
Akşam çökerken Tozluyaka’nın arka sokakları yine sessizdi. Berk, Ali’yle tartışmanın ağırlığını üstünde taşıyarak evden çıkmıştı. Biraz hava almak istemişti sadece. Aynı sokak, aynı kaldırım… ama bu kez yalnızdı.
Bir araç yavaşladı.
Berk kafasını çevirdiğinde her şey birkaç saniyede oldu. Kapı açıldı, sert bir el kolundan tuttu. Sesini çıkaramadan içeri çekildi. Araba hızla uzaklaştı.
Tozluyaka bir kişiyi daha kaybetmişti.
Ali, Berk’in dönmediğini fark ettiğinde içi sıkıştı. Telefonu kapalıydı. Sordu, araştırdı, koştu. Sonunda Muhammed Ağa’nın kapısına dayandığında nefesi kesilmişti.
“Dede… Berk yok.”
Söz bitmeden evin içi karıştı.
Muhammed Ağa ayağa kalktı. Yüzündeki sakinlik bir anda gitti.
“Kim?” dedi tek kelimeyle.
Ali’nin sesi titredi:
“Şehmus.”
O an karar verildi. Beklemek yoktu artık.
Kenan çağrıldı. Adamlar dağıldı. Sokaklar tutuldu. Kamera görüntüleri, arka yollar, boş evler… Tozluyaka ilk kez bu kadar hızlı kenetlendi.
Muhammed Ağa sertçe konuştu:
“Bu, gençlere dokunmaktır. Bunun affı olmaz.”
Ayaz dedesinin yanındaydı. Gözleri doluydu ama geri durmadı.
“Berk’i bulacağız,” dedi. “Ne olursa olsun.”
Muhammed Ağa torununun omzuna dokundu. Mardin Arapçasıyla kısık sesle konuştu:
“La tihaf ya weladî… el-hak ma‘ana.”
(Korkma evladım… hak bizimle.)
Şehmus, Berki karanlık bir depoya soktuğunda yüzünde en ufak bir tereddüt yoktu.
“Bu mahalleye mesaj lazımdı,” dedi. “Sen oldun o mesaj.”
Berk dişlerini sıktı ama başını eğmedi.
“Beni alınca kazandığını mı sanıyorsun?”
Şehmus güldü.
“Henüz oyun yeni başladı.”
O gece Muhammed Ağa evinde durmadı. Ayakta, hareket hâlindeydi. Sedirin kenarında durdu, ellerini semaya açtı. Sesi bu kez daha sertti:
“Yâ Allah… zulme izin verme.
Mazlumu bize emanet eyle.
Evladımızı sağ salim geri döndür.”
Tozluyaka uyumadı.
Çünkü artık mesele mahalle değildi.
Bu, bir gencin canıydı.
Ve Muhammed Ağa’lar,
Berk’i bulmadan
hiçbir yere dağılmayacaktı.
91.BÖLÜM SONU
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.85k Okunma |
271 Oy |
0 Takip |
94 Bölümlü Kitap |