39. Bölüm

37.BÖLÜM

Pile16
pile16


 

 

 

Semiha Hanım duydukları karşısında gözlerini şaşkınlıkla açmış, sorularını peş peşe sıralamaya başlamıştı.

 

 

” Doğru mu duyuyorum oğlum,” aşık mı oldum” dedin sen az önce?”

 

 

Gözlerindeki parıltılardan bu habere çok sevindiği anlaşılıyordu. Hemen cevap verdi Meriç.

 

 

” Evet, doğru duydun Büyükanne. Aşık oldum, hem de öyle aşık öyle aşık oldum ki, kendimi yeni yetme bir liseli genç gibi hissediyorum.”

 

 

Semiha Hanım cümlesi bittiği anda tekrar söz almıştı.

 

 

” Bu nasıl oldu peki? Nerede tanıştın bu kızla? Çabuk anlat oğlum, meraklandım bak!”

 

 

Genç adam onun bu haline gülümsemeden edemedi.

 

 

” Sakin ol lütfen Büyükanne! Heyecandan tansiyonun yükselecek yoksa. Babam da bunun için bana çok kızacak.”

 

 

Yaşlı kadının tıpkı onun gibi gülümseyerek verdiği karşılık gecikmemişti.

 

 

” Haklısın oğlum, tamam sakinleştim. Hadi, anlat artık.”

 

 

”Adı Müge Büyükanne. Son gittiğim Floransa tatilinde tanıştık.”

 

 

” Yaaaa! Öyleyse senin gibi farklı yerler tanımayı seviyor.”

 

 

” Aynen. Şu anda da Sanat Tarihi bölümünde 3. sınıf öğrencisi.”

 

 

” Hımmmm, Sanat Tarihi demek? Çok ilginç ve zeki bir kız olmalı. Zaten seni etkileyen bir kız da ancak böyle biri olabilir.”

 

 

” Çok zeki bir kız olduğu doğru. Mesleğine de aşık.”

 

 

” Mezun olunca senin gibi bir iş kolik olacak desene! Güzel mi peki?”

 

 

derken, muzip bir ifadeyle torununa göz kırpmıştı Semiha Hanım. Meriç önce güldü, ardından söze başladı. Zira kadının haklı olduğunu biliyordu.

 

 

” Aşk olsun ama Büyükanne! İşimi çok seviyorum da, iş kolik sayılmam.”

 

 

Birkaç saniye düşündükten sonra da ekledi.

 

 

” Hem de öyle güzel ki! Sözler yetersiz kalır. Upuzun gece saçları, heyecanlanınca ya da çok sevinince pırıl pırıl parlayan kapkara ve kocaman gözleri, bir de her 2 yanağında kocaman çukurları andıran gamzeleri var.”

 

 

Semiha Hanım, torunu anlatırken yüzünde beliren mutlu ifadeden genç adamın kendini bu genç kıza fena halde kaptırdığını anlamakta gecikmemişti. Sadece bu kadar da değildi. Belli ki Müge torununa çok iyi geliyordu. Zira Meriç, en son görüştüklerinden bu yana geçen zaman içinde daha çok gülen birine dönüşmüştü. Daha önce onu bu kadar şakacı ve muzip gördüğünü pek hatırlamıyordu. Çayından bir yudum alıp konuştu.

 

 

” Doğrusu çok merak ettim şu Müge adlı güzel kızı. Bir an önce buraya getir de tanışalım.”

 

 

” Bu ara sınavları var. Ama biter bitmez getireceğim ve tanışacaksınız Büyükanne. Yalnız senden bir konuda yardım istemem gerekecek.”

 

 

dediğinde,genç adamın aklı babasını bu aşka nasıl ikna edeceğiyle meşguldü. Semiha Hanım hem torununu, hem de oğlunu çok iyi tanıdığı için araya girmişti.

 

 

” Babanı ikna için yardımımı isteyeceksin, değil mi canım?”

 

 

” Gerçekten inanılmaz birisin Büyükanne. Yine nasıl bildin?”

 

 

Onu duyan Semiha Hanım aklından geçenleri söze döktü.

 

 

” Bu zor bir şey değil Meriç’çim. Sadece seni de, babanı da çok iyi tanıyorum.”

 

 

Yutkunduktan sonra da devam etti.

 

 

” Merak etme, o konuda elimden geleni yapacağım oğlum. Babanı nasılsa er ya da geç ikna ederiz. Ayrıca ikna edemesek bile, sen çok kafana takma. Ben senin kararlarına güveniyorum. Fulya’dan sonra yıllardır kimseyi yanına yaklaştırmadın. Hoş, o Fulya denen kızla da pek anlaşamazdık ya neyse! Eskileri konuşmak gereksiz. Şimdi Müge’yi seviyorum diyorsan, vardır bir bildiğin.”

 

 

Meriç, rahat bir soluk almıştı. Gülümsedi.

 

 

” Bana güvenin için çok teşekkürler Büyükanne. İnan, Fulya’dan çok farklı bir kız. Bana da bu kısa sürede çok iyi geldi. İkimiz el ele verirsek, babam ikna olur eminim.”

 

 

Ardından, kahvaltısına devam etti. Biraz daha oyalanırsa işe geç kalacaktı. Zaten sabah iş yerine ıslık çalarak gelmesi olay olmuştu. Şimdi bir de geç kalırsa dedikodu alır başını yürürdü. Ve bu, onun son isteyeceği şey bile değildi. O sırada Semiha Hanım bir yandan çayını yudumluyor, bir yandan da farkında olmadan kendi kendine gülümseyen torununu izliyordu. Meriç’in şu an Müge’yi düşündüğünden şüphesi yoktu. İçinden

 

 

“Ey aşk! Sen ne güzelsin!”

 

 

diye geçirerek çayını bitirdi ve sordu.

 

 

” Müge’nin ailesini tanıyor muyuz canım?”

 

 

Cevap hiç beklemeden gelmişti.

 

 

” Açıkçası henüz tanışmadık Büyükanne. Ama babası avukat, annesi diş hekimiymiş.”

 

 

Ardından kahvaltısını bitirip ayaklandı Meriç. Böylece Semiha Hanım onun artık gitmesi gerektiğini anlamış, yolcu etmek üzere yerinden kalkarak kapıya adımlamıştı.

 

 

” Tamam oğlum, anlıyorum. Neyse, senin işin vardır. Ben seni daha fazla oyalamayayım. Sonra yine konuşuruz.”

 

 

1-2 dakika içinde genç adam

 

 

“ Görüşürüz tabii Büyükanne!”

 

 

deyip Semiha Hanım’a sıkıca sarılarak yanağından öptü. Ardından arabasıyla şirkete gitmek üzere yola koyuldu.

 

 

 

 

Meriç, Büyükanne’siyle kahvaltı ederken, genç kız sınavın yapılacağı sınıfta yerini almış, heyecan ve biraz da korkuyla soru kağıtlarının dağıtılmasını bekliyordu. Ancak bir şeyden emindi. Soruları gördüğü anda hem heyecanı hem de korkusu kaybolacaktı. Zira iyi çalıştığı ve düzenli not tuttuğu için, daha önce hep öyle olmuştu.

 

 

Aklından bunlar geçtiği sırada sınav kağıdı asistan tarafından sırasının üzerine bırakılınca, düşüncelerinden uzaklaşarak ana döndü. Sınav test değildi. Kâğıtta 4 soru vardı.Üstelik şansına hepsi çalıştığı yerlerdendi. Rahatladı. Önündeki 1 saatlik zaman, fazlasıyla yeterdi. Boynundaki sonsuzluk kolyesine dokunup gülümsedi. Sonra da tek tek soruları cevaplamaya başladı. Anlaşılan, Meriç’in sabah mesajında yazdığı şansla ilgili dilek, gerçek olmuştu.

 

 

 

 

Yarım saat süren rahat bir yolculuk sonrası, şirketteki odasından içeri girdi Meriç. Birazdan asistanı Feyza gelir, ona günlük programını söylerdi. Tam aklından bunlar geçerken kapısı nazikçe tıklatılınca seslendi.

 

 

” Gellll! “

 

Tahmin ettiği gibi Feyza’nın odadan içeri girerek kapıyı kapatması saniyeler sürmüştü. Ardından gülümseyip konuştu genç kadın.

 

 

” Günaydın Meriç Bey! Dün benden randevu almamı istediğiniz hukuk firmasından,1 saat sonrası için randevu aldım. Birazdan çıksanız iyi olur efendim.”

 

 

Doğrusu firmanın bu kadar erken bir saate randevu vereceğini hiç düşünmemişti. Konu her neyse, çok acil olmalıydı. Gülümsedi.

 

 

” Tamam Feyza, teşekkür ederim. Birazdan çıkarım öyleyse. Sen de bana konum atarsın.”

 

 

” Peki efendim, siz nasıl isterseniz. “

 

dediğinde genç kadının şaşkınlığı gözlerinden okunuyordu. Zira böylesine nazik bir karşılık onun için büyük sürpriz olmuştu. Yılardır Meriç’le çalışır, onun özünde çok iyi biri olduğunu bilirdi. Ancak patronunun biraz aksi, zor memnun edilen bir yapısı olduğu da bir gerçekti. Tam çıkarken genç adamın

 

 

“ Şimdilik işimiz bitti Feyza. Ama akşam çıkmadan önce mutlaka odama uğra.Seninle bir şey konuşmak istiyorum.”

 

 

demesiyle, daha da şaşırarak konuştu.

 

 

” Olur efendim! “

 

Birkaç saniye sonra panikle ekledi.

 

 

” Bir kusur mu işledim yoksa?”

 

 

Meriç, duyduklarına üzülmüştü. Fakat ne bekliyordu ki? Genelde zor beğenen, sert bir mizacı vardı. Yani, Feyza’nın böyle paniklemesi normal sayılırdı. Onu daha fazla panikletmemek adına hemen söze başladı.

 

 

” Hayır, hayır! Sen çıkmadan önce gel. Şimdi gidebilirsin. Ben de birazdan çıkarım.”

 

 

Bunun üzerine Feyza

 

 

“ Anladım efendim. Akşam 6 gibi yanınıza gelirim öyleyse.”

 

 

demiş, ardından onu odada yalnız bırakmıştı. Hâlâ çok şaşkındı. Patronunun eğer bir sorun yoksa onunla ne konuşmak isteyeceğini bir türlü tahmin edemiyordu.

 

 

Genç adam odada yalnız kaldığında çıkmak için hazırlanmaya başladı. Ancak telefonundan mesaj bildirim sesi gelince durakladı. Eskiden bu sesten tek kelimeyle nefret ederdi. Oysa şimdi, en sevdiği seslerden biri haline gelmişti. Çünkü bu ses, “ Günışığı” demekti. Telefonu cebinden çıkarıp baktı hemen.Yanılmamıştı. Mesaj Müge’den geliyor,

 

 

“ Sınav harika geçti Gökyüzü’m! Tüm sorular çalıştığım yerlerden çıktı. Yani, şans perileri iş başındaydı.Senin de günün iyi geçiyordur umarım. Çok yorulma olur mu? Seni çok seviyorum!”

 

 

diyordu. Keyifli gülümseyip karşılık yazdı.

 

 

“ Çok sevindim Meleğim! Ben de şimdi bir randevuma yetişmek üzere şirketten çıkmak üzereydim. Merak etme, yorulmam. Ben de seni çok seviyorum!”

 

 

Az sonra arabasıyla hukuk firmasına doğru yol alırken, orada hiç ummadığı biriyle tanışacağından haberi yoktu …

 

 

 

 

2 haftalık bir aranın ardından Meriç ve Müge’den herkese merhaba 😀😀😀Umarım bölümü keyifle okumuşsunuzdur 🙏🙏🙏 Bol bol yorum yapıp yıldıza tıklamayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘

 

 

 

 

 

 

 


 

 

 

 

Bölüm : 21.07.2025 17:45 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
Hikayeyi Paylaş
Loading...