104. Bölüm

76.Yağmurun Ardında Güneş

Biryazarımm
biryazarimm

Oy sınırı:50*

YAZIM HATALARI OLABİLİR KUSURA BAKMAYIN!

OY SINIRINI GEÇİN!

Merhabaaaaa

Saat çok geç biliyorum ama anca yetiştirdim.O yüzden hemen bölüme geçin ama öncesinde bir şey söyleyeceğim.

Bu bölümü uzun yazdım ve bunun sebebi bir okurum.Kendisi moralinin çok düşük olduğunu ve bölümü uzun yazıp yazamayacağımı sordu.Bende elbette ki vazifemi yerine getirdim ve uzun yazdım.O yüzden bu bölümü o okuruma armağan etmek istiyorum🎀❤️‍🔥🥀

O zammman size iyi okumalarrrr

*******
”Ay bana bir daralma geldi!Yeter diyorum ya bakın hastaneden çıkışım geldi ama hala aynısınız.”dedim boğazıma kadar çekilmiş fermuarı açarak.Bugün hastaneden çıkışım yapılmıştı ama ben sevgilimin ve abimin evhamlarında fenalık geçirecektim.

”Bağırma bak yine bayılacaksın!”dedi abim.Ne alakaydı yani tıp bilgisi sıfır olan bir adam konuşuyordu!

”Beş dakika içerisinde buradan çıkmazsam gerçekten o olacak!”dedim bir an önce bu kaosun sona ermesi için.Araz da bu sırada elinde bir çantayla banyodan çıkmıştı.Elinde ki çantayı abimin kucağına fırlatıp bir elini belime yerleştirdi.

”Hadi güzelim çıkalım.”Oflayarak ikisini de ardımda bırakarak odadan çıktım hemen.Bu ikili son zamanlarda feci derecede başımı ağrıtıyorlardı!Ben önden ilerlerken onların arkamdan gelen tartışma seslerini işitiyordum.Ne için tartıştıklarına kafa bile yormayacaktım çünkü ikisi de inat edince mantığı bir köşeye bırakıyordu.

Asansöre binip ikisinin gelmesini bekledim.Araz soluma abim sağıma geçmişti.İkisinin de cüssesi bana oranla çok büyük olduğu için aralarında korudukları bir kadın gibi kalmıştım.Resmen yanımda iki tane bodyguard gezdiriyordum.

Asansörden inip bahçeye ilerlediğimizde arabanın kaputuna yaslanmış bir şekilde beni bekleyen babamı gördüm.Son bir kaç gündür işlerinden dolayı şehir dışındaydı ve pek yanımda olamamıştı.Onu çok özlediğim için koşarak boynuna atlamaktan alı koyamadım kendimi.Beni aynı sevecenlikle sarıp sarmalamıştı.

”Geçmiş olsun prensesim,iyisin değil mi ?”

”Turp gibiyim baba,resmen yeniden dirildim.”Tebessüm ederek alnıma sıcak bir buse kondurduktan hemen sonra benim oturmam için arka koltuğun kapısını açmıştı.Babam ve ben arkaya otururken Araz ve Abim ön tarafta,abim sürücü koltuğundaydı.

Bende arkada babamın göğsüne yaslıydım.Evime gideceğim için o kadar mutluydum ki eve gidince yeri bile öpebilirdim.Bir an önce duş almak ve üzerimde ki bu hastane havasını atana kadar uyumak istiyordum.

”Canının istediği bir şey var mı Minela ?Gitmeden markete uğrayalım.”Babam da arabada olduğu için canım cicim laflarını bir köşeye kaldırmıştı.Başımı olumsuz anlamda salladım.”Beni evime götürün yeterli.”

”Lojmana gidiyoruz.”dedi o sırada babam.Neden böyle bir şey demişti bilmiyordum ama itiraz etmek için dudaklarımı araladım.Fakat babam itiraz edeceğimi anlayınca benden önce davrandı.

”Bir kaç gün ben sana kendi ellerimle bakacağım kızım,zaten günlerdir yanında değildim.”Bu açıdan haklı olduğu için itiraz etmek için uğraşmadım.Ama araz benim yanımda olamayacak mıydı ?

İçimdeki minik kız çocuğu arazın başımda benimle ilgilenmesini istiyordu ama babamın evindeyken bu pek mümkün değildi.Hem araz benimle ilgilenmesi gerektiği kadar ilgilenmişti.Benim doyumsuzluğumdan kaynaklanıyordu bunlar!

Ama böyle bir adama doyum olur mu ?

Olmuyordu valla.Hani kendimi dizginlemek için çok çabalamıştım ama gözlerinizin içine baka baka güzel sözler söyleyince ısıra ısıra sevesiniz geliyordu.

Ben içimde araza olan aşkımı gözden geçirirken çoktan lojmana giriş yapmıştık.Burası benim için çok farklı bir huzur taşıyordu çünkü mesleğimin ilk yıllarında kısacası toyluk döneminde tüm vaktim burada geçmişti.Tanıdığım bir sürü insan vardı üstelik tim arkadaşlarım da burada oturuyordu.Bazen acaba bende mi buraya taşınsam diye düşünüyordum fakat sonrasında arazla ilk tanıştığımız yerin şuanki evim olduğunu fark ediyor ve vazgeçiyordum.Ne olursa olsun bizim tüm anılarımız o binada gerçekleşmişti.Tartışmalarımız,ilk kavgamız,ilk göz süzmelerimiz,ilk iltifatlarımız ve daha niceleri…

”Minelam hadi gelmiyor musun ?”Araz benim kapımı açmış inmem için beni bekliyordu.Babam diğer kapıdan inmişti bile.Bende arazın bana uzattığı eli tutarak arabadan indim.Elimi hemen bırakmamıştı ki bırakacak gibi durmuyordu.En azından bu konuda çekinme gereği duymuyordu.

Kapının önünde durduğumuzda kapıyı açıp eve ilk giren kişi abimdi.Onun ardından ben hemen sonrasında da babam girmişti.Kapının ardında kalan araza beklentiyle baktım.Gelmesini istiyor muydun ?Evet.

”Ben gideyim o zaman,”diyebildi onay almak için.Onun da gitmek istemediğine emindim.Benden önce babam girdi söze.

”Gidebilirsin senlik bir durum kalmadı artık.”Babamın sesi normal zamanlara nazaran daha sert çıkmıştı.Bunun sebebini bilmiyordum ama hastaneye girdiğimden beri sanki babam araza karşı bir mesafe koymuştu.Yalnız kaldığımız zamanda bunu ona soracaktım.

”Tamam ben gidiyorum o zaman.Bir ihtiyacın olursa araman yeterli.”dedi bana samimi bir şekilde gülümseyerek.Asla modumun düşmesine izin vermiyor yüzünden gülümsemesini düşürmüyordu.

”İhtiyacı olursa babası burada.”Tek bir cümle ortamın buz kesmesine yeterli olmuştu.Ne benim ne de arazın bir şey demesine müsaade etmeden kapıyı kapatmıştı.Anlam veremediğim bakışlarım babamın üzerindeydi.

”Baba bu neydi şimdi ?Neden böyle bir şey yaptın ?”Sıkıntıyla yüzünü ovuşturarak içeriye gidince bende peşinden gittim.En azından bir açıklamaya ihtiyacım vardı.O koltuğa oturunca bende yanına oturdum.

”Seni dinliyorum baba ?”

”Ne duymak istiyorsun kızım ?”

”Araza neden böyle davrandığını!”

”Olması gerektiği gibi davranıyorum!Sınırını bilsin oda.”

”Hayır baba olması gerektiği gibi davranmıyorsun.Böyle değildiniz siz ne oldu da araza düşman oldun ?”

”Ulan neden acaba ?”diye yükselerek koltuktan fırladı.”Bu adamın düşmanları yüzünden benim kızıma zarar verdiler!Onun canla başla çalışarak kazandığı künyesine dokundular!Neden ?Çünkü peşine düştükleri bir komutanın sevgilisi olduğu için!”Bu sesler bir bir zihnimde yankılandı.Benim babam…bu sözleri nasıl söyleyebiliyordu ?

Onun gibi bende ayağa kalktım.Başımı dik tutarak karşısına dikilmiştim.”Baba sen ne dediğinin farkında mısın ?Arazın hiçbir suçu yok!Bunun ilişkimizle bir alakası da yok çünkü o adamların bize zarar vermesinin sebebi Türk askeri olmamızdı!Bunu en iyi sen biliyorken bu cümleleri nasıl kurabiliyorsun ya ?Beni iyileştiren adamın bende yara bıraktığını ima edemezsin bana,izin vermem!”

”İstediğini de ama benim kızım bir daha böyle şeyler yüzünden zarar görmeyecek!Aranıza mesafe koyacaksınız!”

”Ne ?Ne mesafesinden bahsediyorsun sen ya ?!Baba adam benim aşık olduğum kişi ya ben parmağımda onun yüzüğünü taşırken ne mesafesinden bahsediyorsun ?Arazın suçu yokken nasıl onu suçlarsın ?Baba araz o adamların elinde günlerce kaldı sayısız yara aldı!Onu suçlamaya nasıl vicdanın el veriyor ?Beni o kurtardı baba o kurtardı!Pusuya düşmemize sebep olan bendim dikkat hatası yaptım.Araza kimse suçlu diyemez!Bu kişi sen olsan dahi ben buna müsaade etmem!”

”Kız,bağır,çağır ama ben bu konuyu arazla da konuştum.”

”Baba bana şuan şaka yaptığını söyle.Gidip de araza aranıza mesafe koyun mu dedin ?Ben şuan seni tanımamıyorum baba sen benim arazla ne kadar mutlu olduğumu görmüyor musun ?Neden ya neden yaptın bunu ?”

”Seni yeri geldiğinde en büyük acından vuranda o değil miydi ?Yapma kızım,o adam da seni üzdü.”

”Üzdü!”diye bağırdım.”Üzdü ama toparladı.Sende şuan beni üzüyorsun ama toparlayabilecek misin bilmiyorum.Ben şuan hiçbir şey bilmiyorum baba.”Adeta koşarcasına odama gidip kapıyı kilitledim ve sırtımı kapıya yaslayarak yere çöküp ağlamaya başladım.Neden olmuştu bunlar ?

Babam kesinlikle haklı değildi.Arazın suçu asla yoktu ama babam ona yükleniyordu.Gidip onunla nasıl konuşmuştu kim bilir?Araz bana bunu hiç yansıtmamıştı ki!Moralim çok fazla düşmüştü ama odadan çıkmak ve birisinin yüzünü görmek dahi istemiyordum.

Sadece ona ihtiyacım vardı.

Cebimden telefonumu çıkararak titreyen parmaklarımla rehbere girip arazı aradım.Çok geçmeden telefonu açmıştı.

”Yavrum ne oldu ?Beni mi özledin hemen ?”Sesi benim aksime keyifliydi ama ben üzülmeyeyim diye böyle davrandığını biliyordum.Çünkü olanları bildiğimi henüz bilmiyordu.

”Araz,”dedim ağladığımı gizlemeden.”Neden bana söylemedin ?”Karşı tarafta kısa bir sessizlik oluştu.Taşlar şuan kafasında bir bir yerine oturuyor olmalıydı.

“Konuştu mı seninle ?”

”Konuştu tabi!”Keşke konuşmasaydı.”Sana söylediklerini bana da söyledi.Koca bir saçmalıktan ibaretti.Araz lütfen bu konuda babamın haklı olduğunu falan söyleme çünkü değil!Senin suçun falan yok anladın mı ?Eğer ki suçluyum dersen ikinizle de konuşmayı keserim anladın mı beni ?”

“Güzelim bir beni de mi dinlesen ?”

”Neredesin ?”diye sordum pat diye.Çok geçmeden cevap geldi.

“Yiğitlerdeyim,istersen gel yanıma biraz konuşalım.Olur mu güzelim ?”

“Tamam geliyorum.”Telefonu kapatıp çöktüğüm yerden kalktım.Kilidi çevirip kapıyı açtım ve sessiz bir şekilde odadan çıktım.Etraf boş görünüyordu.Kimseye haber vermeyi düşünmüyordum sonuçta merak eden arardı değil mi ?

Kapıyı açıp terlikleri giydim.Kapıyı kapatacaktım ki birden kapının arasına yerleşen abimle durmak zorunda kaldım.Kaşlarını çatmış bir şekilde bana bakıyordu.

”Nereye gidiyorsun abicim ?”

”Gidiyorum ama geleceğim.Ve geldiğimde her şeyi konuşacağız.”Abimin bu olanları bildiğini düşünmüyordum çünkü o illa ki bir tepki gösterirdi.Babamla kavga ederken o balkonda olduğu için duymamıştı da.

Beni daha fazla zorlamadı ve gitmeme müsaade etti.Merdivenleri hızlıca inip yiğitlerin dairesinin önüne geldim.Elimi kaldırıp alacaklı gibi kapıya vurmaya başladım.Kapı açıldığında karşımda duran kişi arazdı.Onu görmek tüm direncimi kırmaya yetmişti.Boynuna atlayıp ağlamaya başladım.

Bir şey demeden sadece benim sakinleşmem için saçlarımı okşadı.Belimden tutarak beni biraz havalandırdı,böylece yerle temasım kesilmişti.Kollarımı çekmeden ona sarılmaya devam ettim.İçeri geçip kapıyı kapattı ve bizi bir odaya götürdü.Odanın kapısını da kapatıp kilitledikten sonra öylece beklemeye başladı.Beklediği kişi bendim.

”Bırakmayacağım seni!”dedim boynuna daha sıkı sarılarak.”Mesafede koymayacağım yapışıp kalacağım!”Karşı çıkmadı veya itiraz etmedi.Sadece sessiz kalmayı tercih etti.Elleri ise hala belimdeydi.Kafamı geriye çekip yüzüne baktım.Dalgın bir şekilde boşluğa bakan bakışları bana dönmüştü.Uzun uzun yaşlı gözlerime baktı.

”Bırakma İzmir güzeli,ben seni ölüme kadar bırakmayacağım sende bırakma.”

”Niye bana bahsetmedin ?”diye sordum konuyu değiştirerek.Merak ediyordum nasıl bu kadar normal davranabilmişti ?

”Nasıl söyleyecektim Minela ?Sen zaten yeterince üzülmüştün bir de bunu söyleyip seni daha fazla üzemezdim.Gerçi ben daha geç öğrenirsin diye düşünmüştüm.Ama duyduğunda bu tepkiyi vereceğini biliyordum.”

”Tabikide bu tepkiyi vereceğim çünkü saçmalık anladın mı ?Ben buna karşı sessiz ve sakin kalamam.Sen her şeye boyun eğecek misin ?”

”Asla!”dedi anında.”Değil baban,feriştahı gelse beni bu davadan kimse vazgeçiremez.Ama senin dökülen bir damla yaşın beni yerle bir eder.Sırf sen üzülme diye bunu yapabilir-“Elimi hemen ağzına kapattım.O cümleyi tamamlamayacaktı.

”Yapamazsın!Bunu yapamazsın araz anladın mı ?Böyle bir şey yapmaya kalkışırsan yemin olsun kafana sıkarım anladın mı ?”Yüzünde çok ufak bir tebessüm belirdi.

”Zaten nasıl yapacağım ki ?Ben sana deli divane olmuşken bu nasıl olacak ?”

”Olmayacak!Bu kadar basit olmayacak diyorsam olmayacak!Delirmemi istemiyorsan rahat duracaksın.Babamın dediği saçma sapan şeyleri de konuşacağız!”Yüzünde ki tebessüm yerini sıkıntıya bıraktı.

”Minela sen henüz hiçbir şeyi bilmiyorsun ?Kayıp olduğun o kısa sürede neler yaşadığını bilmiyorsun.Babanın bunları söylemesinin bir sebebi var.Onu dinlemeden patlama olur mu ?”

”Ya böyle bir şeyin nasıl sebebi olabilir ya ?Hiçbir neden benim öfkemi dindirmez!”

”Olsun sen yine de nedenini babana sor istersen.”

”Hayır ben senden duymak istiyorum.Babamın sana neler söylediğini ve bunların sebebini anlat bana.”

”Yavrum babana sorman daha-“

”Ben sana sormak istiyorum.”Diye kestim sözünü.”Yüzünü görmeye katlandığım tek insan sensin şuan.O zaman bana anlatacaksın.”Pes etmiş olmalı ki kenarda ki koltuğa oturdu.Bende ilerleyip yanına oturdum ve onu dinlemeye başladım.

”Baban bana bunu söylediğinde bende senin gibi delirdim hiçbir yere sığamadım ama sonra sebebini öğrenince biraz olsun ona hak verdim.Minelam,senin künyen bizim elimize ulaştığında ben resmen aklımı kaybettim o yüzden direkt yola çıktım.Biliyorsun ki biz yoldayken kara bize haber verdi ve biz sizi öyle bulduk.Tabi bu sırada baban askeriyede kalmıştı.İşte o zaman diliminde de ona gizli numaradan bir fotoğraf gönderilmiş.Senin bilinçsiz olduğun ve boğazına bir bıçak dayalı olduğu bir fotoğraf.Altında ise askerinin sevgilisi fazla güzelmiş Albay.Askerini elden geçirdik şimdi onun sevgilisini de bulmuşken es geçmek olmaz değil mi ?yazıyormuş.Yani babanın bize bunu söylemesinin sebebi bu mesaj.Çünkü o mesajda ki tehdidin sebebi benim sevgilim olmandı.Baban seni korumak istiyor güzelim,o yüzden bu söylediklerinde haklı olabilir.”

Duyduklarımı bir süre düşündüm.Eminim ki babam o fotoğrafı gördüğü an acı çekmişti.Biraz düşününce onun da haklılık payı olduğunu anlamak zor değildi.Eğer altına öyle bir mesaj yazılmamış olsaydı babam araza bu kadar sinirli olmazdı.

“Tamam bak anlıyorum ama yine de seni suçlamasını doğru bulmuyorum.Mesafe koyun demesini de aynı şekilde.Babam sana bunu dediğinde sen nasıl bir tepki verdin ?”diye sordum merakla.Şuan sakin duruyordu ama o an nasıl karşıladığını merak ediyordum.

”Madem bu kadar merak ediyorsun o zaman anlatıyorum dinle bakalım.”Merakla onu dinlemeye koyuldum.

*******
Flashback Sahne

Araz ve Ural

Ayağını ritmik bir şekilde sallarken olması gerektiğinden çok daha fazla gergindi Ural.Bunun sebebi bir gün önce ansızın aldığı ve canının çok yandığı o fotoğraftı.Kızının rehin alındığı fotoğraf.

Koridorun ucunda araz belirdi.O da gergindi çünkü Ural onu buraya çağırırken sesi çok sinirli geliyordu.Araz fazlasıyla yorgundu ama bunu dile getirecek birisi değildi.Minelası bulunmuştu ya ondan mutlusu yoktu.

Gelip Ural’ın karşısında durduğunda Ural yavaşça başını yerden kaldırmış ve askerine bakmıştı.Bu adama güveniyordu ve kızını ona emanet ettiği için pişman değildi ama…aldığı o mesaj bazı şeylerin zedelenmesine sebep olmuştu.

”Buyurun albayım beni çağırdınız,bir sorun mı var ?”Ural ayağa kalkarak arazın karşısına dikildi.

”Evet bir sorun var Yüzbaşı.Hemde çok büyük bir sorun.”Telefonun ekranını araza çevirdiğinde arazın bakışları oraya kaymıştı.Gördüğü resimle sertçe yutkundu.Öyle can acıtan bir resimdi ki arazın tüm mutluluğu uçup gitmişti.

”Bu,bu ne albayım ?”

”Kızımın rehin olduğu fotoğraf!”dedi Ural sert sesiyle.”Sırf peşlerine düştükleri komutanım sevgilisi olduğu için kızımın boğazına bıçak dayamışlar.”

Araz bir şey diyemedi sadece öylece bekledi.O fotoğraf ve o mesaj…gerçekten suçlu olabilir miydi ?

”Kızım az kalsın senin yüzünden zarar görecekti .”diye devam etti Ural.”Ve ben kızımın zarar görmesine müsaade edecek bir baba değilim.O yüzden kızımla arana mesafe koyacaksın.”Son cümle arazın kaşlarını çatmasına sebep olmuştu.

”Ne mesafesinden bahsediyorsunuz komutanım ?Biz bir yola girdik farkındaysanız.”

”O zaman biraz bekleyin,”dedi Ural pes etmeden.”Kızımla arana mesafe koyacaksın ta ki tüm tehlikeler geçene kadar.Gerekirse o yüzüğü de çıkarır eline veririm ama kızımla aranızdaki şeyi askıya alacaksınız.”Bu sözler Araz için çektiği acılardan çok daha ağırdı.Yine de başını eğmedi.

”Kusura bakmayın komutanım ama ben bu emrinize asla ve asla uymayacağımı belirtmek isterim.Bahsettiğiniz kişi benim sevdiğim,ileride ki eşim.Böyle bir şey yapıp ne Minelayı ne de kendimi üzmem!Bana istediğinizi yapın ama ben kızınızdan uzak durmam:Ve sizde biliyorsunuz ki o da benden uzak durmaz.Ha benim yüzümden tehlikeye giriyorsa ben bunu da engellerim.Canımı veririm ama onun canım yanmasına izin vermem!”

******
”Yaaaa gerçekten böyle mi dedin ?”diye sordum erimiş bakışlarımla.Araz bana olayı anlatırken son kısıma yani babama cevap verdiği kısıma gelmişti ama ben duyduklarımla resmen bir kere daha aşık olmuştum.

”Tabi dedim yavrum,kimse seni benden kolay kolay ayıramaz.”Sevinçle ona sarıldım.İçim ferahlamıştı ve kendimi çok daha iyi hissediyordum.Onun kokusunu soluyunca mayışmıştım.

Tabi mayışırdım!Uyutmamışlardı ki!

”Ben gitsem iyi olacak yoksa şurada uyuyakalacağım.”

”Benim evim olsa sorun yok,ama şuan gitmeni tercih ederim.”Kaşlarım sorgulayıcı bir tavırla havalandı.”Sebep ?”

”Şimdi güzelim şöyle ki,burası yiğithan ve anılın evi.Ve onlar pek sessiz kalan insanlar değiller.Hata şuan seslerinin çıkmamasına ben bile şaşkınım.”

”Benim geleceğimi biliyorlar mıydı ?”Kafasını hayır anlamında iki yana salladı.”O zaman ben onlara görünmeden gitsem iyi olacak.Yoksa sen onların diline düşeceksin gibi hissettim.”Yanılmadığım için bu sözlerime güldü.Ayağa kalkıp kilidi çevirdim ve kapıyı araladım.Araz hemen arkamdaydı.

Kapıyı açtığımda karşımda gördüğüm kişi yiğithan oldu.

Hoooop yine böldüm cjsmdlla

Aman canım bu sefer bir şey yok.Sadece oy atmayanlar oy atabilir mi acaba???
Ben bu bölümü yazarken çok zorlandım o yüzden rica ediyorum bu sefer sınırı geçin.

Eli yumruk halinde havada kalmıştı beni görünce.Bir bana bir de araza bakıyordu.Yüzünde ki şaşkınlık ise gülmeme sebep olmuştu.

”Komutanım,”Yüzünü buruşturarak kendisini düzeltti.”Aman komutanlarım,ne yapıyorsunuz siz bu odada ?Hemde kapı kilitliyken ?”

Çok iyi bir soruydu.Ama sorulmaması gereken bir soruydu.

”Sanane lan!”dedi Araz arkamdan çıkıp önüme geçerken.Artık onun heybeti tüm görüş açımı kapatmıştı.Kapıyı tamamen açıp onun yanında yerimi aldım.

”Hoşgeldiniz bu arada komutanım.”dedi bana hitaben.Sonra araza çevirdi bakışlarını.”Araz komutanım biz acıktık!”

Bu sahneye bir kahkaha patlatmamak için zor durdum.Yiğithan küçük çocuklar gibi araza acıktığını mı söylüyordu ?Araz da komik bulmuş olmalı ki güldü.”Gidin kendinize yemek yapın oğlum banane ?Hem benim işim var.”

”Ama komutanım,”diye itiraz etti Yiğithan.”Biz size evimizin kapısını açtık.Birde biz hastaneden daha yeni çıktık nasıl yemek yapalım ?Hadi be komutanların kralı!”Araz cıkladı.”Yeterince ikna olmadım.”

Yiğithanın bakışları bu sefer araz ile benim aramda gidip geldi.Yüzündeki sinsi ifade rahat durmayacağının simgesiydi elbette.

”Eğer bize yemek yapmazsanız albaya onun kızıyla aynı odada kalıp kapıyı kilitlediğinizi söylerim!”İkimizde aynı şokla yiğithana baktık.O ne demekti pardon ??

”Ulan sen dayak mı istiyorsun ?Ne diyorsun lan ?”

”Valla komutanım güzellikle yapmadınız bende tehdit ederim.Albayım bunu duyduğunda eminim ki sizinle güzel bir konuşma yapacaktır.”Araz yiğithanın üzerine yürümek için bir hamle yapmıştı ki araya girerek engel oldum.

”Yiğithan bence sen artık sus.Canım sende yemek yap şunlara aç kalmasınlar.Hem bende çok acıktım.”diye ekledim ikna olması için.Öfkeli gözleri hala yiğithandaydı.Ama sonra derin bir nefes alıp bana baktı böylece gözlerinde ki öfkede silinmişti.

“Yaparım güzelim,sen acıktıysan yaparım hiç sorun değil.”

”Bizde açız komutanım.”diye eklemeyi unutmadı Yiğithan.

”Valla çok açız.”dedi ortama yeni gelen Anıl.O henüz bizim kadar iyileşmemişti ama ısrarla hastaneden çıkmak istemişti.Ama görünen o ki hızlı toparlıyordu.

”Tamam Minela sen benimle gel mutfağa.Sizde mutfak haricinde nereye gidiyorsanız defolun.”dedi kibar bir şekilde.Biz mutfağa ilerlerken yiğithan arkadan bağırdı.

”Şu bize yaptığınız özel tosttan istiyoruz komutanım.”

”Zıkkım ye!”diye söylendi araz ağzının içinde.Ama ben çok farklı bir noktada takılı kalmıştım.

”Sürekli yaptığın özel tost mu ?Senin özel tostun mu var ?”diye sordum mutfağa girdiğimiz sırada.O çoktan buzdolabına doğru ilerlemişti.Sanırım malzemeli çıkarıyordu.

”Öyle arada yaptığım bir tarif diyelim.”dedi sadece.Bana hiç yapmamıştı o tarifi.Üstelik yiğithana bile yapmışken!

”Hmm anladım.”diye karşılık verdim.Bana niye özel tost yapmamıştı ki ?Ben özel değil miydim ?Somurtarak sandalyelerden birisine oturdum.Araz çıkardığı malzemeleri ince ince doğramaya başlamıştı.Yanağımı yumruğuma yaslayarak masayı izlemeye başladım.Bakmayacaktım ona!

”Sanada yarım ekmek yapıyorum güzelim ,yeter değil mi ?”

”Ben yemeyeceğim.”dedim birden.”Sen git yiğithanlara yap benim canım istemedi.”Az önce açım derken şimdi bunu demem garipti.Ama trip attığımı anlıyor olması lazımdı.

”Yavrum sen sana hiç yapmamış olmama mı takıldın ?”

”Ne takılacağım ?Olabilir öyle şeyler.”Olamazdı!

Elindeki şeyleri bırakıp masanın etrafında dolandı ve hemen yanıma geldi.Suratımı diğer tarafa çevirdim.Hafif bir gülme sesi yükseldi ondan.Tabiki eğleniyordu bu hallerimle.

”Yavrum,bu tostun öyle özel bir yanı yok ki.Dümdüz tost,ayrıca ben bunu isteyen herkese yapıyorum.”

”Öyle mi Araz efendi ?Tamam ya sen isteyen herkese yapmaya devam et!Minela kim ki zaten ?!”Sinirli sinirli söylediklerime karşılık olarak yanağıma derin bir öpücük bırakınca tüm dikkatim dağıldı.Ne güzel öpmüştü öyle ya ?

”Öpme şöyle.”dedim ama sırıtmaktan geri duramıyordum.

”Kızım ben sana kurban olurum ya!Şu hayatta ki yaşama sebebim oldun sen benim!Nazlı nazlı bakma bana öyle,yoksa uslu durmam.”Kıkırdadım bu sözlerine.İşte benim trip sürem de bu kadardı arkadaşlar.Ama bana ponçik ponçik bakıyordu ben ne yapayım ?

”Tamam sen git şimdi yemek hazırla.Ben açım.”dedim ve benim sesime eşlik eden şey midemden yükselen sesler oldu.Araz bu halime gülerek tekrar işinin başına döndü.Bende bu sefer onu izlemeye başladım.Reklamlarda ki biscolata erkeklerine taş çıkartacak bir sevgilim vardı.

Her şeyi hallettiğinde mutfağı mis kokular sarmıştı.Araz tostları tost makinesinden çıkarıp tabaklara yerleştirdi.Bir yandan da yiğithanlara seslenmişti.Mutfağın kapısı açıldığında içeri sadece yiğithan ve Anıl girer sanmıştım ama yanılmıştım.

Tüm tim olarak orduca gelmişlerdi.

Onları gören araz sinirle soludu.”Ulan sizin burada ne işiniz var ?”En önde yürüyen yiğithan keyifle sırıtıyordu.”Şimdi kokmuştur diye onlarda çağırdım komutanım.İyi yapmışım değil mi ?”Araz her an elinde ki maşayı yiğithana fırlatacak gibi duruyordu.Bu esnada araya girme gereği duydum.

”İyi yapmışsın yiğithan çok iyi yapmışsın.Sizde ayakta kalmayın geçin oturun.Yemek yiyelim beraber.”Arazın yaptığı tostlar kime yetecekti bilmiyorum ama bu işin sorumlusu olan yiğithan bu sorunu da çözerdi artık.

Hepimiz zar zor masaya sığdığımızda araz parçalara böldüğü tostları masaya koydu.Anıl’da fırsattan istifade çay demlemişti.Bir kaç kahvaltılık malzeme daha çıkardığımızda basit ama güzel bir sofra olmuştu.

”Hadi afiyet olsun.”dedi Araz ortaya.Hepimiz yemeye başlarken ben ilk önce tostun tadına baktım.Daha önde yediğim hiçbir tosta benzemiyordu ve tadı çok çok güzeldi.

”Ellerine sağlık aşkım.”dedim sessiz kalamayarak.Araz bu sırada kendi tostunu yiyordu ama ona kurduğum cümleyle öksürmeye başladı.Hemen ayağına kalkıp sırtına vurdum.Suratı kızarmıştı ama nedeni neydi bilmiyorum.

”Utanmayın komutanım ya,biz bizeyiz.”dedi Göktunç arazla dalga geçerek.Bugün benim sevgilimin üzerine üzerine yürüyorlardı.Daha fazla onunla uğraşmasınlar diye sofranın geri kalanında sessiz kalmayı tercih ettim.Ben yedikçe araz önüme bir şey koyuyordu.Ama yediğimiz bu yemekten çok keyif almıştım çünkü bir arada olmak hoşuma gitmişti.

Herkes yemeği bitirdiğinde sofrayı toplama görevi erkeklere kalmıştı.Araz özellikle Yiğithan ve göktunca bunu emretmişti.Sadece toplamakla kalmayacak,bulaşıkları da yıkayacaklardı.Onlar mutfakta işlerine devam ederken bizde salona geçmiştik.Ben evden ayrılalı iki saati buluyordu ve ne babam ne de abim aramamıştı.Abim zaten bir yere gittiğimi biliyordu ama babam neden hiç aramamıştı ki ?

”Ne düşünüyorsun Minelam ?”diye sordu araz.Öylece dalmış olmam dikkatimi çekmiş olmalıydı.Saklama gereksinimi duymadan içimden geçeni söyledim.

”Babamı düşünüyorum.Buraya geldiğimden beri hiç aramadı.Bana kızgın mı acaba ?”

”Kızgın değildir,”dedi Araz benim rahatlamam için.”Sadece düşünüyordur doğru mu yaptım yanlış mı yaptım diye.Ayrıca abinin haberi varsa söylemiştir buraya geldiğini.Başka yere gitmeyeceğini bilirler herhalde.”

”Aslında bir yere daha gidebilirim.”dedim.”Annemin mezarına gidebilirim çünkü ben her sıkıştığımda oraya giderim.”Oda bunu biliyordu çünkü öncesinde beni kırdığı zaman oraya gitmiştim ve oda gelip annemle konuşmuştu.

Annemi ne kadar özlediğimi fark edince elimde ki çay bardağını bir kenara bırakıp ayağa kalktım.

”Araz ben…ben annemin yanına gideceğim.Bir iki saate dönerim.”Beklemeden montumu alıp çıktım.Ayağımda terliklerim vardı ama yapacak bir şey yoktu.Fakat arabamın anahtarı da yoktu.Üzülerek geri dönecektim ki araz belirdi karşımda.Elinde arabanın anahtarını tutuyordu.

”Benim arabam senin emrine amadedir güzelim.Beni çok özletmeden gel olur mu ?”Boynuna sarılıp kokusunu içime çektim.Her anımda yanında olması bana asla engel olmaması beni ona bağlıyordu.Elinde ki anahtarı alıp ona el salladım ve merdivenleri koşarak indim.Arabaya bindiğimde içerisi buram buram Araz kokuyordu.

Bu gülümsememe sebep olurken arabayı çalıştırıp yola koyuldum.Annemin yanına gidip biraz olsun nefes almak istiyordum.Araz benim tüm dertlerimi hallettiği için anneme gitmeyeli uzun zaman olmuştu.Bundan dolayı kendimi mahcup hissediyordum.

Mezarlığa gelince arabayı durdurdum ve kendimi hazır hissettiğim an aşağı indim.Hava henüz kararmamıştı ama birazdan kararırdı.Mezarlığın içerisinde yürürken etraf sessizdi.Yanımda eşarp yoktu ama üzerimde ki kıyafetin şapkasını kafama geçirmiştim.

Annemin mezarlığının başında durduğumda ne yapacağımı bilemedim.Yere eğilip elimi mezar taşına koyduğumda hissettiğim soğukluk ürpermeme sebep oldu.

Annem orada çok üşümüştür şimdi.

Küçük Minelanın hüngür hüngür ağladığı gerçekti bu.

Toprağına yerleştirdiğim çiçeklerin çoğu solmuştu.Bunun için kendimden utandım çünkü anneme verdiğim değeri gösteremeyecek kadar acizdim.

”Özür dilerim anneciğim,”diye başladım konuşmaya.”Uzun bir süredir senin yanına gelemedim,çiçeklerin solmasına sebep oldun.Bunun için beni affedersin dimi ?Bence affedersin çünkü ben senin biricik kızının.Keşle yine bana benim biricik kızım diyebilsen anne.Sesini duymaya o kadar hasretim ki.Beni seven bir sürü insan var ama senin yerin dolmuyor.Babam…anne babam beni çok kızdırdı.”diye şikayet etmeye başladım.

”Evet Yıldızım,ben güzel kızımızı çok kızdırdım.”Aniden babamın sesini duyunca toparlanma ihtiyacı hissettim.Neden gelmişti ve benim buraya geleceğimi nasıl anlamıştı ?

Kalkmak istediğimde izin vermedi ve oda benim yanıma çöktü.Elinde bir buket çiçek tutuyordu.

”Hemde öyle böyle değil çok çok kızdırdı.”diye şikayetime devam etme kararı aldım.”Neymiş efendim ?Kocam olacak adam bana zarar veriyormuş.Yok ya!”Kocam kelimesini duyan babam sakince boğazını temizledi.Omuz silktim çünkü kızgındım.

”Anne ben babama küsüm bu mesajımı ona ilet.Ben arazdan uzak durmayacağım o da benden ayrı kalmayacak.Bu kararımı da kimse değiştiremez!”

”Kızım,bak ben ne yapacağımı bilemedim çok sinirlendim.Sizi ayırmayı bende istemezdim ama sinirlenince aklıma başka bir seçenek gelmedi.O yüzden böyle oldu yoksa senin mutluluğun benim için elbette çok önemli.Affet beni kızım,senden böyle bir şey istememeliydim..”

”Ben seni tabiki de affederim baba ama o sözler gerçekten canımı yaktı.Lütfen beni bir daha arazdan vurma olur mu ?Ayrıca çok anlayışlı bir damada sahip olduğun içinde çok çok şanslısın.”Gülerek beni kendine çekti ve sımsıkı sarıldı.Babama dargın olduğum şu bir kaç saat bile bana bir asır gibi gelmişti.

”Eve gidelim mi artık ?”Önce çiçekleri alıp güzelce annemin mezarına yerleştirdim.Artık daha sık gelecektim buraya.İşimi bitirdikten sonra babama dönüp gülümsedim.Beraber çıkışa doğru yürümeye başladık.

Arabaya bindiğimizde bir sessizlik vardı ama ben istekli olduğum o konuyu belirterek bu sessizliği bozacaktım.

”O zaman şimdi arazın üzerine gitmek yok değil mi baba ?”diye sordum emin olmak için.Olumlu anlamda kafasını salladı.

”Canımı sıkmadığı sürece evet.”

”Of baba!Araz ne dersen de sana karşı çıkmıyor bile.Her zaman evet demelisin.”

”Geç babacım oraları geç.Var mı başka kuralın ?”

”Kuralım yok ama bir isteğim var.”Çok önemli bir istek baba.

”Nasıl bir istekmiş o ?”

”Baba bak öncelikle beni bölmeden dinle olur mu ?Bana hak vereceğine inanıyorum.”itiraz etmediğinde konuşmama devam ettim.”Babam,ben kaçırıldığım o süre zaafında çok düşündüm.Hayatımın nasıl olduğunu veya nasıl ilerlediğini düşündüm.En önemlisi ölümle nasıl burunburuna olduğumun farkına vardım.Kaybedecek zamanımın olmadığını,geçen her süreyi sevdiklerinle geçirmek istediğimi fark ettim.Hatta bunu fark etmek için çok geç bile kalmışım.Baba ben kendi ailemi kurmak istiyorum.Sende izin verirsen Araz beni istemeye gelsin.Sonra da nişanımızı yapalım.Olur mı ?”Araba ani fren sebebiyle durduğunda öne doğru sendeledim.Belki de bu konuyu arabada açmam iyi olmamıştı.

”Minela bu…bu çok zor bir karar.Ben nasıl buna evet diyeyim ?Ben seni vermek istemiyorum ki!”Bu gerçeğin bende farkındaydım ama farkında olduğum çok daha büyük bir gerçek vardı.

Ölüm.

”Babam,biliyorum beni vermek istemiyorsun ama ben gerçekten ailemi kurmak istiyorum.Bir gün yaşadıklarımı bir daha yaşadığımda keşke demek istemiyorum.Başardım,vaktimi onlara adadım demem istiyorum.Beni en iyi sen anlarsın baba.İzin ver istesinler beni.”Kafasını direksiyona yaslayarak bir kaç saniye bekledi.Bunun onun için ne kadar zor bir karar olduğunu tahmin edebiliyordum.

”İki hafta.”diyince anlamsız bir şekilde baktım suratına.

”Ne ?”

”İki hafta sonra gelsinler istesinler.”Sevinçle gözlerim açıldı.Babam devam etti.”Ama vereceğime dair bir söz vermiyorum.Sadece istemeye gelsinler.”Mutlulukla boynuna sarıldım.Bu da bir adımdı değil mi ?

”Ya baba çok teşekkür ederim!Sen benim biricik yakışıklı yaşlı kurtumsun!”Hala keyifsiz olmalı ki gülmüyordu.Ama ben hiç olmadığım kadar mutluydum.Geri yerime yerleştiğimde babam arabayı çalıştırdı ve yola devam etti.Arazın arabasını kullandığı için de azıcık somurtuyor olabilirdi.

Tekrar lojmana girdiğimizde seke seke indim arabadan.Hemen koşup araza bu haberi vermeliydim.Ben önden hızlı hızlı ilerlerken babam arkadan seslendi.

”Kızım bir dur,al anahtarı sahibine verirsin.”Geri dönüp anahtarı alırken gülümsemeyi de ihmal etmedim.”Tabi sonuçta bu benim müstakbel nişanlımın arabasının anahtarı.”Ne ?

”Ne ?”Babam da benimle aynı tepkiyi vermişti.Aceleyle toparlamaya çalıştım.

”Yok yani bana ben öyle bir şey demedim yok yok unut onu unut!”Sinirli olmasına rağmen gülünce rahatlayarak içeri girdim.Merdivenleri ikişer ikişer çıkıyordum.Babam benim yerime asansörü tercih etmişti.

Kapının önüne geldiğimde nefes nefeseydim.Kapıyı adeta yumruklarcasına çalmaya başladım.Kapıyı açan kişi yine Arazdı.Onu görünce sabah yaptığım gibi yine boynuna atladım ama bu sefer ağlayarak değil gülerek.

”Güzelim hoşgeldin.Ne oldu ne bu neşe ?”Birazdan ona söyleyeceğim şeyle eminim ki oda deli gibi mutlu olacaktı.Kollarımı ondan ayırmadan yüzüne sırıtarak bakmaya başladım.

”Sana bomba gibi bir haberim var!”

”Allahalla neymiş bu haber ?”

”Söyleyeyim mi ?Hazır mısın ?”Merakla kafasını salladı.

”Bak söylüyorum o zaman.”

”Yavrum söyle artık.”

”O zamannnn hazır ol çünkü iki hafta sonra beni istemeye geliyorsun!”Suratındaki ifade dondu kaldı.Belimde ki elleride gevşemişti.Bir kaç saniyenin ardından girdiği şoktan çıktı.

”N-ne nasıl yani ?”Heyecandan kekelemiş miydi o ?Heyecanını yerdim!

”Böyle yani.Dümdüz istemeye geleceksin işte.Babamdan izni aldım,iki hafta sonra gelmezsen darılırım yüzbaşı.”Bunları söyledikten sonra göz kırpmıştım.Yüzünde eşsiz bir tebessüm belirdi.

”Valla de.”

”Valla.”

”Allah be!”Bir anda bağırarak beni etrafında döndürmeye başlayınca sevinçle çığlık attım.En mutlu anlarımdan birisini yaşıyordum ve yine yanımda araz vardı.

Yanımızdan gelen alkış seslerini duyunca araz beni yere bıraktı.Bizi alkışlayanlar Yiğithan ve Anıldı ama ben çok utanmıştım.Yüzümü arazın göğsüne sakladığımda hepsi gülmüştü.

Ve ben yine ağladıktan sonra en güzel anımı yaşamayı başarmıştım.

*******
Üzüldükten sonra gülebilmek için Minela gibi olun okurlarım)))

Bölüm bittiiiiiiiii

Nasıldı beğendiniz mi ????

Bölüm yorumlarını buraya alayım.

Sizce Ural abarttı mı ?

Bu bölümde Demirin eksikliği çok fazla hissedildi benceeee

Peki son sahneye ne diyorsunuz ?

Baba-kız duygusal sahneleri beğendiniz mi ?

Peki Arazın her şeye rağmen anlayışla karşılıyor olması ???

Yorumları ve oyları bekliyorum.

Sizi seviyorum))))

Yıldıza basmayı unutmayın ✨💕

Bölüm : 07.02.2026 20:58 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Biryazarımm / ALSANCAK / 76.Yağmurun Ardında Güneş
Biryazarımm
ALSANCAK

76.51k Okunma

7.37k Oy

0 Takip
92
Bölümlü Kitap
Hikayeyi Paylaş
Loading...