YAZDIĞI KİTAPLAR
devam ediyor 3h önce güncellendi Lafügüzaf
@selinelizben
Okuma
177.05k
Oy
10.61k
Takip
2.33k
Yorum
2.31k
Bölüm
45
Aşk suçtu. Senin olmayan birisi için beslediğin duygular bir cellat gibi dikilirdi karşına. Sonra kollarına iki asker girerdi, o askerler başını bir kütüğün üstüne bastırırken boynuna inecek baltayı büyük bir sabırla beklerdi insan beklerdi ki, cellat alacak onun kellesini. Ama o balta inmeden önce, dururdu zaman. Sabır kanatırdı insanın her bir zerresini, bir işkenceden farksız akardı saniyeler, bir sudan sessiz, bir dalgadan daha hırçın. Aşk cellatı, ve o balta aşkın ellerinden inerdi insanın boynuna. Sevda cehennemdi, seni sevemeyen birinin aşkı ateşdi. Kendi kalbini yakan, kendi kanını akıtan bir kılıçtı. İnsan nasıl saplardı kendi sırtına bıçağı? İnsan ancak aşık olsa ihanet ederdi kendisine. Aşk ihanetdi, aşk en büyük oyun ve insanın kendine yaptığı ihanetdi. O Yavuz Payidar`dı, kendine en büyük ihaneti yapmış sırtına bir bıçak saplamış, boynunu bir cellatın önüne uzatmıştı. O Payidar`dı, sevdalanmıştı. Ve sevda, onun ihanetiydi.
devam ediyor 2g önce güncellendi ZEHİR ÇİÇEĞİ
@selinelizben
Okuma
21
Oy
11
Takip
5
Yorum
2
Bölüm
3
"Kız kulesine kaç saatte yüzerek varabilirsin?" Demişti Feraye ona, iri siyah gözleri eşliğinde. Asaf, geceden çok Feraye`nin karanlık gökyüzünü andıran gözlerini izlemeyi severdi. Avuç içlerini yerde geri yaslarken uzakta ki kız kulesine baktı. "Kız kulesine yüzmeye gerek yok, gemiler var." "Ama ya yüzmek istersem?" Diye merakla sordu, Feraye. Sorusunun cevabını istediği için başka yollarla Asaf`ı konuşturmaya çalışıyordu. "O zaman büyük ihtimalle salaksın." Hoşnutsuz ifadesiyle konuşurken yüzünü buruşturdu. "Kim neden onca gemi varken soğuk bir denizin içine dalmayı seçsin?" "Belki de denizleri seviyordur." Yanında oturan kız çocuğu alıngan bir tavırla çattı kaşlarını. "Denizi sevip, denize dokunmak istiyor olamaz mı?" "Yalnızca aptallık olur." Asaf sağ elini yerden çekti ve işaret parmağını denize doğrulttu. "Sen denize dokunmaktan bahsetmiyorsun ki, denizde boğulmaktan bahsediyorsun." Feraye`nin yüzü düştü gözlerini onun yüzüne dikti. "Sürekli negativ düşünmeyi keser misin? Boğulmak boğulmak deyip durmasana korkarım ben boğulmaktan!" "Boğulamana izin vermem." Kendinden emin bir sesle konuşurken yanında oturan kız çocuğunu izledi. Feraye`nin yüzünde beliren o tebessümü aklnına kazıdı. Bugün o tebessüm ağır bir gerçekten farksız gözleri önüne devrildi. Sahilin kenarında iki çocuğun hayali vardı. Biri küçücük kalmış, biri koca adam olmuş ama hiç yaş almamış. Hâlâ Feraye gelse onunla dalga geçecek, onunla oyunlar oynayacak kadar yaş almamış.
Loading...