
Deniz lise aşkı Nergiz ile buluşmak için hazırlanmıştı. Ona bir demet nergiz aldı . Buluşmak için anlaştıkları kafeye geldiğinde Nergiz daha gelmemişti. Elindeki çiçeği masaya bırakarak manzarayı izlemeye başlamıştı. Mavi göl ona Nergiz'in gözlerini anımsatırken kahverengi topraklar sevdiği kızın eşsiz saçlarını hatırlatıyordu ona. Nergiz'i düşünürken bir garson gelmişti yanına.
Garson: Ne alırdınız efendim?
Deniz: Bir bardak soğuk kahve alabilir miyim.
Garson: Bu havada mı?
Garson ilk defa kış ayında soğuk kahve isteyen birini gördüğü için baya şaşırmıştı.
Deniz: Evet ,mümkünse.
Garson sipariş alarak oradan uzaklaştı. Deniz saate baktığında 2'yi 10 geçiyordu. Nergiz bir saat gecikmişti. Deniz bir şey olmasından endişelenerek Nergiz'i aradı ama telefonu yanıtlayan olmamıştı. Deniz tekrar aradı ama sonuç değişmemişti. Tekrar aradı, ve bir daha aradı ama hiçbirini Nergis cevap vermedi. Deniz aşırı endişelenmişti. Hesabı ödedikten sonra Nergis için aldı çiçeği alarak onun evine doğru yola çıktı. O an üzerinde para olmadığı için yürüyerek gitmek zorunda kalmıştı. 4 saatlik yolun sonunda Nergiz'in evinin önüne gelmişti. Kapıyı çaldığında kapıyı beline havlu sarılı bir şekilde okulunun basketbol kaptanı olan Yusuf açmıştı. Deniz babası ve annesinin vefatından sonra hayatının en büyük tıklatını yedi. Belki ben yanlış anlıyorum diye düşünerek kendini avutmaya çalışırken içeriden sevdiği kadının sesini duydu.
Nergiz: Hayatım kim geldi?
Nergiz kapının oraya geldiğinde kapıdakinin kim olduğuna bakmadan Yusuf'un dudağına küçük ama tutku dolu bir öpücük kondurdu. Deniz'in bu görüntü karşısında midesi bulanmıştı.
Deniz: Ben gelmiştim ama keşke daha önce gelseydim .
Nergiz: Deniz.... Açıklayabilirim.
Deniz: Tamam ama önce hangisinden başlamak istersin. Yusuf'un neden evinde olduğundan mı yoksa ikinizde neden çıplak olduğunuzdan mı başlarsın.
Nergiz hiçbir şey diyemezken Deniz elindeki çiçeği yere atarak oradan uzaklaştı. Keşke gelmeseydim diyerek yoluna devam etti.
🤍🤍🤍
Elif kendine geldiğinde Baturalp'e gerekli müdahaleyi yaptı ama tam olarak hayati tehlikeyi atlatmamıştı. Çok kan kaybetmişti ve acil kana ihtiyaçları vardı. Hyun-su bir yandan Aslan Yalçın'la ilgileniyor bir yandan da Baturalp için kan arıyordu. Elif artık umudunu kesmişti ki abisi onu umutlandıran o cümleyi kurmuş.
Karabatak: Leyal ve Seda'nın kan grubu....
Elif abisinin ne diyeceğini anlayarak koşarak aşağı indi. Hızla kapı açarak içeri girdi. Ağlamaktan kızaran gözleri, kana bulanmış hastane önlüğü ve birbirine giren kıvırcık saçlarıyla aşırı kötü gözüküyordu. ( Yazar notu: Bizim kızlar asla kötü gözükmez. Bu halde bile çok güzellerdir) Kızlar kötü bir şeyler olduğunu anlamışlardı.
Elif: Kızlar kan gurubu 0rh negatif kan gurubuna sahip biri varmı.
Leyal: Neden , abin mi açıktı?!!
Seda ve Leyal buna gülerken Elif'in daha fazla yıkıldığını görünce ciddi bir olayın olduğunu anladılar.
Leyal: Benim ki A0RH pozitif, olmaz malesef. Konu ne ?
Elif: Baturalp..... Baturalp için, lütfen.
Seda: Benim kan grubum oluyor.
Elif sevinçle çığlık attı ve cevap vermeden yukarı hızla çıktı. Abisinin karşısında durarak ' Seda'nın kan grubu oluyor ama prangaların anahtarları lazım. ' dedi. Karabatak kardeşini sorgulamadan anahtarları ona uzatarak verdi. Elif anahtarları kalmasıyla tekrardan aşağı indi. İçeriye girdiğinde direkt Seda'nın bileklerine bağlı olan prangaları açarak onu yukarı çıkardı.
Elif: Abi , birkaç meyve suyu ve popkek filan getirin. Seda elini sık.
Seda elini sıkarak damarlarını ortaya çıkardı. Elif iğneyi batırarak kan almaya başlamıştı.
Karabatak: Neden?
Elif: Ne neden abi?
Karabatak: Neden diyorum kek ve meyve suyu getiriyoruz.
Elif: Bir tüp mü kan alacağım sandın. Baturalp'e birkaç spayk gerek ve belki de. Daha fazlası. Kıza bir şey olmaması lazım.
Karabatak oflayarak birkaç şey getirmek için aşağıya indi.
🧡🧡🧡
Karabatak mutfağa girmek üzereyken kulağına dolan müzik sesi ilgisini çekmişti. Sesin geldiği yöne ilerleyince şarkıyı söyleyenin Leyal olduğunu fark etti. Şarkıyı biraz daha dinlediğinde bu şarkıyı bildiğini anladı.
"Şu an seni unuturum gücüm olsa, kaç damlasın yastığımda, ağlamaların nede olsa başkasındaydı '
Karabatak: Ne o sevdiğinden ayrımı kaldın? Yoksa aldattı mı seni? Desen tam zamanında kaldırmışım seni.
Leyal duyduğu ses ile şarkı söylemeyi bıraktı. Böyle bir şeyin olmamasına rağmen karabatağın böyle düşünmesi onu üzmüştü.
Karabatak: Kim söylüyor bu şarkıyı, güzelmiş.
Leyal: Yoksa sende mi aşk acısı çekiyorsun? Söylesene hangi şanslı kız seni daha doğru biriyle aldatarak mutluluk yolunda yürümeye başladı.
Karabatak: Nereden biliyorsun onun doğru kişi olduğunu?
Leyal: senden daha yanlış kişi olamayacağına göre kesin doğru kişidir.
Karabatak: Ama çok kırıcı oluyorsun. Tahmininden daha iyi bir eşim dir.
Leyal: Evet, eli kanla kaplı bir eş.
Karabatak: Bu kanın sebebi baban!
Karabatak sinirlendiğini belli etmekten hiç çekinmeden dışarı çıktı. Mutfağa geçerek birkaç şey aldı ve yukarıya çıktı.
Seda artık güçsüz düşmeye başlamıştı ama baturalp'in ona yaptığı iyilikler aklına geldikçe dayanmaya çalışıyordu. Karabatağın getirdiği bitterli popkek ve çikolatalı sütü keyifle yedi.
Hyun-su :Galiba çok seviyorsun?
Seda konuşanın Hyun-su olduğunu görünce cevap verme gereksinimi duymadı. Oda tekrar sormadı. Hyun-su karabatağın yanına giderek dışarda konuşmaları gerektiğini söyledi ve beraber dışarı çıktılar.
Hyun-su: Aslan Yalçın'ı tanıyor musunuz?
Karabatak: Ev...... Evet. Neden sordun ki?
Hyun-su: Arabayı kurşunlatan oymuş. İlk başta soyisim benzerliği mi diye düşündüm ama anlaşılana göre öyle değilmiş.
Karabatak: Neyse içeriye geçelim.
( İki hafta sonra)
Elif üzerine siyah mini bir elbise giymişti. Altına siyah ince topuklu bot ile boyunu biraz daha uzatmıştı. Kulağına taktığı halka küpelerle şaheser gibi görünüyordu.
Elif: Abi nasıl görünüyorum?
Karabatak: Aşırı güzel ve ben bunu sevmedim.
Elif: Ama abi yaaa!
Karabatak: Mızmızlanma marulum benim. Çok güzelsin ve sana oradaki bütün erkekler bakacak ve benim hepsini dövmem gerekecek. Cidden bir kızın abisi olmak çok zor.
Elif abisine gülerek saçını düzeltti. Bugün iş yerinden arkadaşlarıyla beraber gece kulübüne gideceklerdi.
Elif: Abi baturalp'in başındaki ilaçların ikisini serum yolcuyla vereceksin, zaten diğerlerini de normal verirsiniz. Kendini de zorlamasın. Vallahi dikiş atmaktan yoruldum.
Karabatak: Tamam bıcırık. Bilmiyoruz o kadarını da. Biz de boş değiliz.
Elif saat baktığında geç kaldığını farketti. Abisini öperek ' görüşürüz ' diyerek evden ayrıldı.
Birkaç arkadaşıyla birlikte Maria bara geçtiler. Yeni açılmıştı ve nasıl bir yer olduğunu merak ediyorlardı. İçeriye geçerek kendilerine uygun bir yere geçip oturdular. İçerisi bordo ve askeri yeşille dekore edilmişti. Mavi loş ışıklarla tam bir renk kargaşası vardı ama ona rağmen Elif'i etkileye bilmişti. Kızlar kendi aralarında sohbet ederken yanlarına bir doksan boyunda , kumral, koyu kahve gözleri olan, siyah t-shirt'ünün altından bile belli olan kaslı bir barmen geldi.
Barmen: Merhaba , ne alırdınız?
Elif: Kırmızı şarap lütfen.
Diğer kızlarda istediklerini söyledi. Siparişleri alan barmen oradan uzaklaştı. Kısa süre içinde siparişleri getirerek masaya koydu. Gitmesi gerekirken Elif'in yanında oturan iki kızı izliyordu. Kızlardan biri sarışın, uzun boylu ve renkli gözlüydü. Uzun bacağı ve ben buradayım diye bağıran göğüsleri ile ben buradayım diye bağırıyordu. Diğeri ise diğer kızın tam tersiydi. Kumral, kısa boylu, kahve gözlü, ve dolgun dudakları ile farklı bir al benisi vardı. Barmen kızlara bakarak konuşmaya başladı.
Barmen: Kızlar benim yatağım aşırı genişte biraz daraltmama yardım eder misiniz?
Kızların ikisi aynı anda: Tabii, ama içki var değilmi?
Barmen: İçkiden daha iyi şeyler var. Merak etmeyin.😉
Kızlar hızla ayağa kalkarak barmen çocuğun koluna girerek üçü bir kalabalıkta gözden yok oldular. Elif tek kaldığı için tek kalmak istemedi. Ayağa kalktığında başı döndüğü için elindeki kırmızı şarabı üzerine döktü. Sinirle küfürler savurarak çantasını eline alarak lavaboya geçti. Üzerine temizlemeye çalışırken içeriye birinin girdiğini ve kapıyı kilitlediğini gördü. İçeri giren erkeğin kim olduğunu anlayamazken erkek Elif'in kolundan tutarak belinden kavradı. Kendine çekerek bedenlerini birleştirdi ve dolgun dudaklarını Elif'in dudaklarına bastırmadan önce ' Benim olan benimdir , insanı katil edersin sen' dedi......

( Elif'in elbisesinin temsili görseli)
Umarım bölümü beğendiniz. Oylarınızı ve yorumlarınızı bekliyorum .
Elif'i öpen kişi kimdi?
Elif'i satan arkadaşları hakkında ne düşünüyorsunuz?
Yeni bölüm için fikirlerinizi bekliyorum 😘
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |