@pufapufa
|
Okulun ilk günü. Hiroshi arkadaşları ile tanışmak için sabırsızlanıyor. Annesinden ayrılacağı için üzülse bile yeni arkadaşlar edineceği için hiçte üzgün gözükmüyor. Aksine mutluluktan havalara uçuyor. -Ah benim güzel oğlum, tatlı oğlum. Eğer birisi sana sataşırsa falan hemen öğretmenine söylüyorsun anlaşıldı mı? Kavga etmeyi aklından bile geçirme sakın. Biliyorum sen çok uslu bir çocuksun. Hiroshi’nin annesi gülümseyerek okuldan ayrıldı. Hiroshi sınıfına adım attığında gözlerine inanamadı. Sınıf çok kalabalıktı. Anlaşılan hiç beklediği gibi değildi burası… -Şey… Merhaba! Adım Hiroshi, senin adın ne? Bu çocuk dilini mi yuttu? Hadi ama, yeni bir arkadaş edinmek üzeresin! Aslına bakarsan edindin bile. Sıra arkadaşınla tanışmayacak mısın yani? -Ren. -Efendim? Duyamadım da… Bir şey mi demiştin? -Adım diyorum, Ren. Memnun oldum. “Memnun oldum.” diyordu fakat hiçte öyle gözükmüyordu. Sanki silah doğrultmuşlar çocuğa konuşması için. -Şey, baksana. Çok güzel çizmişsin. Resim kursuna gidiyor musun? Hiroshi gülümsedi. İlk defa biri resmine güzel demişti. -Teşekkür ederim, gitmiyorum. Aslında o kadar da güzel çizmedim yahu! -Yok, yok. Gerçekten çok güzel. En sonunda öğretmen farketti konuştuklarını… -Yavrum, sessiz olun bakayım! Hiç yakışıyor mu size? Koskoca eşek kadar oldunuz! Bla bla bla bla bla… Şükür zil çaldı. Herkes sınıftan çıkmıştı. Hiroshi ve Ren sırada otururken üç çocuk sıralarının yanına doğru yürümeye başladı. Hiroshi’nin çizdiği resmi sert bir şekilde eline aldı. -Hah… Bunu sen mi çizdin? -Hey! Geri ver onu, benim o! |
0% |