[ arassoykan ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 3g önce güncellendi
Yayla Gülü ve Sosyetik Bela (+1&)
@d.dropofink
Okuma
7.11k
Oy
593
Takip
44
Yorum
59
Bölüm
34
Tek bir emriyle iş dünyasını sarsan, odaya girdiğinde insanları buz kestiren holding veliahdı Aras Soykan için hayat, hatasız çalışan soğuk bir makineden ibaretti. Siyah takım elbiseleri, peşinden ayrılmayan koruma ordusu ve o tehlikeli, ulaşılamaz aurasıyla tam bir "Buzlar Kralı"ydı. Ta ki dedesinin gizli vasiyeti, devasa servetini kurtarması için onu Karadeniz’in en yüksek, en sisli yaylasına mahkum edene kadar...
Aras’ın planı basittir: Yaylaya çıkacak, dedesinin gizemli ortağına reddedemeyeceği bir para teklif edecek, imzayı alıp o çamurlu topraklardan ilk uçakla kaçacaktır. Ancak hesaba katmadığı, sert bir kayaya çarpacağı bir şey vardır: Karşısındaki gizemli ortak; paraya pula zerre tamah etmeyen, hırçınlığıyla ünlü yaylanın deli fişeği Damla Bekâr’dır!
Aras, elinde milyon dolarlık çek defteriyle o meşhur tehditkar bakışlarını fırlatırken; Damla’nın cevabı net olur: "Ula uşuğum, gözlerini öyle pörtletme baa! Ben ha bu kağıt parçasıylan ineğime yem mi alayum? Sağa imza mimza yok!"
Vasiyet gereği hile yapamayan ve o imzayı Damla`nın rızasıyla almak zorunda olan Aras, beş izbandut gibi korumasıyla birlikte yaylada mahsur kalır. Şehirli, "mafya kılıklı" bir iş adamı, bir Karadeniz kızının inadını kırıp o imzayı alabilecek midir? Yoksa o asık suratlı karizması; inek sağarken, çay toplarken ve köy teyzelerinin elinde mıncıklanırken parça pinçik mi olacaktır?
"Yayla Gülü ve Sosyetik Bela"; kalbinizi eritecek kadar romantik, Aras`ın karizmasını yerle bir edecek kadar bol kahkahalı fırtınalı bir Karadeniz macerası!
devam ediyor 2h önce güncellendi
Artık Çok Geç/Gerçek Ailem
@emel452153
Okuma
31.27k
Oy
2.76k
Takip
186
Yorum
1.33k
Bölüm
63
İnsanlar, kendilerini güçsüz hissettikleri zaman tek bir limana sığınır.
𝘈𝘪𝘭𝘦.
Peki ben? Ben kime sığınmalıyım? Olmayan aileme mi? Yoksa büyüdüğüm değil, büyümek zorunda kaldığım yetimhanenin duvarlarına mı?
Kız çocuklarının en büyük yarası ailesi derler.
Benim de öyleydi.
Yıllarca bana ait olmayan odalarda, bana ait olmayan hayatların arasında kendi yerimi aradım. Kendimi eksik sandım, yarım sandım.
Bazen insanı büyüten, yaralarını saran, düştüğünde elinden tutan insanlar da ailesi olabilirdi.
Ben geçmişimden kaçmaya çalıştım. Unutmak istedim. Hiç yaşanmamış gibi davranmak istedim.
Ama bazı yollar, insanı kaybettiği yere değil; kendini bulacağı yere götürürdü. Ve ben sonunda öğrendim...
Beni bırakanların eksikliği, beni gerçekten sevenlerin varlığını gölgeleyemezdi.
Çünkü bazı insanlar hayatımıza kan bağıyla değil, sevgileriyle girerdi. Ben yıllarca bir aile aradım.
Meğer ailem, beni bulmayı bekliyormuş.
Ve belki de her şey için gerçekten...
Aʀᴛıᴋ Çᴏᴋ Gᴇᴄ̧ değildi.