama adımların nereye giderse gitsin, gölgen yine bana ait. Adını bile fısıldamadan yaşayamam; sen, kendini unutsan bile bende kalacaksın.” Alpay Aras Demirkıran “Onun karanlığında boğulmakla, onsuz yaşayamamak arasında kaldım… ve galiba ikincisi daha korkutucu.” Simay Altan Gazeteci olan Simay, kimsenin cesaret edip eline alamadığı dosya üzerinde çalışmaya başlar. Bu dosya, kimsenin dokunmaya cesaret edemediği mafya patronu Alpay Aras Demirkıran’ın dosyasıdır. Bunun hayatındaki en büyük haber olacağını sanıyordu. Oysa bu, hayatını geri dönüşsüz bir şekilde çalacak adamla tanışmasının başlangıcıydı. Sigara dumanı, yağmur kokusu ve tehlikenin çekici yüzü… Simay, her adımda daha çok karanlığa çekiliyordu. Ve bazen, en büyük hata; gerçeği ararken, onu koruyacak olanın aynı zamanda seni mahvedecek kişi olmasıydı. ~Kesit~ "Sana olan bu his," diye başladı, parmakları kucağındaki tenimi okşarken. "Bu, sadece bir aşk değil. Bu, benim varoluşumun tek nedeni. Sen, benim son sığınağım, ilk ve tek zaafımsın." Aras... Bu adam... O, bir mafyaydı. Kanlı elleri, karanlık sırları ve tüm dünyayı yönetme gücü vardı. Ama bana baktığında, o kehribar gözlerde gördüğüm şey... o, dünyanın en büyük zayıflığıydı. Ve o zayıflık, bendim. ​Bana "zaafım" demesi... Bu, bir milyon dolarlık mücevherden daha değerliydi. Onun için zaaf olmak, tüm o zırhının, tüm o kontrolünün tek çatlağı olmak demekti. O, hayatı boyunca düşmanlarının en ufak bir zayıflığını bile acımasızca kullanırdı. Ama şimdi, en büyük zaafını, tüm bu gücün merkezinde, bir kontrol odasında kucağına almıştı. ​Bu bir aşk değil, bu bir bağlılık yeminiydi. Beni, varoluşunun tek nedeni olarak görüyordu. O kadar saf, o kadar karanlık ve o kadar delice bir sevgi ki, beni boğuyordu. Nefesim daralıyordu ama bu boğulma, bana hayat veriyordu. ​Kendimi bildim bileli güven arıyordum. Ama Aras`ın sunduğu bu güven, normal bir liman değildi; bu, tüm dünyadan koparılmış, sensörlerle ve bir erkeğin yıkıcı aşkıyla korunmuş, yalıtılmış bir kaleydi. ​Onun laneti bendim... ​Eğer ben onun ilk ve tek zaafıysam, o da benim son ve tek sığınağımdı. Ve biliyordum ki, bir gün o zaafı için dünyayı yakarsa, ben o alevlerin içinde gülümseyerek yanacaktım.
devam ediyor 8s önce güncellendi ÇAKO
@benzeze
Okuma
6.81k
Oy
741
Takip
41
Yorum
613
Bölüm
85
Asuman gözlerini devirip gömleği onun giyebileceği şekilde havada tuttu. "Giy ve git yeter ki." diye mırıldandı. Çako sırtını dönüp kollarını tam geçirecekti ki Asuman öylece kala kaldı... Karşısındaki çocuğun sırtındaki bu yara izleri, onun kaskatı kesilmesine sebep olmuştu. Boğazına bir yumru oturdu. Bu manzarayı görmek bile onun canını acıtmaya yetmişti. "Sırtın." diyerek zar zor fısıldadı. Çako, o an fark etti... Sırtındaki o izler aklından tamamen çıkmıştı. Dişlerini sıktı. Kıpırdayamadı. Gömlek, Asuman`ın elinden kayıp yere düştü. Bütün yara izlerine tek tek göz gezdirdi. Kim yapmıştı bunu ona? Gözleri doldu. Kendi bacakları geldi aklına. Karşısındaki çocuğun bütün yaralarını öpüp iyileştirmek geldi içinden. Ama o da biliyordu bu görünen kısım, yaraların en küçüğüydü aslında. Ruhlarında açılan yaraların yanında oldukça ufak kalırdı. Neler çekmişti? Neler yaşamıştı? Asuman bu düşünceleri bir kenara bırakıp, Çako`nun sırtına yanaştı ve dudaklarını herhangi bir yaranın üstüne örttü. İstemsizce yapmıştı. Engel olamadı bu tepkiye. İçindeki acıma duygusu muydu? Dudaklarını sırtından ayırdığında, tekrar bir öpücük kondurdu başka bir yara izine. Gözleri yanıyordu. Dudaklarını geri çekip alnını çocuğun geniş sırtına dayadı ve gözyaşlarını artık tutamaz halde saldı. Çako, sırtında hissettiği öpücükle beyninden vurulmuşa döndü. Hissettiği nasıl bir çileydi. Bütün hücreleri ürperdi. Bu temas, bu öpücük, kanının deli gibi akmasına sebep oluyordu. Dudaklarını ısırdı. Bu kız, ona ne yapıyordu. Ece gibi neden sormamıştı ne olduğunu? Asuman, yaraların sebebini sormadan, bu yaraları sarmaya, iyileştirmeye çalışıyordu. Bir hamleyle arkasını döndüğünde, onun ağladığını gördü. Şaşırdı. Bu kız kendisine mi akıtıyordu bu gözyaşlarını? Bu nasıl değerli bir şeydi... Elleriyle yanaklarını sildi karşısındaki kızın. Eğildi. O an tek yapmak istediği şeyi yaptı. Kızın dudaklarını öpmeye başladı. Çileden çıkıyormuş gibi delicesine öptü. Sanki ona yaşattığı şu kısa süreli güzel an için teşekkür ediyor gibiydi. Kızın akıttığı bu gözyaşları bu zamana kadar ona verilen en güzel hediyeydi. Ve de en değerlisi. Bu zamana kadar kimse onun için gözyaşı dökmemişti belki de... Dudakların temasıyla, kalbi kulaklarında büyük bir gürültüyle atıyordu. Bu heyecan o kadar kuvvetliydi ki, teni alev alev yanmaya başladı. Dudaklarını kızdan ayırdığı zaman ikisi de nefes nefese kalmıştı. Birbirlerinin gözlerinin içine baktılar. Deli gibi atan kalplerinin sesinden başka hiçbir şey duymuyorlardı.
Loading...