2. Bölüm

2. Bölüm

Deniz selin
sessizzyazarr._

2. Bölüm

Gözlerim buğulanmıştı, etraf bulanık ve bir o kadar da siyah gözüküyordu. Ayağa kalkmayı denedim. Ayaklarımda inanılmaz bir his vardı. Dokunsam eriyip gidecekmiş gibiydiler. Kollarımdaki karıncalanma hissini tarif edemezdim. Odamdan ayrılıp banyoya doğru yürüdüm. Banyonun soğuk fayanslarını hissettiğimde ürperdim ancak yoluma devam ettim ve musluktaki suyu açtım. Kollarımı sıvamaya yeltenmiştim, ama kollarım yara bere içindeydi. Kendi kendine olmadığının farkındaydım. Ellerimi ıslatıp yüzüme sürdüm. Uyanmam gerekiyordu.

Bana göre büyük merdivenlerden indiğimde salona doğru yürüdüm. Yan yana duran puflar çok rahat ve samimi geliyordu. Yoluma devam edip mutfağa girdim. Sıcak su kaynatma makinesini çalıştırıp su ısıttım. Karnım feci halde ağrıyordu. Üşümüş olabilirdim. Kendime izin vermek istiyordum. Tezgahdan ayrılıp salona geçtim. Oturduğum koltuk bile bana yamuk geliyordu artık. Sanki biri bana gerçekten bazı şeyler fısıldıyor gibiydi. Kulaklarımın artık ne kadar duyuyordu emin değildim. Kaç gerçek kaç yalan bilmiyordum. Bildiğim tek şey şu an suyun kaynama sesinin kulaklarıma ulaşan tek net ses olduğuydu.

Bir süre bekledikten sonra, mutfağa geri dönüp taşan suyu kapattım. Olduğum yerden sağa dönüp sağ alttan çekmeceyi açıp sıcak su torbasını aldım. Kapağını açtım ve dikkatlice içine doldurmaya başladım. Bir anda yanlışlıkla elime gelince birden panik oldum. Gözlerimin yandığını hissediyordum. Artık ağlamak istemiyordum. Burnumu çektikçe dahada ağlamak istiyordum.

Ben içimde büyüyüp soğukluğumda üşüyen, korkumda saklanan, acımda ağlayan, sesinde acılarıyla çığlık atan minicik bir kızın bedeniyim. Kendine yüklediği duyguları taşımaya çalışan dört yaşında bir kızım ben.

Bir dakikalığına telefonum çaldı. Bakmak istemedim, ama telefonun zil sesine dayanamadım. Açtığımda hiç kimse konuşmadı ve kapattım. Anında kapım çaldı. Saate baktığımda üç buçuk olduğunu gördüm. Kim bu saatte kapı çalardı ki. Yataktan doğrulurken aynı numaranın tekrar tekrar aradığını gördüm. Neler oluyor diye haykırdım. Dışardan çıt çıkmıyordu. Yataktan çıkamadım. Aynı numaranın tekrar tekrar aradığını görünce iyice gerildim. Cesaretimi toplayıp yataktan indim. Merdivenlerden aşağıya indim. Kapı ben inerken iki üç kere tekrar çaldı. Bunun bir şaka olduğunu düşünüp kapıya kadar gelecek cesareti topladım. Kapıdan artık ses gelmiyordu kapıyı araladığımda ise hiç kimse yoktu. Ne oluyor ya kim bana neden böyle bir şaka yapmak ister ki. Evde tek olduğum için iyice gerildim. Ne yapacağımı bilemedim kapıyı kapattım ve kilitledim.

Bir az bekledim televizyonu açıp. Kulağıma sesler çınlıyordu. Belki de bana öyle geliyordur diye çok umursamadım. Fakat on beş dakika içinde on beş kere aynı ses tonu da aynı kişiymiş gibi bağırmalar duymaya başladım. Artık emindim biri veya birileri bağırıyor hatta çığlık atıyordu. Polisi aramak geldi içimden. Ama daha ne olduğunun kimin veya kimlerin bağırdığını bilmiyordum. Belki de kimse konuşmuyordu bile. Beklemeye karar verdim. Bir az daha bekleyince artık her kimse beni kurtarın çığlıkları atıyordu. Hem de neredeyse tüm mahalleyi ayağa kaldıracak kadar. Dayanamadım tekrardan cesaretimi toplayıp elim de beyzbol sopasını hissederek dışarı çıktım. Sesin nereden geldiğini çözmeye çalışıyordum. Ses benim çok yakın bir komşumun arka bahçesinden geliyordu. Bahçe sessiz ve basık bir his uyandırıyordu. Sessiz adımlarım susturarak kapıya ulaştım. Kapıyı çaldım. Evde kimse hareketlenmedi. Belki uyuyorlardır diye düşündüm. Cama birkaç kez taş attım. Ama ne bir ses ne de hareket vardı.

Ne yapacağımı bilemedim. Yapacak bir şey yoktu o an da tek çare çığlıkların olduğu tarafa doğru yöneldim. Elimdeki sopayı kaldırdım havaya. Titreyen ellerimden kayıp gidecekmiş gibi hissediyordum. Bu his beni daha güçlü kıldı. Titreyen elimle değişik renk tonlarına boyamış olduğum sopamı tutum. Sesler artık çok yakında idi. Bir ağacın arkasından gelen sesler beni kendine çekiyordu.

Bölüm : 25.09.2024 15:45 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...