9. Bölüm

9. Bölüm

Beyza Arabacı
olumsuzusavar

"Gelebilir miyim?"

Kaan'ın sesini duyduğumda mutfakta salata için havuç rendeliyordum. Bu akşam için öyle güzel bir masa hazırlamıştım ki nereden baksanız 3 saattir mutfaktaydım.

"Gel gel mutfaktayım" çok hazırlanmış gibi görünmek istemediğimden tamamen ev giysilerimleydim saçım da dağılmış, heryerden çıkışmış bir topuz halindeydi.

Kaan ise beni şaşırtacak derecede özenli görünüyordu. Küçük mutfağımın ortasında saç sakal traşını olmuş, yeşil gömleğinin içerisinde beyaz tişörtü ve siyah kot pantolonuyla parfüm kokuyordu.

Havuçlu ellerime baktım. Üzüldüm.

"Şunu şöyle bırakıyorum." dedi tezgahın üzerine bir poşet bırakırken.

"O ne?" meraksız ve neşesizdim.

"Tatlı getirdim. Elim boş gelmek istemedim."

Elini kolunu nereye koyacağını bilmeyen hali beni gülümsetti.

"Ne aldın?" Dememle elime kaçırdığım rende işaret parmağımda bir yara açtı. Ufak bi çığlık çıktı dudaklarımdan. işaret parmağımın kestiğim kısmını emerek masanın üzerindeki peçeteye uzandım.

"Ver şuna bir bakayım." Diyerek karşıma dikildi. O parmağımı incelerden ben de onun parfümüne dalmıştım.

"Derin görünmüyor." Elim elinde gözü yüzüme indi. Bu durum, bu an ve bu his... Bana çok iyi ve çok kötü hissettirdi.

yarım yamalak teşekkür ederek önce gözlerimi sonra elimi çektim.

"Salatayı ben yaparım." diyerek gömleğinin kollarını kıvırmaya başladı.

"Geliyorum birazdan." diye mırıldanarak yatak odama koşup kapıyı kapattım. Derin bi nefes alıp gardrobumun karşısına geçtim. Siyah pileli bir elbise giydim. Hızlıca saçlarımı açıp taç gibi ördüm ve aynada kendime bakıp onayladıktan sonra. Mutfağa geri döndüm.

Tezgaha kıçını dayamış su içiyordu.Beni gördüğünde yüzünde oluşan gülümsemeyle.

" Vay vay vay Çare Hanım" Hafifçe dizlerimle reverans yaptıktan sonra kendi etrafımda döndüm.

"Olmuş mu?"

"Şahesersin"

Kafamla mutfakta hazır masayı işaret ederek "Çek sandalemi de şaheser aç kalmasın." dedim.

Tam bir beyefendiydi. Bana sandalyemi çekerek oturmamı sağladı ve karşıma geçip oturdu.

"Günün nasıl geçti?"

Derin bir nefes alıp verdim.

"Sabahı biliyorsun. Sonra çok afedersin anam ağladı. Tohumculardan fiyat aldım. Verdikleri fiyatın üstüne ekipman ücretlerini de eklersek dönem bir yıla kalmaz batarım. Ay ama nasıl sinir oldum öyle bir üst perdeden konuşuyorlar ki sanarsın kör cahilim ben anlamıyorum hiçbir şeyden. Neyse sonra..."

Gülümseyerek beni izlediğini fark ettiğimde gözlerimi kıstım.

"Sonra acıktım dersen ekmek arası yapmam sana."

"Yiyorum şimdi. Sen öyle heyecanla gününü anlatınca izlemek istedim."

"Ye ve yorum yap yemeklerime. Bekliyorum."

Ellerimi göğsümde kavuşturup beklemeye başladım.

Bir parça et aldı tabağına yanına da güveçte mantarlarımdan. Ayağa kalkıp gömme dolaba gittim.

" Neredeyse unutuyordum."

pikapta şarkı açtım. ve alt rafran şarap aldım. "Böğürttlen şarabı sever misin?"

"Oha"

"Ne oldu?"

"Et yumuşacık çok güzel pişmiş."

"Dışarıda ateşte pişirdim." dedim etimle gurur duyarak.

Hafif bir müzik çalıyordu pikaptan.

"Alev alev yanıyorum

Buzlarım çözülüyor aşka

Gardım düşüyor, tutamıyorum

Korkuyorum bakışların çarpınca bana."

.Yanına gidip bardağına şarap dolduracakken elimden şarabı alıp masaya bıraktı. Ben ne olduğunu anlamadan ayağa kalktı. Elim hala sıcak avucundayken dudaklarını kulağıma yaklaştırdı. Konuştuğunda nefesinin çarptığı yerler tatlı tatlı gıdıklanıyordu.

"Benimle dans eder misin?" hafifçe başımı olumlu anlamda salladım.

Belimden tutup beni kendine yasladığında naneli kokusu beni sarmıştı.

Benim kafam onun göğüs hizasındaydı. Yeni kesilmiş kısa sakalları saçlarıma karışıyordu. Kafamı kaldırıp gözlerine baktım öyle güzel ve masum görünüyordu ki. Bu düşünce beni korkuttu. Hızla kendimi geri çekip masaya gidip yerime oturdum.

"Hadi yiyelim."

...

"Onun kocasından ben de korkuyorum." kahkaha attım.

Pikapta 'Pesa' çalıyordu.

"Yalan değil geçen gün geldi alkol istedi hani sordum hangi hayvana lazım diye yok ben içicem dedi." gülmemi zar zor durdurduktan sonra gülmekten yaşaran gözlerimi sildim parmağımın ucuyla.

Birden " Çok güzel gülüyorsun" dedi.

"Teşekkür ederim."

"Yok sahi. İçten gülüyorsun." Durdum. Sanki buz kestim. Ne demişti Umar istemeden beynime düştü kelimeler.

"Yapma şöyle yakışmıyor. İçten gülmüyorsun itici görünüyor."

Elimdeki kadehin düştüğünü bardak sesinden sonra duydum.

"B- be-ben toplarım." yere dizlerimin üzerinde çöküp cam kırıklarını toplamaya başladım.

"Bırak süpürürüz eline batmasın." Duymuyordum. Yerdeki parçaları toplamaya devam ettim.

"Çare bırakır mısın?" yanıma eğildi. "Yavrum bırak." Dondum öyle uzak bir zamandan öyle eski bir anı unutmuş olmam gereken bir anı alkolün vermiş olduğu etkiyle sırtımdan bıçakladı.

"Kim diyordu sana yavrum?"

Ayağa kalktım usulca. Kaan da karşıma gelip elimi aldı. Cam parçası batıp batmadığına bakıyordu. Tüm cam parçaları kalbimdeydi.

"Kaan?"

"hı?"

Uzanıp öptüm. Afallamıştı. Öfkeliydim sebebi neydi bilmiyorum. öpüşüm derinleşti karşılık vermiyordu. Dudaklarımı hafifçe geri çekerken.

"Öpsene beni!" komut almış gibi dudaklarımız buluştu kanım kaynıyordu. Ellerim ensesindeki saçlarından yavaşça göğsüne indi iki elimle arkadaki koltuğa doğru göğsünden ittim. Koltuğa oturduğunda bende çıkıp kucağına oturdum. Elbisemin askısını indirdiğimde içime sütyen giymediğimden göğüslerim ortaya çıktı. Gözlerindeki arzuyu görmek beni daha da hırslandırmıştı. Bir elini alıp göğsümü avuçlamasını sağladım. Uzanıp dudaklarını buldum yeniden. Ufak bir hırıltı çıktı dudaklarından. Tişötünün eteğini yukarı doğru çekiştirirken.

"Dur" dedi. Soru sorar gibi baktığımda " Çare çok içtin." Elbisemin askılarını omuzlarıma geri çıkarırken göğüslerime bakıp iç çekti. İki askımı da omuzlarıma bıraktıktan sonra sol omuzuma minik bir öpücük bıraktı.

"Bu gece olmaz. Böyle olmaz."

"Neden?" kucağında küçük bir çocuk gibi mızmızlanıyordum.

"Çünkü bu olduğunda hatırlamanı istiyorum."

"Hatırlarım."

"Unutamamanı istiyorum."

"Sürekli hatırlatırsın." boğuk bir kahkaha çıktı dudaklarından.

"Sen benim için yalvarıyor musun?"

"Gitmeni istemiyorum."

"O sonra şimdi gel bakalım."

Beni kucağına aldı ve yatak odama götürdü yatağın üstüne bıraktı.

"Gitme"

"O sonra dedim ya"

"Bu gece gitme. Yanımda kal."

"Emin misin."

"hıhı"

Bir süre sonra içerideki müzik sesi kesildi. Sonra yatağın diğer ucunda bir hareketlilik hissettim. O tarafa doğru kaydım ve başımı göğsüne koyup, kendimi uykunun sıcak kollarına bıraktım.

Evet… o sahneyi ben yazdım. Ve şu an yüzüm komple domates kırmızısı, evet 🙈🍅
Ne olduysa o karakterlerin gazına geldim, bir baktım kalemim kontrolden çıkmış… “edepsiz” bir şeyler oluvermiş. Sonra dönüp okuyunca ben bile şok oldum.

O yüzden… şey…
Bana kızmayın, ben sadece yazarıyım, elim kaydı 😭✨
Biraz utanıyorum ama silmeye de kıyamadım. Siz olgun okurlarsınız, anlaşıcaksınızdır diye düşünüyorum… umarım… belki… 💗

Bölüm : 02.11.2024 02:37 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...