

MERHABA YENİ BÖLÜME HOŞGELDİNİZ
BU KİTABIN GERÇEK HAYATLA BİR İLGİSİ YOKTUR
DİKKAT ŞİDDET VE KÜFÜR İÇERİR
🇹🇷🇹🇷🇹🇷🇹🇷
"Kızımı nereden tanıyorsun baran yüzbaşı?
"Bizim karargahta görev yapıyor komutanım." Dedi baran da şaşırmıştı.
Mehmet'in kaşları şaşkınlıkla havalandı,bundan haberi nasıl olmazdı, bozuntuya vermeden barana döndürdü tekrar bakışlarını.
"Geçin hadi yemek hazır" dedi baran "Komutanım ben gideyim babam bekler beni de" diyince albay kaşlarını çattı. "Ben ararım Süleymanı merak etme devrem bana bişey demez,"
Mehmet önden baran ve fulya arkalarından yürüyerek eve girdi, fulya'yı gören bir gül kızına sıkı sıkı sarıldı sonra parmağını gördü, gözlerine sis çöktü. "Parmağına ne oldu annem?"
"Önemli bişey değil, ufak birşey. Dedi fulya üzülmesini istemiyordu.
"Kırıldı mı çatlak mı ne? Diye sordu bir gül.
"Merak etme Bir gül teyze ben baktım, dediği gibi ufak birşey de değil, acılarını hafife alıyor her zaman ki gibi, kırık var ama hızlı iyleşir."
Diyince Fulya şaşkınlıkla baktı, adam bülbül gibi şakıyordu, fulya bile henüz bu kadar samimi olamamıştı ailesiyle.
az daha zorlasa baran ile akraba çıkacak diye korkmaya başlamıştı. " Baranı ne zamandır tanıyorsunuz? Diye sordu merakla
"Gel meleğim, babasının prensesi, sana en başından anlatayım " baran şaşkındı, herkese kan kusturan adamın kızına yaklaşımı hayret vericiydi, çok ilgili davranacağını tahmin etmişti ama bu kadarını beklemiyordu, bunu başkasına anlatsa kesinlikle kimse inanamaz'dı.
Fulya koltukta babasının yanına oturdu, başını babasının göğsüne yasladı, günlerdir hissettiği yalnızlık hissi kayboldu içinde, baran haklıydı sevilmek istiyorudu, ama öyle bir kırılmıştı ki kime güvenecekti bilemiyordu. unutmak istiyordu acılarının üzerini her zaman yaptığı gibi kapatmak istiyordu, tekrar edilmeyen hataları olmamış sayar'dı, yine öyle yapacaktı , olmamış gibi davranacaktı, aklındaki düşünceleri babasının sesi böldü.
"baranın babası Süleyman benim timim'deydi eskiden, benden sonra en rütbeli askerdi,en yakın arkadaşımdır, yıllardır sık sık görüşürüz, baran'ın doğumundan itibaren her anına şahitlik ettik, fulya barana imayla baktı, bütün yaramazlıklarını dinleyip gülmek istiyordu.
Süleyman'ın bizimle ilgili bilmediği hiçbir şey yoktur, benim ve ailemle ilgili herşeyi bilen tek dostumdur.
"Yıllarca omuz omuza savaştık, ben vuruldum o taşıdı,o vuruldu ben taşıdım,
"Güzel bir dostlukmuş " barana baktı fulya, "babam olduğunu bilidiğin için mi şaşırmadın?
"Evet ben ilk şoku babam anlatınca atlattım aslında, Mehmet komutanımla berber babam yıllarca seni bulmaya çalıştı, bakmadıkları yer kalmamıştı, seni bulan annen oldu,"
Baran'ın keyfi yerine gelmişti sanki fulya öyle hissetmişti "siz bulamadınız diye üzüldünüz mü komutanım?" Diye sordu
Mehmet barana dik dik baktı, "ne üzüleceğim ulan, kızım gelmiş sonunda ölsem de gam yemem artık."
Fulya iyice sarıldı"Öyle deme üzülüyorum." Dedi
Mehmet kızını iyice sardı, başına öpücükler bıraktı " hatamın telafisini sana Pamuk şeker ısmarlayarak edeyim o zaman." Dedi
Fulya neşeyle oturduğu yerden doğruldu, " ne zaman alacaksın,? Diye sordu babasına, gözlerinin içi parlamıştı adeta.
Baran günlerdir ağlayan, üzgün halini görünce bu halinin çok tatlı olduğunu düşündü, neşeyle parlayan orman gözleri içini bir hoş etmişti, keşke dedi Baran keşke çocukluğum fulya'la geçseydi.
" Hadi bakalım sofraya geçin, herkes yerinden kalkıp masaya geçti, fulya ve baran yan yana oturmuşlar'dı.
Baran Mehmet tuğgenerale çaktırmadan fulya'ya yaklaştırdı başını, " canın acıyor mu?" Diye sordu endişe ile.
"Ağrı kesicinin etkisi geçti sanırım biraz acıyor." Dedi fulya
Baran fulya'nın eline dokundu, parmakları sargının üzerinde hafifçe gezindi, dokunuşu canını acıtmasın istiyordu, içinden dualar okudu, fulya şaşkın şaşkın barana çevirdi gözlerini, alev alev yanan elaları insanı içine çekiyordu.
baran'ın bakışlarında bu zamana kadar görmediği yaşamadığı bir şeyler vardı, tuhaf bir yangın vardı gözlerin de insanı içine çekip etkisi altına alıyordu.
"İyi geldimi ?" Diye sordu .
fulya gözlerini kırpıştırdı, o an aklından tek birşey geçti, bu adam birini sevecek olsa, kırmadan yormadan üzmeden severdi, çok güzel severdi. Umarım dedi fulya içinden, umarım çok iyi biriyle eş olur, nasibi onun gibi çok güzel seven biri olur .
"Teşekkür ederim baran, çok iyi geldi.
"Aranızda ne konuşuyorsunuz siz? Dedi Mehmet yalancı bir kızgınlıkla .
Biraz kullanmıştı "Kızımdan uzaklaş lan hayta!" Dedi
Baranın dudağının kenarı kıvrıldı "Komutanım çok kıskanç olduğunuz için Bir gül teyzeye üzülüyordum, şimdi fulya'ya daha çok üzüldüm," mehmet baran'ın ensesine sert olmayan bir şaplak vurdu.
"Sanane ulan kıskanırım kıskanmam, kız benim kızım!"
"Şimdilik komutanım," dedi baran şansını zorladığının farkındaydı.
" O ne demek oğlum bak senin ağzından hayra alamet birşey çıkmayacak gibi." Dedi Mehmet gerilmişti.
Baran söze devam etti "Kocaman kız olmuş komutanım, biraz daha evlenmezse kimse almaz ." Dedi
"Ulan babası kılıklı, almasınlar ben kızımla yaşarım, sana mı dert oldu ." Dedi elinde ki çatalı sertçe bırakmıştı.
Fulya'nın kaşları havalandı pardon kimse almaz derken o evde kalmış demeye mi çalışmıştı.
"Siz yaşarsınız orasını anladım, ama fulya yaşamaz gibi geldi, sonuçta sevilmek varken, evlat sevgisini tatmak varken niye sizinle yaşasın ki.
Mehmet öfkesini dizginlemeye çalıştı, bir velet babasına ancak bu kadar çekebilirdi.
"Babana mı güveniyorsun oğlum sen? Öyle güvenme boşuna, eğitim de kan kustururum sana." Dedi tehdit bari bir edayla
Baran'ın yüzünde alay vari bir gülümseme oluştu," ben babama güvenseydim yüzbaşı olmak yerine parasını yemeyi seçerdim komutanım, ayrıca istediğiniz eğitimi yaptırabilirsiniz, bozkurtlar korkmaz.
Fulya baran'ın cesaretine hayran kalmıştı, babasının neyi yapıp yapmayacağını , neye kızıp kızmayacağını bilmediği için baran gibi cesaret gösteremiyor'du .
Fulya kendini tutamadı "sen az önce bana evde kalır kimse almaz dedin değil mi ? Yazdım bunu bir kenara komutanım." Dedi sitemle.
Baran tebessüm etti sesini alçattı " o babanı kızdırmak içindi senin gibi güzel bir hanımı Almaya'nın aklında sıkıntı vardır ." Diyerek iltifat etmekten de gerdi durmadı, siyaset işlerini iyi beceriyordu hakkı yenilemezdi.
Bir gül"Yemeğinizi yiyin hadi, ayrıca baran haklı, kızımın mutluluğu herşeyden önemli." dedi
Mehmet " Bütün iştahımı kaçırdınız yemin ederim, ulan ben ne diye eve davet ettiysem seni," dedi kızgınlıkla
Baran sandalye de geriye yaslandı "İtiraf edin komutanım beni seviyorsunuz." Dedi gülerek
Mehmet "Ne sevmesi lan, babanı da sevmem zaten. " Diyince
Baran'ın şuh kahkahası odaya yayıldı,mehmet iyice sinir olmuştu, sevmese bir kaşık suda boğacaktı , ama kızının yokluğunda baranı basmıştı bağrına, acısını baranla azaltmaya çalışmıştı, hiç bir zaman o özlem dinmemişti içnde.
Yemeklerini yemiş masadan kalkmışlar'dı, baran ve babası aşağı spor salonuna inmişti, fulya'nın tahminine göre görev hakkında konuşuyorlardı.
"Anne ben taşınama"dım, burada yaşasam bir süre." Dedi çekinerek
"Odan hazır meleğim , eşyalarını da alırız bahçede ardiye var şimdilik önemli olanlar orada durur. Zaten gitmeni istemiyorum biliyorsun. Dedi kızına sarılarak
" Biliyorum annecim." Dedi artık anne sevgisini çok net hissediyordu.
Anne kız konuşurken babasının telefonu çalmıştı,fulya ayağa kalkıp aşağıya babasının yanına indi, içerde sohbet ediyorlardı, sohbetlerini bölen şey telefonun melodisiydi.
Babası telefonunu alıp çıkınca baran ve fulya yalnız kalmıştı
"Ben artık gideyim" dedi baran
"Kahve yapsaydım" dedi fulya baran'a karşı mahcup hissediyordu adamın bileğini mahvetmişti.
"40 yıllık hatırın güzel olur. başka sefere söz elinden bir kahve içerim. Şimdi yaralısın gidip dinlen çok yoruldun ve her zaman gül fulya gülmek sana yakışıyor.
Bölüm sonu
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 90.58k Okunma |
7.32k Oy |
0 Takip |
46 Bölümlü Kitap |