
Merhabalarrr.Çok bir şey demeyeceğim direkt bölüme geçebilirsiniz ama OY VERMEYİ LÜTFEN UNUTMAYIN!!!!
******
Merdivenlerden inerken aceleci ama bir o kadar da keyifliydi Demir.Kız kardeşinin ve dostlarının başına gelen olaylardan dolayı ertelediği bir ceza vardı.
Balımın cezası.
Balımın şoförlük yapacağı serüvenin ilk gününe girmiş bulunmaktaydılar.Demir bu durumdan mutlu iken balım tam aksini yaşıyordu.
Kapıdan çıkar çıkmaz gördüğü şey o olmuştu.Arabanın kapısına yaslanmış,güzel çehresine hiç yakışmayan çatık kaşları ile kollarını göğsünde birleştirmiş bir balım duruyordu önünde.Ürkek bir insan olsa bu görüntüden çekinebilirdi ama ürkek değildi.Gözlerinin içine baka baka yürüyüp balımın tam karşısına durdu.
”E bir günaydın yok mu savcım ?”derken bile sakindi sesi.Ama balımın bağırarak cevap vermesi beklenmedik olmuştu.
”Yok sana günaydın falan!”diye başlamıştı dur durak bilmeyen sözlerine.Aynı asabilikle devam etti.”Neredesin sen ya ?Yarım saat önce bana hızlı gel acelem var dedin senin için buraya dikildim.Ama beyefendi yarım saattir inmek bilmedi.Çok merak ediyorum ne yaptın,makyaj mı ?Yoksa saç mı ?Oje de sürmüş olabilirsin belki dimi ?”Demir son sözlerden çok Senin için kısmına takılmıştı.Bunu dile getirmekten gocunmadı.
”Demek benim için sabahın köründe buraya dikildin öyle mi ?Sebep ?”Bu sözlerle öfkesi daha da harmanlanmıştı Balımın.
”Ya sen iyi misin ?Ne sebebi olacak ?Anlaşmamızdan dolayı geldim,kendi isteğimle gelecek halim yok ya!”
”Hiç mi yok ?”
”Yok!”Kafasını sağa eğerek kısa bir bakış attı demir.Bazen emin konuşmamak lazımdı değil mi ?Demir istifini bozmamaya özen gösterdi ve yine o alaycı ifadesini takındı.”Madem öyle,o zaman kapımı aç da gidelim.”
”Anlamadım ?”diye sordu balım şaşırarak.Ciddi anlamda anlamamıştı.
”Kapımı diyorum savcı hanım!Kapımı açarsanız bineceğim.”
”Yok daha neler ?!Sen beni uşağın falan mı sandın ?Benim sinirlerimi bozma bin arabaya yoksa basar giderim ceza falan da umurumda olmaz!”Demir daha fazla uğraşmak istemediği için ön koltuğa bindi.Sürücü koltuğunda tabi ki balım vardı.
Yol akıp giderken ikiside sessizdi.Balım bugün gireceği dava hakkında düşüncelerle boğuşuyor,Demir ona kaçamak bakışlar atıyordu.Balım zihninde ki düşüncelere o kadar odaklanmıştı ki demirin bakışlarını fark etmemişti bile.
Arabanın içini bir telefon melodisi doldurduğunda aramayı cevaplayan kişi Balım olmuştu.Yola bakmayı ihmal etmeden telefonu hoparlöre aldı.
”Savcım ?”
”Buyurun Cengiz Bey ?”
”Kusura bakmayın rahatsız ediyorum ama dava öncesi bir dosyaya göz atmam lazım.Bana o dosyanın fotoğrafını gönderme şansınız var mı ?Siz gelene kadar incelemeyi bitiririm.”
”Tabiki siz gerekli dosyayı bana mesaj olarak atın ben size fotoğrafları atarım.”Bunları söylerken arabayı kenara çekmişti Balım.Telefonu kapatıp arkada ki dosya çantasını açtı ve gereken dosyayı aramaya başladı.Stres yaptığı için elleri titriyordu ve dosyayı bulamıyordu.
”Sakin ol önce,”diye onu uyarma gereksinimi duydu Demir.Çünkü ona göre acele işe şeytan karışır sözü çok doğruydu.
”Ben gayet sakinim,”dedi Balım fakat hareketleri bunun tam tersini anlatıyordu.Yine de üstelemedi.Dosyalar iyice birbirine girerken aradığını bir türlü bulamamıştı.Birbirine giren dosyalara tekrar tekrar bakmaya devam etti.
”Çıldıracağım şimdi nerede bu dosya ?!Hepsine baktım ama yok ya inanamıyorum!”Demir sakince çantayı balımın elinden aldı.Biraz daha kurcalarsa her şey birbirine girecekti bu yüzden o bakacaktı çantaya.Çantanın içinde ki dosyalara tek tek bakmaya başladı ama gereken dosyayı oda bulamamıştı.Çantanın ağzını kapatarak balıma döndü.
”Burada dosya yok,bir yerde unutmuş olabilir misin ?”Balım ellerini saçlarından geçirerek kafasını geriye yasladı.Sonradan kafasına dank eden gerçekle anında demire döndü.
”Dağ evi!”
”Ne ?”
”Haftasonu dağ evinde çalışmıştım.Dosyayı orada unutmuş olmalıyım.Oraya gidip dosyayı almam lazım.”Bunları o kadar hızlı söylemiştim ki demir buna şaşırmadan edemedi.Ama karşı da çıkmadı.”Tamam o zaman gidelim dağ evine dosyanı al.”Tereddütle baktı balım.
”Olmaz,önce seni bırakacağım geç kalma.”Demir kol saatine baktı.
”Henüz vaktim var sorun olmaz.Hem dağ evine seninle gelmem daha iyi olur.”Arabayı çalıştırırken tek kaşı havalanmıştı balımın.
”Sebep ?”
”Dağ evi sonuçta.Hani tenha bir yerde olsa gerek.Ne olur ne olmaz diye bende olayım yanında.”Zamanı olsa kurcalardı ama şuan vakti yoktu balımın.Yola koyulurken bir yandan da telefonla Cengiz Beyi arayıp yaşadığı durumdan bahsetmişti.Şanslıydı ki dağ evi çok uzak da değildi ve davasının başlamasına çok vardı.Sadece demirin geç kalmasını istemediği için hızlı gidiyordu.
”Dağ evi sana mı ait ?”diye sordu Demir konu açmak amacıyla.Balımın bu gerginliğini almaktı niyeti.
”Evet bana ait.Genellikle davalar üzerine çalışırken oraya giderim,sessiz bir ortam iyi oluyor.”Küçük bir mırıltıyla onayladı demir.Yaklaşık on dakikadır yoldalardı ve şehirin çıkışına ulaşmışlardı.
”Hep yalnız mı gidiyorsun peki ?”
”Evet yalnız gidiyorum.Başka kimle gideceğim ki ?”
”Bilmem,yani herkesle gidebilirsin.Ailenle,arkadaşlarınla…sevgilinle.”
”Ailem burada değil,oraya götüreceğim yakın bir arkadaşım yok ve sevgilim de yok.Kısacası ben yalnız mutluyum.”
”Ama yalnızlıktan sıkılırsan ben gelebilirim seninle.”Bu cümleler demirin ağzından aniden çıkmıştı ve kısa bir sessizlik oluşmuştu.Hemen toparlamaya çalıştı.”Yani arkadaş olarak gelirim başka şekilde gelmem de.”Balım cevap vermeyince devam etti.
”Aslında sen Minela ile tanışsan iyi anlaşırsınız.İkinizdede aynı fenalık var gibi.”
”Minela ?O kim ?Sevgilin mi ?”Yok artık dercesine gözlerini büyüttü demir.
”Hayır tabikide.Kız kardeşim,kendisi yakında evleniyor.”Balım istemsizce güldüğünde demir ona bakmıştı ve o bakış balımı utandırmaya yetmişti.
”Yani şeyden güldüm ben,hani kardeşin bile evlenecek ama sen hala bekarsın falan ya.”
”Karşımıza güzel bir kadın çıkarsa bizde evleniriz savcım.Kaçırmayız yani.”
”Ya güzel bir kadın seni ne yapsın be ?”
”Neden öyle diyorsun ?Ben yakışıklı değil miyim ?”
”Yakışıklısın canım.”Ani bir şekilde sustu balım.Ne demişti o ?Asla isteyerek dememişti tamamen ağzından kaçırmıştı!Demire bakmaya bile çekiniyordu çünkü domatese döndüğüne emindi.
”Unut onu tamam mı ?Duymadın öyle bir şey!”Demir güldü sadece bu tepkiye.Normalde olsa uğraşırdı ama zaten yeterince gergindi.Bu yüzden çok fazla üstüne gitmedi.
Yaklaşık 10 dakika daha ilerlediklerinde dağ evine az bir yolları kalmıştı.Balım içerisinden şükürler ediyorken arabanın aniden durmasıyla ikisi de öne savruldu.Demir refleks olarak kolunu balımın kafasına uzatmıştı,çarpmaması için.Ama kemer taktıkları için ikisine de bir şey olmamıştı.İkisi de ne olduğunu anlamam için birbirine baktı fakat bir cevap alamadılar.
”Ne oldu tam olarak ?”diye sordu Balım.Tahmin ettiği şeyin olmasını istemiyordu.Eğer öyle olursa bitmişti!
”Dur inip bakayım.”Dedi Demir arabadan inerek.Önce lastikleri kontrol etti ama hepsi sağlamdı.İlerleyip ön kaputu açtığında yüzüne gelen ilk şey gri dumanlar olmuştu.Suratını buruşturarak geri çekildi.Bunu gören balım da hemen arabadan inmişti.
”Ne oldu ?Araba mı patlayacak ?”Önüne gelen dumanı eliyle uzaklaştırarak balıma doğru yaklaştı demir.
”Hayır savcım,araba patlamayacak.Ama dumanlara bakılırsa da araba çalışmayacak.”
”Of hayır ya!Ne yapacağım ben şimdi ?Taksi çağırayım bari.”Hemen telefonuna sarılıp taksi çağırdı ama karşılaştığı tek şey çekmeyen sinyallerdi.Öfkeyle ayağını yere vurdu.Dağ başı gibi ıssız bir yerde mahsur kalmışlardı.Bu yollardan daha önce defalarca geçmişti ama en azından o zamanlarda arabası çalışıyordu.Şimdi oda yoktu!
”Demir ne olacak telefonlarda çekmiyor ?Senin işe benimde davama yetişmem lazım ne yapacağız ?Aklım çalışmıyor şuan fikir ver!”Balımın aksine demir sakince arabanın kaputunu kapattı.Tamirden her ne kadar anlasa da şuan yapacağı pek bir şey yok gibi duruyordu.
”Buradan dağ evine yürüyerek ne kadar sürer ?”demekte buldu çareyi.
”Bilmiyorum ama arabayla on dakikalık yolumuz kalmıştı.Yürüyerek yarım saati bulur.”Bu mesafe demir için zor değildi ama balımı da düşünmesi lazımdı.Ayağında ki topuklu botlarla pek yürüyebileceğini düşünemiyordu.
”Sever misin yürümeyi ?”
”Saçmalama demir!Bu soğukta,bu kar da nasıl yürüyeceğiz ?Üstelik telefonda çekmiyor!”
”Dağ evine çok uzak değiliz.Hem orada telefon çekiyor diye düşünmekteyim.Yarım saat yürür,oraya gidince birisinden yardım isteriz.Ama yürüyemem dersen arabada oturalım.”Arabada oturmaları onlara hiçbir şey kazandırmayacaktı ve balım bunun farkındaydı.Önce arabanın kapısını açıp çantasını ve anahtarı aldı.Arka taraftan da bir çift eldiven ve iki çift şapka ile tekrar demirin karşısına geçti.
Şapkalardan siyah olanı kendi kafasına geçirip lacivert olanı demire uzattı.Madem yürüyeceklerdi o zaman onları sıcak tutacak şeyler lazımdı.Demir ona uzatılan şapkayı alma zahmetine girmeyince balım açıklama yaptı.
”O kadar yol yürüyeceğiz üşüme diye veriyorum.Hem benim şapkam bir yabancının değil yani.”Sorun şapkanın kimin olduğu değil şapkanın ucundan sarkan ponpondu.Demir bu şapkayı takmayı da düşünmüyordu.
”Takacak mısın takmayacak mısın ?”
”Takmayacağım.”
”Peki o zaman.”Balımın saniyeler içerisinde ayak ucunda yükselerek şapkayı demirin kafasına geçirmesi çok ani olmuştu.Demir elini kaldırıp çıkaracakken balım engel olmuştu.”Eğer o şapkayı çıkarırsan buraya otururum ve soğuktan donarım.Donayım mı demir ?”Sen iflah olmazsın bakışını atarak ilerlemeye başladı demir.Balımda hemen arkasından geliyordu.Bir süre sonra demir yavaşlayarak balımın öne geçmesini sağlamıştı ki onu koruyabilsin.
Demir rahat bir şekilde yürürken balım için aynı şey geçerli değildi.Ayağında ki topuklu botlar onu zorluyordu ve sürekli dengesi bozuluyordu.Dengesini sağlayıp bir kaç adım atmıştı ki attığı bir adım ayağının takılıp kaymasına sebep olmuştu.Dengesini koruyamayıp geriye doğru düşecekken bir el onu belinden kavradığı gibi kendisine çekmişti.
”Dikkat et savcım,dağ başında başıma bela açma benim.”Kendini toparlayarak demirin elinden kurtuldu ve ayağa kalktı.Az önce ki gereksiz yakınlık pek hoşuna gitmemişti.Ya da hoşuna gitmeyen şey aniden hızlanan kalp atışları da olabilirdi.Yine önden ilerlemek derdindeydi ki demir onun önünü keserek kolunu uzattı.
”Aynı hatayı bir kere daha yapmaya gerek yok değil mi ?Bence bu kaslı kolu geri çevirme.”Balım sakince demirin koluna girerken bakışlarını gözlerinden çekmedi.”Bu kola tutunuyorsam kendim içindir.Yoksa ben ne yapayım senin kaslı kolunu ?”Kendine göre makul bir açıklamaydı.
Yan yana değil kol kola bir şekilde ilermeye başladılar.Anın garipliğinin ikiside farkındaydı ama daha çok şaşırdıkları şey ikiside şuan çok huzurluydu.Böyle basit bir an nasıl buna sebep olabilirdi ?
Tabikide duygular sayesinde.
İtiraf etmeye cesaret edemedikleri şeyi yine içlerine gömdüler.Sessizlik içinde eve ulaşmak için ilerliyorlardı.Dakikalar sonra bir çeşmeyle karşılaştıklarında demir oraya ilerledi.”Biraz su için soluklanalım.”Önceliği balıma tanıdığı için balım avucuna aldığı suyu içip elini yüzünü yıkadı.Bu soğuk havaya rağmen bunu yapmak iyi gelmişti.Demirde çeşmeye yönelirken balım biraz ileriye,ağaçların arasına doğru baktı.
”Demir sen biraz soluklan,ben sinyal arayacağım.”
”Kendine dikkat et ve çok uzaklaşma.”Mırıltı halinde onaylayarak telefonunu çıkardı ve yürürken sinyal aramaya başladı.Ağaçların arasına çoktan girmişti.Belki yolda çekmeyen telefon burada çekerdi.Çok değil biraz daha ilerlemişti ki ilerideki çalılardan gelen ses onu durdurdu.Derin bir şekilde yutkunarak sağına soluna baktı.Çok mı ilerlemişti o ?
Eline alacak bir şey aradı fakat bulamadı.Çalıların arasından aniden bir şey fırlayınca çığlık atarak geldiği yolu tekrar koşarak geri dönmeye başladı.Çığlıkların hedefinde demir vardı.Balımın çığlığını işiten demir hemen ayaklanarak o yöne ilerleyecekti ki ağaçların arasında balım belirdi.Son sürat bir şekilde koşuyordu.Demiri fark edince ne yaptığını düşünmeden onun gövdesine sarıldı.
”Demir orada bir şey var,bir yaratık olabilir hemen gidelim buradan lütfen!”Demirin ceketinden tutup onu çekmeye çalıştı,aynı zamanda ondan ayrılmıyor dibine girdikçe giriyordu.
”Demir korkuyorum nolur gidelim.”
”Dur ben bir bakacağım.”
”Hayır izin vermiyorum gidemezsin!Hadi dönelim hemen!”Demir çaresiz bir şekilde baktı.Balım ona öyle sıkı sarılmıştı ki onun bile bırakası gelmemişti.Bir eli ürkekçe balımın beline yerleşirken diğeri saçlarına ulaşmıştı.
”Şşş,korkma Balım ben buradayım.Hem bir şey yok sen yanlış görmüşsündür.”Kafasını inatla iki yana salladı Balım.
”Hayır doğru gördüğüme eminim.”Demirden ayrılıp geri geri ormana doğru yürüdü.Amacı demire o şeyi gördüğü yeri göstermekti.Ama hiç beklemediği bir şey oldu.Geri geri yürüdüğü için arkasında ki büyük taşı görmedi ve ayağını sert bir şekilde çarparak yere düştü.Dudaklarından acı dolu bir ses yükseldi.Demir hemen balıma doğru koşup önüne çöktü.
“Balım,balım iyi misin ?Ulan ne diye geri geri gidiyorsun ?”
”Demir canım acıyor.”Gözleri dolmuştu.Demir bal rengi gözleri dolu dolu görünce eli ayağı titredi.Ne aptal bir histi bu böyle ?
”Tamam sakin ol ben iyileştireceğim seni.Burkulmuştur büyük ihtimalle.Zaten az bir yolumuz kaldı.”
”Ama ben böyle yürüyemem ki.”
”Ulan seni böyle yürüten demir, adam değildir ha!”Kaşları havalandı balımın.Söylenen sözler hoşuna gidiyordu ve buna engel olamıyordu.Aniden havalanınca ağzından bir nida firar etti.
Kendisi tam olarak demirin kucağındaydı.
”Ne yapıyorsun indir beni!”
”He indireyim de seke seke çık bu yolu.Kızım bir rahat dur da nereye gidiyorsak gidelim.”
”Of Demir of!”
”Seni taşıyan adama mı ofluyorsun ?O kadar kaslarımı yoruyorum senin için.”
”Yoruluyor musun demir ?Ağır geldim dimi ?Bence ben ineyim.”Balım inmek için hareketlenince demir daha sıkı tuttu.”Ağır falan değilsin,rahat dur savcı.”Yolun geri kalanını balım kafasını demirin omzuna yaslayarak geçirdi.Yorulmuştu ama demiri de yoruyordu.Bundan dolayı da büyük bir vicdan azabı çekiyordu.Balım sessiz bir şekilde gözlerini yumarken demir de bu sessizliği bozmamıştı.
Sonunda dağ evine vardıklarında bile Demir ses etmedi.Balımın gözleri hala kapalıydı ve uyuyor olabilirdi.Fakat kapının önüne geldiğinde uyandırmaktan başka çaresi kalmamıştı çünkü anahtar balımdaydı.Kucağında uyuyan kadına baktı.Nasıl uyandıracaktı ?Pat diye yere bırakmak gibi bir hayvanlık yapacak değildi.
”Balım uyansana,eve geldik.”Balım hafifçe kıpırdansa da uyanmadı.Çok derin bir uykuda değildi fakat olduğu konum rahattı.”Ulan savcı hanım yeriniz güzel olabilir ama kalksanız mı artık ?”Bu sefer ses tonu çok daha yüksekti.
Balım yavaşça gözlerini araladığında karşısında demiri görmeyi beklememişti.Yaşadığı kısa sürelik uykuda tüm yaşananları unutmuştu ama hatırlaması çok uzun sürmedi.Hemen kendisini aşağı attığında ayağında hissettiği sızıyla yere çöktü.
”Yapma şöyle fevri hareketler,canın yanıyor her seferinde.”Balımı belinden tutarak kaldırdı.Balım o sırada çantasında ki anahtarı çıkarıp evin kapısını açmıştı.Demir balıma verdiği desteği geri çekmeden içeri girmesinde yardımcı oldu.Kapıyı kapattıklarında evde ki sessizlikle baş başa kaldılar.
”Ben dosyayı alayım sonra çıkalım olur mu ?”
”Çıkamayız.”
”Neden ?”
”Önce ayağının biraz iyileşmesi lazım.”
”Sorun yok vakit kaybetmeyelim gidelim.”
”Tabi sen yattığın yeri rahat buldun,bir daha deneyimlenmek istiyorsun herhalde ?”Demirin belinde ki eline vurdu Balım.Seke seke ilerleyerek arasına mesafe koydu.Sonra duvardan destek olarak salona ilerledi.Bir yandan da ağzının içinde bir şeyler homurdanıyordu.
”Bana mutfaktan buz getirebilir misin ?Dolapta olması lazım.”Denileni ikiletmeden mutfağa ilerleyerek buz aldı demir.Yanına da bir bardak su almıştı.Salona girdiğinde balımın koltuklardan birinde yarı uzanır halde olduğunu gördü.
Suyu hemen köşede ki sehpaya bırakırken balımın önünde diz çökmesi beklenmedik olmuştu.Yavaşça ayakkabıyı çıkarak balımın ayağında ki küçük şişliğe baldı.”Ben şimdi buz koyacağım ama sen yine de bir hastaneye görün.Belki çatlamış olabilir.”
”Sen dur ben hallederim.”Öne eğilerek buzu ayağına kendi koyacakken demir buna da engel oldu.
”Önünde diz çöktüğüm ilk kadınsın savcı,rahat dur istersen.”Senin de ilklerin hiç bitmiyor ha diye söylendi içinden Balım.Bu kadar açık ve net konuşmasına gerek yoktu.Kalp vardı bizde kalp!
Demir buzu balımın ayağına yerleştirdikten sonra ayaklandı.Bu sessizlik ona güzel gelmemişti.Bir eli ensesine yerleşirken ne yapacağını bilmeyerek konuştu.
”Sen bu buzu bir süre ayağında tut,ben bir lavaboya gideyim.”Oysa ki lavabonun yerini bile bilmiyordu.Amacı bu gerici ortamdan sıyrılmaktı.Demir odadan çıkıp giderken balım arkasından tek bir kelime bile etmedi.O da kendini farklı hissediyordu ve tercihi sessiz kalmaktı.
”Of balım of,niye kafan karışıyor senin ?Adam sadece insanlık yapıp yardım etti niye bu kadar kurcalıyorsun.”Kurcalıyordu işte.Bunun tek bir sebebi vardı o da demirin söylediği üstü kapalı sözlerdi.
”Yok canım altında bir anlam yatmıyordur onların.Öylesine söylemiştir.”He canım he öylesine.Adam öylesine diyor ki önünde diz çöktüğüm tek kadınsın!
”Demedi bana öyle bir şey!”diye yükseldi kendi kendine.Demir onu böyle görse kesinlikle zır deli sanabilirdi.Bu yüzden kimle yaptığını bilmediği tartışmayı sonlandırdı.Çok geçmeden demir tekrar içeri girmişti.Bu sefer elinde bir meyve tabağı vardı.Tabağı fark eden balım sekteye uğramıştı.Kendine hazırlamıştır ya diye düşündü içinden.Fakat hemen kucağına bırakılan tabak bu tezi de çürütmüştü.
”Ye bunu biraz gücünü toparla.Ben arkadaşımı aradım bir saate gelir.O sırada iyice dinlensen iyi olur.”
”Teşekkür ederim.”diyebildi balım sadece.Demir yan tarafta ki koltuklara geçip oturmuştu.”Sadece bunun için değil her şey için teşekkür ederim.”
”Sen iyi ol da gerisi çok da tın değil.”Yine bir cümleyi daha ağzından kaçırmıştı.Gözleri balımın gözlerine değmedi bile.Bakacak cesaret henüz yoktu.
SADECE OKUYUP GEÇEN GÜZELLİK LÜTFEN OY VERMEYİ UNUTMAA!!
BİRDE BU HAFTA İÇİNDE NORMAL BÖLÜMDEN BAĞIMSIZ OLARAK RAMAZANA ÖZEL BÖLÜM GELECEK BURADAN DUYURULUR!!!!
”Ayva ister misin ?”diye sordu balım kibarlık yaparak.
”Ben zaten ayvayı yemişim.”diye mırıldandı demir ağzının içinde.”Hemde en ballı olanını.”
******
Minela
“Şuan var ya o kadar enerjiğim ki koşarak izmire gidebilirim.”diye abarttıkça abartan sumruya güldüm.Bugün yapacağım en önemli şeylerden birisi her daim gülmek ve mutlu olmaktı.Kızlarla toplanıp hem benim nişanıma elbise hemde parlaya bindallı ve gelinlik bakma kararı almıştık.Bunu çok son zamana bırakmıştık çünkü parlanın düğününe bir ay,benim ise nişanıma iki hafta kalmıştı.Yoğun ama tatlı bir tempoya girmiştik.
”Ya bana içime sinen bir elbise bulalım da gerisi hiç önemli değil.”Elbise konusunda zor beğenen bir insandım ve konu benim nişanımdı.Yani elbise seçeceğim süreçte çevremdekilere koca bir rahatsızlık verecektim.
”Ben gelinlik bulamazsam ne yapacağım bilmiyorum.”Bu konuda parlanın işi zordu çünkü ciddi anlamda bir ay kısa bir süreydi.Göz açıp kapayıncaya kadar geçerdi.
”En kötü çok iyi ve hızlı bir tasarımcı bulur ve tasarlatırız be parloş,moralleri bozmak yok.”Hepimize oranla çok çok pozitifti Sumru.Böyle yapınca doğal olarak bizde enerji alıyorduk ondan.
”Evet o zaman ilk hedefimiz neresi ?”
”Bacımsular şimdi siz bugün bana emanetsiniz.O yüzden ben size müthiş bir rota hazırladım.Gireceğimiz mağazalardan kıyafet almadan çıkmayacağınıza yüzde yüz eminim.”Umarım bizi sosyetenin göbeğinde ki bir mağazaya götürmezdi çünkü leoparlı veya tüylü bir şey giymeyi istemiyordum.
Bugün hepimiz sevdiceklerimizi bırakıp gelmiştik.Ben elbisemin araza sürpriz olmasını istediğim için onun gelmesine engel olmuştum.Gelmek için çok yalvarmıştı ama netice de benim cazibeme karşı koyamamıştı.İki hafta sonra nişan günümüzde elbisemi görebilirdi.
”O zaman hadi ilk buraya girerek başlayalım.”Hemen yanımızda duran mağazaya girdik.Çok büyük bir yer değildi ve aşırı şatafatlı elbiseler yoktu.Bu yönden mutluydum.Hepimiz anında mağazaya dağılırken benim ilk hedefim şık elbiselerin olduğu kısımdı.Çok fazla seçenek var gibi durmuyordu ama her an her şeyi beğenebilirdim.
Gözümü elbiselerde gezdirdim.Hepsi farklı renktelerdi ve klasik modellerdir.Sadece içlerinden birisi iddialıydı.Siyah bir elbiseydi ve askılıydı.Bacağında ise diz kapağına kadar ulaşan bir yırtmacı vardı.Aklıma giren tilkilere uymamak için hemen oradan uzaklaştım.Alıpta nişanımda giyeceğim bir elbise değildi çünkü pek dekolte sevmezdim.Ama bu fenalık yapmama engel değildi.
Pıtı pıtı sumrunun yanına ilerledim.O şimdi bana bir sürü elbise bulabilirdi ve böylece bir fikir sahibi olabilirdim.Kendisi de kendine elbise bakmakla meşguldü.
”Sumru ya bana bir kaç model seçsen de ben denesem olur mu ?”Gözleri öyle bir parladı ki sumrunun kıyafet aşkını bir kez daha anlamış oldum.Tam anlamıyla bir süslü kokoştu.
”Ay olmaz olur mı yavru kuşum ?Sen şimdi şu kabine geçip bekle ben hemen müthiş parçalar alıp geliyorum.”Dediğini dinleyip kabinlere ilerledim.Açelyanın da bir kabinde beklediğini görünce gülmeden edemedim.Anlaşılan elbise konusunda yardım isteyen tek kişi ben değildim.
Kabine girip perdeyi hafifçe çektim.Telefonumu çıkarıp mesajlara girdim.Arazdan hiçbir mesaj yoktu ama normaldi çünkü kızlarla olduğum için beni rahatsız etmek istemiyordu.Kabinin perdesi aralandığında elinde bir yığın elbiseyle duran Sumru ile karşılaştım.Elbiselerin hepsini kabinin içindeki askılığa astı.
”Bunların hepsini deniyorsun bebişkom,sonra da çıkıyorsun ve ben kombinelerine bakıyorum.”Hemen ardından perdeyi çekip kabinden çıktı.Askıda ki elbiselerin sayısı ne kadar bilmiyordum ama hiç de az durmuyorlardı.Beşten fazla bile olabilirdi.Elimi attığımda ilk gelen elbise pembe cici bir elbise olmuştu.Straplez bir elbiseydi ve en üst kısmında pembe bir tüy şerifi vardı.Elbisenin boyu ise uzundu.Ama straplez olması benim için bu elbiseyi direk elemişti çünkü sevmezdim.Yine de elbiseyi denedim.Vücudumu tam anlamıyla sarmıştı ve gerçekten tatlı bir elbiseydi.Ama açelyanın bu elbiseyi benden daha iyi taşıyacağına emindim.
Kabinden çıktığımda sumruyu karşıda ki koltuklarda açelyayı yorumlarken buldum.Ona da siyah bir elbise giydirmişti ama açelya elbiseden pek memnun gözükmüyordu.Adım seslerimi duyunca ikisi de dönüp bana baktı ve sumrudan bir ıslık sesi yükseldi.
”Offff bu ne güzellik be hatun ?Tam olarak yüzbaşıyı anladığım evredeyim.”Etrafımda bir tam tur dönerken göz devirmeyi unutmadım.
”Hiç güzel laf söyleme Sumru hanım çünkü bu elbise olmaz.Straplez sevmediğimi biliyorsun.”İkna etmek ister gibi ayağa kalkıp karşıma geçti.
”Ama hayatım bu senin nişanın belki de elbiseler konusunda yeni bir adım atman için işarettir.”
”Ay yok ben yeni adım falan istemiyorum.Hemen gidip çıkarıyorum bu elbiseyi!”Gitmeden önce açelyaya baktım.”Bu arada bu elbiseyi sen denemelisin açel.Kesinlikle mükemmel olacağına eminim.”Hemen ilerleyip kabine girdim.
Yine bakmadan elime bir elbise aldığımda gelen elbise koyu kahve tonlarındaydı.Daha düz kesim bir elbiseydi ve hiçbir özel yanı yoktu.Sadece yakasında minik taşlar işlenmişti.Yine kalın askılı bir elbiseydi ama kalıbı dar duruyordu.Bunu da giydiğimde aynadan kendime baktım.Bu elbise benim için…fazla dardı yani.Hiç rahat etmezdim böyle şeyleri giyerken.Nişanımda ise bir prenses gibi olmak istiyordum ama bu elbiseyle mümkün değildi.
Yine net kararımla çıktım kabinden.Bu sefer Sumru telefonu ile uğraşıyordu.Beni görünce gözleri kocaman açılmıştı.Hemen etrafa bakıp bana doğru koştu.
”Kızım bu elbise ne böyle ?Kimse görmeden çabuk gir kabine ulan araz duysa beni kesecek.”Anlamadığım cümle ile kaşlarımı çattım.Sumru zorla beni kabine sokup perdeyi çekti.Hemen ellerimi belime yerleştirerek ona baktım.
”Anlamadım Sumru ?Araz neden seni kesecek ?Üstelik araz ne giydiğimi nereden bilecek ?”
”Bak şimdi anlatıyorum dinle.Enişte bey seni sıkıştırmak istemediği için bana mesaj attı.”Bu noktada duraksayınca devam etmesi için elimle işaret ettim.”Sonra şey istedi işte,fotoğraf!”
”Ne fotoğrafı ?”
”Senin fotoğrafını kızım ne olacak ?Adama sürpriz olsun demişsin belli ki meraktan kudurmuş.O böyle diyince bende karşı çıkmadım ilk giydiğin elbiseyle fotoğrafını çekip attım.”
”Eee sonra ?”
”Ulan adam beş dakika boyunca senin fotoğrafını inceleyip cevap yazmadı.Valla has adam çıktı ha ya siz çok güzel bir çift oldunuz böyle Maşallah size!”Duygulu bir ana gibi baktı bana.İlişkimizin temelinde kendisinin çok desteği olmuştu.Özellikle benim aklıma arazı sokma konusunda etkisi muazzamdı.
”Yahu sen niye beni gizli gizli çekip adama atıyorsun ?Bilseydim poz verirdim kim bilir nasıl çıktım ?”
”Güzel çıkmıştın güzel.Ama şimdi bu elbiseyi sana benim verdiğimi duyarsa aramızda ki iş birliği bozulabilir bu yüzden bu elbise denenmedi okey ?”
”Niye ya kötü mü olmuş ?”Dedim kendimi süzerek.Fazla dar olması dışında bir sorun yoktu.
”Kızım ne kötüsü ?Müthiş ötesi bir şekilde taşımışsın elbiseyi.Araz belli etmiyor ama bu adam seni deli gibi kıskanıyor.Bununla onun karşısına çıkma ha fena olur.”Bundan sonra kıkır kıkır güldü.Demek araz efendi benden gizli işler çeviriyordu o zaman şimdi görecekti o!
”Ha yani o beni böyle görse kıskançlıktan kudurur yani öyle mi ?”
”Öyle öyle.”
”Tamam sen çık bende üzerimi değiştireyim madem.”dedim keyifle.Aklımda gezen tilkileri tam olarak şuan uygulama kararı almıştım.Sumru çıkınca getirdiği elbiseleri karıştırmaya başladım.Aradığım siyah elbiseyi bulunca ise yüzümde ise zafer gülümsemesi oluştu.
Üzerimde ki rahatsız edici elbiseyi çıkarıp siyah iddialı elbiseyi girdim.İlk defa böyle bir elbise giydiğim için nasıl desem..garip hissediyordum.Aynadan kendime baktığımda gördüklerime ben bile şaşırdım.
”Bak bakalım oyun oynamak nasıl oluyor araz efendi ?”Telefonumu elime alıp aynanın karşısına geçtim.Saçlarımı hafifçe karıştırarak serseri bir duruş verdim.Bir dizimi kırıp hafifçe öne koyduğumda dizime kadar gelen yırtmayan bacağımın belli bir kısmı gözükmüştü.Aynadan en etkileyici bakışlarımı kuşanarak bir kaç poz çektim.
Sonra hemen yanda ki tabureye oturup mesajlara girdim ve fotoğraflardan en iyi olanını seçip attım.Araz dönüş yapana kadar üzerimi değiştirebilirdim.Kalkıp kendi kıyafetlerimi giydim.Sumrunun getirdiği diğer kıyafetler de pek ilgimi çekmediği için denemeyecektim.Farklı bir yere gidecektim mecbur.
Üzerimi değiştirip telefonu tekrar aldığımda üst üste gelen bir kaç bildirimle karşılaşınca sırıttım.
Yeşil gözlüm:Yuh!
Yeşil gözlüm:Kızım kalbime mi indireceksin o ne öyle ?
Yeşil gözlüm:Niye yırtık elbise giyiyorsun sen yırtık olmayanı yok mu ?
Yeşil gözlüm:Ulan ateşi salıp kaçıp gittin.Böyle iş mi olur ateş parçası ?
Yeşil gözlüm:Bu elbiseyle dışarı çıktığını söylersen kalbime inecek.Lütfen bir tek ben görmüş olayım.
Yeşil gözlüm:Geliyorum.
Son mesajı okuyunca telaşla kalktım.Bunu hesaba katmamıştım.Ne gelmesiydi şimdi bu ?Ne yapmıştım ya alt üstü bir fotoğraf atmıştım.Hemen kabinden çıkıp sumrunun yanına ilerledim.Parla ve açelya da onun başına toplanmıştı.
”Kızlar araz geliyor!”
”Ay ne oldu niye geliyor ?Daha çıkalı yarım saat oldu.”
”Ondan dolayı değil şeyden dolayı geliyor.”
”Neyden ?”diye sordu açelya merakla.Yaşadığım utançtan dolayı ellerimle yüzümü kapattım.
”Ben buna fotoğraf atıp biraz kışkırtmış olabilirim.Geliyorum diye mesaj atmış.”Sumrudan keyifli bir kahkaha sesi yükseldi.
”İşte şimdi eğlence başlayacak.”
”Ya ne eğlencesi ?”diye yakındım.”Adam resmen kudurdu.Hayır aslında çok efendi birisi neden öyle oldu anlamadım!”
”Canım bu hayatta sessiz olandan korkacaksın demişler.”dedi Parla ama o da gülüyordu.Bende geçip yanlarına oturdum.Başa geleni çekecektik artık yapacak bir şey yok.
Aradan on dakika geçmişti ki mağazadan giren ekibi gördüm.Bizimkiler gelmişti.En önde araz ifadesiz bir şekilde yürüyordu.Hemen ayaklanıp ona doğru ilerledim.Beni gören ifadesi hafif bir tebessüme dönüşmüştü.Ne olursa olsun beni görünce gülümsemekten geri duramıyordu.
”Hoşgeldin canım.”Dememe kalmadan kolunu belime sararak kendine çekti.Sonra yanağıma bir öpücük bıraktı.
”Önce seninle bir hesaplaşalım İzmir güzeli.Sonra hoş mu değil mi bakarız.”Masum masum bakarak güldüm.Bunu yapmama dayanamadığını biliyordum.
Beni mağazanın çıkışına ilerletince dönüp kızlara baktım.Hepsi sevdiceğine kavuşmuştu ve bana bakıp sırıtan tek kişi sumruydu.Eğleniyordu benim bu halimle.
”Nereye gidiyoruz Çimen gözlüm ?”
”Yalnız kalacağımız bir yere.”
”Neden ?”Hemen dönüp bana baktı.
”Merak ettiğim bir iki soru var o kadar.”
”İyi gidelim madem.”Beni ilerletmesine engel olmadım.Dışarıya çıkıp arabanın yanına geldiğimizde insanlardan yeterince uzaklaşmıştık.
”Seni dinliyorum canım ?”
”Elbise çok yakışmıştı.”dedi aniden.”Çok çok yakışmıştı hatta o kadar yakışmıştı ki ben kıskançlıktan kafayı sıyırdım.O elbiseyle dışarı çıktın mı he benim güzelim ?”
”Çıksam ne olur ki ?”
”Tabikide hiçbir şey.”dedi doğal olarak.”Giyimine karışacak değilim ama kıskanıyorum be yavrum.Çıkmadım de ne olur.”
”Çıktım.”dedim inadına.Kısa bir sekteye uğrar gibi oldu.”Hatta rahat mı diye test etmek için tur da attım mağazada.”
”Kalbime indi tam olarak.”dedi dayanamayarak.Bir elini de kalbine yerleştirmişti.”Bir süre baygın kalmayı tercih ediyorum.”Gözlerini de yumunca kahkaha attım.
”Aşkım şaka yaptım ya niye çıkayım öyle dışarı ?Hem hiç benim tarzım da değil.Sırf sen sinirden kudur diye fotoğraf attım!”
”Büyük bir rahatlama geldi şuan.Anlatamam.”Gerçekten rahatlamış gibi surat ifadesi gevşemişti.
”Sen öyle sumrudan foto istersen bende asıl fotoğraf nasıl olurmuş gösteririm.”
”Yalnız fotoğraf çok güzeldi.”dedi sesini derinleştirerek.”Öyle böyle değil çok yakışmıştı.Bunun sebebi içinde ki mücevher de olabilir.”
”Ama daha elbise seçemedim.”dedim üzülerek.”Nişanıma pijamayla mı çıkayım ?”
”Yavrum daha yeni başladınız.Bulursun merak etme.”
“Bulamazsam beni zor alırsın ha!”
”O zaman gerekirse ülkede ki tüm kıyafetleri önüne sereceğim çünkü o nişan olacak!”
”Olsun!”dedim ona katılarak.
“Olacak tabi.Bana kalırsa yıldırım nikahıyla evlenmeliyiz.”
”Yok canım ben öyle kabul etmiyorum.Nişanım da olacak istemem de olacak.Kına gecem de olacak düğünüm de olacak!Hepsinin de tadını çıkaracağım.”
”Gelinlik denemeye ne zaman başlarsın ?”diye sordu merakla.Gözlerinde ki ışıltıda neyin nesiydi ?
”Bilmem yani bizim evlenmemize daha var.Düğüne bir iki ay kala bakarım.”
”Ona da çok var ama ya!”diye yakındı.Bunun sebebi evliliğe olan aşkı mı yoksa bana olan aşkı mı bilinmezdi.
”Neyse güzelim onu boş ver de benim sana bir sürprizim var.”
“Ne,ne oldu ?”
”Sağına bak anlarsın.”
Onun dediğini yapıp sağa baktığımda gördüklerim de donup kaldım.
İnanamıyorum!
******
Bittiiiiii
Sizce araz minelaya nasıl bir sürpriz yaptı ???
Bölümü beğendiniz mi ???
Demir balım sahneleri nasıldı ???
Bu arada siz nasılsınız ?
Gelecek bölümde neler olacak??
Ay ramazan nasıl gidiyor ???
Yorumlarınızın hepsini buraya bekliyorum biliyorsunuz yorum yapmanızı çok seviyorum cjsmxlal.
Oy vermeyi lütfen unutmayın!!!
Sizi seviyorum)))
YILDIZA BASMAYI UNUTMAYIN💕✨
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 76.51k Okunma |
7.37k Oy |
0 Takip |
92 Bölümlü Kitap |