27. Bölüm

25.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Çok kısa süren bir yürüyüş sonrasında, dar, küçük bir sokakta yer alan dondurma dükkânına varmışlardı. Koyu renk ahşaptan kapıyı açarak içeri girdiklerinde, Müge etrafını beğeniyle süzdü. Tavanla 3 duvar beyaza boyalı, dondurmaların sergilendiği cam tezgâhın ardında kalan duvar kızıl kahve tuğlayla kaplıydı. Zemin, tuğla duvarla uyumlu olabilmesi adına kahverengi yer karolarıyla döşenmişti. Dondurma tezgahının hemen arkasındaki açık kapıdan pırıl pırıl, düzenli bir mutfak görülüyor, aydınlatma tavandan sarkan birkaç küçük avizeyle sağlanıyordu. Genç kız

 

 

“O birbirinden lezzetli dondurmalar bu küçük ama pırıl pırıl mutfakta yapılıyor demek.”

 

 

diye düşündü.Sonra da etrafa bakınmaya devam etti. Tuğla duvara 3-4 ahşap raf yerleştirilmişti. Bunların birinin üzerinde içleri büyük ihtimalle mekânın sahiplerine ait fotoğraflarla dolu, birkaç resim çerçevesi vardı. Diğerlerindeyse, gelatoların konabilmesi için gereken çeşitli ebatlarda plastik kaplar ya da külahlar göze çarpıyordu.

 

Cam tezgâhın önünde, dondurma almak için bekleyen çok fazla sayıda insan olmasına rağmen, içerideki 4-5 ahşap masa ve bunun 2 katı taburenin hepsi boştu. Öyleyse insanlar, oturmak yerine dondurmalarını alıp gezintilerine devam etmeyi tercih ediyor olmalıydılar. Ancak Meriç, hastalıktan henüz yeni kalkan Müge’nin dinlenmesi gerektiğini düşündü ve cam kenarı bir masaya yöneldi. Az sonra ikili masaya karşılıklı yerleşmişti. Sohbeti başlatan genç adam oldu.

 

 

”Hangi dondurmadan yemek istersin güzelim?”

 

 

Meriç ona ilk kez “güzelim “diyordu.Tıpkı “cesur kız” gibi bu sözcüğün de onun dilinden dökülüşünü sevmişti Müge. Neşeyle gülümseyip konuştu.

 

 

” 1 top sade, 1 top da çikolatalı yeterli olur canım. Sonuçta kendime dikkat etmem gerek.”

 

 

Zira hastalığının tekrarlamasını istemiyordu. Genç adam

 

 

“Tamam, haklısın güzelim.”

 

 

demiş, sonra da tezgâha doğru adımlamıştı. Kısa sürede elinde içleri dondurma dolu 2 plastik kapla Müge’nin yanına döndü. Onun kendi kendine gülümsediğini görünce de kapları masaya bırakıp yerine otururken sormadan duramadı.

 

 

” Ne oldu, neden öyle gülümsüyorsun Cesur Kız?”

 

 

Cevap hiç bekletmeden gelmişti.

 

 

”Hiçççç, öyle düşünüyordum sadece. Hayat gerçekten tuhaf.”

 

 

”Hayat neden tuhaf canım?”

 

 

”Şu halimize bir baksana Meriç. İlk tanıştığımız gün, beni masanda bile istememiştin ama o günden sonra hiç ayrılmadık.”

 

 

Sözlerinde çok haklıydı genç kız. Onunla şehre geldiği 2. gün kahvaltıda tanışmışlardı. İlk tanışmaları da Meriç’in huysuz, hatta kaba tavırları yüzünden hiç iyi geçmemişti. Ancak aradan geçen 5 günde her şey tamamen değişmiş, birbirlerine aşık olmuşlardı. Müge’nin merakla ondan bir yanıt beklediğini bakışlarından okuyunca düşündüklerini söze döktü.

 

 

”Sözlerinde o kadar haklısın ki güzelim. Ama hayatı güzel yapan da bu tuhaflık değil mi zaten?”

 

 

Müge hemen

 

 

“Evet,kesinlikle öyle.”

 

 

demiş, sonra da dondurmasından bir kaşık alıp tatmıştı. Damağına yayılan yoğun, kremamsı tat, Türkiye’deki dondurmalardan farklı olsa da güzeldi. O anda tıpkı kendisi gibi dondurmasından bir kaşık alan Meriç’in

 

 

”Beğendin mi?”

 

 

diye sormasıyla ana dönerek söz aldı.

 

 

”Evet, beğendim. Türkiye’deki dondurmalardan biraz daha yoğun ve yağlı gibi sanki. Yine de güzel bir tadı var. Peki, sen?”

 

 

”Ben de beğendim güzelim.”

 

 

”Neden böyle yoğun bir tadı var gelatonun Meriç? Rehberde bu konuda bir şey yazıyor mu?”

 

 

Genç kızın sorusuyla elindeki rehberi şöyle bir karıştırdı ve gerekli sayfayı bulur bulmaz da sesli okudu Meriç.

 

 

”Gelatonun temeli süt, şeker ve kremaya dayanıyor Cesur Kız. Sonra bu karışımın içine fındık, çikolata ya da diğer meyve püreleri gibi eklemeler yapılıyor. İçinde daha az hava ve daha çok tatlandırıcı olduğu için de yoğun. Ayrıca en az % 3,5 oranında terayağı içeriyor. Bu da onu diğer dondurmalara göre daha yağlı yapıyor haliyle.”

 

 

Bu bilgileri verirken, bir yandan da dondurmasını kaşıklamaya devam ettiğinden, önündeki kâse boşalmak üzereydi. Okumasını bitirir bitirmez başını kaldırıp genç kıza baktı. O da neredeyse dondurmasını bitirmek üzereydi.Üstelik, dudaklarının kenarına bulaşan çikolatalı dondurma yüzünden hem çok masum, hem de bir o kadar çekici görünüyordu. Bu manzara kısa bir süreliğine zihnine birbirinden hınzır düşüncelerin akın etmesine neden oldu. Fakat hiçbir şeyin farkında olmayan Müge birden

 

 

“Dondurma sever misin?”

 

 

diye sorunca ana dönüp toparlanarak konuştu.

 

 

”Aslında öyle çok düşkün değilimdir. Yine de arada böyle 1-2 top yemek fena olmuyor.”

 

 

”Ya en sevdiğin dondurma çeşitleri neler?”

 

 

”Sade ve çikolatalı Cesur Kız.”

 

 

”Aaaa, benim de öyle! Ortak noktalarımızın giderek artması ne güzel.”

 

 

derken, Müge’nin dikkatini bir şey çekmişti. Genç adam da dondurma kaşığını sol elinde tutuyordu. Gülerek hemen ekledi.

 

 

”Yoksa sen de benim gibi solak mısın? “

 

Eğer cevap düşündüğü gibi gelirse, bu çok ilginç bir tesadüf olacaktı. Duyduğu cümleyle Meriç bakışlarını genç kızın kaşık tutan eline çevirmişti. Gerçekten de kaşık Müge’nin sol elindeydi. Yani kız, onun gibi solaktı. Daha önce bunu fark edemediğinden, tıpkı Müge gibi gülerek şöyle dedi.

 

 

”Evet, öyle güzelim. Senin de solak olman doğrusu çok ilginç ve hoş bir tesadüf oldu.”

 

 

Sahiden de 2 solağın denk gelme ihtimali çok düşüktü. Anlaşılan kader, ikisi için güzel planlar yapmış, bir araya gelmelerini sağlamıştı. Aklından bunlar geçerken kolundaki saate baktı genç adam. Yarım saaten fazla bir süredir içerideydiler. Kısacası zaman yine uçup gitmişti.Zira Müge’yle konuşmak çok keyifliydi. İnsan zamanı düşünmeye fırsat bulamıyordu.

 

 

O anlarda genç kızın içinden geçenler de pek farklı sayılmazdı. Biraz dinlenmek iyi gelmiş, dondurma enerjisini yenilemişti.Neşeyle konuştu.

 

 

”Pitti Saray’ını gezelim mi artık?”

 

 

Meriç aslında otele dönüp dinlenmeyi tercih ederdi. Fakat kız da haklıydı. Çünkü bugün buradaki son günleriydi. Dahası, genç adamın işleri ve Müge’nin okulu yüzünden bir daha ne zaman buraya gelebilecekleri de belli değildi. Cesur Kız’ı düşünmeden plan yapamadığını fark edince gülümsedi. Ancak konuşmasına fırsat kalmadan Müge’nin sesi duyulmuştu.

 

 

”Ne oldu canım, neden güldün şimdi?”

 

 

”Sana bunu akşam yemekte söylesem olur mu Cesur Kız?”

 

 

”Olur, zaten seni sıkıştırsam da bir şey değişmeyecek, biliyorum. Neyse, Pitti Saray’ına gidiyor muyuz?”

 

 

”Tabi ki gidiyoruz. Sen bana böyle güzel bakarken, sana hayır demem mümkün mü güzelim?”

 

 

derken,genç adam yerinden kalkıp masadaki peçetelikten bir peçete aldı ve Müge’nin yanına gelerek kızın dudağına bulaşan dondurmayı güzelce temizledi. Ardından da onu kolunun altına çekip çıkışa doğru ilerletti. Hem duydukları, hem de Meriç’in yaptığı küçük hareket yüzünden genç kızın yüzü daha çok mutluluk, biraz da utançtan hafifçe kızarmıştı. Bir hafta önce Meriç gibi birinden böyle sözler duyacağını biri ona söylese, hayatta inanmazdı çünkü. Ama hayat garipti, sürprizlerle doluydu. Sonra bir anlık bir cesaretle konuştu.

 

 

”Neden dondurmayı yüzüme gözüme bulaştırdığımı bana söylemedin ki? Epeydir buradayız.”

 

 

Meriç, onun sözlerinden hem çok mutlu olduğunu, hem de biraz utandığını fark etmişti. Muzip bir tonda şöyle dedi.

 

 

”Söylemedim, çünkü o halinle hem çok masum, hem de çok çekici görünüyordun. Ayrıca, bundan sonra böyle sözlere alışsan iyi olur. Zira benden sık sık duyacaksın Cesur Kız.”

 

 

Cümlesi biter bitmez de genç kızın gece karası saçlarına birkaç öpücük kondurdu. Birkaç dakika sonra kol kola Pitti Saray’ına doğru yürüyorlardı…

 

 

 

 

Bir haflık bir aranın ardından taptaze bir bölümle herkese iyi akşamlar 😀😀😀 Bugün de şu meşhur İtalyan dondurmasını biraz daha yakından tanıyalım istedim ve ortaya böyle bir bölüm çıktı 🤭🤭🤭Umarım keyifle okuduğunuz bir bölüm yazabilmişimdir 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklamayı da lütfen unutmayın olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 11.04.2025 17:50 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...