
Meriç’le görüşmesi bitmek üzereyken, genç kız kapısının hafifçe tıklatıldığını fark etti ve hafif bir sesle fısıldayıp telefonu kapattı.
” Sanırım annem beni çağırmaya geldi canım. Sonra görüşürüz.”
Aynı anda annesi içeri girmişti.
” Hadi güzelim, baban yemek masasında bizi bekliyor. Kaldığın yerden çalışmaya daha sonra devam edersin.”
Demek tahmini doğruydu. Başını gülümseyerek notlarından kaldırdı, Suna Hanım’ı dikkatle izleyip konuştu.
” Tamam, çalışmaya dalmışım annecim. Haklısın, geliyorum şimdi.”
Görünüşe bakılırsa annesi bir şeyin farkında değil gibiydi. Yine de tam olarak emin olamazdı.
“ Birinden bir şey saklamaya çalışmak ne zormuş ya!”
diye içinden geçirerek Suna Hanım’la birlikte odadan çıktı, salona gitmek üzere merdivenlere yöneldi. Az sonra ailecek Reyhan Hanım’ın hazırladığı mükellef sofrada yerlerini almışlardı.
Annesi her zaman olduğu gibi yemekleri tabaklara servis edince, hepsi bir süre 2’şer pirzola, şehriyeli pirinç pilavı ve bol yeşillikli salatadan oluşan menünün tadını çıkarmaya odaklandı. Ardından Mete Bey’in sesiyle sohbet başladı.
” Günün nasıl geçti Müge’cim? Tatilden sonra zorlanmadın umarım.”
Genç kız soru karşısında gülümsemişti.
” İyi geçti babacım, okul bildiğin gibi işte. Arkadaşlarımı görmek güzeldi. Onları özlemişim.”
Suna Hanım sohbete katılmakta gecikmedi.
” Peki, Elif’i gördün mü canım?”
Yüzünde
“ Aslında çok saçma bir soru olduğunun farkındayım ama işte sormuş bulundum.”
diyen muzip bir bakış vardı. Müge, onun bu hali karşısında kahkahalarını tutamadı. Sakinleşip kahkahasının yerini küçük bir tebessüm aldığında da konuştu.
” Tabii ki gördüm annecim. Bu kadar uzun bir zaman ayrı kalmamamız sence mümkün mü?”
” Değil tabii güzelim. İyi mi bari? Özledim o hınzırı da!”
” İyi, iyi merak etme. Sadece sınavlardan yana biraz dertli annecim.”
“ Ne zaman başlıyor o sınavlar?”
Soru babasından gelmişti. Ona dönüp devam etti Müge.
” Benimkiler yarın sabah 9’da, onunkiler de yine yarın sabah 11’de başlayacakmış babacım.”
Onu duyan annesi tekrar sohbete dahil olmuştu.
” Öyleyse sen bir an önce yemeğini bitir de, çalışmaya kaldığın yerden devam et. Biz seni daha fazla sorularımızla rahatsız etmeyelim güzelim.”
Müge hemen
“ Haklısın annecim. Nasılsa sınavlar bittiğinde yine uzun uzun konuşuruz.”
deyip yemeğine geri döndü. Yaklaşık 10-15 dakika sonra odasında kaldığı yerden notlarını okumaya devam ediyordu.
Karı-koca salonda yalnız kaldıklarında Mete Bey, biraz daha yemeğe devam etmiş, bir yandan da eşini izlemişti. Suna Hanım düşünceli, önündeki tabak didik didikti. Kızlarını yemeğe çağırmadan önce gayet neşeli göründüğünü hatırladı. O kısa sürede ne olmuştu acaba? Birkaç dakika kadar belki kendi anlatır diye bekledi. Sonra konuştu.
” İyi misin Suna? Neden bu kadar düşünceli görünüyorsun?”
Yüzünde gerçekten endişeli bir ifade vardı. Suna Hanım onu duyunca başını tabağından kaldırdı.
” Yok bir şey Mete’cim, daldım biraz sadece.”
” Müge’nin odasına gitmek için salondan ayrılırken gayet iyiydin ama. Yoksa odada bir şey mi oldu canım?”
” Ne olabilir ki Mete’cim? Müge ders çalışmaya dalmış. Çağırdım, birlikte geldik işte.”
” Yok, yok bir şey olmuş. Ben seni tanırım Suna. Hem de ne olduysa, önemli. Yoksa sen böyle dalgın olmazdın.”
Kocasının sözleri, tüm dalgınlığına rağmen Suna Hanım’ı gülümsetmişti. Bazen 25 yılı aşkın bir süredir hiç eksilmeyen, hatta zamanla giderek artan bir aşkla sevdiği adamın, onu ne kadar iyi tanıdığını unutuyordu. İşte yine, bakışlarındaki en ufak değişiklikten bir sıkıntısı olduğunu sezinlemişti sevgili kocası.Daha fazla inat etmeyip içini dökmeye karar verdi.
” Müge’nin odasına gireceğim sırada, biriyle telefonda konuştuğunu duydum Mete.”
Mete Bey, neşeyle araya girmişti.
” Ne var bunda canım? Elif’le konuşuyordur.”
” Yok, konuştuğunun Elif olmadığından çok eminim Mete.”
” Öyle mi? Kim peki? Adını duydun mu?”
” Kim olduğunu bilmiyorum. Adını da duymadım. Sadece Müge ona “Gökyüzü’m” diyordu.”
Suna Hanım’ın söyledikleri Mete Bey’in dikkatini çekmişti. Belli ki kızlarının yeni bir arkadaşı vardı. Üstelik bu arkadaş tahminlerinde yanılmıyorsa bir erkekti.Biraz düşündü. Şimdiye kadar Müge’nin ciddi bir erkek arkadaşı olduğunu hatırlayamadı. Zira böyle biri olsa onlara anlatacağını bilecek kadar iyi tanırdı kızını. Öyleyse tatilde tanıştığı biriydi ve büyük ihtimalle yol yorgunluğu ya da sınav stresi yüzünden Müge’nin onlarla konuşmak için vakti olmamıştı.Gülümsedi.
” Belki de tatil sırasında yeni bir arkadaş edinmiştir.”
” Olabilir canım da, bize niye anlatmadı?”
Mete Bey hemen yerinden kalkıp onu rahatlatmak istercesine eşine sarılmıştı.
” Kız, daha dün döndü tatilden Suna. Yarın da sınavları başlıyormuş. Sen de duydun az önce. Ben eminim, Müge sınavları biter bitmez bizimle konuşacak. Telaştan bize anlatacak vakti olmamıştır. Sen dert etme şimdi bunu güzel karım.”
Kocasının sarılışı ve söyledikleri Suna Hanım’ı epey rahatlatarak neşesini yerine getirdi. Bu nedenle
” Peki, sen öyle diyorsan bekleyelim madem.”
derken hâlâ Mete Bey’e sarılmaya devam ediyordu. Az sonra karı koca Mete Bey’in seçimi olan Vivaldi‘nin Dorilla il Tempe operası eşliğinde televizyonun karşısındaki 3’lü koltuğa yayılarak kırmızı şaraplarını yudumlamaya başladılar.
Meriç, yediği 1 tabak yoğurtlu yaprak sarmasıyla doymadığını fark edince Nermin Hanım’ın hazırladığı rostodan bir parça ısıtmış, onu da bitirdikten sonra mutfağı hızlıca toparlamış ve belgesel izlemek üzere televizyonun karşısındaki rahat koltuğa geçmişti.
Ancak zihni belgeselden çok, babasını Müge’yle ilişkisine nasıl ikna edebileceğiyle meşguldü. Zira gayet iyi biliyordu ki, Kemâl Bey geçmişte yaşananlar yüzünden bu konuda ayak direyecekti. Bir anda kendini çocukluğunu düşünürken buldu.
7 yaşına kadar çok güzel, adeta masal gibi bir çocukluk geçirmişti. Babasıyla annesi onu çok seviyor, onunla mümkün olduğunca çok vakit geçirmek için ellerinden geleni yapıyorlardı. Babası mimar olduğundan, sık sık şehir dışına çıkıyor olsa bile, annesi hep yanındaydı. Zaten o yaştaki bir çocuk da annesinin koşulsuz şartsız sevgisi ve varlığı dışında daha ne isterdi? Hem babası gittiği yerlerden getirdiği küçük, rengarenk oyuncak arabalarla minik oğlunun gönlünü almayı çok iyi biliyordu. Bu nedenle bazen 1-2 gün, bazen de 1-2 hafta süren bu seyahatler küçük Meriç için hiç sorun değildi.
Ama 7 yaşındayken, okuldan eve geldiği bir gün onun için her şey değişti. Annesi ortalıkta görünmüyordu. Buna karşılık babası evdeydi.Şaşkınlıkla
“ Annem nerede babacım?”
diye sorduğunu, Kemal Bey’in yalnızca
“ Bizi terk etti.”
dediğini, bu kez daha da şaşırarak
“ Yani şimdi annemi hiç göremeyecek miyim?”
diye sorunca da Kemâl Bey’in şimdiye kadar hiç duymadığı kadar sert bir sesle kestirip attığını hatırladı.
“ Evet Meriç. Ondan bir daha bahsetmeni istemiyorum.”
Çalan telefon onu ana döndürmüştü. Ekrana bakıp hemen açtı.
“ Efendim Hakan, bir şey mi var?”
” Bir şey yok oğlum da, belki benle bara gelip konuşmak istersin diye aradım.”
” Sağol ama yorgunum. Daha yol yorgunluğumu üstümden atamadım.”
” Anladım, seni zorlamayacağım öyleyse Meriç.Yarın görüşürüz.”
” Görüşürüz Hakan.”
dediğinde görüşmeleri bitmişti. Telefonu masaya bırakarak televizyonu kapattı. Saat neredeyse gece 11 olmak üzereydi. Yemekti, anılardı, Hakan’dı derken zamanın su gibi akmasına pek şaşırmadı.
Aradan yarım saat geçip yatağına uzandığında, aklında “cesur kız”vardı. Ama saat artık geç olmuştu. Çoktan uyuduğunu ya da belki ders çalışmaya devam ettiğini düşünerek aramaktan vazgeçti. Yarın nasılsa konuşurlardı. Sonra zihni çok sevdiği büyük annesi Semiha Hanım’a kaydı. Onu nasıl da özlemişti? Semiha Hanım’ın da kendisini çok özlediğinden hiç şüphesi yoktu. Yarın ona uğrasa, birlikte kahvaltı etseler kim bilir nasıl sevinirdi yaşlı kadın?
Kendi kendine keyifle gülümsedi. Birkaç dakika içinde de hayalini süsleyen gece karası bir çift göz eşliğinde, derin, huzurlu bir uykuya daldı …
Yaklaşık 10 günlük bir aranın ardından taptaze bir bölümle merhaba 😊😊🤭Umarım Meriç, Müge ve beni özlemiş🤭🤭🤭bölümü keyifle okumuşsunuzdur 🙏🙏🙏Bizler sizi çok özledik çünkü 😌😌😌Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklarsanız da çok mutlu oluruz 🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.42k Okunma |
1.87k Oy |
0 Takip |
52 Bölümlü Kitap |