38. Bölüm

36.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Meriç, yine her sabah olduğu gibi saat tam 6’da çalan alarmla uyanmış, banyoya geçerek günlük rutinlerini halledip kısa bir süre ağırlık çalıştıktan sonra kahvaltısını etmiş ve işe gitmek üzere hazırlanmıştı.

 

 

Büyükannesi Semiha Hanım’ı aramak için komodinin üstünde duran telefonunu eline aldığında, Günışığı’ndan yaklaşık yarım saat önce gelen mesajı fark etti.

 

 

“ Günaydın Gökyüzü’m! Bugün sabah saat 9’da Modern Sanat sınavım var. Bana şans dile olur mu? Seni seviyorum!”

 

 

O sırada duşta olduğundan, duymamıştı demek. Neyse ki Müge’nin biraz geç cevap verdiği için ona bozulmayacağını biliyordu. Hemen

 

 

“ Sana da günaydın Meleğim! Tüm şans perileri seninle olsun. Mesajını o sırada duşta olduğum için biraz geç gördüm, affet! Ben de seni seviyorum!”

 

 

yazıp gönderdi. Bir yandan da içinden

 

 

“ Ya kısa bir tekrar için erken uyandı, ya da hiç uyumadı.”

 

 

diye geçiriyordu. Aslında onun gibi başarılı, zeki bir kız düşünüldüğünde, ilk seçenek daha akla yakındı. Müge, sınavlara çalışırken sabahlayan bir öğrenci olamazdı. Şimdi sıra büyükannesini aramaya gelmişti. Yaşlı kadının numarasını bulup dokundu. 2 çalış sonrası telefon açılmış, Semiha Hanım’ın keyifli sesi kulağını doldurmuştu.

 

 

” Günaydın Meriç’çim! Nasılsın?”

 

 

” Günaydın Büyükanne. İyiyim, sen nasılsın?”

 

 

” Ben de iyiyim canım. Sesini duymak ne güzel! Uzun zaman olmuştu.”

 

 

” Haklısın Büyükanne. Affet beni olur mu? İşe güce daldım yine.”

 

 

derken, ses tonu mahçuptu genç adamın.

 

 

” Affetmek ne demek oğlum? İş kutsaldır. Sen takılma böyle şeylere. Siz daha çok gençsiniz. Şimdi sizin çalışma zamanınız. Ayrıca geçenlerde Hakan aradı. Kısa bir tatil için Floransa’ya gittiğinden bahsetti. Çok iyi yapmışsın.”

 

 

Duyduğu cümleler Meriç’i rahatlatmıştı. Semiha Hanım, klasik yaşlılara hiç benzemez, asla şikayet etmezdi.

 

 

” Anlayışın için çok teşekkür ederim Büyükanne. “

 

deyip ekledi.

 

 

” Bugün birlikte kahvaltı edelim mi? Ben de tatilden yeni döndüm zaten.”

 

 

” Tabii canım, çok sevinirim. Gel hemen.”

 

 

dediğinde, Semiha Hanım’ın ses tonundan gülümsediği belliydi.

 

“ Öyleyse görüşmek üzere Büyükanne. 40-45 dakikaya evde olurum.”

 

 

” Görüşürüz oğlum.”

 

 

Semiha Hanım telefonu kapatır kapatmaz evden çıktı, arabasına bindi. Az sonra babasının evine doğru yol alıyordu.

 

 

 

 

Müge, gece geç saatlere kadar ders çalıştıktan sonra yatmış, ancak pek iyi uyuyamamıştı.Üstelik bunun nedeni sınavlar değil, Meriç’ten henüz ailesine söz etmemiş olmasıydı. Zira derslerine düzenli çalışır ve çok iyi not tutardı.

 

 

Çalan alarmın sesiyle yorgun yorgun gözlerini araladı, telefona uzanıp alarmı kapattı ve genç adama kısa bir günaydın mesajı yazarak gönderdi. Aynı zamanda ondan sınav için şans dilemesini de istemişti. Ardından günlük işlerini halletmek üzere banyoya ilerledi, orada işi bitince de giyindi. Bugünkü kıyafet tercihi, pembe bisiklet yaka kısa kollu tişört, açık mavi bol kesim yüksek bel kot pantolon, lacivert ince bir hırka ve pembe spor ayakkabılardan yanaydı.Saçlarını balık sırtı şeklinde tek örgü yapıp parfümünü sıktı. Artık kahvaltı için salona inebilirdi.

 

 

Birkaç dakika içinde salondan içeri girerek kahvaltı masasına oturdu, bir fincan filtre kahve, 2 ince dilim kızarmış ekmek, biraz kaşar peyniri ve birkaç yeşil zeytinden oluşan kahvaltısını sessizce atıştırmaya başladı. Saat normalden biraz daha erken olduğu için anne- babası masada değillerdi. Ancak o, durumdan memnundu. Böylece onları bugün de atlatmış olacaktı çünkü.

 

Kahvaltısını bitirdiğinde,

 

 

” Hoşçakal Reyhan Abla’cım! Sana kolay gelsin.”

 

 

diyerek kapıya adımladı. Kadın mutfaktan seslenmişti.

 

 

” Teşekkürler güzelim! Sınavda başarılar!”

 

 

Tam arabasına bineceği sırada telefonundan mesaj sesi yükselince

 

 

“ Meriç’tir.”

 

 

diye geçirdi aklından ve telefonunu çantasından alarak baktı. Düşüncesinde haklıydı. Gökyüzü, tüm şans perilerinin onunla olmasını, ayrıca mesajı geç gördüğü için kendisini affetmesini diliyordu.

 

 

“ Çok teşekkür ederim canım. Hiç sorun değil, affedilecek bir şey yok yani. Umarım senin için güzel bir iş günü olur. Öpüyorum! “

 

 

yazıp gönderdikten sonra sınavının güzel geçeceğinden emin, okula doğru yola çıktı.

 

 

 

 

Genç adam tam tahmin ettiği gibi 45 dakika içinde babasının evine varmıştı. Arabasını evin bahçesindeki park alanına bırakarak kapıyı çaldı. 1 dakika bile olmadan yıllardır onlarla birlikte çalışan Aliye Hanım onu içeri buyur etmişti.

 

 

” Hoşgeldiniz Meriç Bey! Semiha Hanım sizi salonda bekliyor efendim.”

 

 

” Teşekkür ederim Aliye Hanım, hoşbuldum.”

 

 

deyip yönünü salona çevirdi. Aradan 1-2 dakika geçtiğinde, Semiha Hanım karşısındaydı. Üzerinde mor ipek bir gömlek, siyah rahat kesim kumaş pantolon, siyah ince bir hırka ve yine siyah hafif ökçeli pabuçlar vardı. Kat kat kısa kesilmiş beyaz saçları ve çok hafif makyajıyla 80 yaşında olmasına rağmen, hâlâ çok güzel, çok zarif görünüyordu. Neşeyle seslendi.

 

 

” Selâm Büyükanne!”

 

 

Kadın hemen oturduğu koltuktan kalkmış, yanına ilerlemişti.

 

 

” Selâm canım, hoşgeldin! Hadi bir an önce kahvaltımızı edelim.”

 

 

Sarıldıklarında Meriç’in keyfi, büyükannesinin kullandığı nergis kokulu parfümün etkisiyle daha da arttı. 1-2 dakika içinde harika bir kahvaltı sofrasında karşı karşıya oturmuşlardı. Genç adam önce tabağını biraz siyah zeytin, biraz kaşar peyniri ve 2 dilim kızarmış ekmekle doldurup sordu.

 

 

” Babam evde mi?”

 

 

” Hayır, değil oğlum. Dün 2 günlüğüne Ankara’ya gitti. Halletmesi gereken bir arazi işi varmış sanırım.”

 

 

Bu yanıt, Meriç’i memnun etmişti. Hiç değilse Semiha Hanım’la rahatça konuşabilecekti. Gülümsedi.

 

 

” Öyleyse çok güzel.”

 

 

” Ne oldu canım? Ne konuşacaktın benimle? Belli ki sadece kahvaltı etmek için gelmedin buraya.”

 

 

Büyükannesi hep böyleydi. Genç adamı anlardı. Gülümsemeye devam edip haylaz haylaz göz kırptı.

 

 

” Aşk olsun Büyükanne! Sadece seni özlemiş olamaz mıyım?”

 

 

” Tabii ki olabilirsin oğlum. Ama gözlerin bana anlatacağın önemli bir şeyler olduğunu söylüyor. Haksız mıyım?

 

 

derken, gözlerinde muzip bir bakış vardı Semiha Hanım’ın. O an, daha fazla bu sırrı içinde tutamayacağını anladı Meriç. Birine içindeki itiraf etmeliydi. Bunun için en doğru kişilerden biriyse şüphesiz Büyükanne’siydi. Neşeyle konuştu.

 

 

” Öyleyse hazır ol Büyükanne, sana birazdan çok güzel bir haber vereceğim.”

 

 

Onu duyan kadının gözleri sevinçle parlamıştı.

 

 

” Ne haberiymiş bu oğlum? Bak, heyecanlandım şimdi.”

 

 

” Ben aşık oldum Büyükanne!”

 

 

 

 

1 haftalık bir aranın ardından hepinize taptaze bir bölümle merhaba 😊😊😊Meriç, sonunda aşkını Büyükannesine itiraf etti 🤭🤭🤭Umarım bölümü keyifle okumuş, Semiha Hanım’ı sevmişsinizdir 🙏🙏🙏Bol bol yorum yaparak yıldıza tıklamayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Bölüm : 06.07.2025 16:04 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...