100. Bölüm

72.Kara Bahar

Biryazarımm
biryazarimm

Oy sınırı:50*

Merhabaaaaa

Çok geç oldu farkındayım ama uzun bir bölümdü ve ben ancak bitirebildim.

Yalnız şimdiden söyleyeyim bomba gibi bir bölüm yani.

Aralıksız bir kaç saattir yazıyorum ve deli gibi yoruldum .Lütfen oy ve yorum yapın lütfennnnn

Birde bölüm bitince aşağıda ki açıklamayı da okuyun.

O zammannnn size keyifli okumalar.Tabi ne kadar keyifli olabilirse:(

*******

“Oturun arkadaşlar.”Hepimiz sandalyelerimize oturduğumuzda araz ellerini birleştirerek masaya doğru eğildi.

“Birazdan bir göreve gideceksiniz.”Gideceğiz değil gideceksiniz demişti.Bundan on dakika öncesinde bir mesajla hepimizi buraya toplamıştı.

“Gideceksiniz ama bu sefer ben yanınızda olmayacağım.”Neden diye soracaktım ki zaten açıklayacağını düşünerek sessiz kaldım.Araz devam etti.

”Benim bir eğitim görevim var bu yüzden aranızda olmayacağım ama sizi uzaktan takip etmeye çalışacağım.Bensizde yapabileceğinize inanıyorum.”Nedendir bilinmez arazın olmadığı bir görev bana çekici gelmemişti.Aksine bu durumdan hiç hoşlanmamıştım.

”Alıp getirmeniz gereken iki adam var.Dosyalara bakabilirsiniz,hatırlarsanız esir düştüğüm zamanda öldürdüğüm bir örgüt kurucusu vardı.Bu adamlar da onunla bağı olan adamlar.Sizden çok dikkatli olmanızı ve bana sağ salim dönmenizi istiyorum.Şimdi hazırlanmak için dağılabilirsiniz.Çok vaktiniz yok haberiniz olsun.”Dosyaları biraz inceledikten sonra toparlanıp odadan çıkmıştık.Herkes önden giderken ben arazla arkadan ilerliyordum.

“Keşke sende gelseydin.Sensiz göreve gidecek olmak çok garip hissettiriyor.”

”Şöyle düşün güzelim,bundan bir yıl öncede bensiz gidiyorsun göreve.Geçmişe kısa bir yolculuk gibi hayal et.”Oflayarak yanaklarımı şişirdim.

”Geçmişe bakmayı sevmiyorum sen yanımdayken daha güzel.”

”Bence şuan sizinle gelmem için benim kanıma giriyorsun.”

”Alakası yok.”Alakası vardı ama oyunumu bozacak değildim.Arazın gelemeyeceğini biliyordum ama yapıyordum işte.

”Öyle olsun üsteğmenim,buyurun geçin içeri.”Koğuşun kapısını benim için açınca önden ben arkadan da o girdi.Herkes dolaplarına geçmiş çantalarını hazırlıyordu.Bende kendi dolabıma ilerleyip sırt çantamı çıkardım.Araz da tek omzunu dolaba yaslayarak kollarını göğsünde bağladı ve beni izlemeye başladı.Böyle bile çok karizmatik gelmişti gözüme.

Tüm gereken malzemeleri çantaya yerleştirirken araz da beni izlemeyi bırakmış yardım ediyordu.Bu yüzden çantamı hazırlamam kısa sürmüştü.

Üzerime kamuflaj ceketimi giydikten sonra Çelik yeleğimi elime aldım.Araz kafamdan geçirmeme destek olmuştu.Eldivenlerimi de elime takarken araz kendi dolabından bir şey çıkarıp bana uzattı.

Bir fotoğraf.

İkimizin olduğu bir fotoğraf.

”Bunu da götür yanında.Belki beni özlersin diye veriyorum.Fotoğrafımı öpersin artık.”Fotoğrafı alırken biraz hüzünlenmiştim.Sanki uzun bir ayrılık yaşayacağız gibi hissettirmişti bu an bana.

Fotoğrafı alıp ön cebime yerleştirdim.Bıçaklarımı ve silahlarımı da yerine koyduğumda neredeyse hazırdım.Dolabımın içinde ki aynaya bakıp saçlarımı açtım.Tekrar toplayacaktım ki araz saçlarıma uzanarak bana engel oldu.Bir şey demeden saçlarımı örmeye başlayınca karşı çıkmadım.

Örgümün ucunu bağladıktan sonra aynadan bana baktı ve göz göze geldik.Güven vermek istercesine gülümsedim.Sonra ona dönüp sımsıkı sarıldım.Bir nedeni yoktu sadece içimden gelmişti ve yapmıştım.Oda bana sarıldı ve ben fırsattan istifade bol bol kokusunu içime çektim.

Sonra ondan ayrılıp kar maskemi elime aldım ve yüzüme geçirdim.Onun üstüne de kaskımı takıp çantamı sırtıma taktım.Artık hazırdım ama gitmek istemiyordum.Fakat gitmeliydim çünkü konu vatanımdı.

Herkes odadan çıkarken bende kapıya yönelmiştim ki araz kolumu tutarak beni durdurdu.

”Bak bana güzelim,”dedi yüzümü avuçları arasına alarak.”Yapamayacağınız bir görev değil,size olan inancım tam.Ben olmadığım için emir komuta sende.Ne yapıp yapmayacağını çok iyi biliyorsun.Dikkatinin dağılmasına izin verme ve beni telaşlandırmadan dön.Telsizler sürekli aktif olacak tamam mı ?”

”Tamam komutanım ya,sizde beni iyice çömez sandınız.Siz yokken biz vardık buralarda.”diye havalara girdim.Eğilip açıkta kalan alnıma uzun bir öpücük kondurdu.Gülümseyerek çıktık odadan.

Helikopter geldiğinde arazla gözlerimizle vedalaştık.Helikopter havalandığında durgun bir şekilde camdan bakıyordum.

”Ama komutanım sırf sevgiliniz yok diye bize surat asmayın bari.”diye benimle uğraştı Yiğithan.Haklı olduğu için gülümsedim.

”Ne surat asacağım ya ?Gayet mutluyum bir kere.”Pinokyo olacağım birazdan!

“Özlediniz mi liderlik yapmayı komutanım ?”diye sordu Kaan konuyu değiştirerek.

”Ya ya ne demezsin baya özledim.Sizlere emir vermek benim en büyük eğlencem.”dedim abartılı bir şekilde.Gülüşmeler eksilmiyor,herkes kendi arasında sohbet ediyordu.Bugün arabamızda Arende vardı.Şaşırtıcı olan şu ki bazen yapılan şakalara o da gülüyordu.Demek ki yavaş yavaş açılıyordu.

Helikopterden indiğimizde cebimde ki haritalardan koordinatlara bir kez daha göz gezdirdim.Yürüyerek katetmemiz gereken belli bir mesafe vardı.

”Yuvadan sancağa,sesim size ulaşıyor mu ?”Telsizden arazın sesini duyduğunda hemen tuşa basıp konuştum.

”İzre’den yuvaya.Evet sesinizi duyuyoruz.”

”Güzel,birazdan kapatmak zorunda kalacağım ama son bir kez sizinle iletişim kurayım dedim.Haritadan iyice bakın gideceğiniz yere.Bir binanın içine gireceksiniz bu yüzden dikkatli olun.Size güveniyorum bana sağlam bir şekilde dönmezseniz elimden çekeceğiniz var.”

”Emredersiniz komutanım.”dedim gülümseyerek.Telsizle iletişim bittiğinde onu cebime koyarak haritaya son kez göz atıp onu da cebime koydum.Time bakıp elimle gideceğimiz yönü işaret ettim ve tek sıra halinde ilerlemeye başladık.

******
Yarım Saat Sonra

Arasına girdiğim çalılara iyice yerleşerek silahımı yere sabitledim ve dürbününden binayı gözetlemeye başladım.Hedefe on metre uzaklıktaydık ve saklanıyorduk.

Binanın dışında çok fazla koruma yoktu.Ele başları öldükten sonra tüm varlıklarını kaybetmiş olmalıydılar.

“Şimdi planı anlatıyorum güzel dinleyin.Kara ve Şahin burada durup gözetleme yapacaksınız.Burçe,Korkut,Pençe,Tunç,Gölge bu noktada bizim işimiz zorlaşıyor.Sessizce içeri sızmaya çalışacağız.Dışarıda adam az ama içeride ki durum ne bilmiyoruz.Bu yüzden en küçük hataya bile yer yok.Bu konuda anlaştığımızı umuyorum.İçeride hedefler dışında gördüğünüz herkese sıkmak serbest.Allah yardımcımız olsun.”

Nişancılar hariç saklandığımız yerden çıkarak temkinli adımlarla ilerledik.Dışarıdaki adamları biz değil nişancılar öldürecekti.Onlara yaklaştığımızda bir köşeye saklandık.Elimi kulaklığıma götürüp emrimi verdim.

”Kara ve Şahin,atış serbest.”Susturucu silahla dikkat çekmeden ön tarafta ki yedi adamı indirdiler.Hızlı adımlarla girişe doğru ilerledim.Ön tarafta olduğu gibi arka tarafta da adamlar vardı.

”Arka tarafı da halledin,biz içeri gireceğiz.”diye bilgi verdim kısaca.Cesetlerin yanından geçerken iki tanesinden yedek silah almıştım.Ne olur ne olmaz tedbir önemliydi.

Girişin içine doğru kafamı uzatıp baktım.Upuzun ve sessiz sedasız bir koridor vardı.

”Arka tarafı da hallettik komutanım,”dedi Kara.Ona bir şey demeden koridorun içinde ilerlemeye başladım.Hem hızlı hem sessizdik.Özelliğimizde buydu zaten.

Koridorun sonuna geldiğimizde bir merdiven karşıladı bizi.Bu katta hiç oda bulunmaması şaşırtıcıydı.Merdivenleri çıkıp ikinci kata vardığımızda bu sefer üç oda vardı burada.Arkama dönüp üç kişiye baktım.

“Korkut,Burçe ve Gölge siz bu kattan sorumlusunuz.Ben ve Pençe üst kata çıkıyoruz,iyice temiz olduğuna emin olduğunuz zaman yukarı gelin.”Kafalarını sallayarak emrimi onayladılar.Onları bırakıp üst kata ilerledim.Pençe de arkamdan beni takip ediyordu.Merdivenlerin sonuna gelir gelmez bu katta ki konuşma sesleri duyulmaya başladı.

”Türkler her an ensemize çökebilir,”diyordu aksanı bozuk bir adam.”İşimizi şansa mı bırakacağız Carlos ?Zaten battıkça battık bırakalım şu işleri.”Hemen ardından diğer adamın sesi duyuldu.

”Olmaz Leon,istiyorsan sen ***** olup gidebilirsin ama benim almam gereken bir intikam var.Türkler benim tüm yatırımımı patlattılar bende onların kafasını patlattığımda görüşeceğiz.”

Patlatılan şu yatırımların Arazın sebep olduğu patlamada ki mallar olduğunu anlamak kanımın donmasına sebep olmuştu.Bu itler birnevi arazın peşindelerdi.

”Hazır ol Pençe giriyoruz,”diye fısıldadım Pençeye doğru.Bu katta tek bir oda bulunuyordu zaten.Odanın kapısına vardığımda sert bir tekme vurdum kapıya.

Kapı açıldığında içerideki adamlar irkilerek bize doğru baktı.Ben manyak bir şekilde gülümseyip silahı anında kafalarına doğrulttum.Odada üç kişilerdi ve iki tanesi yakalamamız gereken adamlardı.

Bizi gören adamlardan birisi ellerini havaya kaldırarak korku dolu gözlerle baktı.Masada oturan ise çok daha rahattı bu yüzden sakince arkasına yaslandı.Diğer adamla işimiz olmadığı için umursamadım direk sıktım kafasına.Telaşlı herif yani Leon,korkudan titremeye başlarken Carlos cesede dönüp bakmamıştı bile.Meydan okuyan bakışları bizim üzerimizdeydi.

”Demek geldiniz,”dedi pis bir sırıtışla.”Bende diyordum ki bu Türkler nerede kaldı ?Meğersem inlerinden çıkmaya yeni tenezzül etmişler.”Yiğithan benden önce davranarak adama doğru iki adım atmıştı ki silahımla durdurdum onu.

”Kurt darlandı,itleri geberteyim dedi çıkıp geldik.Özlemişsindir bizi.”

”Çok,”dedi yalancı bir samimiyetle.”Ama sizi böyle sade karşılayacağımızı düşünmemiştiniz herhalde.”Ben henüz ne olduğunu kavrayamadan eliyle tek bir işaret yaptı ve odanın içinde ki dolaptan üç adam,perdenin arkasından iki adam çıktı.

Kahretsin işte bunu hesaplamamıştım!

Binada sadece altı kişiydik ve onlar şuan sayıca bizden fazlaydı.Bu da yetmiyormuş gibi bu odada sadece ben ve yiğit vardık.Hızla kafamda bir plan kurmaya çalıştım ama dikkatim çok dağılmıştı.

Dikkatini hiçbir şeyin dağıtmasına izin verme diyen arazın sesi yankılandı kulağımda.Ona şuan ne kadar ihtiyacım olduğunu fark ettim.O olsa hepimizin güvende olduğuna inancım tam olurdu ama şuan ne yapacağımı bilmiyordum.

”Ulan sen bizi böyle korkutacağını mı sandın ?”diye sordum çenemi kaldırarak.”Yiğitseniz gelin dövüşelim.”

”Ayıp oluyor komutanım,”dedi Yiğithan üzülmüş bir sesle.”Burada bir yiğit var oda benim.Şu yer bezleriyle aynı kefeye girmem.”

”Haklısın aslanım,”dedim gözlerim önümde ki adamayken.”Kusura bakma.Kendimi affettirmek için bunlardan iki tanesini sana öldürmen için hediye ediyorum.”

Onunla dalga geçmemiz Carlosu delirtmiş olmalı ki öfkeyle yumruğunu masaya vurdu.

“Çok özgüvenlisin komutan.Ama biraz ciddiyete mi dönsek ?Şuan elimdesin.”

“Benimle düzgün konuş,”dedim bastıra bastıra.”Acımam sıkarım kafana,tek bir yanlış hareketine bakar.”

”Birazdan anlayacaksın çok üstten konuştuğunu.Ama öncesinde bir kaç misafirimizin daha gelmesi gerekiyor.”Ben kim diye sorgulayamadan odanın açık kapısından içeriye Burçe,Korkut,Gölge ve Tunç girdi.

”Komutanım aşağısı temiz-“demeye kalmadan adamları gören Korkut öylece kalmıştı.Yüzü gerilirken silahını aldığı gibi adamlardan birisine doğrulttu.

”Niye bekliyoruz komutanım,sıkalım kafalarına.”Bu kadar basit değildi işte.Karşımdaki adamın tepkilerine bakılırsa bizi tuzağa çekmişti ve planı vardı.En küçük hatalı hamlem hepimizin hayatına mal olabilirdi ve ben bunu bir komutan olarak göze alamazdım.

”Bekle Korkut.”dedim sadece.O beni anlayacaktı ne de olsa.Daha fazla vakit kaybına gerek yoktu.Yediye karşı altı kişiydik.Tuzak olmayacağını bilsem bir saniye bile beklemez kafalarına sıkar kurtulurdum.

”E hadi ama komutan,daha ne kadar bekleyeceğiz seni ?Hamleni yap da başlatalım şovu.”Tuzak kurduğunu bu sözleriyle belli etmişti.Silahımın ucunu yere çevirdim.

”Başlat şovunu.Senden korkan senin gibi olsun.Alsancak için savaşıyoruz biz burada.”dedim vurgulayarak ve yüksek bir tonda konuşarak.Alsancak tim arasında ki bir koddu.Eğer Kaan yeterince dikkatle dinlediyse tehlikede olduğumuzu anlamış olmalıydı.

Odanın içerisine üç adam daha girdiğinde tim olarak bir çember oluşturduk ve sırt sırta verdik.İçeriye giren adamların ağzında maske vardı.Kısa bir göz gezdirmeden sonra odada ki biz hariç herkesin maske taktığını gördüm.Bundan sonra ne olacağını anlamak zor değildi.

”Solunum yoluyla zehir salacaklar,”dedim fısıltıyla karışık bir şekilde.Onların beni duyacağına inanıyordum.”Nefesinizi tutabildiğiniz kadar tutun.Ne kadar az hasarla çıkarsak o kadar kârdır.”Odanın kapısı kapandığında alttan bir sis gelmeye başladı.

Son bir nefes alarak nefesimi tuttum.Kaç dakika vereceklerdi bilmiyordum ama sıfır hasarla çıkmak zordu.Ne çeşit bir zehir olduğunu bilmiyorduk.

Odanın içerisi sis dolduğunda göz gözü görmez olmuştu.Bu sırada kulaklığım cızırdadı.

”Komutanım Şahin kafese girdi.”dedi Kaanın sesi.Kaanı da mı yakalamışlardı ?Başka bir şey diyemeden minik bir cızırtıyla iletişim kopmuştu.Kara neredeydi ?Kaan yakalanırken o neredeydi ?

Kaç dakika geçti bilmiyorum ama görüşüm kaymaya başlamıştı.Gözlerimi yumup açarak bu şeyden kurtulmaya çalıştım ama zordu.Nefessizlikte gittikçe zorlamaya başlamıştı.Biz bayılana kadar bunu devam ettireceklerdi belliki.

”Beni bul araz,”dedim kimsenin duymayacağı bir tonda.Belki hissederdi iyi olmadığımı.”Beni bul sevgilim.”Sonrası zifiri karanlıktı.

******

Gözlerimi açmak istedim ama göz kapaklarımın üzerine koca bir ağırlık çökmüş gibiydi.Bir kaç kez zorla açmayı denedikten sonra kısık da olsa açılmıştı.Görüşümün netleşmesini bekledim bir süre.Sonra etrafa göz gezdirdiğimde yanımda duran timimi fark ettim.Hepsinin kafası öne düşmüştü ve elleri ayakları bağlıydı.

Benim de öyleydi.

Neler yaşadığımızı hatırlayınca derince yutkundum.Boğazımda garip bir ağrı vardı ve sürekli öksürmek istiyordum.Bize soluttukları zehirden dolayı olmalıydı.Ne kadardır uyuduğumu bilmiyordum ama sırtım uyuşmuştu.

Odanın içerisinde sadece biz vardık.Başımızda birisi de yoktu.Kulağımda bir doluluk hissi aradım ama yoktu.Kulaklığımı almışlardı.Ceplerimde hafiflediğine göre telsiz silah bıçak hepsi onlardaydı.Çaresizce yanımda ki Sinan’a baktım.Yüzü bembeyaz kesilmişti.

Allah’ım diye dua ettim içimden.Ne olur onlara bir şey olmasın.Kardeşlerime bir şey olmasın sen koru onları yarabbim.

Suçlu olarak kendimi görüyordum.Bir tuzağı fark edemeyecek kadar aptaldım.Onlara bir şey olmadan buradan çıkmaları gerekiyordu.Bakışlarım tek tek hepsinin üzerinde gezindiğinde en sonda ki kaanı fark ettim.Onun yüzünün rengi daha yerindeydi ama kaşı ve dudağı patlamıştı.

Sonra bana kulaklıkta söylediği şeyi hatırladım.Kafese girdim demişti yani yakalandığını belirtmişti.Herkes buradayken Kara neredeydi ?Umarım bizim tuzakta olduğumuzu fark etmiştir.

Bir inleme sesi işittiğimde dönüp hepsine baktım uyanan kişi Anıldı.Kafasını hareket ettirdiğinde hissettiği ağrı ile suratını buruşturmuştu.Ağzımda bant olmadığı için rahatça konuştum.

”Tunç,”adını seslenmemle dönüp bana baktı.Yaşıyor olmam onu rahatlatmış olmalı ki bir nefes verdi.

”Komutanım ne oldu bize ?”

”Zehirin etkisi,”dedim kısaca.Burada dinleme cihazı bulunup bulunmadığını bilmediğim için şifreli cümleler kullanmaya çalıştım.”Şahin kafese girmiş acaba Kara da girdi mi ?”Ne olur ne olmaz diye kısık sesle konuşmuştum.

”Bilmiyorum komutanım ama bize verdikleri bu zıkkım bende hiç hafif etkiler yaratmıyor gibi.”dedi zorlukla nefes alarak.

”Nefesini tutmalıydın.”

”Fark edemedim komutanım.”

”Tamam sen çok konuşma.Nefesini boşa harcama ne olacağını bilmiyoruz.”diye uyardım onu.Öylece beklemeye başladık.Teker teker herkes uyanmaya başlıyordu.On dakika sonra hepimiz ayılmıştık.

”Ne yapacağız şimdi ?”diye sordu Korkut.Ne yapacağımızı bilmiyordum ama bir umut vardı.

”Tek umudumuz kara,”dedim bu yüzden.O sırada Şahin konuştu.

”Kara halledecek komutanım,güvenin ona.”dedi emin bir sesle.Ona ne olacağını soracaktım ki odanın kapısı açıldı ve içeri önce Carlos sonra da iki adam girdi.

”Vay vay vay uyanmışsınız bakıyorum da.Nasıldı rahat uyuyabildiniz mi ?”

”Ulan ben şimdi sana gösterirdim de uykuyu dua et ellerim bağlı.”dedi Korkut öfkeli bir sesle.Bunun karşılığında Carlos bir kahkaha attı.

”Bulunduğun konumda çok da iddialı konuşma sen.Bak sonra nişanlın üzülür arkandan.”dedi alayla.Yüzüklerden anlamış olmalıydı nişanlı olduklarını.Göktunç işin içine parla girdiği için kendisini sakinleştirmeye çalıştı.

”Evet,şimdi sizinle bir kutu açılımı yapacağız.Bakalım ne çıkacak bu kutudan ?”Adamın elinde ki kutuyu alıp kapağını açtı ve içine bakmaya başladı.Eline aldığı ilk şey bir hançerdi.Özel işlemeli bir hançer.

”Hmmmm,ay yıldız olan bir hançer.Kötü bir seçim bence ben beğenmedim.”diyip hançeri yere fırlattı.Yanımda gerilen Yiğithana bakınca anlamıştım hançerin ona ait olduğunu.Bu aptal adam bilerek bizim hassas noktalarımıza değinmeye çalışıyordu.Tamamen kendisini eğlendirmeye çalışıyordu.

Kutunun içinden bir başka şey çıkardığında bu bir bilezikti.Ucunda A harfi vardı ve bu bileziğin açelyaya ait olduğunu yani Kaanın olduğunu anlamak zor değildi.

”Basit ucuz bir şey işe yaramaz.”diyip onu da odanın bir köşesine fırlattı.Kaanın gözlerinden resmen alevler çıkıyordu.Adam elini kutunun içine daldırıp bir şey çıkardığında bunun arazla olan fotoğrafımız olduğunu anlayınca sertçe yutkundum.

”Ah bak işte bu en eğleneceğim,”dedikten sonra fotoğrafı çevirip bana gösterdi.Nefretle bakıyordum gözlerine.”Demek bizim kaçak komutanın sevgilisisin sen.”

”Düzgün konuş!”diye sesimi yükselttim.Sınırı aşarsa elimin kolumun bağlı oluşuna bakmazdım.

”Kızma ya hemen,nasıl bakalım sevgilin ?Malları patlattıktan sonra geldi mi keyfi yerine ?”dedi keyifle.Bu keyifin altında bir nefret yattığını anlamak zor değildi.Kutuyu bir kenara fırlatıp bana doğru yürüdü ve önümde çöktü.Suratına tükürmemek için kendimi zor tuttum.

”Uzak dur benden.”diyebildim sadece.Gülerek dibime girdi ve boynumda ki asker künyemin zincirini tuttuğu gibi sertçe kopardı.Künyemin o pis ellere değdiğini görünce öfkeyle suratına bir kafa attım.

Aldığı darbeyle geriye doğru sendeledi ama düşmeden elini yere koyarak destek sağladı kendisine.Sonra dönüp bana baktı.

”Bu yaptığının bir bedeli olacak.Ama ben bu bedeli sana değil o komutana keseceğim.Biraz da o delirsin.”dedikten sonra odadan çekip gitti.Künyemi de götürmüştü ve ben böyle kalmıştım ortada.Künyemi bir şekilde geri almam lazımdı.Yılların emeği vardı o künyede.

”İzre iyi misin ?”diye sordu çaresizce Burçe.İyi olmadığımı oda biliyordu.

”Az önce askerlik gururumu aldılar nasıl iyi olayım ?”demekten alıkoyamadım kendimi.

”Komutanım az daha dayanın,”diye konuştu Kaan odada yabancı olmadığı için.”Kara her şeyi halledecek inanın bana.Sadece bir kaç saate ihtiyacımız var.”

”O kadar-“dedikten sonra küçük bir öksürük krizine girdi Anıl.”O kadar vaktimiz var mı bilmiyoruz.”Haklıydı çünkü aldığımız zehir bize yavaş yavaş işliyordu.

”Kendinizi yormayın madem bir plan var işe yaramasını bekleyeceğiz bu adamların bize ne yapacağı belli değil o yüzden kendinize güç toplayın.”dedim ama nefessizlikten sonlara doğru sesim kısılmıştı.Kimse daha fazla kendisini yormadı sessizce beklemeye başladı.Benim tek düşüncem arazdı.Bir şeylerin yolunda gitmediğini anladığına emindim.Bizi bulmak için her şeyi yapacaktı ve benim en büyük umudum arazdı.

******
İlahi Bakış Açısı

”Yok abi yok ben timimden hiçbir şekilde haber alamıyorum kafayı yiyeceğim şimdi.”dedi araz odanın içinde volta atarken.Son bir saattir timine hiçbir şekilde ulaşamıyordu ve şuana kadar çoktan gelmiş olmaları gerekiyordu.

”Oğlum sabahtan beri söylemekten dilimde tüy bitti ama bir dur artık ya!Alacağız onlardan haber.”dedi demir son bir saattir tekrarladığı şeylerin aynısını söylerken.

”Papağan gibi aynı şeyleri sayıklayıp durma lan bak görmüyor musun Minela beni bu kadar habersiz bırakmazdı.Başlarına bir şey geldi başka bir açıklaması yok.”Hızlı adımlarla ilerleyip pencereyi açtı ve soğuk havadan bir iki nefes çekti.Yeterli gelmediği için üniformasının yakasında ki iki düşmeyi açtı.Hala kalbindeki yangın dinmek bilmiyordu.

Odanın kapısı açıldığında içeriye Ural albay girdi.Yüzündeki endişe fark edilmeyecek gibi değildi.

”Baba ne oldu bir haber alabildiniz mi ?”diye sordu hemen demir Alp.O da kız kardeşi için endişeliydi.

“Hayır hiçbirinden haber yok.İletişim tamamen kopmuş.”Araz kendini daha fazla tutamadı ve sinirle yumruğunu duvara geçirdi.

”Hepsi benim yüzümden,ulan ben daha kendi timimden haber alamıyorum daha onlara sahip çıkamadım.”dedi öfkeli nefesler eşliğinde.İçindeki acı anlatılamayacak gibiydi.Ural albay elini kalbine koyarak yavaşça sandalyeye oturdu.Bir tanecik kızı ortalarda yoktu.

”İyi misin baba ?”Sıkışan göğsüne rağmen kafasını salladı Ural.

”İyiyim sorun yok.”dedi.”Nerede olduklarınızı da bilmiyoruz.Eğer tuzağa düştülerse oradan çoktan uzaklaşmışlardır.Acilen harekete geçmemiz lazım,”Bu sözleri araz hitabendi çünkü askeri şuan yıkılmış bir şekilde duruyordu.

”Oğlum,”dedi babacan bir sesle.”Bak ben kızımı bilirim evlatlarımı bilirim.Onlar bizden destek bekliyorlardır.Topla kendini sen onların liderisin.Hazırlan sende git destek ekiplerle beraber.”

”Bende gideceğim.”dedi demir itiraz kabul etmeyecek bir sesle.Konu burada sevdikleriyken oturup bekleyecek değildi.

”Albayım ben çok çaresizim,”diyebildi araz sadece.”Onlar benim kardeşlerim içlerinde sevdiğim kadın var.Ben ilk defa böyle elim kolum bağlı hissediyorum.Ne yapacağım nasıl yapacağım bilmiyorum.Durumları ne onuda bilmiyorum.”

”Onlar sen esir düştüğünde yılmadılar oğlum.Hepsi her gün seni bulmak umuduyla çabaladı.Sen şimdi onları yalnız mı bırakacaksın ?Ayağa kalk ve destek ol.İnancını kaybetme.”

”Tamam albayım.Ekipler hazırsa yola çıkalım.Onları almadan gelmeye niyetim yok.”Ural babacan bir tavırla arazın omzuna iki defa vurdu.O sırada odanın kapısı çalmıştı ve içeri elinde bir paketle asker girdi.

”Albayım bu paket araz komutanıma geldi.Kimden geldi bilmiyoruz evsiz bir adam bırakıp gitti.İçinde ne olduğunu da bilmiyoruz.”Kaşlarını çatarak askerin elinden paketi çekip aldı Araz.

Paketi açtığında içinden bir kutu çıktı.Kutunun kapağını açtığında ise gördükleri donakalmasına sebep oldu.

Minelanın künyesiydi bu.

Kana bulanmış künyesi.

Kalbine yediği darbeyle olduğu yerde sendeledi.Künyeyi tutan eli titremeye başlamıştı.

”Bu minelanın künyesi mi ?”diye sordu künyeyi gören Demir.”Konuşsana lan!Onun değil desene!”diye öfkeyle bağırdı araza ama araz sadece künyeye odaklanmıştı.Kutunun içerisinde ki nota kaydı gözleri.

Biz timinle ve sevgilinle çok eğleniyoruz komutan.Aramıza katılmak için çok vaktin yok bilgin olsun.

Sinirle masadaki her şeyi eliyle yere itip büyük bir gürültünün kopmasına sebep oldu.

”Geberteceğim ulan bu herifi!Benim olanın canını yakmak neymiş göstereceğim!Onun her bir göz yaşının intikamını alacağım!”

Araz apar topar künyeyi cebine soktu ve odada ona dönen bakışlara net bir cevap verdi.

“Ekipler hemen şuan aşağı iniyorlar saniye bile beklemeyecekler.Hazırlan demir gidiyoruz.Albayım bizden haber bekleyin.Canımın canını yakmışlar o canları almadan dönmem!”

*******
Minela

Ne kadar süredir bu odada hapistik bilmiyordum.İçimdeki zehiri bilmediğim için uyumaya yanaşmıyorum ki uyumak da istemiyordum zaten.Öylece karşımda ki duvara bakıyordum.

“Üç buçuk saat oldu,”dedi Anıl sıkılmış bir sesle.

“Saydın mı lan ?”diye sordu Yiğithan şaşkınca.

”Yapacak başka bir iş mi var ?Saydım tabiki.Konuşturma beni saniyeler geçiyor.”

Anıl ve Yiğithan sessizliğe bürünürken bu sefer Parla konuştu.

”Haftasonu kendime gelinlik bakacaktım o da yalan oldu.”

”Bakacağız biz yine gelinlik.”diye diretti Göktunç.”Düşünme öyle şeyler buradan çıkacağız,düğünümüzü yapacağız.”

”Yapacaksınız tabi,”diye destekledim onları.”Ben daha teyze olacağım.”

”Komutanın biz birde sizin düğününüzde horon çekeceğiz.Araz komutanımızla anlaştık.”Hafifçe güldüm.

”Bana sormadan düğünümü mü planladınız siz ?”

”Valla komutanım sizden daha çok meraklı evlenmeye.Size tavsiyem onu çok bekletmeyin.”

”Beklesin canım işi ne ?Ben daha gençliğimin baharını yaşıyorum.”

”Kara bahar,”diye düzeltti Sinan.”Düşmanın elinde,küflü bir odada vatan uğruna savaşmak bizim baharımız.”

”Bu yolu sonuçlarını bile bile tercih ettik.”

”Pişmanda değiliz.”

”Değiliz.”diye onayladım onları.Pişman olacak olan kafasına sıksındı.

Odanın kapısı tekrar açıldığında içeri yine Carlos girmişti.Bu sefer elinde bir bilgisayarda vardı.Yine o iğrenç gülümsemesiyle baktı bize.

”Ben dedim ki benim misafirlerim kesin sıkılmıştır.Bunları biraz eğlendireyim bir film izleteyim.”Bilgisayarı hemen önümüzde ki sandalyeye koyup ekranını açtı.Bir videoya girdi ama başlatmadı.

”Şimdi ben sizin komutanı biraz delirttim.O delirirken sizin burada sakin durmanıza gönlüm el vermedi.Bu yüzden size bir film getirdim.Acı aşk dram kaos tüm duyguları hissedeceksiniz inanın bana.”Ne açacağını bilmiyordum ama açacağı şey normal bir şey olmayacaktı bundan emindim.Videoyu başlatmadan önce son kez bana baktı.

”Bu filmi saniyesini kaçırmadan izlemeni öneririm komutan.Başka yerde bulamazsın böylesini.”Bu sözleri gerilmeme sebep olmuştu.Videoyu başlatıp ekranın önünden çekildi ve böylece hepimiz videoyu görebildik.

Videonun ilk saniyeleri karanlıktı ama aydınlandığı an gördüklerimle kalbim duracak gibi oldu.

Arazdı bu.

Arazın esirken çektiği işkencelerin video kaydıydı.

Öyle sert yutkundumki bu sesi herkesin duyduğuna emindim.Gözlerim dolmamak için direniyordu.Video oynarken sesler de gelmeye başlamıştı.

”Söyle bakalım planınız ne ?”diye soruyordu karşısında ki adam.Arazın elleri tavana bağlıydı ve üzerinde bir şey yoktu.Altında sadece kamuflaj pantolonu vardı.Göğsünde kırbaç izlerine eşlik eden farklı yaralar vardı.Benim bakmaya korktuğum yaralar.

”Sanane lan it!”Arazın sert sesi boş odada yankılandığında hemen ardından bir kırbaç sesi daha duyuldu ve sonrasında acı dolu bir haykırış.Görmemek için kafamı sağa çevirdim ve timdekilerin bana çaresizce baktıklarını gördüm.

Carlos yanıma gelip diz çöktü ve çenemden tutup kafamı tekrar ekrana çevirdi.

”Kurallara uy komutan.Yoksa bozuşuruz.”Kuralları umrumda bile değildi.Karşımda sevdiğim adamın nasıl işkence çektiğini izliyordum.

Araz cevap vermeyince bir süre kırbaca devam ettiler.Sonra pes ettiklerini düşünmüştüm ki elektrik verdiklerini görünce göz yaşlarıma hakim olamadım.Neler çekmişti böyle ?Bu kadar detaylı anlatmamıştı bize.

”Kapat lan şunu!”diye bağırdı Göktunç dayanamayarak.Benim ne hale geldiğimi görüyordu.

“Niye ya bakın burası en eğlenceli kısmı.”Yaşlı gözlerimle tekrar ekrana baktığımda adamın elinde ki hançeri gördüm.Ben daha ne olduğunu anlayamadan yan karnına açılan kesikle araz acıyla bağırmıştı.

O izi hiç görmemiştim.Hastanedeyken ona o kadar odaklıydım ki karnında ki bu iz hiç dikkatimi çekmemişti.

Araz bu acıya dayanamadı ve bir süre sonra kafası öne doğru düştü.Acı dolu haykırışları kulaklarımdan silinmiyordu.Göz yaşlarımı durdurmuyordum çünkü şuan ağlamaya ihtiyacım vardı.

Ama en çok araza ihtiyacım vardı.

”Bence siz filmi anlamadınız.Bir kez daha izleyelim.”diyip videoyu başa sardı.Hiçbirimiz buna engel olamadık.Ben çaresizce sevdiğim adamın yıkılışını izledim.O benim için başka bir yerde yıkılırken ben onun için burada yıkılıyordum.

Zehirin etkisi artık tüm vücudumu ele geçirmiş gibiydi.Sık sık terliyor ve öksürüyordum.Odanın kapısı açıldığında içeri yapılı bir adam geldi.

”Kaldır bunları götürelim.Burada çok vakit geçirdik bizim için tehlikeli.Araçlar da hazır olsun.”Emri alan adam bize doğru yürüyüp önce benim yanına ulaştı.Arkaya ilerleyip elimi çözerken kulağıma fısıldadı.

”Geldiler,”Karanın sesini duyunca yüz ifademi sabit tutmak için çok uğraştım.Demek plan dedikleri şey buydu.Carlos odadan çıkıp gittiğinde rahatça kara konuştu.

”Hızlı olun çözelim sizi.Komutanım geldi fazla vakit yok gidelim.”

”Ze-zehir var vücudumuzda.”dedim zorlukla konuşarak.”Bir şey olursa ona göre dikkat edin.”

”Tamam hadi eli açık olan diğerini açsın hızlı olun hızlı!”Hemen birbirimizi çözmeye başladık.Görüşüm kayıyorken bu hiç kolay değildi.Hepimiz çözüldüğümüzde duvardan destek alarak kalkmaya çalıştım.Tüm direncim bitmiş gibi hissediyordum.

”Verdikleri zehire s!çayım hiçbiriniz ayakta duramıyorsunuz.”diye küfür etti kara.Duvardan desteği kesmeden ilerlemeye başladım.Kara önden ilerliyordu bizde arkasından geliyorduk.Merdivenleri inmek bizim için işkence gibiydi.Dışarıdan gelen silah sesleri bile net duyulmuyordu.

Zemin kata inip aydınlık çıkışa doğru ilerlemeye başladım.Kara neredeyse yığılacak olan anıla destek olmak için arkaya geçmişti şimdi en önde ben vardım.

Dışarı çıktığım an duvarla desteğim koptuğu için dengede durmakta zorlandım.Silah sesleri kesilmişti.Bir kaç adım attıktan sonra karşımda bana doğru koşan adamı gördüm.

”Minelam,”diye haykırışlarına cevap vermek için ağzımı açmıştım ki görüşüm tamamen karanlığa büründü ve vücudum direncini kaybedip yere yığıldı.

******

Ay bittiiiiii

Yazana kadar canım çıktı.Çok küçük bir ihtimal yarın bölüm gelmeyebilir çünkü bunu yazarken aşırı yoruldum.

Bölüm yorumlarınızı buraya alayım nasıldıııı

Sizce bu hikayenin en acı çeken karakteri kim ?

Aslında arazın delirdiği sahneleri detay detay yazacaktım da daha fazla beklemeyin diye kısa kestim.

Oy vermeyi ve yorum yapmayı unutmayın bekliyorummmmm

Sizi seviyorum))))

Yıldıza basmayı unutmayın ✨💕

Bölüm : 21.01.2026 21:17 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Biryazarımm / ALSANCAK / 72.Kara Bahar
Biryazarımm
ALSANCAK

76.51k Okunma

7.37k Oy

0 Takip
92
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...