
Kazım Bey, güçlükle nefes alırken Zümra’nın titreyen elini tutmaya çalıştı. Gözleri yaşlıydı; hem vurulmanın acısı hem de otuz yıllık yükün boşalmasıyla bakışları buğulanmıştı.
Kazım Bey: "Zümra... Kızım... Ben iyi bir adam olamadım. Seni ve anneni korumak için yalanlara sığındım. Bartu’yu kurtarmak için Alaz’ın hayatını çaldım. Ama inan bana... Tek derdim sizin yaşamınızdı."
Zümra: "Baba, nasıl yaparsın? Bir çocuğu ailesinden koparıp, diğerini sürgün etmek hangi adalete sığar? Biz senin itibarının gölgesinde bir yalanı yaşamışız!"
Kazım Bey: "Affet... Bartu’ya... Kardeşine iyi bak. O çok yaralı. Zümra, Güney’in elini bırakma... O senin tek gerçeğin."
Zümra, babasının gözlerindeki pişmanlığı görüyordu. Kalbi "affet" diyordu ama aklı bu kadar büyük bir ihaneti kabul edemiyordu. Tam o anda Kazım Bey’in elindeki güç çekildi ve gözleri ağır ağır kapandı.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.25k Okunma |
273 Oy |
0 Takip |
57 Bölümlü Kitap |