1. Bölüm

1. Bölüm

Deniz selin
sessizzyazarr._

1. Bölüm

Siz şanslara inanır mısınız? Peki ya aşka? Ya nefrete? Benim yaşadıklarım hepsine inanmamı sağladı. Bir insanın sözleri sizi ne kadar etkiler? Ne kadar canınızı yakar?

Bazı anılar vardır, can yakar özlem duydurur. Bazı insanlar vardır, can acıtır cana güler. Benim kendi sorularımla çeliştiğim 21. yaşımdayım.

Ben Merve. Kendimi mutlu olmaya inandırmaya çalıştığım biri. Kendimi nasıl mutlu edebilirim, sorularımı nasıl susturabilirim diye düşündüğüm yılımdayım. Kendimle birçok kez kavga ettim sustuğum sessiz kaldığım zamandayım.

Gözlerimi açtığımda kendi evimde kendi yatağımdaydım. Gözlerimi açtığımda, o korkunç ve sonu gelmeyen bitmek bilmeyen kabusumdan kurtulmuştum. Üstümdeki yorganı kenara atıp yataktan kalktım.

Odamdan çıkıp sola doğru yürüdüm. Gözlerim hala siyah görüyordu. Başımın dönme etkisi beni eksik ve yorgun bir halde bırakıyordu. Ne yazık ki bu neredeyse her seferinde bu şekilde oluyordu.

🕙︎

Okula girdiğimde önce çantamı kilitli dolabıma bıraktım. Bunu yaparken en yakın arkadaşım olan Gizem’i aradı gözüm. Normalde benimle birlikte yolda yürür benim yanımda olan dolaba eşyalarını koyardı. Bu artık bizim için bir rutin halindeydi. Etrafa bakınırken gözlerimin bile inanamadığı bir şeyi görmüştüm. Gizem Ömer’in yanın da hararetli bir şekilde konuşuyordu. Buna inanamama nedenim yaklaşık bir iki hafta önce konuştuğumuz kişilerdi.

Gizem okulda Hürkan, Bora ve Ömer’den hoşlanmadığını söylemişti. Ben de ona katıldığımı ancak Bora’nın çok yakın arkadaşım olduğunu söylemiştim. Gizem ile bunun hakkında defalarca konuşmuştuk. Onun ne düşündüğü benim ne düşündüğüm şimdi olanlarla çok çelişiyordu.

Kendimi tutamamıştım. Hızla oraya doğru ilerledim. Ömer, Hürkan Gizem ve Bora yavaş yavaş bana dönmeye başladılar. Gizem hızla beni selamladı. “Merve! Ay seni görmedim özür dilerim bir şey mi oldu?” Bu ne demekti şimdi? En yakını olan beni sanki hiç tanımıyormuş gibi davranıyordu.

“Hiç. Sadece neden bugün diğer her günler olmadığı gibi ektiğini merak ettim.” Dedim. Gizem’in gözleri anlamaz bakıyordu. Nasıl bu kadar güzel rol yapabiliyordu anlamıyordum.

“Neyden bahsediyorsun Merve? Ben seninle hiç okula gelmedim ki.” Dedi birden. “Ben karıştırmışım demek ki.” Dedim.

Gizem Afallamıştı. Ona cevap bile vermeden oradan ayrılıp sınıfıma çıktım. Çantamı masanın sağ tarafa asıp beklemeye başladım. Etrafa bakarken gözüm bir sıraya takıldı. Burası Beril’in idi. Son günlerde okula gelmemeye başlamıştı. Sık sık hasta olan biri için bu gayet normaldi.

“Kardeşim, seni ne kadar sevdiğimi bilemezsin. Ancak Bora denen o çocuk, sana kötü.”

🕙︎

İlk ders bittikten sonra kendimi çok fazla yorgun hissediyordum. Elimi yüzümü yıkadığımda geçer diye düşünüp yerimden kalktım. Kapıdan çıkacakken Gizem beni kapının dışından çağırdı. “Merve, bir dakika benimle gelir misin? Sana söylemem gereken bir şey var.” Gizem’in bu tavırlarının normal olmadığını biliyordum. Gizem ile dostluğuma ne olmuştu?

“Bana tanımayan insanları takip etmemem öğretildi.” Dedim imalı bir şekilde. Gizem ise aynı ima ile bana göz devirdi. Burada neler oluyordu benim bile hiçbir fikrim yoktu. Sonunda başımı sallayıp onu takip ettim.

Bir az yürüdükten sonra artık koridorların ışığı yetersizdi “Nereye gittiğimizi sorabilir miyim?” dedim yüksek sesle. Gizem bunu pek de umursamadı. “Geldik şuradan dışarı çıkacağız.” Diye geçiştirdi. Bu olanlar bana hiç mantıklı gelmiyordu. Neden burada olduğumu bilmiyordum ve merak ediyordum. Tam bunları düşünürken çok ani ve hızlı bir şey oldu.

Yürüdüğüm koridorda sol tarafımdan biri çıktı ve beni tüm gücüyle sağ tarafıma itti. Birden kendimi büyük bir odada buldum. Olduğum yerden kalkıp kapıya doğru koştum. Tüm gücümle kapının kolunu açmaya çalışsam da arka taraftan kilitleme sesi geliyordu. “Gizem! Gizem! Gizem! Yardım edin. KİMSE YOKMU YARDIM EDİN!” Bağırmaktan başka çarem yoktu. Ses gelmeyince etrafa bakınmaya başladım. İlk gördüğüm şey olarak uzun demir bir sopa buldum.

Elime aldığım sopayı kapıya vurmaya başladım. Vurmaktan başka ne yapacaktım bilmiyordum. Sesler yavaş yavaş kesilmeye başladı. Etraf kararmaya başladı. Ayaklarımın yerden kesildiğini hissettiğimde ise bu dünyanın ışıkları söndüğünü gördüm.

Sıkışıp kalmıştım siyah bir boşlukta. Tanıştırayım, burası benim siyah boşluğum. Buradaki tek renk siyah. Ancak son zamanlarda kırmızıda oyunun bir parçası haline gelmişti. Her ne kadar renklendirmek istesem de sonuç sadece bomboş bir boşluktu. Arkamdaki el bana yol gösterir gibi konuştu “Haydi Merve, git o eve...” diyordu. Ben hareketsiz kaldığımda ise elleriyle gözlerimi kapatıyordu. Bakışlarım ellerime kaydı. Simsiyah boşlukta aynı renkli ellerimi izledim.

(Hürkan’ın Anlatımıyla)

“Gizem’e uyduğumuza inanamıyorum.” dedi Bora. Haklı olduğunun farkındaydım ama plana başladığımızdan beri tek kelime bile etmemiştim. Ben, Gizem, Ömer ve Bora, Merve’yi kilitlediğimiz odanın önünde oturuyorduk. Gizem’in bu dâhiyane planı çok iyi geçtiğini ve bize kendini göstermek istediği için Merve’yi güya odaya kilitleme fikrini ortaya attı ve eyleme geçmişti. Ne yazık ki bunları yaptığında kendini havalı zannediyordu. Komikti. Gerçekten komikti.

“Aman be Bora, boş versene sen işte eğleniyoruz.” diye ortaya atladı Gizem. Kendi eğlence anlayışı bu olamazdı. “Ciddi misin?” dedi Bora. Gizem gözlerini ağır ağır devirmekle meşgul iken ayağa kalkıp odaya doğru yürüdüm.

Odadan artık ses çıkmıyordu. Kapının koluna uzandığımda içeriden hırıltılı soluk alışveriş duymaya başladım. “Hürkan, ne var gelsene şuraya.” Diyen Gizem’e pek aldırmadan kapıyı dinlemeye devam ettim.

İçeriden gelen sesler iyice arttıkça kapıyı açmaya çalıştım. Açılmadığında arkamı dönüp Gizem’e kilitlendim. “Gizem, anahtarı ver.” Dedim. Bana kendini iyi gösteren Gizem’i anladığım için benden korkuyordu. “Ne yapacaksın ki?” dedi bana Gizem.

“Uzatma Gizem hadi ver şunu da açalım kapıyı.” Dedim. Bu konuşma beni boğuyordu. Gizem konuşmayı uzatmadan bana cebindeki yarı paslanmış anahtarı uzattı. Elinden aldıktan sonra hızlıca kapıyı açtım. Kaşımdaki manzaradan yeterince ürkmüştüm.

Merve ellerini bacaklarına sarmış sallanıp bir şeyler mırıldanıyordu. Üstü başı kandı. Etraftaki ışığın geldiği yer sadece şimdi açmış olduğum kapıydı. Merve’nin hıçkırmaları başlamıştı. Hızlı adımlarla odanın sonuna yanına gittim.

“Merve…” dedi Gizem içeri girer girmez. Arkasından Bora ve Ömer’de geldi. Merve’ye bakarken artık onu sakinleştirmem gerekiyordu. Kollarına dokunmayı deneyecektim ki ellerinden dirseklerine kadar kanayan tırnak izlerini gördüm. Oradan sonra işlerin ciddiliğini tamamen anlamış olmuştum. Işık açıldığı gibi Merve’nin iyice sesini yükseltiyordu. Önüne geçip dizlerimin üstüne çöktüm ve ona seslenmeye başladım.

Ellerimle kollarını tuttuğumda artık durdurulamaz gibi ağlıyordu. Ne olmuş olabilirdi ki. Kendimde ikinci defa oluyordu bu. Merve’nin dizlerinin üstüne baskı uygulayıp onu kendine zarar vermesinden uzak tuttum. Hep aynı şeyi söylüyordu. Hep “Karanlık…” diye haykırıyordu. “Çok karanlık göremiyorum…” diyordu hep. Bir süreden sonra sesi kesilmeye başlıyordu. Benim ne yaptığımı soruyorsunuz değil mi? İzledim. İzlemek yaptığım tek şeydi. O ağladı ben sustum. O haykırdı ben izledim.

                                            *

Sonunda bayılmak zorunda kaldı Merve. Aklı buna izin vermeden kapandı. Onu düzeltebilirdim. Onu kurtarabilirdim. Onun içinde bunu demiştim ama o gitti. Merve’nin bu halde olması normal değildi. Bunun sebebini bilmem gerekiyordu. Ayrıca Gizemler ile konuşmam gerekiyordu. Utancından yüzümüze bakmasa güzel olurdu. Merve’nin bilinci kapandıktan sonra onu tek başına kaldığı evine bıraktım.

Kendi evime gitmeden önce uzunca düşünme fırsatım olmuştu. Ayrıca merak etmiyor da değildim. O neden böyle olmuştu da aynı onun gibi ağlıyordu. Günler aylar belki de yıllar sonra ilk defa onu tekrar hatırladım. En son onu ne zaman düşündüğümü bile bilmiyordum.

Arabayı bilmediğim sessiz sakin ve bir o kadar da korkutucu ormanlığa sürdüm. Arabayı ormanlığın önünde bırakıp yürüdüm. Yürüdüm. Yürüdüm. Yorulduğumu hissettiğimde bir ağacın altına yatıp bekledim. Sesini hatırlamayı bekledim. Çok bekledim belki de.

 

Bölüm : 25.09.2024 15:45 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...