
Bu bölüm @zankaa ya ithaf edilmiştir.
Bir şubat akşamında unuttum hüzün neydi...
İyi ki doğdun kuşum, nice mutlu yılların olsunn 🫶🏻
01.02
~Yine bana kaldı hep yalan dolan~
Uyandığımda ilk iş olarak telefonumu kontrol ettim. Bilinmeyenden mesaj vardı. Numara olarak kalması sinirlerimi bozmaya başlamıştı ama nasıl kaydedeceğimi bilmiyordum. Nasıl kaydedeceğimi düşünürken bildirime tıklamıştım. Yine şarkı sözü yazmıştı. Parmaklarımı klavyede dolaştırdım.
0535***: Sana olan aşkım beni darmaduman etti
0535***: Yine arda bakan oldum
0535***: Bu seni durdurmaz… (00.30)
Siz: Bu aşk itirafı mı (09.15)
yazıp çıktım ve lavaboya girdim. İşlerimi hallettikten sonra telefonumu alıp aşağı indim. Mutfağa geçip telefonumdan şarkı açtım ve kahvaltı hazırlamaya başladım. Önce çay için su koydum. Sonrasında haşlamak için yumurtaları cezveye koyup onu da ocağa koydum. Buzlukta hazır köfte vardı onları çıkardıktan sonra patates soymaya başladım. Aynı zamanda şarkıya eşlik ediyordum. Şarkının kısılmasıyla bildirim geldiğini anladım. Ellerimi temizleyip telefonumu aldım. Düşündüğüm gibi bilinmeyenden mesaj vardı. Mesaja girmeden önce numarasını kaydetmeye karar verdim. Numaraya tıklayıp nota emojisi (🎵🎶) ile kaydettim ve mesaja girdim.
🎵🎶: Nasıl kabul edersen (09.35)
Siz: Kabul etmiyorum o zaman
Siz: Evli bir kadınım ben
Siz: Bana böyle şeyler yazmamalısın
🎵🎶: Biliyorum Ayza tekrar tekrar hatırlatmana gerek yok
Siz: Neden hala yazıyorsun o zaman
🎵🎶: Seni seviyorum çünkü
Siz: Yapma bunu
Siz: Evliyim ben
Siz: Üstelik seni tanımıyorum da
Siz: Hislerine karşılık veremem
🎵🎶: Biliyorum
Siz: Niye yapıyorsun o zaman bunu
Siz: Niye kendine acı çektiriyorsun
🎵🎶: Bir şey yapmıyorum
🎵🎶: Sadece seni seviyorum
Siz: Hayır yapıyorsun
Siz: Seninle daha fazla konuşmak istemiyorum
🎵🎶: Ayza hayır…
🎵🎶 adlı kişiyi engellediniz
Sonunda bilinmeyeni engellemiştim. Onunla konuşmak yanlış gelmişti. Gerçek olmasa bile evliydim ben, beni sevdiğini söyleye biriyle konuşmaya devam edemezdim. Üstelik konuşmaya devam etseydik kırılacaktı da çünkü sadece mesajlaşarak birini tanıyamaz, sevemezdim.
Ocaktan gelen sesle telefonu bırakıp ocağa döndüm. Yumurta kaynayıp ses çıkarmaya başlamıştı. Onun altını kıstıktan sonra patatesleri doğramaya başladım. Patatesleri doğradıktan sonra tencereye yağ döküp ocağa koydum. Çayı da demleyip arkama döndüm. Adin kapının pervazına yaslanmış küçük bir tebessümle beni izliyordu. Ben onu fark edince toparlandı ve ´´Günaydın." dedi. Bende ona ´´Günaydın." deyip buzdolabından kahvaltılıkları çıkarmaya başladım. Kahvaltılıkları masaya koyduktan sonra doğradığım patatesleri kızmış yağa attım ve haşlanan yumurtaları soymaya başladım. Yumurtaları dilimledikten sonra üstüne hafifçe yağ gezdirdim ve masaya koydum. Kaynayan suyla çayı demledim ve kızaran patatesleri aldım. Patatesleri de sofraya koyduktan sonra çıkardığım köfteleri kızartmaya başladım. Köfteler kızardığında çay da demini almıştı. Bardaklara çay doldurduktan sonra her şey hazırdı ve sofraya oturduk.
Kahvaltımızı ettikten sonra sofrayı birlikte topladık. Adin bulaşıkları makineye dizerken bende dersim olduğu için hazırlanmaya çıktım. Beyaz bir pantolon üstüne yine beyaz üzerinde pembe kalpler olan bir tişört giydim. Saçımı at kuyruğu yaptım. A harfli kolyemi ve pembe cam yüzüğümü taktım. Küçük prensli bez çantama ihtiyacım olanları koyduktan sonra aşağı indim. Bugün Adinin de dersi vardı ve o da hazırlanmıştı. Yine siyahlara bürünmüştü. Ben ne kadar renkliysem Adin o kadar siyahtı. Neden hep siyah giyindiğini merak etmiştim ancak sormadım.
Evden birlikte çıktık ve arabalarımıza binip ayrıldık. Fakülteme gelince arabamı park edip içeri girdim. Dersliğime gidip boş bulduğum bir yere geçtim.
YAZARDAN
Adin sıkıntıyla dersini dinliyordu. O da ailesi yüzünden eğitim hayatı mahvolan çocuklardandı. Aslında eşit ağırlıkçıydı. Ortaokuldan beri psikoloji istemişti ancak babası asla kabul etmemişti. 10. sınıfta alan kağıdı dağıtıldığında zorla sayısal işaretletmiş, YKS sonuçları açıklandığında bütün tercihlerini mimarlık üzerinden yaptırmıştı. Adin defalarca kez istemediğini söylemiş babasıyla tartışmıştı ancak değişen bir şey olmamıştı.
Bölümünde mutlu değildi ancak artık yapabileceği bir şey de yoktu. Dersi bitince hızlıca bahçeye çıktı. İçeride çok bunalmıştı. Açık havayla derin bir nefes çekti içine. Biraz olsun rahatlamıştı. Cebinden telefonunu çıkardı, ekranında Ayzanın habersiz çekilmiş bir fotoğrafı vardı. Fotoğrafa karşı gülümsedi. Ayzaya yazmak istedi ama yapamadı. Yazsa da Ayza görmezdi zaten. Vicdan azabı çekiyordu. İçinden ben ne yapıyorum diye geçirdi. Kendini iyice rahatsız hissetti. Telefon kapatıp tekrar cebine koydu ve amfiye girdi.
AYZADAN
Ders bitiminde kızlarla konuşmuş ve bir kafede buluşmuştuk. Kızlarla konuşurken gözüm parmağımdaki alyansa takılmıştı. Takı, özellikle yüzük, takmayı çok severdim ancak bu alyans ağırlık yapıyordu sanki. Oradaydı ama olmaması gerekiyordu. Elim istemsizce o yüzüğe gitti ve oynamaya başladım. Bu hareketim kızların da dikkatini çekmişti. Bana garip garip bakıyorlardı. Kafamı hayırdır manasında sallayıp,
-Niye öyle bakıyorsunuz?
diye sordum. Başlarıyla elimi gösterdiler. Elime baktım,
-Ne?
+Niye yüzükle oynuyorsun Ayza
-Ben hep yüzüğümle oynarım.
dedim. Yalan değildi her zaman yüzüklerimle oyardım. Buna niye bu kadar takıldıklarını anlamamıştım.
+Ama bu farklı.
-Hayır değil.
+Hayır farklı. Sen o yüzüğü çıkarmak istediğin için oynuyorsun.
-Evet. Evet çıkarmak istiyorum ama çıkarmıyorum.
dedim ve ekledim.
-Ben eve geçiyorum.
Ve kalkıp arabama bindim. Eve gelene kadar tonlarca şey düşünmüştüm. Anlık bir hırsla evlenmeyi onaylamıştım ama şimdi beni geriyordu. Düşündükçe daralıyordum. Niye kabul etmiştim ki. Her zaman babama karşı çıkmıştım, direnmiştim. Bu sefer niye direnmeyip kabul etmiştim ki. Sadece kağıt üzerinde olsa da, gerçekten karı-koca olmasak da evliydik biz. Güya babamların planlarını bozacaktık daha ne yapacağımızı bile bilmiyorduk.
Düşüncelerim iyice yoğunlaşıp içinden çıkılmaz bir hal alınca radyodan şarkı açıp düşüncelerimden uzaklaşmaya çalıştım. Radyoda ´´Çağan Şengül-Acıyla Kucaklaştım" çalıyordu. Kafam dağılsın diye açmıştım ancak iyice düşüncelere itmişti bu şarkı. Neyse ki eve varmıştım.
Arabayı park edip indim ve çantamdan anahtarı çıkarıp kapıyı açtım. Adin henüz gelmemişti. Üstümü değiştirdikten sonra aşağı indim ve şarkı açıp yemek hazırlamaya başladım.
1 SAAT SONRA
Kapıdan gelen tıkırtıyla oraya yürüdüm. Adin gelmişti. Ona hoş geldin deyip geri mutfağa döndüm. Telefonum kapanmıştı. Oflayıp şarja taktım ve Adinin yanına gidip,
-Telefonundan şarkı açabilir miyim?
diye sordum. Başını olumlu anlamda sallayıp telefonunu uzattı. Ekranında Karanla çekilmiş bir fotoğrafı vardı ve çok güzel çıkmışlardı. Gülümsedim ve ekranı kaydırdım ancak şifre vardı.
-Şifren ne?
+060605.
-Bu nasıl şifre ya.
+Karanın doğum tarihi.
-Yani senin doğum tarihin.
dedim. Güldü sadece. Bende telefondan şarkı açıp geri mutfağa döndüm ve kaldığım yerden yemek hazırlamaya devam ettim. Adin de üstünü değiştirip yanıma geldi ve yardım edebileceği bir şey olup olmadığını sordu. Salata yapabileceğini söyledim.
Yemekler hazır olunca birlikte sofrayı kurduk ve yedikten sonra da birlikte topladık. Bulaşıkları da makineye yerleştirdikten sonra vizeler yaklaştığından dolayı ders çalışmak için odalarımıza dağıldık.
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |