31. Bölüm

30.Bölüm (Doğmamış bir Yalan)

Teddiursa
teddiursa

Aileler gelmiş ve Mehmet'in tanıdık bir esnaf lokantasından söylediği yemeklerle sofra kurulmuştu. Ahh bu sofrayı kurmayı yıllarca ne hayal etmiştim. Ama kesinlikle bu şekilde, böyle değil. Hayalimde Mehmet ile birbirimizi seviyor, mutfağımızda güle oynaya yemekler hazırlıyor ve şakalaşarak sofrayı kuruyorduk. Fakat şimdi bunlar sadece uzak bir hayalin gölgesi gibi beni üşütüyordu. Mehmet'in katili olduğu hayallerimden sadece biriydi bu.

 

"Ellerine sağlık Esma çok güzel olmuş yemekler."

 

Kayınvalidem yemekleri benim yaptığımı sanıyordu. Hiç bozuntuya vermeden teşekkür ettim. O anda annemle göz göze geldik. Meraklı ve sorgulayıcı gözlerle bana bakıyordu. Yemekleri benim yapmadığımı tabi anlamıştı. Kafamı annemin yanında oturan babama çevirdim. O da tıpkı annem gibi bakıyordu. Bunca yıllık kızlarının elinin lezzetini biliyorlar ve sofradaki yemeklerin onun elinden çıkmadığını pek tabi anlıyorlardı. Teşekkürümün üzerine neyse ki bir şey dememişlerdi ama bir şeylerden şüphelendikleri belliydi.

 

"Biraz daha ister misiniz? Getirebilirim" dedim sandalyemi geriye çekip kalkmaya hazırlanırken.

 

"Yok kızım Allah bereket versin doyduk, ellerine sağlık" dedi kayınpederim. Yediği yemeklerin lezzetinden memnun olacak ki göbeğine bir iki kere vurarak sandalyesinde geriye yaslandı.

 

"Afiyet olsun baba." Tekrar yerime oturmuştum.

 

Ben yerime oturduktan sonra Mehmet yerinde huzursuzca kıpırdanmaya başladı. Aslında aileler geldiğinden beri bir garip davranıyordu. Yani her zamanki garipliğinden de garip.

 

Mehmet boğazını temizledi ve söze girdi, "Aslında bugün sizi yemeğe çağırmamızın bir nedeni var."

 

Ne? Boşanacağımızı bir süre gizli tutacağımızı konuşmuştuk hatta bu yemeği kabul etme sebebim ailemin bu haberi duyup üzülmesini ertelemek istememdi. Ne yapıyordu bu?

 

"Ne yapıyorsun Mehmet. Henüz değil demiştik." dedim bir çırpıda.

 

Gülerek bana bakıyordu. Uzanıp elimi tuttu. "Hayatım endişelenme bu haberi duymaya hakları var diye düşünüyorum." dedi.

 

"Neler oluyor çocuklar meraklandırmayın bizi daha fazla da söyleyin hadi." babam dayanamayarak araya girmişti.

 

Ne olacaksa olsundu. Eninde sonunda öğreneceklerdi. Belki de bunu Mehmet'in ağzından duymaları herkes için en iyisi olacaktı. Ama boşanma sebebi olarak ne yumurtlayacak gerçekten merak ediyordum. Benim aklıma doğruyu söylemekten başka bir şey gelmiyordu zira.

 

Herkes pür dikkat Mehmet'in ağzından çıkacakları bekliyordu. Hepimizin suratına tek tek koca bir gülümsemeyle baktı. Salak mıydı bu? Böyle bir haber gülerek mi verilirdi. Hayır verilmezdi. O anda aklıma Mehmet'in başka bir şey söyleyebileceği ihtimali geldi. Ve o şey de...

 

"Biz bebek bekliyoruz."

 

Hayır dur dememe fırsat vermeden söylemişti.

 

Mehmet cümlesini kurar kurmaz etraf birden sevinç çığlıkları ile dolmuştu. Böyle bir durumun olmadığını söylemem mümkün değildi. Herkes bana söz hakkı vermeden sarılmak için yanıma gelmiş, tebrik ediyordu.

 

Neyin tebriğini kabul ediyordum ben şimdi? Hamile değildim. Olmam da mümkün değildi. Mehmet yine hayallerimden birini çalmıştı. Bu haberi gerçek olduğunda aileme ben söylemek, sevincimizi birlikte paylaşmak isterdim. Ama kesinlikle Mehmet ile değil.

 

Bu adam haddini çoktan aşmıştı da ben neden bekliyordum?

 

Derin bir nefes aldım ve "Durun!" dedim.

 

Herkes bu çıkışım karşısında şaşkınlıkla durdu ve bana bakmaya başladılar. Ne diyecektim şimdi? Aklımda hiçbir şey yoktu. Benim bu bocalamış halimi fırsat bilerek Mehmet tekrar konuşmaya başladı.

 

"Durun derken ,henüz sevinmek için erken doktor kontrolüne dahi gitmedik demek istiyor." kıs kıs gülüyordu şimdi.

 

Yalancı herif. Tek ayak üzerinde kırk yalan uydurabiliyordu. Annemleri şu anda hayal kırıklığına uğratmamak için onun yalanına uydum.

 

"Ya evet. Onu demek istedim."

 

Akşamın devamı büyüklerin sırayla torun hayallerinden bahsetmeleriyle geçti. Bir torunları olmayacağını onlara söylememi daha da zorlaştırıyorlardı. Hiç istemediğim bu torun muhabbetinin bir an önce bitmesi için dua ettim. Kısa bir süre sonra son çaylar da içildikten sonra aileleri yolcu ettik.

 

İşte şimdi baş başa kalmıştık.

 

Son kişi de merdivenlerden görünmez olduğunda kapıyı kapatıp sırtımı soğuk yüzeyine yasladım. Sinirli bir yüzle, Mehmet'i öldürmek isteyen gözlerimle ona bakıyordum.

 

"Ne?" dedi pişkin pişkin. Gülümsemesi gözlerine ulaşıyordu ama ben artık o gözlerde kaybolmuyordum. O gözlerde sadece boğulan hayallerim vardı.

 

"Ne yaptığını sanıyorsun sen?" sesim beklediğimden de yüksek çıkmıştı.

 

"Ne yapmışım. Ailelerimize müjdeli haberi sadece birazcık erken verdim." derken işaret ve baş parmağını birbirine yaklaştırarak sevimli olduğunu düşündüğü bir şekilde 'birazcık'ı gösteriyordu.

 

Eskiden bu jestleri bana sevimli gelirken şimdi aşırı itici duruyordu. Azıcık daha onunla aynı havayı solumak istemiyordum.

 

"Bu pişkinliğin bana fazla Mehmet. Aldığım kararın ne kadar doğru olduğunu bir kez daha hatırlattın bana."

 

"Biz bebek bekliyoruz diyoruz sen hala boşanmaktan bahsediyorsun Esma."

 

"Sen doğmamış hatta doğma ihtimali bile olmayan bir bebeği bu işe bulaştıracak kadar adi bir adamsın. Ben gidiyorum. Lütfen bir daha benimle iletişim kurma." bir hışımla yanından geçmeye çalışırken beni kolumdan tuttu.

 

"Orada dur işte. Hiçbir yere gidemezsin. Ailelerimize bu saatten sonra boşanma isteğini nasıl açıklayacaksın?"

 

O anda neredeyse hiç çalışmayan yalan mekanizmam devreye girdi. Bunu düşündüğüm için kendime şaşırıyordum. Tuttuğu kolumu sertçe onun hakimiyetinden kurtardım.

 

"Beni darp ettikten sonra, şiddete ve benim üzüntüme dayanamayan bebeğimin düştüğüne herkes inanır merak etme. Ee bunun üzerine senden boşanmama da kimse şaşırmaz. Nasıl beğendim mi bahanemi? Yanında dura dura sana benzemiş miyim?"

 

Bunları söyler söylemez o gülümseyen yüzü asıldı.

 

"Yapamazsın." sesi donuk, tüm bedeni hareketsizdi.

 

"Öyle bir yaparım ki aklın şaşar. Bundan sonra beni kolay lokma olarak görmek neymiş görürsün."

 

Şimdi dimdik bir şekilde karşısında duruyordum. O anda Mehmet ondan hiç beklemediğim bir şey yaparak yanıma yaklaştı, dizlerinin üzerine çöktü ve bana yalvarmaya başladı.

 

"Bunu bize yapma Esma. Bugün fark etmedin mi? Bir aile olduğumuzda ne kadar mutlu ve huzurluyuz. Bir de bebek olduğunu düşünsene." kafasını dizlerimden kaldırıp gözlerimin içine baktı ve devam etti, " Bu dünyada cenneti yaşarız."

 

Bana bu dünyada cehennemi yaşatan adamın ağzından bunları duymak beni zerre etkilemiyordu artık. O masada yaptığı, daha doğmamış bebeğimi bu olaylara karıştırması bardağı taşıran son damlaydı.

 

"Kalk ayağa. Saçmalıyorsun yine. Merak etme boşanma sebebimiz olarak o iğrenç videoyu ve sözlerini göstermeyeceğim. İtibarın hala seninle olacak yani korkma. Ama benden uzak durduğun sürece tabi. Kendimin bile rezil olmasını umursamam herkese bahsederim o videodan."

 

"İtibarım umurumda değil Esma. Tek umursadığım ailemiz. Ben seni kaybetmek istemiyorum."

 

"Onun için çok geç kaldığını zaten daha önce de söylemiştim. Beni kazanamadan kaybettin bari itibarını koru. Sana tek tavsiyem bu. Şimdi eşyalarımı toplayıp gidiyorum. Sen de kalk. daha fazla küçülme karşımda."

 

Sözlerimin onu tamamen yıktığı hıçkıra hıçkıra ağlamasından belli oluyordu. Bu ağlamalar bana bir şey ifade etmiyordu. Sonra daha fazla ağlayacağıma şimdi onun ağlaması daha iyiydi.

 

O hala yerdeyken yanından yürüyüp geçtim. Yatak odasından çantalara doldurabildiğim kadar eşyayı topladım. Taşıyabileceğimden fazla olmuştu.

 

Ben alacaklarımı almıştım. Bu sürede Mehmet hala bıraktığım yerde duruyordu. İçim biraz ezilir gibi oldu ama hemen kendime geldim ve dik duruşumu korudum.

 

Eşyalarımı toplarken bir yandan da Gülbin'i aramış, beni alabilecek mi sormuştum. Tabi ki canım arkadaşım her an bana yardım etmek için hazırdı. Gelmek üzere olduğunu tahmin ediyordum. Onun gelmesini aşağıda beklemeye karar verdim. Tüm eşyalarımı zor da olsa yüklendim, kimisini sırtıma attım.

 

Ayakkabılarımı giydikten sonra dönüp son kez yuva olmasını umduğum ama bana yıkımdan başka bir şey getirmeyen eve ve yerde oturan başını halıdan kaldırmayan adama baktım.

 

Hissizdim.

 

Kapıyı çarpıp çıktım.

Bölüm : 12.01.2026 22:32 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...