
Böylesine iddialı bir başlığın "Ve" kelimesi de büyük olmalıydı!
Plot Armor, Bir Yazarın Müdahalesi

XCAVATÖR: Anlamıyorsun Kronj! Evrenlerin yeni bir Tanrıya ihtiyacı var! Yepyeni. İnsanlara gelecek vaat eden, insanlara özgürlük vaat eden, refah vaat eden, mücadele eden... bir Tanrı gerek!
Kronj: Bu söylediklerinin hiçbirisiyle ilgilenmiyorum! Dilediğin Tanrıyı dilediğin şekilde yarat. Beni bu işlerden uzak tut.
XCAVATÖR: Zamanla alışırsın şu an kabul etmesen de olur. En azından şimdilik de olsa senin benden benim de senden beklentilerimiz var. Bu süreç içerisinde olabildiğince güzel anlaşalım sonrasına sonra bakarız!
.
.
.
. XCAVATÖR, Bilgelik Tanrısı Anglonder’in yanına gidip konuşmaya başladı.
XCAVATÖR: Yeni bir Tanrıya ihtiyacımız var! Anglonder, bu duruma sen ne diyorsun?
Anglonder: Her zaman her şeye ihtiyaç vardır. Sadece öncelikler konusunda çabuk kararlar veririz hepsi bu kadar. Yüce Yaratıcımız.
XCAVATÖR: Sadece bu evrenlerin değil kendi evrenimin kendi gezegenimin de bir Kurtarıcıya bir Yaratıcıya ihtiyacı var. Yaşadığım gezegende her yer savaş alanına dönmeye başladı. Tanrılar gerek tarih gerekse mitolojik hikayeler boyunca ortaya çıkma veya bir kurtarıcı gönderme zamanlarını hep kaosa göre ayarlamışlardır. O Tanrılardan, kurtarıcılardan veya Şeytanlardan birisi biz olabiliriz. Ama kurtarıcı konumunda olmak hoş olabilirdi. Ya da gerçekten kurtarılan tarafta olmak!
Anglonder: Peki bunu başarabilmek için planınız nedir?
XCAVATÖR: Kronj’u, Özgürlüğün Tanrısı ve Çöküşün Şeytanı sıfatlarına sahip birisi yapacağım. O buna uygun birisi.
Anglonder: Peki siz geçmişinize göre değiştiniz mi? Yani ileride bir şeyleri değiştirebilmek için önce kendinizi değiştirmeniz gerekir. Ondan soruyorum!
XCAVATÖR (Bilgeye bilgece bir cevapla): Evet değiştim. Geçmişimin tecrübe izlerini bir nişan gibi üzerimde tutuyorum. İzler bana zarar verirlerse onlardan mümkün olduğunca güzel bir şekilde kurtulmaya çalışıp bana yararlı ve faydalı olacak yeni tecrübelere yeni işlere koşuyorum. Ayrıca benim değişip değişmediğim ayrı bir konu! Hem de apayrı bir konu! Ama çağın, yenilikler ve güzellikler içeren devrimler aracılığıyla değişmesi gerekiyor. Buna nasıl ve kim engel olabilir ki?
“Anglonder Rangavier (Köşeye kıstıran bir tavırla): Yaratıcı olan sen bile bu çağın değişmesini engelleyemiyor musun yani? Bakın Yüce Yaratıcım, değişimler, devrimler ve başkalaşımlar normaldir. Yaptığınız bu devrimin sonuçlarına katlanabilecek misiniz? Beni daha iyi anlayabilmeniz adına bir örnek vermeme müsaade edin lütfen!
Hiçbir şey yapmasanız da kendi gezegeninizde yaşlandığınızdan dolayı bir başkalaşım yani devrim geçireceksiniz. O başkalaşım süreci içerisinde; geçen o zamana, o sürece baktığınız ân yaşadıklarınıza bakıp yaptığınız bu devrimi güzel mi yoksa kötü mü bulacaksınız? Sonuca bakarsanız yaşlandınız; içeriğine bakarsanız ya yaşanmışlıkla ya da boş geçen yıllar yaşamış olacaksınız!
Kısaca devrim ve değişim mücadele verseniz de vermeseniz de size en nihayetinde gelecek. Mücadele vererek değiştirdiğiniz şeylerden veya mücadele vermeseniz de değişen ve böylelikle yenisi gelen şeylerden gerek gelene kadar geçen süreçte gerekse geldikten sonraki süreçte memnun kalabilecek misiniz?
İşte bu soruyla ve bu metotla hareket etmenizi naçizane öneririm.”
XCAVATÖR (Derin bir iç çekerek): Mücadele etsen de etmesen de öleceksin! Ölümünle, yaşayan sana büyük bir devrim yapacaksın, ama asıl mesele o ölümle elde ettiğin devrimden memnun kaldın mı? Başka bir deyişle “En azından ölmeden önce yaşantından memnun kaldın mı?” yaklaşımından bahsederek devrime bu gözle bakıyorsun he? Memnun kalmaya çalışacağın çizgilerde ol, devrim zaten gelecek!!!
Anglonder (Gülerek): Yani, öyle de denebilir! Kim bilir belki de aynı şeyleri konuştuğumuzu zanneden ama farkında olmadan başka şeylerden bahseden bir konuşma içerisinde de olabiliriz. Ama anlatışlar ve örnekler birbirine benziyor doğrusu. Anlaşılmak güzel şey Azizim.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |