
Yeni bölüm geldi. Beğeni atıp yorum yapmayı unutmayın lütfen. Bu bölümde bol bol satır arası yorum okumak istiyorum.
Kitaptan haberdar olmak için Wattpad ve tiktok hesabımı takibe alın.
Tiktok 👇👇👇 hesabım.
fatma.uygun.wattp
Instagram 👇👇👇hesabım
https://www.instagram.com/haya.liyazar?igsh=aXB6dDBqeXdnMjlw
________________________________
Çaresizlik nasıl bir zorluk nasıl bir çıkmazdı. Kaçmak istesen kaçamazdın . Kaçmak istediğin herşey seninle gelir peşini bırakmazdı. Aden de öyle bir çıkılmaza girmiştiki debelendikçe dibe batıyordu.
Kaçmak istediği herşey ya pranga olup ayağına takılıyor tökezlemesine sebep oluyor yada peşinden geliyordu. İki araba arka arkaya çarşıya giriş yaptı . Çarşının girişindeki ilk otoparka arabaları park edip indiler arabadan. Çarşının içine doğru yürümeye başladılar. Büyükler önden gençler arkadan yürüyor Eslem hanım ve Şehnaz hanım alınacakların listesini konuşuyorlardı. Eyşan hanım ve Elzem hanım ise hasetlikle dinliyordu konuşmaları.
Dila ve Deva sohbet ediyor Erva ise sessiz bir şekilde konuşan ikilinin sohbetini dinleyerek ilerliyordu . Aden ,Barlas ve Ferman'ın arasında yürüyordu. Aslında Ferman nişan alış verişine gelmek istemiyordu ama Barlas ile Aden'i baş başa bırakmamak adına gelmişti.
Dün gece Barlas , Aden'i gözünün önünde kendisinin varlığını umursamadan öpüp tüm sinir sistemi ile oynamış ise şimdi Aden ve Barlas'ı yan yana getirmeyerek Ferman , Barlas'ın sinirleri ile oynayacaktı .
Ferman yavaşça Aden'in omzuna elini yerleştirip sağ tarafına geçmesini sağlamış elini omzuna atarak kolunun altına almıştı. İkilinin arasına girmişti. Aden ise abisinin yaptığı harekete göz devirmek ile yetinmiş, Barlas ise Ferman'ın yaptığı harekete ters bir bakış atıp içten içe sabır dilemişti.Dakka bir gol bir Ferman rahat durmuyor Barlas'ın damarına basmayı başarmıştı.
Barlas önüne bakarak Ferman'ın duya bileceği bir ses tonu ile . " İsteğin kadar aramıza gir şimdi düğün den sonrada gire bilecekmisin bakalım. ." Diyerek Ferman'a yandan bir bakış atıp." Ozaman görürüm seni ." Diyerek yürümeye devam etti.
Ferman, Barlas'ın sözlerine karşılık. " Belki o günü hiç gelmez . " Dedi az önce Barlas'ın kendisine baktığı gibi göz ucu ile bakarak. "Aden'in aklı başına gelir belki yaptığı hatayı fark edip nişanı bozar. Kardeşimin vaz geçmesi için elimden gelenin fazlasını yapacağından hiç şüphen olmasın . O zaman da ben seni görürüm. " Dedi yürümeye devam ederek.
Barlas duyduğu söze ne kadar sinirlensede öfkesini bastırmaya çalıştı. Öfkesini bastırma sebebi ne Ferman nede bir başkası değildi Aden'i daha fazla yıpratmak istemiyordu. Hele ki bugün Eslem hanımın Aden ile ilgili söylediklerini duyduktan sonra öfkesine hakim olması gerekti Aden'in gözünden bir damla yaş akıtmamak adına.
Ferman, Barlas'ın öfkesini harladığı için keyfi gayet yerindeydi ama şimdilik. Biraz sonra duyacaklarından sonra keyfinden eser kalmayacaktı.
" Aden şimdilik resmiyette olmasada dini nikahlı karım ." Diyerek cebinden çıkardığı sigara paketinden bir dal alıp dudaklarına yerleştirip sigarasını yakıp derince içine soludu zehrini. "Hatırlatmama gerek varmı kayınço? " Dedi keyifli bir ses tonu ile .
Aden ikilinin tartışmasına kulak misafiri oluyor du . Ve ikilinin tartışması her an büyüyecek diye ödü kopuyordu. Ve şuanda hiç rahat değil oldukça gergindi. Aden'in tek isteği bugünü sorunsuz bir şekilde atlatmaktı. Yorucu geçecek alış veriş başlamıştı. İlk başta fazla zamanlarını almayacak eşyalar alındı. Zamanın büyük bir kısmını nişan elbisesi için ayırmak adına ufak tefek eşyalar aradan çıkarılmış bir çok eksik alınmış şimdi ise kuyumcuya doğru ilerliyorlardı.
O zaman zarfında Elzem xanım bulduğu her fırsatta Aden'e laf sokmuş beğendiği herşeye bir kulp takmıştı. Aden ise Elzem xanım herşeye bir bahane bulmasından bunalsada sesini çıkaramamıştı. Tâbi Elzem xanım iğneleyici sözlerini Barlas duymamış duysaydı eğer Elzem xanımı direk Eroğlu konağına yollardı şüphesiz.
Kadınlar nişan için alış veriş yapar iken Ferman ile Barlas buldukları her fırsatta ağız dalaşına giriyorlar dı kendi aralarında . Ferman'a kalsa hiç susmaz bugünü Barlas'ın burnundan getirirdi ama etrafta ki kendisini tanıyan esnafların selam vermesi ve ayak üstü sohbet etmesinden dolayı ara veriyordu Barlas ile tartışmaya .
Çarşıya gelmelerinin ardından saatler geçmiş Ferman dediğini de yapmıştı. Aden ve Barlas'ın bir dakika yanyana getirmemiş konuşmalarına dahi engel olmuş ikiliyi hiç yanlız bırakmamıştı. Bu durum Aden'in işine gelsede Deva sessiz kalmamış Ferman'ın ikiliyi rahat bırakmadığını gördükçe Ferman'a laf sokmadan durmamış tı. Adeta Ferman'ı dili ile canından bezdirmiş Deva konuşmaya her başladıkça genç kadının dilinden kaçacak yer aramıştı Ferman.
Şimdi ise Eroğlu ailesinin yıllardır alış veriş yaptığı kuyumcuya gelmişler alyans ve diğer altınlara bakıyorlardı. Şehnaz xanım Mardin'den nişan için altın getirsede Aden'in gözünde birşey kalmasın istemişti . Elzem xanım vitrinin içinde bulunan diğer alyans modellerine göz gezdiriyor du. " Şu modelleri çıkarır mısın bunlara bakalım . " Dedi Elzem hanım. Oldukça gösterişli üzeri işlemeli olan alyanslar Elzem xanım isteği üzerine vitirinden çıkarıldı.
Elzem xanım Aden'in önündeki baktığı sade düz alyansları kenara itmiş kendisinin beğendiği alyansları Aden'in önüne koymuştu. Aden önüne konulan farklı modellerin bulunduğu alyanslara çevirdi bakışlarını. Aden'in elinden gelse yüzük bakmayı geç kuyumcunun önünden dahi geçmezdi ama şuanda el mecbur sesini çıkaramıyordu. Baktığı alyansların hiç biri Aden'in kullana bileceği modelden değildi . Üzerinde işlemeleri olan oldukça abartı ve gösterişliydi Aden'e göre.
Elzem xanım göz ucu ile yüzüklere bakan Aden'e baktı. Aden'in hoşuna gitmeyeceğini bildiği için bilerek istemişti o yüzükleri . "Bunlardan birini seç. " Dedi Aden'e bir seçenek hakkı vermek istemeyen sözleri ile . Aden istemsizce göz gezdirdi önünde duran alyanslara . Aden'in kullana bileceği tarzda değildi ve Aden sadelikten yanaydı her zaman. Elzem xanımın emir vaki sözleri ne kadar canı sıklsada ses etmedi genç kadın.
Elzem xanım şimdiden Aden'in üzerinde hüküm sürmeye kararlıydı ve ilk adımları atıyordu Aden'i ezmek adına. " Bundan sonra alacağın herşeyi Karahan ailesine yakışanı alacaksın." Dedi kibirli sözleri ile .
Aden duyduğu söz ile afallayan bakışlarını alyans lardan ayırıp Elzem hanıma çevirdi. Elzem xanımın kibirli ve saf öfke barındıran bakışları ile bakışlarını birlestirdiğinde Elzem xanımın sözlerine cevap vermek adına dudaklarını aralamıştıki Barlas'ın sesi duyuldu. " Aden nerde ne yapacağını nereye neyi yakıştıracağını iyi bilir hâlâ ." Çattığı kaşları ile yan tarafında duran Elzem hanıma baktı. Aden şimdilik dini nikahlı da olsa karısıydı ve kimse karısına küçümseyici gözle bakıp bu denli konuşmazdı buna Barlas kesinlikle müsade etmezdi.
Elzem hanımın da tıpkı Barlas gibi kaşları çatılmış öfke ile harmanlanan bakışları yeğenine dönmüştü. Hâlâ yeğen bir birlerine attıkları sert bakışlar ile sessizce bir savaş haline girmişlerdi ikiside bir birinin bakışlarından ne demek istediğini gayet iyi anlıyorlar dı. Barlas , Elzem hanımın birşey söylemesine fırsat vermeden Aden'in önündeki dizili alyanslara doğru hafif eğilerek Elzem hanımın önüne doğru çekti. " Bunları çok beğendiysen sana alalım ." Dedi sert bakışları hâlâ Elzem hanımın üzerindeydi. " Aden'in zevkine göre değil bunlar. " Diyerek çok iyi tanıdığı kadına çevirdi bakışlarını.
Aden , Barlastan böyle bir hamle beklemiyordu Elzem hanıma karşı. Sessiz kalacağını düşünmüştü ama şimdi yanlış düşündüğününün farkına vardı. Eslem hanım ne kadar Barlas'a öfkeli de olsa alış verişe başladıkların dan bu yana Elzem hanımın Aden'e laf sokup durmasından sabrı taşmak üzereydi ve Barlas'ın kızını ezdirmediğini Elzem hanımın ağzının payını verdiğini görünce içi bir nebzede olsa rahatladı. Şehnaz hanım ise oğlunun, karısını korumasına görümcesi olcak yılana ezdirmediğini görünce gururla baktı oğluna . Kuyumcu çok kalabalık olmasın diye Ferman içeriye girmemişti eğer Elzem hanımın kardeşine hadsizce sarfettiği sözleri duysa sessiz kalmaz ortalık karışır dı.
Elzem hanımın sarfettiği sözler Aden'in yol yordam bilmeyen Karahan lara layık görmediği ve ailelerini küçük düşürmeye hazır biriymiş gibi imada bulundu farklı bir üslupla. Kuyumcunun içindeki herkeste Elzem hanımın ima ettiği şeyi çok iyi anladı. Dila ve Deva, Elzem hanıma öfke ile bakarken Erva teyzesinin bu hareketine hiç şaşırmamıştı . Eyşan hanım ise keyifli bir şekilde Elzem hanımın Aden'i ezmeye çalışmasına sessiz ve keyifli bir şekilde izliyordu.
Eyşan hanım bugün Aden'i,Barlas ile evlendirmekte ne kadar doğru bir karar aldıklarını bir kez daha farkketti . Elzem hanım şimdiden Aden'e diş bileniyorsa evlendikten sonra o konakta canını okurdu bulduğu her fırsatta ve böylece Aden ayak altından çekilmiş olurdu. Eyşan hanım ve Behram beyinde tam istediği buydu.
Elzem hanım yeğeninin yaptığı hareket ile iki gencin arasından burnundan soluyarak kenara geçti. Elbette Barlas'ın , yaptığı bu hareketi Aden'e ödetecekti bugün olmasada yarın. Aden yüzünden yeğenin iğneleyici sözlerine maruz kaldığı için . Barlas , Aden ile arasındaki mesafeyi kapatıp. " Hangisi hoşuna gidiyor ise onu al . " Dedi hâlâ yüzüne masum bir şekilde bakan genç kadına. " Eğer beğendiklerin arasında kararsız kalırsan hepsini de ala biliriz. " Diyerek bir kez daha Aden'in şaşır masına sebep oldu.
Aden hâlâ masum masum Barlas'ın yüzüne bakıyordu. Cehennem kapısını aralayan adam şimdiden ailesine karşı kendisini koruyordu. Hergün Barlas'ın yeni bir tarafını tanıyordu ve bu genç kadını oldukça geriyordu çünkü Barlas'ın yaptığı ani hareketler korkutuyordu Aden'i.
Barlas başını annesine çevirerek . "Almak istediklerinizi seçtiyseniz gidin yemek yiyin biz de yüzükleri alıp size katılırız . " Dedi Aden ile yanlız kalmak istiyordu . Dün geceden beri aklı Aden de kalmıştı ve günlerdir sevdiği kadının yüzüne hasretti . Dün gece ve bugün yanındaydı ama ondan önceki günlerin özlemi vardı içinde Barlas'ın.
" Tamam oğlum . " Dedi Şehnaz hanım. Barlas'ta olan bakışlarını Aden'e çevirerek yüzünde samimi bir gülümseme peyda olmuştu. " Kızım ." Dedi Şehnaz hanım samimi bir ses tonu ile Aden'e . "Beğendiğin başka bir şey olursa çekinme al ." Nedenini Şehnaz hanımda bilmiyordu ama Aden'i ilk gördüğü günden beri kanı kaynamış tı genç kadını sevmiş ve çabuk benimsemişti Aden'i.
Aden duyduğu söz ile içtenlikle gülümsedi Şehnaz hanıma bakarak. " Teşekkür ederim Şehnaz hanım. " Dedi tıpkı kayın validesi gibi samimi bir ses tonu ile .
"Hadi ozaman biz gidelim sizde gelirsiniz. " Diyerek Şehnaz hanım kızları da alarak kuyumcudan çıktı. Onun arkasından gönülsüzce önce Elzem hanım ardından da Eyşan hanım çıktı. Eslem hanım ise kızını Barlas ile yanlız bırakmak istemiyordu Aden'in , Barlas, ile yanlız kalmak istemeyeceği düşüncesine kapılarak . Barlas'ın varlığını umursamadan kızının gözlerine baktı Eslem hanım. Aden ne isterse onu yapacaktı.
Aden , annesinin hâlâ diğerlerinin yanına neden gitmediğini sebebini bakışlarından anladı . " Anne sende yengemler ile gide bilirsin. "
" Emin misin annem yanlız kalmak istemezsen kalırım senin le . " Yanlız kalmak istemezsen derken Barlas'ın yüzüne bakarak söyledi ters bakışları ile . Kızı kimsesiz değildi ve Barlas bunu bilsin ona göre hareket etsin istiyordu.
" Yok anne gitsen ." Aden de Barlas ile yanlız kalmak istiyordu bu defa . Madem bu evliliğe engel olamaya gücü yetmiyor ise bundan sonraki hayatını nerede ne şekilde olacağı hakkında Barlas ile konuşmak istiyordu. Birde düğünden sonra Mardin'de yaşayacaklarını öğrenmiş iken bu konu hakkında konuşmak istiyordu.
Eslem hanım kızına emin misin? Dercesine baktı. Aden başını sallayarak annesinin gitmesini istedi . Eslem hanım kuyumcudan çıkıp kapının önünde bekleyen diğerlerinin yanına geldi. "Buyrun gidelim yemek yiyelim alış verişe sonra devam ederiz." Diyerek gidecekleri yönü gösterdi Eslem hanım.
Ferman hâlâ kuyumcu dükkanında yüzüklere bakan Barlas ve Aden'e baktı bir anda çattığı kaşları ile . " Nereye?" Diye bu defa bakışlarını Eslem hanıma çevirdi Ferman.
" Yorulduk oğlum bir yemek yiyip soluklanalım . Aden ile Barlas bize sonra katılacak." Çatılmış kaşları ile kendisi ve hâlâ kuyumcuda olan Aden ve kendisi arasında bakışları git gel yapan Ferma baktı Eslem hanım. Ferman'ın , Barlas ve Aden'i yanlız bırakma fikrinden hiç hoşnut olmadığının farkındaydı Eslem hanım ama yapacak birşey yoktu Aden yanlız kalmak istemişti.
" Siz gidin o halde bende Aden ile birlikte gelirim. Burda kimse Barlas'ı tanımıyor laf söz olur . " Dedi annesine ters bakışlar atmaktan da geri durmadı. Sinirleneceğini bildiği halde annesi böyle birşeye nasıl müsade ederdi. Çarşıya geldiklerinden beri adeta Aden ve Barlas arasında etten bir duvar gibi durmuş iken.
Bu defa Eyşan hanım girdi araya. "Aden , Barlas'ın dini nikahlı karısı üstelik bu gece nişan olacağını duymayan kalmadı kimse laf söz etmez ." İlk defa Eyşan hanımın ağzından doğru bir söz çıkmıştı. Ama bu sözler yine kendi çıkarları içindi.Antep'te tanınan bir aile oldukları için bu gece nişan olacağından herkesin haberi vardı belki dini nikah kıyıldığı haberi kulaktan kulağa aktarılmaya başlamıştı. Tıpkı Ferman ve Barlas'ın Eroğlu konağının kapısının önünde ettikleri kavgayı duymayan kalmadığı gibi. Antep büyüktü ama tanınan bir aile oldunmu tüm dedi kodu kulaktan kulağa çabuk yayılır dı.
Ferman bu defa ters bakışlarını yengesine çevirerek . " Olsun yine de ben Aden'in yanında kalacağım siz misafirlerimizi alın her zamanki gittiğimiz restoranta ağırlayın." Hâlâ Aden ve Barlas'ı yanlız bırakmamak adına ısrarcıydı genç adam.
Dakikalardır sessiz bir şekilde Aden ve Barlas'ı yanlız bırakmamak için ısrar eden Ferman'a, Deva'nın daha fazla sabırı gelmedi. " Demekki baş başa kalmak istiyorlar niye kalmakta bu kadar ısrar ediyorsun. " Diyerek Ferman'a çıkıştı.
" Sen karışma!" Bugün Deva illallah ettirmişti dili ile Ferman'a daha fazla sesini duymaya tahammülü yoktu.
"Ne demek karışma." Dedi Deva çattığı kaşları ile Ferman'a dikti bakışlarını." Susayım susayım dedim ama daha fazla dayanamyacağım . Çarşıya geldiğimizden beri abim ve yengeme bir rahat vermedin ki konuşsunlar. Kara kedi gibi girdin aralarına bi rahat vermedin . Korkarım ki düğün olduktan sonra da bizim konaktan bir oda ister oraya yerleşir sin sen ."
" Hasbin Allah delimisin kızım sen? Bana bulaşmadan duramıyormu sun sen ? "
" Yalan mı Ferman? Bi rahat ver artık geldiğimizden beri gardiyan gibi tepelerine dikildin nefes aldırmıyor sun." Ferman'a uyuz oluyordu bu hareket lerini gördükçe de sinirleri tepesine çıkıyordu Deva'nın.
" Ya sabır." Dedi Ferman sabır diledi yüksek sesle Deva'nın diline daha fazla sabır edemiyordu. Maşallah bir konuşmaya başladımı susmak bilmiyordu Karahan kızı. Daha haftalar önce erkekliğine attığı tekmeyi unutamamıştı . Ogün Deva'nın deli olduğu kanaatine varmıştı. "Zaten çekilmiyor sun sen her hâlde acıkmış sın çenen daha bir düştü . " Dedi daha fazla Deva'nın diline maruz kalmak istemiyordu pes etmişti. " Yürü gidelim o karnını doyur belki dilin de durur. " Deva sayesinde etrafında kadın görmek istemez olmuştu Ferman. Deva yı tanıdığından bu yana kadınlardan soğumuştu.
Deva'nın çenesi Ferman'a galip gelmiş her zamanki gittikleri restoranta gitmek için kuyumcunun önünden ayrıldılar. Aden ise istemediği hâlde bir alyansı beğenmiş almış, Barlas , Aden'in hoşuna gidecek bir kaç şey daha almış Eslem hanımın ayırdıkları ile birlikte Barlas ödemeyi yaptıktan sonra kuyumcudan ayrılıp bir kafeye doğru yürümeye başlamışlardı. Aden iyice sessizliğe gömülmüş Barlas ise genç kadına ayak uydurmuş gidecekleri kafeye kadar sessizce yürümüşlerdi.
Kafenini önüne geldiklerinde Aden önden Barlas arkasından mekana girmiş cam kenarında boş olan masaya geçip oturdular. İkilinin oturmasının ardından hemen garson gelmişti siparişleri almak adına. Aden genç garsona dönerek. " Az şekerli bir kahve." Diyerek siparişini verdi.
" Birşeyler yeseydin aç karnına kahve içme ." Diyerek saatlerdir koşuşturmacada acıkmış ola bileceğini düşündü Aden'in. Şimdiden genç kadının herşeyini düşünüyor ve düşüncesini açıkça dile getire biliyordu nede olsa karısıydı artık. Elinden gelse Barlas göğüs kafesini açar Aden'i kaburga kemiğinin arasına koyup koruyup sarıp sarmalardı ama Aden işi zorlaştırıyor du. Aden Barlas için bambaşkaydı.
" Aç değilim hem birazdan bizimkilere katılacağız ayrı ayrı yemek yenmesin ayıp olur." Diyerek olgun davranışı ile düşüncesini dile getirdi.
Barlas tamam anlamında başını sallayarak garsona dönerek. "Sade kahve ." Diyerek siparişini verdi.
"Tabi efndim başka bir isteğiniz varmı?"
Barlas'ın bakışları Aden'e döndü birşey istemediğini belirten genç kadın dan bakışlarını garsona çevirerek. " Hayır." Dedi . Aden yanında hiç rahat değildi genç adam bunun gayet farkındaydı. Ve sevdiği kadının kendisinden birşeyler istemesini, yanında rahat olmasını ne çok isterdi ama buda zaman ile olacaktı Barlas buna inanıyor du.
İkisini oldukça zor günler bekliyordu iki genç bununda farkındaydı. Kahveler gelmiş dakikalardır hüküm süren sessizliği Barlas bozmuştu." Sen benimle baş başa kalmak istemezdin." Diyerek göz kırptı. "Eğer yine vaz geç bu evlilikten -"
Aden Barlas'ın sözünü bitirmeye fırsat vermeden söyleyeceklerini bıçak gibi kesti." Yok demeyeceğim." Dedi Barlas'ın siyahı anımsatan kahve gözlerinin içine bakarak." Senin vicdansız olduğunu anladım." Diline doladığı acımasız sözleri söylemekten çekinmedi." Senden merhamet beklemiyorum pes ettim artık. Kolumu kanadımı kırdınız." İçinden geçenleri bir bir dile döktü.
Barlas duyduğu sözler ile sol yanı sızlasada duruşundan ödün vermedi Aden'in ne için yanlız kalmak istediğini söylemesini bekledi. Barlas söylediği sözlere karşılık vermeyince Aden konuşmaya devam etti.
" Biz evlendikten sonra ." Dedi sertçe yutkunarak. Biz demenin ağırlığı yetmezmiş gibi birde evlendikten sonra demek daha da ağır geliyordu. Sevmediği istemediği bir evliliğe zorla sürükleniyor du. " Yani şey düğünden sonra Mardin'de mi yaşayacağız?" Günlerdir duyduğundan bu yana bu ihtimal gerçek olma olasılığı beynini kemiriyordu .
"Evet ." Dedi genç adam genç kadının sorusunu hemen yanıtlayarak.
Aden sorusuna aldığı cevap ile birkez daha yıkıldı. Evet kelimesi Aden için oldukça kötü bir cevaptı. Bu demek oluyor duki Karahan konağına adım attığı dakikadan itibaren gerçek bir evlilikleri varmış gibi rol yapması gerekiyordu. Barlas'a aşıkmış gibi hiç bir sorun yokmuş gibi davranması gerekiyordu ailesinin yanında . Yeterince derdi yokmuş gibi birde insanların gözünü boyamak zorunda kalacaktı istemeyerek yaptığı evliliği severek yapmış gibi.
" Ben Mardin'de , ailen ile yaşamak istemiyorum." Dedi belki Barlas bu defa isteğine saygı duyar diye düşündü.
Genç kadının sözleri ile Barlas'ın kaşları çatıldı. " Ne demek Mardin'de ailen ile yaşamak istemiyorum." Hâlâ çatık olan kaşları dahada çatılmıştı genç adamın. Az çok sebebini tahmin ede biliyordu Aden'in bu isteğinin.
Sözlerinin Barlas'ın yanlış anladığını düşünerek aydınlatmak istedi Aden. "Mardin'de ailen ile yaşarsak sürekli rol yapmamız gerekecek ve ben daha fazla kimseyi kandırmak istemiyorum. " Gayet açıklayıcı olduğunu düşündüğü sözlerini sarfetti.
" Mardin'de Karahan konağında yaşayacağız. " Dedi otoriter bir ses tonu ile " Bu konu tartışmaya kapalı." Genç kadını delirtmek adına bir adım attı.
" Ne demek tartışmaya kapalı Barlas! " Dedi ses tonuna dikkat etmeye çalışarak. Tanınan bir aileydiler ve çarşıda bir çok esnaf tanıyordu Eroğlu ailesini birde bağırıp çağırarak dedi koduya mahal vermek istemiyordu. "İstemediğim halde beni bu evliliğe mahkum ediyorsun ama benden ailene karşı gerçekten karınmışım gibi davranmamı bekleme. Bu kadar derdin arasında birde evcilik oynayamam seninle." Dedi ateş saçan bakışları ile Barlas'ı yakıp kül etmek istiyordu içten içe.
Barlas hafif kısdığı gözleri ile tek kaşını kaldırarak Aden'e baktı. " Kim dedi oyun oynayacağımızı? " Madem Aden , Barlas'ın sinir sistemini alt atmek adına bu sözleri sarf ediyor ise Barlas'ta ,Aden'i delirtmekten geri durmayacaktı. " Oyun falan yok evlendiğimiz gece sen benim gerçekten karım olacaksın." Diyerek Aden'in bam teline basarak içine korku saldı.
Aden istemdiği sürece dokunmazdı dokunamazdı . Ne Aden'i öyle bir zorlamaya layık görürdü ne de kendine öyle iğrençliği yakıştırırdı Barlas. Bu sözleri sarf etme sebebi Aden'in dilinde akıttığı ve akıtacağı zehri kesmekti aksi taktirde Aden'in zehir zemberek sözleri sakin kalmasını engelleyecek ti.
Aden'in gözleri duyduğu sözler ile bir anda irileşti. Masanın üzerinden hafifçe öne doğru eğilerek. " Ben senin gerçekten karın falan olmayacağım herşey sadece kağıt üzerinde olacak bunu o kafana soksan iyi edersin." Dedi utançtan zarzor bulduğu sesi ile birlikte yanakları da kızarmıştı hem öfkeden hemde utançtan. Karşısındaki adam hergün çıtayı biraz daha yükseltiyor arsızlıkta sınır tanımıyordu. Aden'in işi vardı bu arsız adam ile.
Aden'in utanç ve sinirden renkten renge girmesi Barlas'ın gayet hoşuna gidiyordu. Sevdiği kadın her hali ile gözüne ayrı bir çekici geliyor Aden'e karşı libidosu yükseliyor karşısındaki kadını daha çok arzuluyordu. Aden'i deli gibi arzulasa da az önceki sözleri boştu sırf Aden'in ağır sözlerini dile dökmesini engellemek adınaydı. Ne kadar Aden'i arzulasa da Aden'in rızası olmadan dokunmazdı.
" Konuşmak istediğin başka bir konu yoksa bu konuyu burda kapatalım evlilik kararım değişmediği gibi Mardin'de yaşayacağımız kararım da değişmeyecek ." Dedi otoriter bir ses tonu ile. Evlendikten sonra Mardin'de yaşamaya kararlıydı Barlas. Eğer İstanbul'da yaşar iseler Aden ile arasındaki duvarı yıkamaz aralarında ki duvar daha çok yükselir di ve genç adam sevdiği kadının uzak kalmaya ne sabrı yeterdi ne de yüreğinde günde gün büyüttüğü sevdası dayanırdı.
" Benim bir hayatım var Barlas!" Dedi kendinden emin bir şekilde. " Evim , işim, çevrem hepsi İstanbul'da. Hadi evi geçtim ama kariyer planlarım var benim işim İstanbul'da ve ben işimden olmak istemiyorum."
"Evlendikten sonra bir süre çalışmayı unut ." Dedi genç kadının sarfettiği sözleri çürüterek. " Yine çalışmaya devam etmek istersen ozaman bakarız o gün geldiğinde." Aden'in çalışmasına karşı değil di aksine genç kadının kendi ayakları üzerinde güçlü bir şekilde durması Barlas'ı etkiliyordu. Barlas güçsüz insanları sevmezdi herşey insanın elindeydi ve insan birşeyi gerçekten istedimi altından kalkamayacağı şey yoktu. Güç insanın elindeydi ve yeterki kullanmayı bilmesi yeterdi.
Şuanda Aden ne kadar güçsüz görünse de öyle değildi Barlas bunu biliyordu. Aden'in sadece ruhu yorgun ve yaralıydı iyleştirilmeyi bekliyordu ve onuda Barlas yapacaktı ve Aden'in ne kadar güçlü bir kadın olduğunu herkes görecekti.
" Ne demek çalışmayı bir süre unut? " Barlas'ın sözleri genç kadının içinde bastırmaya çalıştığı öfkeyi harlıyordu. Alev saçan bakışları Barlas'ı yakıp küle çevirmek için içten içe yanıyordu. " Ben bu dirseklerimi okulda sen çalışmayı unut demen için çürütmedim! Kendi ayakları üzerinde durmak istemeyip koca parası yemek isteyen bir kadın istiyorsan kendine öyle bir kadın bul kendine çünkü ben o kadın değilim! " Barlas'ın ağzından çıkan her söz Aden'i çileden çıkarıyordu.
" Benim için doğru olan kadın sensin senden başkası söz konusu dahi olmaz benim için." Dedi genç kadının son sözlerine kendince açıklık getirerek. " Diğer konuya gelecek olursak ben sana çalışamaz sın demdim evlendikten sonra bir süre çalışmayı unut dedim . Daha sonra çalışmak isteren bizim şirkette çalışa bilirsin."
" Ben senin şirketinde niye çalışayım. Ya sen beni neden anlamak istemiyorsun ? Benim İstanbul'da zaten bir işim var, kurulu bir düzenim var. Ben Mardin'de yaşamak istemiyorum." Bulundukları ortamdan dolayı sesini yükseltemiyordu. Bedeninine nükseden öfkeyi frenli yordu genç kadın.
Barlas sıkıntılı derin bir nefes çekti içine. "Yavrum senin benim diye birşey yok o şirket bundan sonra seninde. Sende mimarsın bende karı, koca beraber çalışırız. " Karşısındaki küçük inatçı karısı ile işi vardı. Şimdilik resmiyette olmasada dinen karısıydı. Birşeyi taktımı takıyor işi yokuşa sürüyordu. Barlas'ı etkileyen diğer tarafıda bu inatçılığıydı genç kadının. Kolay lokma değildi. Barlas'ın etrafında ki diğer kadınlara da hiç benzemiyor du ve en çok Barlas'ı bu yönü ile kendine çekiyordu Aden. Barlas'ın etrafında ki kadınlar iki sohbet ile eriyip bitiyorlardı genç ağaya ama Aden öyle değildi masum olduğu kadar yeri gelince içinden dişi bir aslan çıkıyordu.
" Hakkım ile kazanmadığım hiç bir işete torpille çalışmam. Yine söylüyorum ben Mardin'de ailen ile yaşamak istemiyorum." Son söylediği sözler karşındaki Barlas dahi olsa kırıla bileceğini düşündü. " Ailen kötü olduğu için veya sevmediğim den değil ben bu yaşadıklarımı kaldıramazken birde o konakta gerçekten karı kocaymışız gibi rol yapamam ne kimseyi kandıra bilirim nede o kadarını kaldırmaya gücüm yeter." Şuanda Barlas'tan ne kadar nefret etsede ailesinden bir kötülük görmemişti ve o insanlara hakaret edemezdi kendine yakıştıramazdı Aden .
Aden açıklama yapma gereksinimi duymasa dahi Barlas, genç kadının neden Mardin'de ailesi yaşamak istemdiğini anlardı. Bu geçen yedi ayda Aden'in herşeyini aklına kazınmıştı.
" İnatlaşma güzelim benimle ." Karşısındaki genç kadın konuyu uzatmaya niyetliydi. Barlas bu defa da bunun için tartışmak istemiyordu Aden yakın bir zamanda sağlık problemi yaşadığı için elinden geldiğince genç kadın ile tartışmaktan kaçınıyor du. Ama Aden tam tersi tartışmak için fırsat kolluyor du Barlas'a olan öfkesini kusmak için.
Aden'in yüzünde histerik bir gülümseme belirdi. " inatlaşma yayım öylemi Barlas? " Gözünün ışığına aşkla bakan adamın gözlerine baktı. " Farkında mısın hayat benim hayatım ama benden çok herkes hayatım üzerinde söz hakkına sahip . Ben senin ordan oraya savura bileceğin cansız bir varlık değilim . Canın istediği zaman beni oradan alıp oraya koyamazsın."
Hayatı üzerinde daha fazla kimsenin hüküm sürmesine dayanamıyordu. Son yaşadıkları oldukça ağır gelmişti genç kadına halada ağır geliyordu. " Evleneceğiz dedin istemediğim hâlde tehdit ile zorla kabul ettirdin." Yavaştan gözleri dolmaya başlamıştı. " İstediğin oluyor evleniyoruz aynı evde yaşayacağız sürekli gözünün önünde olacağım. Bari bırak hayatıma istediğim yerde devam edeyim bari bu kararıma saygı duy." Aden farkında değildi ama Barlas'ın tüm çabası onu koruya bilmek adınaydı. En az hasar alarak onu düşürmeye çalıştıkları oyundan kurtarmaktı.
" Aden ! Sen benim için sıradan bir kadın değilsin herkes bir yana sen bir yanasın. Ben seni bir obje olarak görmüyorum ordan alıp diğer tarafa koymuyorum. Seni cansız bir varlık olarak görsem yapacaklarımdan emin ol korkardın karşımda bu şekilde oturamazdın ." Dedi katı bir ses tonu ile . " Bu konuyu kapat benim kararım değişmeyecek. Ben sana çalışamaz sın demiyorum yine işine Mardin'de devam et diyorum engel de olmuyorum olmamda. Ben geri kafalı bir adam değilim. Etrafında gördüğün kadın çalışmaz zihniyetiyle dolaşan adamlardan hiç değilim . Bir kadın kendi ayakları üzerinde durmasını destekleyecek bir adamım. Gerektiği yerde el uzatırım ." Aden'in gözlerinde biriken yaşa içi giderek bakıyordu ama Aden'in bu isteğine yenilemezdi.
İstanbul'daki hayatı oldukça karanlık ve tehlikeliydi ve Aden'i hem bunun için hemde aralarına daha fazla duvar örmesini istemediği için bu isteğini yerine getirmeyecekti.
Dolu dolu gözler ile karşısındaki genç adama baktı. Ne dese boştu Barlas'ın hiç bir zaman kendisini anlamayacağını düşünüyordu genç kadın. " Ne kadar böyle devam edeceğiz Barlas? " Diye sordu karşındaki adama. Barlas'ın anlamayan bakışlarını görünce konuşmaya devam etti. " Ne kadar göz ardı edeceksin benim isteklerimi? Bir kerede benim isteklerime saygı duy. Benimle hayatını birleştirmek istiyorsun hayat sadece senin hayatın mış gibi davranmaktan vaz geç hep senin istediklerin oluyor . İsteğine baş kaldırınca dinmek bikmeyen o öfken ve tehditlerin ile bana boyun eğdiriyor sun yapma bunu ."
" Ne yapıyorsam senin iyiliğin için yapıyorum. Şimdi beni anlamamak ta ısrar ediyorsun ama günü gelince beni anlayacaksın. Ben senin kararlarına saygı duyuyorum ama şimdi senin kararların bize zarar vereceği için geri çeviriyorum." Açık açık gerçekleri beyan edemiyordu ama herşeyi Aden'in kendisi için yaptığını bir nebzede olsun anlasın istiyordu genç adam.
" O ne demek? " Barlas'ın bazı konuşmaları kafasını karıştırıyor du ve bu ilk değildi. Barlas sözleri ile sürekli bir açık kapı bırakıyor bir andada o kapıyı sonuna kadar kapatıyor genç kadının aklını bulandırıyor du.
Barlas Aden'in sorusunu es geçme gereksinimi duydu . Çünkü gerçekleri ne Barlas anlata bilirdi nede Aden gerçekler ile yüzleştiğinde ayakta dura bilirdi.
Behram beyin yaptığı pazarlık ne kadar abartı görülmeyecek kadar görünse de işin aslı öyle değildi. Düşünsenize on yedi yaşından yirmi iki yaşına kadar hayatı size zindan eden saplantılı bir şekilde aşkını dile getiren bir adam var. Bu kadarla da değil o adam uyuşturucu baronu ve ürettiği malların bağımlısı bir adam . Ruh sağlığı bozuk ve sizi ne kadar sevdiğini söylese de size her an zarar vere bilecek türden. Oda yetmezmiş gibi onun isteklerine boyun eğmediğin sürece sabrı bir yerde tükenip hayatın baharında iken sizi hayattan kopara bilecek türden biri. Ne kadar korkunç bir durum. Aden dâhi hiç bir kadın böylesi hastalıklı ruhlu bir adama mahkum edilmemesi gerek.
Barlas, Aden'in gerçekleri kaldıramayacağını bildiği için tüm gerçekleri halının altına süpürüp konuyu değiştirdi.
" Şöyle yapalım güzelim. " Diyerek gönlüne baharı bahşeden kahvelerin en derinine baktı. " Sen ne yaparsan yap benim kararım değişmez Mardin'de yaşayacağız . Tek derdin çalışmak istemen ise zamanı geldiğinde Mardin'de istediğin şirkette çalışa bilirsin karışmam." Diyerek Aden ile ortak bir noktada buluşmaya çalıştı. Aden çalışmak ister ise önünde durmayacak iş başvurusu yapacağı zaman çalışa bileceği şirket sahipleri Barlas'ın dostlarıydı ve her zaman Aden bilmesede bir eli üzerinde olacaktı ve bu yüzden bu kadar rahattı.
Ne dese karşındaki adama boştu. Evlilik konusunda da caydıramamıştı Barlas'ı şimdide boşuna kürek çekiyordu Aden . Bugün daha iyi anladı Barlas birşeye karar verdimi verdiği karardan geri döndürmek imkansızdı ve bu şekilde istediği herşeyi elde ede biliyordu. Aden bir kez daha pes edip Barlas'a boyun eğdi savaşacak gücü kalmamıştı. Gerçi savaşmak istese de Barlas'ı kararından döndüremeyeceğinden adı gibi emin olduğu için pes etmişti genç kadın. Nitekim Barlas'ı ikna ede bileceğini bir nebze görse günler süreceğini bilse bu konuyu üstelerdi fakat Barlas evlilik konusunda olduğu gibi bu konuda da kapı duvar dı ve Aden o kapıyı zorlasada açamazdı.
" Sözümü? " Diye sordu Barlas'a. Bu durumu kabullenmek ten başka çaresi yoktu genç kadının. " Şimdi tamam deyip sonra vaz geçmek yok . Çalışmama engel olmayacaksın, istediğim yerde çalışacağım sözümü? " Barlas söz verince tutardı Aden bunu biliyordu ve şuan ne kadar bir soğuk savaşın içinde de olsalar Barlas'ın sözünde duracağından emindi .
" Söz güzelim." Dedi Aden'in küçük bir çocuk gibi kendisinden söz istemesi hoşuna gitmişti. Bu demek oluyordu ki Aden şuanda kendisine karşı ne kadar hırçın olsada güveniyordu. Bu Barlas için küçükte olsa bir umuttu. " Ama evlendikten sonra bir süre iş konusunu açmayacak sın. Zaten ne demek istediğimi anlarsın evlenince . " Gelen misafirler ve katılacakları bir çok yemek davetinden fırsat bulamayacaktı genç kadın . O koşuşturmaca da oldukça yorulacak işe başlama isteği aklına dahi gelmeyecekti yorgunluktan. " Birde çalısacağın yere beraber karar vereceğiz. Ben senin kötülüğünü hiç bir zaman istemem. Ne yapıyorsam senin için yapıyorum bunu unutma." Dedi tüm bu yaşananların sebebini açıklamadı ama herşey Aden'in iyiliği için istediğini bilsin istedi. Aden ne kadar anlamak istemesede.
Barlas'ın ' çalışacağın yere beraber karar vereceğiz ' sözü ne kadar Aden'in hoşuna gitmesede kabul etti. Bu gün Elzem xanımın kendisine olan tavrını gördükten sonra o konakta sabahtan akşama kadar onu çekmekten se Barlas ile ortak karar alıp bir işte çalışma düşüncesi daha cazip geldi Aden'e.
Bir süre daha kafede oturmaya devam ettiler Aden yine aynı konuyu açıp Barlas'ın kararını değiştirmek için konuşmuş yine başarısız olmuştu daha sonra Aden ve Barlas oturdukları kafeden kalkıp diğerlerinin yanına geçtiler. Ferman, Aden ve Barlas'ın baş başa kalmasından ne kadar hoşlanmayıp katıksız bir öfkeye bürünsede boşunaydı. Yenilen yemeğin ardından vakit kaybetmeden nişan kıyafeti için alış verişe devam etmişlerdi. Vakit daralmış nişana saatler kalmıştı. Ve şuanda bulundukları mağaza altıncıydı. Hangi mağazada Aden ne denemiş ise Elzem hanım bir bahane bulmuş alttan alttan Aden'e laf sokmadan durmamış genç kadının burnundan getirmiş Barlas ile karşı karşıya gelmişti.
Eroğlu ailesinden akşam nişana katılmak için gelen misafirler Eroğlu konağına toplanmaya başlamış Ferman gitmek zorunda kalmıştı. Eğer Elzem hanımın, Aden'e sarfettiği sözleri duysa yaşına hörmet etmez ağzını açıp gözünü yumardı. Neyse ki Ferman, hiç birşey duymamış ama Eslem hanımda sessiz kalmamıştı, Elzem hanıma karşı.
Aden giydiği zümrüt yeşili nişan elbisesi ile kabinden çıktı. Genç kadın bezginlik geçiriyordu bu denediği kaçıncı nişan elbisesiydi sayısını hatırlamıyordu. Eğer şimdi Elzem hanım bu elbiseyede bir bahane bulur ise Aden ne yapacağını çok iyi biliyordu.
Kabinden çıkan Aden ile tüm bakışlar ona döndü. Herkes genç kadına beğeni ile bakar iken Elzem hanım burun kıvırıyor du memnuniyetsiz bir şekilde. " Yok buda olmamış beğenmedim. " Dedi Elzem hanım yüzünü buruşturarak. " Çok zayıf sın giydiğin herşey üstünde eğrelti duruyor. Bir insana hiç mi birşey yakışmaz. Seçtiğin elbiseye bak . " Oyasa genç kadının üzerindeki elbiseyi bizzat kendisi seçmişti.Pervasızca karşısında ki genç kadının gururunu kırmaya kalkıştı ama Aden bu defa sessizliğini bozdu.
" Zayıf değilim Elzem hanım olması gerektiği kilodayım. " Aden zayıflamıştı ama öyle çok değil hâlâ kusursuz fiziğin den ödün vermiyordu. " Hem beni beğenmesi gereken siz değilsiniz." Diyerek diklestirdiği başı ile bir kaç adım ötesinde duran Barlas'a bakıp yanına doğru adımlayıp yanında durdu. Genç kadın yaptığı hareket ile Buda demek oluyordu ki Barlas beni her halim ile beğeniyor sizin beğenip begenmemeniz umrumda değil .
Barlas bir kaç adım ile yanına gelen kadının yaptığı harketi Aden den hiç beklemiyordu. Aden'in yaptığı harekete ne kadar şaşırsada hoşuna gitmişti Elzem hanıma kendini ezdirmemesi. Eğer bir defa kendini ezdirir ise Elzem hanım devamını getirir baş edilmezdi.
Hayranlık ile yanın da durup yüzüne yerleştirdiği gülümseme ile kendine bakan genç kadına bakarak kimseyi umursamadan bir elini beline dolayarak yanına doğru çekip şakağına öpücük kondurdu. Daha saatler önce ailenin yanında senin ile gerçekten karı koca gibi rol yapamamı bekleme diyen kadının şimdi rol yapıyordu genç kadının oyununu bozmayıp ona ayak uydurdu Barlas. " Safir taşı gibi efsanevi güzel ve özelsin. Eşin benzerin yok benim için sen her halinle güzelsin roniya min . Kimin ne dediğinin bir önemi yok sen beğendiysen gerisi boş ." Diyerek karısının arkasını kokladı. Halasına cevap verme gereksinimi duymadı küçük karısı oynadığı küçük oyun ile gerekli cevabı Elzem hanıma verdi.
Aden duyduğu sözle Elzem hanıma zafer gülümsemesini atarak. "Duydunuz sizin beni beğenip begenmemenize ihtiyacım yok . Bu arada Elzem hanımın üstümdeki elbise sizin seçiminiz benim beğene bileceğim türden değil kendi seçtiği elbiseyi beğenmeyen bir kadının beni beğenmesi saçma olurdu." Elzem hanımın ateş saçan bakışlarını umursamadan kendi beğendiği bir kaç nişan elbisesini alarak kabine girdi denemek için.
Nişan elbiselerini tek tek denemiş diğerlerinin de fikrini almak adına göstermiş Elzem hanım ilk üç elbisede yorum yapmamış Barlas telefon konuşması yapmak için mağazanın önüne çıktığımda sonraki denediği elbiselere yine bir kulp takmış Aden'in canını okumuştu ağır eleştirileri ile . Şimdi ise üzerinde gök mavisi uzun bir elbise vardı ve bu oldukça Aden'in hoşuna gitmiş ama Elzem hanımın fütursuzca sarfettiği sözler canını sıkmıştı.
" Bu ne biçim elbise bacağın boydan boya açık. " Diyerek genç kadının üzerindeki elbisenin göğüs dekoltesine bakarak. " Tövbe estağfurullah tövbe. " Kaşları ile genç kadının göğüslerini işaret ederek. "Resmen göğüslerin ben burdayım diye bağırıyor. Bu elbiseyi katiyen diyemezsin. " Dedi ağır aksanı ile Elzem hanım.
Şehnaz hanım, Elzem hanım ile aynı düşüncede değildi. Evet elbise Şehnaz hanımda açık gelmişti ama Aden bir defa nişanlanacak bir defa evlenecek ti gözünde kalmasın istiyordu. " Elzem bu gece onların gecesi giysin. " Dedi Aden'e içtenlik ile tebessüm ederek. " Ömründe bir defa nişanlanıp bir defa evlenecek evet elbise biraz açık ama gençtir gözünde kalmasın. " Diyerek gelinini destekledi. Zamanında Elzem hanım yüzünden bir çok şey gözünde kalmıştı ve aynısını Aden'e yapmasına müsade etmeyecekti.
" Gözlerin bozuldu herhalde Şehnaz iyi bak şu elbiseye neresi biraz açık . Göğüsleri ordan bana el sallıyor resmen sırtı desen meydanda elbisenin yırtmacını hiç söylemiyorum. Sadece kıçı kapalı oda önden yırtmaç verdikleri için kıçına yırtmaç koymamışlar elbisenin. " Diye elbisede gördüğü her detaya bir kulp takıp şehnaz hanımın gözüne soktu. " Kesinlikle bu elbiseyi giyemez Mardin'den aşiretler katılacak . Demezler mi Karahanların gelini yarı çıplak giyinmiş diye ."
Elzem hanım sözünü bitirmesi ile uzun süren telefon görüşmesini bitiren Barlas mağazaya girdi. Girdiği gibi gözü Aden'e çarptı. Bu kadın kalbe zarardı güzelliği ile. Barlas , Aden'i baştan aşağı süzerek yanlarına doğru adımladı. Adeta bir kuğu gibi zarif ve güzel görüntüsü Barlas'ın ne kadar aklını başından alsada elbisenin dekolte kısmı ve yırtmacı hiç hoşuna gitmedi . Onun kadının tenine kimsenin gözü değemezdi. Eğer Aden bu elbiseyi giyer ise Barlas kıskançlıktan kudururdu.
Elzem hanımın görüş açısına Barlas, girince . " Hah gel Barlas. Annen ile Aden illede bu elbise olsun diyorlar. Oğlum bu elbiseyi giyemez akşam eş ,dost, diğer aşiretler katılacak uygun olmaz ." Diyerek Barlas'ı araya katmaya çalışıyor du sarfettiği sözleri ile. Ama gerek yoktu Barlas zaten Aden'i böyle bir elbiseyi nişanda giymeyi bırak mağazanın kapısının önüne çıkarmazdı.
Tüm bakışlar Barlas'a dönmüş Barlas ise karşısındaki kadının büyüsüne kapılmışcasına Aden'e bakıyordu. Bir kaç saniye daha genç kadının üzerinde dolaştı beğeni ve arzu ile kararmaya başlayan bakışları ile . Daha sonra hızlı bir şekilde kendini toparlayıp. " Bu elbise olmaz başka birşey seç. " Dedi kararları ses tonu ile.
Aden duyduğu sözle yüzü düştü . Oysa bu nişanı hiç istememesine rağmen üzerindeki elbiseyi çok beğenmişti ve dakikalar önce Barlas'ın ettiği sözler ile karışacağını düşünmüştü.
Hafif çattığı kaşları ile Barlas'a bakıp . "Ben bu elbiseyi beğendim ." Üzerindeki elbiseyi giymekte kararlıydı. Ya Barlas bu defa sesini çıkarmayıp kabul edecekti yada Aden kendi bildiği yöntem ile bu gece bu elbiseyi giyecekti.
Yine bir tartışmanın eşiğine gelmişlerdi.
Barlas inat ile hafif kaşlarını çatmış kahvelerini kendine dikmiş inatçı kadının yanına doğru adımlayıp bir kaç adım ile yanına vardı. " Herkesin içinde tartışmayalım ." Dedi genç kadının duya bileceği bir ses tonu ile.
Şehnaz hanım araya girerek. " Barlas bırak oğlum ne giymek istiyorsa giysin hevesi kırılmasın bu gece sizin geceniz tatsızlık çıkarma oğlum." Dedi ama sözleri havada asılı kaldı .
Barlas, Aden'in sağ elini avucu arasına alarak kabinlerin olduğu bölüme doğru ilerleyip herkesten uzaklaştı.
Kabinlerin olduğu bölüme gelince Aden'i ilk bulduğu kabine sokup kapısını kapattı. "Bu elbiseyi akşam giymeyi geç mağazanın kapısının önüne dahi çıkamazsın bununla!" Barlas kıskanç bir adamdı ve kıskançlığı en az sürekli baş gösteren öfkesi kadar tehlikeliydi.
Aden asılan yüzü ile birlikte. " Az önce öyle demiyordun . Sen ne beğendiysen gerisi boş diyordun ve ben bu elbiseyi beğendim bunu giymek istiyorum." Barlas ile birlikte küçük olan kabinin içinde olan yakınlıklarının henüz farkına varmamıştı.
" Dedim güzelim dedim ama ben bu tarz bir elbise giymek isteyeceğini nerden bileyim." Diyerek dar olan kabinin içinde hafif geriye doğru çekilip Aden'in üzerinde gezindirdi alev alev yanan bakışlarını. Saten elbisenin pürüzsüz ve şık dokusu Aden'in pürüzsüz beyaz tenin üzerini örtmüş gök mavisi rengi genç kadının beyaz tenini ayrı bir şıklık ile meydana koymuştu. Bunun yanı sıra elbise şık olduğu kadar dekolteleri ile oldukça iddialı ve dikkat çekiciydi.
Genç adam karşısında tüm güzelliği ve zerafeti ile duran kadının bedeninde dolanan bakışlarını zar zor çekip gözlerine baktı. " Yok kesinlikle giyemezsin." Karşısındaki kadın elbiseyi o kadar iyi taşıyor dikkat çekiyordu ki kimsenin gözü sevdiği kadının üzerinde gezinsin istemedi.
Aden çattığı kaşları ile . " Giyerim !"
"Giyemezsin !"
" Sen çatlasan da patlasanda ben bu gece bu elbiseyi giyeceğim." Dedi omuz silkerek tıpkı küçük bir çocuk gibi.
" Aden beni delirtme! Giyemezsin."
" Bana ne giyeceğim." Dedi küçük bir kız çocuğu gibi. " Madem istemediğim bir evlilik yapıyorum herşey bir defa olacak oda benim istediğim gibi ne istersem onu giyerim sende buna karışamaz sın." Madem istemediği bir evlilik yapıyordu oda ne isterse onu giyecekti . Barlas'ı geri adım attıramıyorsa ileriki zamanda pişman olmamak adına herşey istediği gibi olacak gözünde kalmayacaktı.
"Ne demek karışamaz sın? " Dedi genç adam çattığı kaşları ile genç kadın ile arasındaki mesafeyi sıfıra indirdi . " Ben senin kocan olacaksam herseyine karışırım."
Aden aralarındaki mesafeyi kapatıp dar kabinin içinde burnun dibine sokulan adamın yüzünü daha net göre bilmek adına başını hafifçe yukarıya doğru kaldırıp öfke ve arzunun birleştiği alev alev yanan bakışları ile yüzünü talan eden adam ile bakışlarını birleştirerek. " Sen kimsi-" demesi ile sözlerini yarıda kesip dilini ısırdı. Kahretsin ki bu adama ' sen kimsin ki bana karışıyorsun ' dese Barlas çıtayı yükseltiyor kim olduğunu hatırlatıyor du.
Şaşkın bir şekilde gözlerini Barlas'a dikmiş dudağının kenarını ısırarak yüzüne bakıyordu . Aden'in bir anda sözünü yarıda kesmesi ile Barlas'ın dudağının kenarı kıvrıldı. Aralarındaki mesafeyi sıfıra indirdiği yetmezmiş gibi genç kadının narin bedeni iri cüssesi ile kabin duvar ile arasına alarak sıkıştırdı. İki elini genç kadının arkasındaki duvara yaslayarak Aden'i adeta kıskaçları arasına aldı.Yüzünü Aden'in yüzünü iyice yaklaştırıp aralarında milim mesafe bırakıp. " Sözünün devamını getirsene." Diyerek gözleri Aden'in utanç ile kaçırmaya çalıştığı gözleri ile dolgun dudaklarının arasında git gel yapıyordu.
Dudağının kenarını dişlerinin arasında ezmeye devam ederek hâlâ genç adamın yüzüne bakıyor tek kelime edemiyordu. Şuracıkta Barlas kendisini öpse sesinide çıkarmazdı diğerleri vardı dışarıda. Aden'e sessiz kalma seçeneği daha mantıklı geldiği için sessizliğini korudu.
Barlas ise arsızlıkta sınır tanımıyor kabin duvarı ile kendi arasında ezdigi kadının bedenine bedenini bastırarak. " Hadi güzelim sözünün devamını getir ." Dedi genç kadının hâlâ gözleri ve dudakları arasında bakışları mekik dokurken. Şuanda tek isteği Aden'in o sözünü tamamlamasıy dı. Aden sözünü tamamlasın ki arzu ile yanıp tutuştuğu o dudaklarda soluklanarak kim olduğunu hatırlata bilmek isteği ile yanıp tutuşuyor du. Bu kadın Barlas'ın tabularını yıkıp tüm iradesi ile oynuyor du.
Barlas böyle bir fırsat ayağına gelmişken geri tepmek istemiyor Aden'i kışkırtmak adına tekrardan konuşmaya devam etti."Hadi ama bu kadar korkak olma. "
Aden duyduğu sözle yüzünde histerik bir gülümseme belirdi. " Hah benimi korkağım ." Dedi halbuki Barlas'ın kendisini öpme ihtimalinden deli gibi korku ile kalbi adeta horon tepiyordu . "Korkak falan değilim . " Dedi alt dudağını tekrar dişlerinin arasında ezmeye devam ederek.
Barlas , Aden'in yüzü ile milim mesafesini kapatıp dudaklarını genç kadının dudaklarına yaklaştırıp. " Ozaman yarım bıraktığın sözlerinin devamını getirki banada zevkle kim olduğumu gösterme fırsatı ver. " Konuşurken dudakları Aden'in dudakları ile sürtünüyor ikisinin alıp verdiği solukları bir birine karışıyordu.
Aden'in korku ve heyecan ile bedeni yaprak gibi titriyor sırtı kabin duvarı ile bir olmuş bir şekilde hızla soluk alıp veriyordu. Kahretsin ki bu adam genç kadını sözünü tamamlaması için gazlıyor du. Zar zor bulduğu sesi ile . " Birşey demedim canım ." Dedi yüzünde yarım yamalak beliren aptal gülümseme ile birlikte elinin birini Barlas'ın göğsüne koymuş diğer eli ilede ayakta dura bilmek adına Barlas'ın koluna yerleştirmişti. "Yani şey konumuza dönelim ben bu elbiseyi giyeceğim. " Dedi saçmalamaya devam ederek. Başı hâlâ geriye doğru duruyor gür kirpiklerinin altından attığı bakış ile genç adamın tüm iradesini yerle bir ediyordu. Zaten bu duruma o elbiseyi giymek istediği için gelmişti ve Barlas'ın arzusunu harladığının farkında bile değildi.
Barlas , genç kadına gülümseyerek bedenini biraz daha bastırıp genç kadının elinin olmadığı kolunu kaydırarak elbisenin yırtmacının açıkta bıraktığı bacağına yerleştirdi. " Ben bu elbiseyi" her kelimesinde dudakları Aden'in dudaklarına değiyor bacağına yerleştirdiği eli genç kadının çıplak bacağında geziniyordu. "Sana giy dirmem . " Son sözlerini bastıra bastıra söylemişti. Aden ise bacağında küçük harakler halinde arsızca dolanan elin varlığı ile ürpermiş. İlk defa bir erkek ile bu kadar yakın olmuş ilk defa bir erkeğin temasına maruz kalmıştı. Bir yandan vücudunun arsızca tepki vermesinden korkuyor diğer yandan ise Barlas'ın kendisini öpmesinden korkuyordu.
Vücudun birine tepki vermesi için birine aşık olmaya gerek yoktu . Vücudumuzun bazen arsızca vere bileceği tepkileri ne onkeye bilir nede önüne geçe bilirdik . Kabinin için de adeta ateşle barut yan yana gelmiş kim kimi yakar bir bilinmezlikteydi.
_______________________________________
Bölüm sonu ....
Bölümü nasıl buldunuz canlarım.
Beğeni atıp yorum yapmayı unutmayın. Hesabımı hâlâ takip etmeyen hayalet okurlarım var ve sizlerden ricam yorum yapın oy verin ve hesabımı takibe alarak küçük kitappad ailemin büyümesine yardımcı olun. Gelecek bölümde görüşmek üzere.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 14.38k Okunma |
888 Oy |
0 Takip |
28 Bölümlü Kitap |