[ distopya ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 22s önce güncellendi 1000 Yıl... Ne değişmedi ki?
@zeyiaa
Okuma
394
Oy
166
Takip
8
Yorum
2
Bölüm
53
Sıradan novellerden, aynı senaryolardan veya kadınların obje olduğu eserlerden mi bıktın? Hoşgeldin:) * Ai yazımı değildir. Paylaşım, dağıtım için izine gerek yok, serbesttir * ~~~ Fotoğraf: Gemini ~~~ [HDKK;)]
devam ediyor 3g önce güncellendi Kiralık Duygular: Nova
@estrella61
Okuma
2
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Sene 2061.. Yakın bir gelecekte Dünya artık Karan Öke`nin ürettiği yapay zekalar ile yönetilmektedir. Karan Öke; kendinde duygu namına hiçbir şey barındırmayan, duyguları zayıflık olarak gören, insanlara hüküm sürmeye çalışan bencil herifin tekidir. 4. Dünya Savaşından sonra duyguların, kibrin, egonun insanlığı yok olmaya sürüklediğini gören Karan Öke, yapay zeka robotlarını geliştirir ve insanlığın son halkını bu şekilde yönetir. Bu robotların insanlardan tek ama tek farkı duyguları olmamasıdır, bunun dışında herşey birebir insana uyumludur. İnsanlığı kontrol edebilmek için yapay zeka hükümeti yani kısa tabirle "AİH" insanlara duygularını ve duyularını hissetmedikleri bir çip takarak kontrol altında tutar. Hissedebilmek isteyenler için duygular vergilendirir, yani duygular resmen satın alınır. Öyle ki sadece duygular değil duyular da kiralandırılma sistemiyle çalışır. En basitinden evlilik yıldönümünüzde eşinizi götürdüğünüz restoranda keyifle yemek yiyebilmek ve tat alabilmek için bile bir bedel ödemeniz gerekir. Bu dünyada bedeli en ağır, ödenmesi en zor olan ve kimsenin yaşayamadığı şey ise aşktır. Zira halk sefaletten hallice bir durumun içindedir ve herhangi bir şey hissedebilmek bile herkese nasip olmuyorken aşk büyük bir yükün altına girmek demektir. Bu sistemin asıl amacı duyguları kontrol altına almaktır. Herhangi bir şey hissetmemeleri ve edebiyatın zengin düşünce hazinesinden arınmaları için kelimeler bile anlamlarını yitirir ama Mira Devin Acar kelimeleri hissedebilme yeteneğine sahiptir yani: Sinestezi. Biraz açarsak: Yağmur kelimesi onda mor rengi çağrıştırabilir, aşk kelimesi şeftali tadı verebilir. Kelimeleri hisleriyle, imgelerle bağdaştırabilme yeteneğini elinde bulunduran Mira kelimelerin gücünü keşfetmesiyle kendini yeni bir hikayeye ve gerçeklerle savrulacağı yeni keşiflere atar.Sene 2061.. Yakın bir gelecekte Dünya artık Karan Öke`nin ürettiği yapay zekalar ile yönetilmektedir. Karan Öke; kendinde duygu namına hiçbir şey barındırmayan, duyguları zayıflık olarak gören, insanlara hüküm sürmeye çalışan bencil herifin tekidir. 4. Dünya Savaşından sonra duyguların, kibrin, egonun insanlığı yok olmaya sürüklediğini gören Karan Öke, yapay zeka robotlarını geliştirir ve insanlığın son halkını bu şekilde yönetir. Bu robotların insanlardan tek ama tek farkı duyguları olmamasıdır, bunun dışında herşey birebir insana uyumludur. İnsanlığı kontrol edebilmek için yapay zeka hükümeti yani kısa tabirle "AİH" insanlara duygularını ve duyularını hissetmedikleri bir çip takarak kontrol altında tutar. Hissedebilmek isteyenler için duygular vergilendirir, yani duygular resmen satın alınır. Öyle ki sadece duygular değil duyular da kiralandırılma sistemiyle çalışır. En basitinden evlilik yıldönümünüzde eşinizi götürdüğünüz restoranda keyifle yemek yiyebilmek ve tat alabilmek için bile bir bedel ödemeniz gerekir. Bu dünyada bedeli en ağır, ödenmesi en zor olan ve kimsenin yaşayamadığı şey ise aşktır. Zira halk sefaletten hallice bir durumun içindedir ve herhangi bir şey hissedebilmek bile herkese nasip olmuyorken aşk büyük bir yükün altına girmek demektir. Bu sistemin asıl amacı duyguları kontrol altına almaktır. Herhangi bir şey hissetmemeleri ve edebiyatın zengin düşünce hazinesinden arınmaları için kelimeler bile anlamlarını yitirir ama Mira Devin Acar kelimeleri hissedebilme yeteneğine sahiptir yani: Sinestezi. Biraz açarsak: Yağmur kelimesi onda mor rengi çağrıştırabilir, aşk kelimesi şeftali tadı verebilir. Kelimeleri hisleriyle, imgelerle bağdaştırabilme yeteneğini elinde bulunduran Mira kelimelerin gücünü keşfetmesiyle kendini yeni bir hikayeye ve gerçeklerle savrulacağı yeni keşiflere atar.
devam ediyor 4g önce güncellendi KANLI HANÇER
@mavisinci
Okuma
47
Oy
14
Takip
3
Yorum
2
Bölüm
8
Kitapa başlama tarihi : 07.12.25 💫 Ben de hızlıca başımı salladım. Uraz`ın yüzünde aynı gülümseme peyda olunca"Peki... hadi sana bir ödül. Nerenden vurmama sen karar vereceksin." dedi. Bu adamın bir psikopat olduğunu gerçekten kabul edecektim. Cevap vermeyince Uraz sinirlenmiş olacak ki"Tam 10 saniyen var! Ya cevap verirsin ya da ben senin beynini dağıtırım!" dedi. Hemen başımı sallayıp onu onayladım. Vücudumun neresini seçsem daha az canım acırdı ki.Ben bunları düşünürken Uraz geriye doğru saymaya başladı "10... 9... 8..." diyerek devam ediyordu. Sanki çok normal bir şeymiş gibi bunu benden istiyordu. Aslında buna şükredebilirdim; beynimin dağıtılmasındansa daha iyi bir yer bulabilirdim. En son Uraz "3, 2, 1" dediğinde, ben de hızlıca verdiğim kararı söyledim "Kolumdan... kolumdan vur!" Sesimi duyması için iki kat daha yüksek söylemiştim. Uraz alaycı bir şekilde "Kolundan biraz sıkıcı ama madem kolundan istiyorsun, tamam." dedi. Silahı koluma dayadığında gözlerimi sıkıca kapatıp kurşunu bekledim. Kolumu sıkarak acının gelmesini bekledim ama silah patladığında acı kolumda değildi. Bacağımdaydı! O keskin acıyla birlikte kendimi yerde buldum. Soğuk kar artık tüm tenimdeydi ve beni gerçek anlamda üşütüyordu. Bacağımdan çıkan sıcak kırmızı kan, beyaz karın üzerinde bir leke gibi duruyordu. Ve bana üstten bakan Azrail`im.Beni böyle görmek intikam ateşini harlıyordu; bana daha kötü acılar çektirmek istiyordu. Uraz, tek dizi üzerinde dururken kulağıma yaklaştı"Unutma küçük tavşan kurttan dost olmaz." Son duyduğum şey bu olmuştu. Sonrası zifiri karanlık ve acıydı.
devam ediyor 6g önce güncellendi Kavanoz (Askıda kalan Yer)
@blackcatandcats
Okuma
1.12k
Oy
873
Takip
18
Yorum
441
Bölüm
25
Merhaba, Kitabım fantastik–distopik türde, özgün bir evren ve mitoloji üzerine kurulu. Hikâyede bazı insanlar gizemli biçimde kaçırılarak yapay bir evrene götürülür. Bu evrene geçen herkes, dünyadaki insanların hafızasından tamamen silinir. Kaçırılanların ruhları, kimliklerini ve tüm bilgilerini barındıran büyüyle mühürlenmiş kavanozlara hapsedilmiştir. Bu kavanozlar yalnızca güçlü bir büyüyle, belirli kurallar çerçevesinde açılabilir. Ana karakter, kendi kavanozunun çatlamasıyla bu evrenden kaçmayı başarır ve bunun bir kurtuluş olduğunu düşünür. Ancak çatlayan bir kavanoz, özgürlük değil; yavaş bir yok oluşun başlangıcıdır. Karakter dünyaya döndükten sonra zamanla bedensel ve zihinsel yan etkiler yaşamaya başlar: baş dönmeleri, mide bulantıları, fiziksel silikleşme ve açıklanamayan değişimler… Arafta kalmış gibi, iki evren arasında sıkıştığını fark eder. Bu süreçte, kendisi gibi kaçmayı başarmış başka insanlarla tanışır. Ancak onların durumu farklıdır; kavanozları çatlamamış, bir cadının yardımıyla büyü yoluyla açılmıştır. Bu fark, ana karakterin kaderini ve hayatta kalma ihtimalini sorgulamasına neden olur. Paylaşılma tarihi~24.04.2025
devam ediyor 7g önce güncellendi SONUN BAŞLANGICI
@greensea
Okuma
5
Oy
2
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
1
Karan kaçmayı seçmişti; Geçmişinden… Kendinden… Her şeyden… Asena ise asla kaçmazdı; Yüzleşir… Kırar… Gerekirse yok ederdi. Yan yana geldiklerinde tüm dengeler bozuldu; Çünkü biri yıkmayı biliyordu… Diğeri ise yıkılmamayı… İkisi de vazgeçmeyi bilmiyordu. İkisi de yanlış kişiydi… İkisi de tehlikeliydi… Ama asıl sorun bu değildi… Asıl sorun… Birbirlerinden uzak durmaları gerekirken, Bunu istememeleriydi…
devam ediyor 1h önce güncellendi Katilimsi
@niloyaa16
Okuma
4
Oy
1
Takip
0
Yorum
4
Bölüm
1
Bazı kayıplar bastırılamaz. Babası şehit ilan edildiğinde herkes susarken, Ekim bir şeylerin yanlış olduğunu hisseder. Resmî raporlar fazla kusursuz, gerçekler ise fazlasıyla eksiktir. Geride kalan tek ipucu ise babasının bıraktığı bir flash bellek. Gerçeğe bir adım daha yaklaştıkça, Ekim yalnızca babasının ölümünü değil, tüm sistemin yalanlar üzerine kurulu olduğunu keşfeder. Anılar silinmiş, kayıtlar değiştirilmiş ve duygular kontrol altına alınmıştır. Artık güvenilecek kimse yoktur. Aşk, bu dünyadaki en büyük ihanetti. Ekim artık bir seçim yapmak zorunda: Gerçeği ortaya çıkarıp her şeyi yıkmak mı… Yoksa hayatta kalmak için susmak mı? Çünkü bazı gerçekler yalnızca özgürlük getirmez. Yok eder.
devam ediyor 1h önce güncellendi Anı Değişim Merkezi
@filozof.a
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
​"Beş yılın hesabı, sadece dört hatıra eder mi?" ​Şehir bir sabah tuhaf bir bildirimle uyandı: Anı Değişim Merkezi resmen açıldı. Kaybettiğiniz her şeyi geri alabilirsiniz; ölen bir dostu, eski bir eşyayı ya da giden bir sevgiliyi... Tek bir şartla: En mutlu olduğunuz iyi anılarınızı onlara satacaksınız. ​Aden, hayatının aşkı Daria bir anda ortadan kaybolduğunda dünyası başına yıkılmış bir adamdı. Onu geri almanın bir yolu vardı ama bedeli ağırdı. Daria’ya kavuşmak için, Daria ile yaşadığı en güzel anıları feda etmek zorundaydı. ​Peki, sevdiğiniz kadın geri döndüğünde, ona neden aşık olduğunuzu hatırlamıyorsanız... O gerçekten geri dönmüş sayılır mı? ​"Seni geri getirmek için, seni unutmam gerekiyor."
devam ediyor 1h önce güncellendi YİTİRİLMİŞ
@sonsuzluksb
Okuma
5.11k
Oy
426
Takip
52
Yorum
544
Bölüm
35
Hafızasını kaybetmiş bir kadın gözlerini ormanda açar. Yabancı bir adamın özel mülkünün sınırları içerisindedir. Onu buraya getiren kaybettiği zihni midir yoksa yabancı adam aslında yabancı değil midir? "Her insan, onu tanıdığın zamandaki senden ibarettir."
devam ediyor 1h önce güncellendi Ölüm paradoksu (BL)
@wei_wuxian
Okuma
1.67k
Oy
899
Takip
23
Yorum
36
Bölüm
33
Gözlerini açtığında her şeyin, hatta bizzat kendisinin bir kitabın parçası olduğunu fark etti. Ona biçilen rol basitti: hikâyenin ilerlemesi için ölmesi gereken önemsiz bir figür. Ama Fatih bunu kabul etmedi. Başkasının yazdığı bir sonu yaşamaktansa, kendi kaderini kendi elleriyle yazmaya karar verdi.
devam ediyor 2h önce güncellendi Dikenli Sarmal ✩ Kimsesizler Ağacı
@yamalikalpler
Okuma
179
Oy
52
Takip
8
Yorum
9
Bölüm
13
bu kitapta örgütlerin acımasız işlerinin dokunduğu hayatlar vardır, bazı insanlar için tetikleyici unsur sayılabilir, şayet hassas biriyseniz okumamanızı öneririm!! ------ Kusursuz kahramanlar ve vicdansız canavarlar. Bir masalı masal yapan bunlar mıdır yoksa mutlu son yeterli olur mu? Bu masalda da var kahramanlar, canavarlar gibi. Ancak periler, prensler ve prensesler yok; duyması gerekenlerin kulaklarını kapattığı çığlıklar var. Devin, masalındaki ilk canavarla doğduğu anda tanışmış, hayatın onu sürüklediği noktada kimsesiz bir kız çocuğu olarak kalakalmış. Devin büyüdükçe, masalına giren canavarların sayısı artmış; o fark edememiş. Fakat unutmayın, canavarların olduğu yerde kusurlu bile olsa daima kahramanlar vardır. "Sadece Bal. Eğer çok merak ediyorsan, başka bir evrende Mavi`yimdir belki ben de." "Peki, sadece Bal. Öyle olsun. Fakat umarım başka bir evrende de Bal`sındır." Kusurlu Kahramanların Masalı. dikenli sarmal serisi, 1. kitap. ✩ Bu kitapta geçen olaylar, kurumlar, kuruluşlar; ülke ve kişi isimleri, karakterler tamamen kurgudan ibaret olup; hayal ürünüdür.
devam ediyor 2h önce güncellendi Karanlığın Son Varisleri
@elanurvurel
Okuma
15
Oy
4
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
4
“Gökyüzü bu dünyanın kaderini belirler. Ama bir gün tek bir gerçek iner… ve yeryüzüne değdiği anda her şey yıkıma sürüklenir.”
devam ediyor 2h önce güncellendi Tahran'daki Son Kanlı El
@yesilgozlu_demlik
Okuma
322
Oy
248
Takip
14
Yorum
84
Bölüm
5
"İyi misin?" diye sordum onun gri hareleri benim buz mavilerime kenetliyken. "İyi miyiz?" diye karşılık verdi sessiz ve hırıltılı bir sesle. Cilveli bir gülüş attım. "Yanıyoruz..." Hiç beklemedi, çekinmedi. Korkmuyordu bulunduğumuz konumdan. "Seninle yanacaksam..." dedi yekte ve tek solukta. "Dünden hazırım majesteleri..." *Kendi elinde tuttuğu pasparlak kibritin ışığını görmeyip de başkasının elindeki özgürlüğe özenenlere...* **** Kitabımın tüm hakları bana aittir. Çalınması veya kopyalanması durumunda gerekli işlemleri yapacağımı belirtmek isterim.
devam ediyor 2h önce güncellendi Göktenar: Sessizliğin Ardındaki Dünya
@parotya
Okuma
15
Oy
2
Takip
8
Yorum
3
Bölüm
1
Göktenar, genç yaşında başarıya mahkûm edilmiş bir tıp öğrencisidir. İstanbul Üniversitesi`nin tarihî taş duvarlarının ardında, herkesin imrendiği bir hayata sahip gibi görünür; ancak zihninin derinliklerinde, kimliğini sarsan karanlıklar, bastırılmış bir hayalin yankılarını taşır. Ailesinin mükemmeliyetçi beklentileri, içinde büyüyen huzursuzluk ve giderek artan halüsinasyonlar, onu yavaşça gerçeklikten koparır. Bir gün, hayatının yönünü değiştirecek gizemli bir kazıya katılır. Toprağın derinliklerinden çıkan bir bulgu, geçmişiyle sandığından daha güçlü bir bağ kurar. Ancak bu bulgunun açtığı kapı, yalnızca arkeolojik bir sırrı değil; varoluşunun ardındaki büyük gerçeği de ortaya çıkaracaktır. Göktenar`ın, rüya ile gerçek, bilim ile büyü, geçmiş ile kader arasında gidip gelen yolculuğu başlar. Zihninde açılan bu dünya, yalnızca bir yanılsama mı, yoksa unuttuğu bir yaşamın yankısı mı? Bu roman; kim olduğunu arayan bir genç kadının, ruhunun köklerine, kayıp bir medeniyetin karanlıkta kalmış kaderine ve yazgısını bekleyen büyülü bir dünyaya uzanan hikâyesini anlatıyor.
tamamlandı 2h önce tamamlandı Yedinci Oda’nın Saati
@filozof.a
Okuma
2
Oy
1
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
6
Kolunuzdaki saat size tam olarak ne zaman öleceğinizi söyleseydi, nasıl yaşardınız? Bu sorunun cevabı, Leo’nun dünyasında herkesin bildiği bir gerçektir. Doğduğu anda kolunda beliren dijital saat, ölüm anını saniyesine kadar gösterir. Toplum bu bilgi etrafında şekillenmiştir. Kimse erken öleceğini bilenle evlenmez. Sigorta şirketleri primlerini saatlere göre belirler. İnsanlar kalan zamanlarına göre kariyer yapar, çocuk yapar, sever, nefret eder, yaşar. Ta ki Leo’nun saati durana kadar. Bir arşivci olarak Kronos Enstitüsü’nde ölüm kayıtlarını tutan Leo, bir sabah uyandığında kolundaki sayıların donduğunu fark eder. Ne geri saymakta ne de sıfırlanmaktadır. Zaman onun için durmuştur. Bu imkânsızdır. Saatler asla durmaz. Peşine düştüğü gizem, onu enstitünün hiçbir haritada olmayan bir katına, Yedinci Oda’ya sürükler. Burada, dev bir saat mekanizmasının kalbinde, cam bir kapsülün içinde elli yıldır hapsedilmiş bir kadın bulur: Zaman Bekçisi Elara. O, Kronos Çekirdeği’nin bilinci, saatlerin gerçek sahibi ve aynı zamanda bir kurban. Elara, Leo’ya gerçeği fısıldar: Saatler asla doğruyu söylememiştir. Onlar sadece bir tahmin, bir istatistik, bir yalandır. Ve bu yalan, sekiz milyar insanın kaderi olmuştur. Şimdi Leo’nun bir seçim yapması gerekmektedir: Gerçeği söyleyip dünyayı kaosa sürüklemek mi, yoksa yalanın devam etmesine izin verip Zaman Bekçisi’ni kaderine terk etmek mi? Ya da belki de, ikisinden de farklı bir yol vardır. Zamanın metalaştığı, ölümün randevu defterine dönüştüğü bir distopyada, bir adamın saatinin durmasıyla başlayan varoluşsal bir yolculuk. “Yedinci Odanın Saati”, kader ile özgür irade arasında sıkışmış insanlığın çığlığıdır. Saatiniz durduğunda, yaşamaya ancak o zaman başlarsınız. “Hiçbirimiz ne zaman öleceğimizi bilmiyorduk. Sadece inanıyorduk.”
devam ediyor 3h önce güncellendi Dolunay Ekspres: Zihin Deneyi
@lunarisbahal
Okuma
30
Oy
15
Takip
1
Yorum
2
Bölüm
8
Lunaris Bahal, çoklu kimlik bozukluğu ve şizofrenik belirtiler yaşayan ve iyileşmeye çalışan bir klinik psikolog. Bir gün kendini tedavi etmek ve zihnini anlamak için düşüncelerini kaydetmeye başladı. Ama sonucunda bunun yerine, kendi çöküşünü belgeledi. Bunlar, Lunaris Bahal’ın, yani benim bilincimin ham ve filtresiz kayıtlarıdır. Zihnim çözülürken, kendinizi asla açılmaması gereken bir labirentin antik ve dijital koridorlarında yürürken bulacaksınız. Eğer zihnine güvenmiyorsan, bu kitaptan uzak dur. Eğer güveniyorsan… içindeki karanlık derinleştiğinde dolunayı takip et. Eğer ben bu labirentten çıkış yolunu bulduysam, sen de bulacaksın. Bu sadece bir roman değil. Metnin içine ve onun dışındaki dünyaya dokunmuş gizli mesajlar, şifrelenmiş web bağlantıları ve şifrelerle kodlanmış bir zihin deneyidir. Bu, okunacak bir kitap değil deneyimlenecek bir zihin deneyi. Anlatı doğrusal değildir. Anlatıcı güvenilmezdir. Kodlar gerçektir. Katmanları çözdüğünüzde, deneyim sayfaların ötesine geçer. OKUMANIN OLASI YAN ETKİLERİ: • Gerçeklik algısında bozulmalar • Zamansal kopmalar & deja vu • Akut içsel çatışma • Artmış paranoid farkındalık durumları Okumak dönüşümü başlatır. Ve dönüşüm geri döndürülemez. Ve son olarak; Bu sadece bir kitap değil. Bu bir ARG’dir. Onu gerçekten anlamak için, bu zihin labirentinin içine davetlisiniz.
devam ediyor 3h önce güncellendi MARAZ
@mrvnkorkmaz
Okuma
38
Oy
24
Takip
5
Yorum
316
Bölüm
2
Bilim, sınırını aştığında bedelini tüm millet öder. Yapılan bir deneyin kontrolden çıkmasıyla ortaya çıkan bir virüs, Türkiye’nin geleceğini bir günde değiştirdi. Sokaklar artık güvenli değil. Her köşe başında kana susamış bir avcı… İnsanlığın en büyük sınavı başlıyor: ya hayatta kalmak için savaşacaksınız ya da kan için avlanacaksınız.
devam ediyor 3h önce güncellendi NEHY-KİMSEDEN SONRA
@aidankrblt
Okuma
897
Oy
135
Takip
15
Yorum
40
Bölüm
30
Güneşin yıllar önce doğmayı bıraktığı bir dünyada, sessizliğe mahkûm edilmiş çocuklar ve baskı altında yaşayan halk, hayatta kalmanın yollarını arıyor. Cemre Nehy, yetimhaneden kaçan bir kız, gölgelerde ve yasaklarda kendi yolunu bulmaya çalışırken, küçük bir kıvılcım büyük değişimlerin habercisi oluyor.
devam ediyor 3h önce güncellendi SİYANÜR (+) - Hiç birimiz kendimiz olamadık -DÜZENLENİYOR
@moprhesuse
Okuma
13
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
5
Bazı hikayeler bir "merhaba" ile başlar bazıları ise bir çığlıkla. Bu hikaye ise derin bir sessizlikle başlıyor. Hiç kimsenin duymadığı, herkesin görmezden geldiği o sağır edici çocukluk sessizliğiyle... Asena Mia Karam, sadece bir isim değil adaletin bittiği yerde başlayan bir zorunluluğun, küle dönmüş bir geçmişin içinden doğan bir fırtınanın adıdır. Elinizdeki bu sayfalarda masumiyetin nasıl öldüğünü değil, o ölümden nasıl bir güç doğduğunu okuyacaksınız. Siyanür sadece bir zehir değil bir kimliktir. Devletin gölgesinde unutulanların sisteme sığmayanların ve bağ kurduğu her yerden kanayanların kurduğu o görünmez ağın hikayesidir. Bu kitap bir tarafta görevine sadık takıntılı bir askerin diğer tarafta kendi adaletini karanlıkla yazan bir kadının birbirine çarpan nefesidir. Berk ve Asena... İki yabancı mı? yoksa aynı yaranın iki farklı kabuğu mu? Siyanür`ün dünyasına girdiğinizde şunu unutmayın Burada beyaz yoktur. Sadece siyahın tonları ve o karanlığı aydınlatan kan kırmızı ipler vardır. Geçmişin izi teninize kazındığında artık kimin av, kimin avcı olduğunun bir önemi kalmaz. Önemli olan tek bir şey vardır - Hayatta kalmak - Ve bazıları hayatta kalmak için sadece nefes almaz fırtınaya dönüşür. Karanlığa hoş geldiniz.
devam ediyor 4h önce güncellendi ZİNCİRİN GÖLGESİNDE MAHKÛM
@durudupduruu_
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Bu bir satranç oyunuydu ve satranç bizim için bir kumardı, sadece bir zeka oyunu değil. Ve zeka, o ise bizi yöneten, ya o kumarı kazandıracaktı ya da kaybettirecekti. "Kimsin sen? Ben neredeyim? Hangi zamandayız biz? Beni niye buraya getirdiler?" Karmaşıktım. Daha hangi zamanda olduğumu bile bilmiyordum. Teknoloji vardı, küflenmiş duvarlar vardı. Cidden ben nereye düşmüştüm böyle? Kimdi karşımda ki adam? Zincirin Gölgesinde Mahkûm ⛓️🤍 !Bu kurgu tamamen hayal ürününden ibarettir. Her şey şahsıma aittir. Uyarı: kurguda yazılan her şey hayal ürününden ibarettir
devam ediyor 4h önce güncellendi MEY - Ülkemin Karanlık Sayeleri
@melxssi
Okuma
95
Oy
26
Takip
2
Yorum
3
Bölüm
13
Hakkında infaz kararı çıkan Ülkem Atalay, bulunduğu topraklardan sınırın öteki tarafına hayatta kalmak için kaçmaya çalışır lakin karşısına çıkan yabancıyla hiçbir şey düşündüğü kadar kolay olmaz... ... "Sonra... bu insanların bir kıtayı paylaşamadıklarını gören Gök Tanrı, Atlantis Adası`nı ikiye böldü. Yaşadığımız yere Uçmağ dedi, karşı tarafa ise Tamuğ. İki ırkı birbirinden uzaklaştırdı, hatta bir Selenit ile bir Safirin yan yana gelmesini dahi yasakladı. Böylelikle asırlar önce yaşanan o korkunç savaşlar son buldu. Artık herkes kendi dünyasında, ait olduğu yerdeydi." Lakin ben ait olduğum yerde değildim. Varlığım, bir savaşa bedeldi. Varlığım, bir kıyametti. Varlığım, onu ve beni cayır cayır yakacak yangınlardı. Ben, Ülkem Atalay... bir soyun başlangıcı ve sonuydum. Şerefim üstüne yemin ederim ki... insanlar beni asırlarca hatırlayacaktı. ××× UYARI!!! OKURKEN RAHATSIZ EDİCİ KELİMELERE, OLAYLARA VE TETİKLEYİCİ UNSURLARA RASTLAYABİLİRSİNİZ!!!
devam ediyor 4h önce güncellendi Paşa
@kecisutu38
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Her şeyden önce Paşa deyin bana siz. Foyalarım ortaya çıkmadan önce böyle derlerdi bana. Gerçi gerçek adımı isteseniz de öğrenemezsiniz. Adım tarih kitaplarında geçmez. Derslerde öğretilmez. Babalar oğullarına anlatmaz. Babanız beni bilmez. Dedenizse hiç bilmez! Ama onun babası… belki.
devam ediyor 4h önce güncellendi Kan Düğümü
@lunarixs
Okuma
1.45k
Oy
1.06k
Takip
14
Yorum
253
Bölüm
16
Krallığın hüküm sürdüğü karanlık bir düzende, herkesin kaderi Galibiyet Akademisine bağlıydı. Herkes bir ölümcül oyunun içindeyken, kazanmak yalnızca hayatta kalmak değil, geleceği yeniden yazmaktı. Peki bu akademiye bambaşka sebeplerle giren Aden`in kaderine ne yazılmıştı? Araya giren yasaklı duygular, saklanan gerçekler ve istenildiği gibi ilerlemeyen bir oyun... Aden tüm bunlara rağmen dimdik durabilecek miydi, yoksa pes etmek kaçınılmaz mıydı? Kitabın tüm hakları saklıdır. Kitabı çalmanız dahilinde yasal işlemler başlatılacaktır.
devam ediyor 4h önce güncellendi PARALEL TUZAK
@sdkardor
Okuma
19
Oy
3
Takip
2
Yorum
4
Bölüm
8
Sisler arasından doğan bir gerçeklik, hiçbir kayıt düşülmemiş bir tarih... Burada geçmiş yalnızca fısıltılarla anlatılır ve gölgeler bile kendi sırlarını saklar. Güven, yalnızca bir kelime değil, bir sınavdır; hayatta kalmak ise keskin zekânın ve içgüdülerin dansıdır. Gözleri geçmişin karanlığıyla parlayan yabancı, bu dünyada hiçbir zaman var olmamıştı-ya da öyle olduğuna inanılıyordu. Ama şimdi, kaderin iplerini elinde tutuyor. Onun gelişinin yankıları, bu evrenin kırılma noktasını mı oluşturacak? Yoksa zaten yazılmış olan bir hikâyeyi mi yeniden yazacak? Gizlenmiş gerçekleri keşfetmeye cesaret edenler için burası kaçış değil, bir meydan okuma. Kimin dost, kimin düşman olduğunu anlamak ise belirsizlikten doğan bir sanat. Bu yabancı için artık tek bir seçenek var: Ya bu dünyanın kurallarına teslim olacak, ya da onu kendi hikâyesiyle yeniden şekillendirecek. Çünkü burada kim olduğunu bilmek yeterli değil-kim olacağına karar vermesi gerekiyor.
devam ediyor 1a önce güncellendi Kibrit'in kızı
@satirarasify
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Evlerde yanan ışığın bile hükümet kontrolünde olduğu Castle Combe kasabasında yaşayan Louise Frost, çocukluğundan beri her gece tekrar tekrar okuduğu Kibritçi Kız hikâyesine derinden bağlıdır. Masalın hüzünlü sıcaklığı, karanlığa gömülmüş kasabasında ona nefes veren tek şeydir. Her yıl düzenlenen panayır günü geldiğinde ise her şey umduğu gibi gitmez. Kalabalığın arasında yaşadığı hayal kırıklığı, onu kendini en güvende hissettiği yere, ahşap dönme dolabın sergilendiği fakat yıllardır kapalı tutulan eski dükkâna sürükler. Hükümet arabalarından yükselen yeni kurallar, bir kesimin ayaklanmasına yol açarken Louise kendini karşıt bir grubun içinde bulur. Ve her şeyin ölümden önceki son olduğunu anlar.
Loading...