25. Bölüm

23.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Meriç,yine sabah 7.30’da çalan alarmın tiz sesiyle uyandı.Fakat bugün uzun bir aradan sonra kendini çok mutlu hissediyordu.Zira dün gece çıktıkları yemekte ne olduğunu bile anlamadan genç kıza onu sevdiğini itiraf etmiş,duyguları karşılık bulunca da Müge’yle ilişkisinde bambaşka bir dönem açılmıştı.Kısacası artık resmi olarak sevgiliydiler ve onun gibi aşkta şanssız bir adam için bu inanılmazdı.

 

 

Aynı anda büyükannesi Semiha Hanım’ın her zaman

 

 

“Oğlum,yürek gerçek sevgiyi hisseder.Ayrıca gerçek sevginin zamana da ihtiyacı yoktur.Yüreğin eğer onun doğru insan olduğunu söylüyorsa,bir şans vermelisin.İnan,pişman olmazsın.”

 

 

dediği geldi aklına.O zamanlar bu söze pek inanmazdı.Ama şimdi içinde bulunduğu durum,tam olarak bu sözün ispatı gibiydi.Genç kızı tanıyalı daha 1 hafta bile olmamıştı.Fakat onun kendisi için doğru insan olduğunu bir şekilde hissediyordu.Kızın hayat karşısında henüz çok tecrübesiz olmasının hiç önemi yoktu.Önemli olan,onu anlaması,ona iyi gelmesiydi.

 

 

Yalnızca birkaç gün içinde Müge sayesinde mutlu,gülümseyen bir adama dönüşmüştü.Semiha Hanım’la Hakan onun bu yeni halini görseler,kesinlikle çok sevinirlerdi.Zihnini bu düşünceler meşgul ederken,banyoya ilerleyip 10-15 dakika gibi kısacık bir sürede tüm rutinlerini hallederek giyindi.Saçlarını dağınık şekilde kurutup parfümünü sıktığında,genç kızın odasına gitmek için hazırdı.Neşeyle gülümseyerek odadan çıktı ve koridorda yürümeye başladı.

 

 

 

 

Müge,tıpkı genç adam gibi tam 7.30 da uyanmış,alarmın o sevimsiz tiz sesi bile bu sabah mutluluktan kulağına müzik gibi gelmişti.Hemen kalktı,kısa bir duş aldı ve dişlerini fırçalayıp saçlarını balıksırtı şeklinde tek örgü yaptı.Sıra giyinmeye gelmişti.Odaya döndü,dolabın karşısına geçerek bir süre ne giyeceğini düşündü.Birkaç dakika sonra üzerine kısa kollu bisiklet yaka beyaz salaş bir penye,bol kesim yüksek bel açık mavi kot pantolon ve beyaz bez pabuçlarını giymişti.Parfümünü sıktı,krem zemin üstüne pembe-yeşil desenli sweatshirtünü çantasına koydu ve çantayı omzuna asarak aynada kendine şöyle bir baktı.

 

 

Aynada gördüğü genç kızı beğenmişti.Keyifle gülümsedi.Acaba Meriç de beğenir miydi?Onu düşünür düşünmez,dün gece olanlar bir bir gözünde canlandı.Çıktıkları yemek çok sıradan başlamış,ancak genç adam yemeğin sonunda ona şimdi boynunda parıldayan sonsuzluk kolyesini takarken ilan-ı aşk edince bambaşka bir hal almıştı.Böyle bir itirafı hiç beklemediği için başta şaşırdığını,ama sonra sevindiğini hatırladı.Zira Meriç’le duyguları karşılıklıydı.Düşünmeye devam etti.İtirafın yalnızca birkaç dakika sonrasında Meriç’le nefesleri birbirine karışmış,artık sevgili olmuşlardı.

 

 

Oysa Floransa’ya gelirken,böyle bir şey yaşayacağını hiç düşünmemişti.Hem de can arkadaşı Elif,son gece telefonda konuştuklarında

 

 

“Bu tatil belki de sana hayatının aşkını getirecek canım.”

 

 

dediği halde.Fakat şimdi,o konuşmadan yaklaşık 1 hafta sonra arkadaşı söylediklerinde haklı çıkmıştı.Genç adamla ilk tanıştığı gün yaşananlar,onun hakkındaki ilk izlenimleri bir bir geçti aklından.Başta adamın soğuk,geçimsiz hatta kaba biri olduğunu düşünmüş,onu tanıdıkça yanıldığını fark etmişti.Meriç ilk izlenimlerinin aksine düşünceli,naif,nazik ve planlı biriydi.Pamuk gibi bir yüreği vardı.O soğuk,sert tavırlarsa,bu pamuk yüreği saklayan bir maskeydi.

 

 

Müge,duygularının ne zaman değişip aşka dönüştüğünü bilmiyor,sadece tahmin ediyordu.Büyük ihtimalle her şey,ateşlendiği o gece genç adam onunla bir bebek gibi ilgilenince değişmişti.Aklından bunlar geçerken kapısı çalındı.Bu kez

 

 

“Kim o?”

 

 

diye sormasına gerek yoktu.Biliyordu çünkü.Gelen Meriç’ten başkası olamazdı.Neşeyle gülümseyip kapıya ilerledi ve açtı.Karşısında beklediği gibi genç adam duruyordu.Üzerindeki beyaz gömlek,siyah kot pantolon ve yine siyah spor ayakkabıdan oluşan kombini ona çok yakışmıştı.Bir şey söylemesine fırsat kalmadan

 

 

”Günaydın!Harika görünüyorsun Müge.”

 

 

diyerek ona sıkıca sarıldı genç adam.Ardından o harika çiçek kokusunu doya doya içine çekip saçlarına birkaç öpücük bıraktı.Çok geçmeden nefesleri birbirine karışmıştı.Ancak Meriç durumdan çok mutlu olsa da genç kızı ürkütmemek adına çok dikkatli,hatta biraz çekingen davranıyordu.Sonunda birkaç saniye için Müge’den uzaklaştı sonra onu yine kollarına aldı.Genç kızın bundan hiç şikayeti yoktu.Zira Meriç’in insana biraz deniz,biraz da yağmur sonrası ormanı anımsatan hoş kokusuyla kendinden geçmişti.Birden karnından hafif bir gurultu yükselince kıpırdanmak zorunda kaldı.Aynı anda Meriç’in muzip sesi duyulmuştu.

 

 

”Biri acıkmış galiba!”

 

 

”Evet,kusura bakma lütfen!Bu gurultu hiç olmadı.”

 

 

diye karşılık verdi mahçup mahcup.Meriç hemen elini tutup

 

 

“Kusur ne demek canım?Aç kalmak sana iyi gelmiyor,sinirleniyorsun biliyorum.Hem ben de açım zaten.Hadi salona inelim de bir şeyler yiyelim.”

 

 

demiş ve onu merdivenlere yönlendirmişti.Böylece lobiye indiler ve yemek salonuna doğru yürüdüler.Az sonra her zamanki masalarına karşılıklı oturmuşlardı.Her şeyin 5 gün önce genç kızın bu masaya gelmesiyle başladığını hatırlamak ikisini de gülümsetti.Bir yandan da birbirlerini süzüyorlardı.O en fazla bir dakikalık sürede genç adamın gözlerinin mavinin en açık tonuna bürünüp,bambaşka bir ışıkla parladığını fark etti Müge.Demek Meriç mutluyken o uçsuz bucaksız mavilikler böyle görünüyordu.Dahası o mutluluğu yaratan kendisiydi.Bunu bilmek,genç kıza tarifsiz bir mutluluk verdi.

 

 

Bu sırada genç adamın aklından da çok benzer şeyler geçiyordu.Müge,balıksırtı şeklinde örülmüş gece karası saçları,makyajsız yüzü ve üzerindeki rahat gezi kıyafetiyle kesinlikle çok güzeldi.Fakat Meriç’in böylesine saf,duru bir güzelliği hakkedecek ne yaptığı konusunda en ufak bir fikri yoktu.Tek bildiği,bundan böyle onu mutlu edebilmek için elinden gelenin fazlasını yapacağı,üzülmesine asla izin vermeyeceğiydi.

 

 

”Günaydın efendim!Siparişlerinizi alabilir miyim lütfen?”

 

 

Garsonun sorusuyla düşüncelerinden uzaklaşarak konuştu.

 

 

”Ben yine 2 kruvasan ve 1 fincan filtre kahve rica ediyorum.Ya sen canım?”

 

 

Müge’nin tercihi de onunla aynıydı.Garson siparişleri not edip onları yalnız bıraktığında genç kız tekrar söz aldı.

 

 

”Bugün ikimizin de son günü galiba,ne yapsak?”

 

 

Meriç’in haylaz bir tonda verdiği karşılık gecikmemişti.

 

 

”Bilmem,sen ne yapmak istersen bana uyar canım.”

 

 

”Hımmm,ama şimdiye kadar gideceğimiz her yere ben karar verdim sayılır.Bu sana biraz haksızlık olmaz mı?”

 

 

Duydukları karşısında Meriç şaşkındı.Zira Fulya her zaman önceliği kendi isteklerine verir,istediği olmadığında da genç adama günlerce surat asar ya da mızmızlık yapardı.Oysa Müge onun tam tersiydi.Bir an bu güzel genç kız sayesinde daha neler öğreneceğini merak etti.Ardından söze başladı.

 

 

”Sen gerçekten de çok farklısın.Bir kere benim düşüncelerime değer vermen çok hoşuma gidiyor.Ama emin ol,senin tercihlerine göre geziyor olmamızdan hiç rahatsız değilim.Bunu daha önce de söyledim zaten.Çünkü,programı tek başıma da yapsam,gideceğim yerler hemen hemen aynı olurdu.”

 

 

Rahatlayan Müge gülümseyip araya girmişti.

 

 

”Peki,o zaman bugün önce Ufizzi Galerisini gezelim.Sonra vaktimiz kalırsa belki Pitti Sarayı’na da uğrarız.”

 

 

Genç adam neşeyle

 

 

“Arada birer gelato da yersek neden olmasın?”

 

 

diye takıldı,ardından daha ciddi bir tonda ekledi.

 

 

”Tabii sen kendini iyi hissediyorsan.”

 

 

O sırada kahvaltıları masada yerini alınca dikkatleri yiyeceklere kaymış,sohbetleri kesintiye uğramıştı.Ama kimse masaya hakim olan huzurlu sessizlikten şikayetçi değildi.Yaklaşık 10-15 dakika sonra kahvaltıları sona erdi ve Müge

 

 

”Hadi “Gökyüzüm”ikimiz de kahvaltımızı ettiğimize göre çıkalım mı artık?”

 

 

diyerek elinden tuttu genç adamın.Az sonra el ele sarmaş dolaş bir şekilde lobide yürürlerken Meriç kendini kendine keyifle gülümsüyordu.Zira bu güzeller güzeli genç kızın “Gökyüzü”olmayı çok ama çok sevmişti…

 

 

 

 

Herkese 1 haftalık bir aradan sonra taptaze bir bölümle merhaba 😀😀😀Son birkaç gündür neden bilmem kendimi pek iyi hissetmiyorum 🥺🥺🥺ama yine de taslaktaki bölümü düzenleyip paylaşmak istedim 😉😉😉Bol bol yorum yapıp yıldıza tıklarsanız da beni çok mutlu edersiniz 🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 24.03.2025 18:34 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...