
Dış cephesi tamamen içeriyi göstermeyen siyah camla kaplı, girişin hemen üzerinde yer alan tabelada kırmızı italik harflerle “Maya Bilgisayar ve Yazılım” yazan 3 katlı binanın kapısından içeri gülümseyerek girdi Müge.
Danışmaya doğru ilerlerken tüm bakışların odak noktası olmak onu biraz rahatsız etmişti.Yine de içinden
“ Yakında birbirimize alışırız nasılsa!”
diye geçirerek yürümeye devam etti. Az sonra görevli kızın
” Buyurun efendim, size nasıl yardımcı olabilirim?”
diyen sesiyle ana dönmüştü. Hemen yüzünde küçük bir tebessüm olan kıza bakıp konuştu.
” Meriç Bey’le görüşecektim.”
” Anladım. Peki, randevunuz var mıydı?”
” Yok. Ama kendisine Müge geldi derseniz, memnuniyetle kabul edeceğinden eminim.”
Müge’nin rahat tavrı karşısında şaşkındı görevli. Zira kızın çok başka bir havası vardı. Ve böyle biri daha önce Meriç’i ziyaret etse mutlaka hatırlardı. 1-2 saniyelik bir tereddütün ardından
“ Öyleyse siz biraz bekleyin lütfen. Ben hemen Meriç Bey’i arıyorum.”
diyerek telefonu eline alıp bir tuşa dokundu. Telefon açılınca da konuştu.
” Efendim, danışmada sizinle görüşmek istediğini söyleyen genç bir hanım var. Randevusu yok ama adı Müge’ymiş.”
Birkaç saniye sonra telefon kapandığında, görevli kızın yüzündeki şaşkınlık ifadesi büyümüştü. Buna rağmen gülümseyip
” Buyurun efendim, Meriç Bey sizi bekliyor. Odası 3. katta. İsterseniz merdivenleri, isterseniz de az ilerideki asansörleri kullanabilirsiniz.”
demeyi başardı. Müge çabucak teşekkür ederek giriş kapısının hemen karşısında yer alan çelik merdivenlere yönelmiş, ardından çıkmaya başlamıştı. Aklından
“ Meriç ne dedi de, kız o kadar şaşırdı acaba?”
diye geçerken bir yandan da etrafına bakınıyordu. İlk 2 katta karşılıklı ofislerin sıralandığı uzun koridorlarla karşılaştı. Cam kapılı odalar çok büyük sayılmazdı ve herkes önündeki bilgisayarlarda bir şeyler yapmakla meşguldü. 3. kattaysa açık renk ahşap kapısı olan 2 ofis ve her 2 ofise eşit mesafede bir asistan masası vardı. Önündeki A4 kağıdına bazı notlar aldığını tahmin ettiği genç kadına doğru yürüyüp gülümsedi.
” Adım Müge, Meriç Bey’le görüşecektim. Kendisi beni bekliyor.”
Feyza, kulağına dolan sesle başını yaptığı işten kaldırarak Müge’yi süzmeden edememişti.Upuzun, simsiyah saçları, kocaman siyah gözleri ve biçimli vücuduyla çok güzel bir kız vardı karşısında. Üstelik yüzüne yayılan keyifli gülümsemeden sıcak kanlı biri olduğu da belliydi. Neden böyle hissettiğini bilmeden ondan hoşlandığını fark etti. Sonra da
” Aşağıdan haber verdiler efendim. Odası hemen şurası. Birlikte gidelim.”
diyerek yerinden kalkıp Müge’yle birlikte odaya doğru adımladı. Az sonra kapıyı tıklatmış, Meriç’in
” Gellll!”
diyen sesiyle peşinde Müge’yle odadan içeri girmişti.
Meriç onları gördüğü anda yerinden kalkarak gülümsedi.
” Tamam Feyza, sen çıkabilirsin Birazdan bize 2 filtre kahve getir lütfen.”
Feyza ona hemen
“ Nasıl isterseniz.”
demiş ve odadan çıkmıştı. Böylece Meriç genç kızın yanına gelerek onu kollarına aldı. Ardından çok sevdiği saçlarına sayısız öpücük kondurup konuştu.
” İşte şimdi günüm gerçekten güzelleşti bitanem!”
Öpücükler Müge’nin içini huzurla doldurmuştu. Bu nedenle bir an nerede olduğunu unuttu ve başını Meriç’in göğsünden kaldırarak öptü genç adamı. Meriç öpücüğüne keyifle karşılık verdiğindeyse, yaptığı şeyi fark ederek utandı. Genç adam onun bu sevimli hali karşısında muzipçe göz kırpmıştı.
” Yine mi utanmış benim güzelim? Ama utandığın zaman bir başka güzel oluyorsun. “
” Ayyyy Meriçççç! Ayıp oldu gerçekten. Ya biri gelip de bizi görseydi?”
“ Görürse görsün bitanem! Ne var bunda? Sevdiğin insanı öpmek suç değil ki! Aksine çok doğal.”
Müge onu duyunca kıkırdadı.
” Öyle ama ne bileyim işte!”
Sonra da genç adamın onu saran kollarından hızlıca çıkıp çalışma masasının karşısındaki 2 beyaz sandalyeden birine oturarak odayı incelemeye koyuldu.
Odanın duvarları gri, tavanı beyazdı. Buna karşılık metal ayaklı çalışma masasıyla sandalyesinde siyah renk tercih edilmişti. Çalışma masasının arkasındaki duvarı siyah-beyaz ağaçların bulunduğu bir tablo süslüyor, aydınlatma tavana serpiştirilen led lambalarla sağlanıyordu.
Masanın karşısında şu an birinde Müge’nin oturduğu, hem kolçaklı hem de arkalıklı 2 beyaz sandalye vardı. Sandalyelerin kolçak ve ayak bölümleri tıpkı masa gibi metal, zemin açık renk ahşap parkeydi. Masanın üzerinde bir dizüstü bilgisayar, beyaz bir çalışma lambası ve birkaç dosya göze çarpıyor, tablonun sağ tarafında siyah kapaklı bir dolap duruyordu. İncelemesi bittiğinde gülümsedi Müge.
” Odan çok zevkli döşenmiş. Bayıldımmmm!”
Genç adamın cevabı hiç bekletmeden gelmişti.
” Buna çok sevindim canım. Neyse, sen sabah annenle neler konuştun?”
Ancak Feyza kapıyı tıklatıp elinde içi 2 fincan filtre kahve ve 1 tabak fındıklı kurabiyeyle dolu bir tepsiyle
” Buyurun efendim, siz bir şey demediniz ama fındıklı kurabiye kahvenin yanına yakışır diye düşündüm.”
diyerek içeri girdiğinde sohbetleri kısa bir kesintiye uğradı. Genç kadın odadan çıkıp yalnız kaldıkları zaman Müge önce kahveyi, ardından kurabiyeyi tatmıştı. Her ikisi de çok lezzetliydi. Çok geçmeden düşündüğünü dile döktü.
” Kahve de, kurabiye de çok lezzetli aşkım.”
Derin bir nefes aldıktan sonra da devam etti.
” Ve annemle biraz senden bahsettik. Nasıl göründüğünü, ne iş yaptığını falan sordu.”
” Anladım canım. Umarım beni sana layık bulmuştur.”
derken, sesi hem muzip hem de biraz endişeliydi genç adamın.Ancak Müge’nin yanıtı
“ Tabii ki öyle Gökyüzü’m! Neyse, sen ne yapıyordun? Rahatsız etmedim değil mi?”
olunca rahat bir nefes aldı.
” Hayır asla! Zaten müsait olmasam sana gelmeni söylemezdim bitanem. Sabah şu hukuk firmasının programıyla ilgili son bir pilot deneme daha yaptım. Her şey yolunda. Ardından e- postamı kontrol ettim.2 yeni potansiyel müşterim var. Onlarla da yarından sonra ilgileneceğim.”
” Anladım. Peki, yarın işin çok sürer mi? Eğer istersen gün değişikliği yapabiliriz.”
” Hiç gerek yok güzelim. Ne kadar erken olursa o kadar iyi olur. Hem zaten yarın tek bir randevum var, o da şu hukuk firması.”
” Anlaştık o zaman canım. Ya sana 2 şey sorabilir miyim?”
” Ne istersen bebeğim!”
dediğinde sesi çok haylazdı Meriç’in.
” Dün akşam konuştuğumuzda sesin neden öyle gergindi? Bir de şu danışmadaki kıza ne dedin de, kız o kadar şaşırdı merak ediyorum.”
Genç kızın ilk sorusu Meriç’in aklına dün gece babasıyla yaptığı tartışmayı getirmişti. Ama olayı anlatıp onu üzmeye hiç niyeti yoktu. Bu nedenle gülümseyerek
“ Önemli bir şey değil. Hem mesele halloldu bile. Sen bunları düşünüp üzülme olur mu?”
demekle yetindi. Birkaç saniye sonra da şöyle devam etti.
” Danışmadaki kıza seni hemen buraya göndermesini söyledim. Oysa randevusu olmayanları asla kabul etmem. Ondan şaşırmıştır. Neyse, yarından sonraki akşam da babamın evinde bizimkilerle yemek yesek, böylece şu tanışma faslını bir an önce bitirsek nasıl olur bebeğim?”
Bir an önce ailelerle tanışmanın verdiği gerginlikten kurtulmak istiyordu genç adam. Müge onun niyetini anladı. Zira onu da aileleri tanıştırma heyecanı sarmıştı ve bu durumdan pek memnun sayılmazdı. Böylece gülümsedi.
” Aslında iyi fikir aşkım. Hem o zaman şu gerginlikten de bir an önce kurtulmuş oluruz.”
Onu duyan Meriç’in aklından geçen tek şey şu olmuştu.
“ Bu kız kesinlikle benim ruh ikizim. Aksi mümkün değil.”
Yerinden kalktı, genç kızın yanına geldi ve onu da yerinden kaldırıp başını ellerinin arasına alarak öpmeye başladı. Müge’nin öpücüğe karşılık vermesi saniyeler sürmüştü.
Hakan, odasından çıkmış, genç adamla konuşmak üzere Meriç’in odasına ilerliyordu. Feyza’nın yerinde olmadığını görünce genç kadının kahve almaya ya da lavaboya gittiğini düşünüp kapıyı tıklatmadan can dostunun odasından içeri girdi. Ancak karşılaştığı manzara 40 yıl düşünse aklına gelmeyecek bir şeydi. İlk şaşkınlığı atlatır atlatmaz muzip bir ses tonuyla konuştu.
” Pardon! Gerçekten çok pardon abi! Rahatsız ettim.”
Meriç, duyduğu sesle yıldırım hızıyla genç kızdan uzaklaştığında, yüzünü hoşnutsuzlukla buruşturdu. Zira bu haylaz ton sadece bir kişiye ait olabilirdi ve o can dostuna fena yakalanmıştı…
Herkese taptaze bir bölümle merhaba 😀😀😀Umarım bu muzip bölümü keyifle okumuşsunuzdur 🙏🙏🙏 Bundan sonra olacakları ben de çok merak ediyorum 🤭🤭🤭Bol bol yorum yaparak yıldıza tılamayı da unutmayın olur mu🙈🙈🙈Kucak dolusu sevgiler ❤️❤️❤️Öpücükler 😘😘😘
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 5.42k Okunma |
1.87k Oy |
0 Takip |
52 Bölümlü Kitap |