11. Bölüm

İlk ve son Yağmur

Döne Gül Elmas
mervegokcen

Aslan yalçın ..... Karabatağın hayatına düşen bir bombadan farksız olacak o kişi şu an tam karşısında oturuyordu. Yanında da bir kadın vardı ve isminin Yağmur olduğunu söylemişti.

Aslan: Merhaba kuzen, nasılsın?

Sorduğu soruya cevap vermedi. En son onu gördüğünde annesi ve babasının ölümünden dolayı karabatağı suçlamıştı. Nefes almayı unutturmuştu. Elif gözlerini bir Aslan'a bir yanında ki kıza bakıyordu ama kızın gözleri sürekli Hyun-su'nun üzerindeydi.

Yağmur: Bumu?

Yağmur kafasıyla Hyun-su'yu işaret etti. Elif karşısındaki kızdan hiç haz almadı, içinden bir ses onu sevmeyeceğini söylüyordu.

Aslan: Evet, o. Yakışıklı değilmi?

Yağmur kafasını evet anlamında salladı ve yüzüne sahte bir gülümseme kondurdu.

Karabatak: Derdiniz ne sizin! Sakin kalmaya çalışıyorum damarıma basma ikinizide öldürürüm!

Aslın: Annen ve baban yetmedi galiba , kana doyamıyorsun Deniz.

Karabatak: Senin kanını kadehe koyup yanında ki sürtüğüne içireceğim!

Aslan: Düzgün konuş o benim kapatmam değil.

Yağmur adından böyle konuşulmasından rahatsız olmaya başlamıştı ama hiçbir şey yapmadan olacakları izlemeye devam etti.

Elif: Senin seks hayatın bizi ilgilendirmez! Yanında ki kapatmayı al siktir git!

Aslan: Bence bana iyi davranmanız gerek.

Yağmur: Ne zaman söyleyeceksin?

Yağmur kurduğu cümleyi Hyun-su'ya bakarak söylemişti. Aslan gülerek hepsinin yüzüne baktı. Yüzlerinde gördüğü afallamış ifade hoşuna gitmişti.

Aslan: Abinle tanış Yağmur, bayağı iyi değil mi?

Yağmur gülerek etrafa bakıyordu. Abisinin gerilen yüzünü görünce kendini kötü hissetti. Aslan'a yaklaşarak tekrar konuştu.

Yağmur: Abi beni sevmiyor demi? Bana onun baba gibi olmadığını söyledin. Sende bana yalan söyledin!

Yağmur ağlayarak uzaklaşmaya başladı. Aslan yerinden kalkmadı, kalkamadı.... Elif'e yalvaran gözlerle bakarak konuştu...

Aslan: Elif, Hyun-su, Deniz Yağmur sara hastası. Onu sakinleştirmek çok zor. Elif belki sen konuşursan seni dinler.

Elif Aslan'ın samimiyetini ölçmek ister gibi birkaç saniye gözlerinin içine baktı ve hızla Yağmur'un peşinden koşarak gitti.

🪶🪶🪶

(Elif'in anlatımıyla)

Yağmur'u aramadığım yer kalmamıştı. Artık pes ederek abimlerin yanına dönmeye karar vermiştim ama bir ses duydum. Dikkatlice dinlediğimde bir kadının ağladığını farkettim. Odaya girdiğimde Yağmur'u fark ettim. Yanına oturduğumda kırmızıya dönmüş gözleri beni buldu. İlk defa ona bu kadar dikkatli bakıyordum. Kahve , düz saçları omuzlarına doğru dökülüyordu. Yeşil gözleri ve dolgun dudakları kendine ayrı bir albeni katıyordu.

Yağmur: Bana bakma öyle!

Elif: Nasıl bakıyorum?

Yağmur: Acıyarak, asıl acınacak olan sensin! Bana acıdığın içi.

Yağmur'un kurduğu cümle ile içime bir öküz oturdu. Anlatamadığım duygular azrailden farksızdı.

Neydi bu duygunun adı?

Elif: Ben sana acımıyorum. Sadece..... Şey, yani....

Yağmur: Abimi senden almayacağım, o ikimizin de abisi olabilir. Hem, belki senin sayende benide sevebilir.

Gözlerindeki saflık beni etkilerken ona inanmak istemedim. Sonuçta kim olduğunu bilmiyordum.

Elif: İçeri geçelim.

Yağmur: Aslan var orda. Gitmek istemiyorum!

Elif: Neden, neden gitmek istemiyorsun?

Cevap vermesini bekledim ama sadece susarak gözlerimin içine baktı. Yeşil gözleri Hyun-su'nun kine çok zıttı. Onun siyah , Yağmur'un ise yeşil gözleri vardı ve ona çok yakışıyor du. İkisininde dudakları dolgundu ve yüz hatları çok olmada da biraz anımsatıyor du. Gözlerimi Yağmur'dan ayırarak sorumu yineledim.

Elif: Aslan'dan neden bu kadar korkuyorsun?

Yağmur: Celladın senin dostundur ve sen ses çıkarmazsın. O benim celladım, bu gün ayağımın altındaki sandalyeyi kendi itecek....

Bölüm : 12.02.2025 20:08 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...