
Akşam olduğunda Zümra eve geçti. Odasına çekildiğinde içine düşen o tarif edilemez sıkıntı hala oradaydı. Pencereden Mardin’in ışıklarına baktı.
Zümra (İçinden): "Güney’i çok seviyorum. Babam onay verdi, annem mutlu... Ama Baran’ın o sözleri... 'Güney’in kim olduğunu öğrendiğinde' ne demek istedi? Güney benden bir şey mi saklıyor?"
O sırada telefonuna bir bildirim düştü. Tanımadığı bir numaradan bir fotoğraf gelmişti. Fotoğrafta Güney, Bartu ile bir köşede hararetli bir şekilde konuşuyordu. Altında ise tek bir not:
"Müstakbel kocanın Kara ailesiyle ne işi olduğunu sormak istemez misin öğretmen hanım? Güney sadece bir müdür değil, o bu düşmanlığın tam kalbinde."
Zümra’nın elindeki telefon yere düştü. Güney gerçekten de göründüğü kadar masum muydu? Yoksa o da mı bu büyük oyunun bir parçasıydı?
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.25k Okunma |
273 Oy |
0 Takip |
57 Bölümlü Kitap |