[ aşkvesavaş ] - Etiketin'de Kitap Listesi
tamamlandı 3h önce tamamlandı Savaşırken Kalbime Girdin Yüzbaşım
@besraozben45
Okuma
518
Oy
6
Takip
5
Yorum
0
Bölüm
45
Savaşın ortasında gerçekleri yazmaya çalışan bir kadın… Ve görev uğruna kalbini susturmayı öğrenmiş bir asker… Savaş muhabiri Aybike Yılmaz, dünyanın en tehlikeli bölgelerinden birine giderek savaşın görünmeyen yüzünü belgelemek ister. Cesur, idealist ve gerçeğin peşinden giden Aybike için bu görev sadece bir haber değildir; insanların acısını dünyaya duyurmanın tek yoludur.Ancak cephe hattına ulaştığında yolu, disiplinli ve karizmatik özel tim subayı Ali Asaf Demir ile kesişir. Ali Asaf için savaş bir meslek değil, hayatın ta kendisidir. Görev, sadakat ve vatan onun için her şeyden önce gelir. Bir gazetecinin timle birlikte hareket etmesi ise başından beri istemediği bir sorumluluktur. İlk karşılaşmaları sert ve mesafelidir. Fakat kurşunların gökyüzünü yırttığı, hayatın saniyeler içinde değiştiği operasyonlar sırasında ikisi de birbirlerinin gerçek yüzünü görmeye başlar.Aybike, Ali Asaf’ın sert kabuğunun ardındaki yalnızlığı fark eder. Ali Asaf ise Aybike’nin korkusuzluğuna ve kalbinin gücüne hayran kalır. Ama savaş sadece cephede değildir… Geçmişte asker olan ve şimdi düşman tarafında stratejik bir güç haline gelen Aybars Tekin, intikam planlarıyla bölgeyi kana bulamaya hazırlanırken Ali Asaf’ın timi büyük bir operasyonun ortasında kalır. Her adım ölümle burun buruna demektir. Aybike gerçekleri yazmak için savaşın içine girerken, Ali Asaf görevini yerine getirmek için kalbini susturmaya çalışır.Fakat bazen en büyük savaş cephede değil… İnsanın kendi kalbinde verilir.Kurşunların gölgesinde başlayan bu hikâyede, iki insan ya birbirlerini kaybedecek… ya da savaşın ortasında birbirlerinin kalbine sığınacaktır.
devam ediyor 10a önce güncellendi GİZLİ GÖREV : AŞK
@beyazkurdale
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Sessizlik, bazen bir çığlıktan daha gürültülüdür. Ve bir bakış, en sağlam duvarları yıkabilecek kadar güçlüdür. Bu hikâye, bir karargâhta başlamıyor. Bir aşk hikâyesi de değil aslında—en azından ilk bakışta öyle görünmüyor. Bu, güvenin kurşunla sınandığı, ihanetin en yakınlardan geldiği ve duyguların görevle çarpıştığı bir savaşın hikâyesi. Sungar. Soğukkanlı, zeki, disiplinli. Geçmişi sırlarla dolu, gözle görülmeyen ama etkisi derin bir mücadeleden gelen biri. Görevlerinde sessiz, adımlarında iz bırakmayan biri. Ve şimdi… yolculuğu onu sınır hattına yakın kritik bir üsse getiriyor. İçeriden sızdırılan bilgiler, başarısız operasyonlar, şehitler… Bir şeyler ters gidiyor. Ve hain, dışarıdan değil—karargahtan biri. O’nun gelişiyle birlikte taşlar yerinden oynamaya başlıyor. Soru işaretleri çoğalıyor, bakışlar sıklaşıyor. Çünkü geldiği andan itibaren bir şeyleri değiştirmeye başlıyor—sessiz ama derinden. Ve karşısında, onu sezgileriyle tartan biri var: Yüzbaşı Yamaç Toraman. Kendi timinin lideri. Soğuk bakışları, ketum tavırları, acı dolu geçmişiyle çevresine ördüğü duvarlar yıllar içinde kimse tarafından aşılamamış. Sadakatine gölge düşmemiş, emirlerine itiraz edilmemiş bir asker. Ama O geldiğinden beri içindeki denge kayıyor. Onu tanımıyor. Adını biliyor ama hikâyesini çözemiyor. Gözlerinin ardındaki fırtınayı hissediyor ama anlamlandıramıyor. Çünkü O, tanımadığı ama unutamadığı bir şüphe. İkisi de duygularını susturmakta usta. Ama bazen, susturulan duygular daha çok bağırır. Ve bir noktada yolları öyle bir kesişir ki, artık geri dönüş yoktur. Gerilim tırmanırken… Gizlenen gerçekler birer birer ortaya dökülür. Ve hainin aslında çok yakınlarında biri olduğu şok edici gerçekle yüzleşilir. Artık kartlar açık, silahlar çekili. Ama güven hâlâ en zor bulunan şey. Bu bir aşk hikâyesi değil sadece. Bu bir güven hikâyesi. Sessiz bir savaşın, birbirini çözmeye çalışan iki insanın ve en çok da görevle duygular arasında sıkışıp kalan bir kalbin hikâyesi. İhanetle aşk arasındaki ince çizgide, kalbinin sesine güvenebilir misin?
Loading...