114. Bölüm

82.Mutlu Aile

Biryazarımm
biryazarimm

Oy sınırı:25*
BEN GELDİMMMMM

Koskoca üç hafta geçti farkındayım cndmcmsö ama yapacak bir şey yok anca yazabildim ayrıca sınırı da geçmediniz zaten.

Ama o konuya hiç giresim yok o yüzden direkt bölüme geçeceğim.Sizi uzun bir bölüm bekliyor.Bu bölüme her şeyi sığdırmaya çalıştım.

Keyifli okumalarrrr

*****
Gelinin en yakın arkadaşı olmanın zorluğu nedir diye sorsalar kesinlikle her şeye yetişmek ve gelini sakinleştirmek derdim.Ha birde elbise seçme aşamasını unutmamak lazımdı.

Günlerden cumartesi ve parla hanımın düğününe son bir hafta kalmış bulunmakta.Yani anlayacağınız nefes alacağımız vaktimiz bile yok.

Onların düğünü öyle bir ana denk gelmişti ki her şey son ana kalmıştı.Bir haftadır deli gibi aralıksız çalışıyorduk ama hiçbir şey bitmemişti.Önceliğimiz parlanın gelinliğiydi ve biz bir türlü gelinlik bulamıyorduk.Bugün de 12.mağazamıza gidecektik.Artık gelinlikçiye gitmekten bezmiştim.Üstelik henüz benim elbisem de yoktu.

Diyarbakır da ki mağazaların kökünü kuruttuğumuz için bugün ki rotamız şehir dışında olacaktı.Bundan dolayı Ordu halinde toplanmış gidiyorduk.Normalde sadece kızlarla giderken bu sefer işe erkeklerde karışmıştı.Bir hafta sonra düğün olduğu gibi düğünden bir gün önce de kına gecesi vardı.Neyse ki kına gecesine ait her şey hazır bir şekilde bekliyordu.Şuan sadece düğün telaşı ön plandaydı.

Nedenini anlamadığım bir şekilde iki arabada sıkış tepiş gidiyorduk.Daha doğrusu arkada ki dörtlü öyle gidiyordu.Ben ve Araz ön koltuklardaydık.Arkamızda Sinan,Anıl,Yiğithan ve abim bardı.Diğer arabada ise Göktunç,parla,Kaan,açelya ve Sumru beşlisi vardı.Eşit bir dağılım yapsak daha rahat sığabilirlerdi ama onlar bunu tercih etmişti.

Bir buçuk saatlik bir yolumuz olduğu için istekler tükenmiyordu.Sanki otobüs yolculuğu yapıyormuşuz gibi sürekli bir istek geliyordu.Yok çişim geldi komutanım,yok bu beni sıkıştırıyor komutanım,yok bu şarkıyı beğenmedim komutanım falan filan bir sürü ses yükseliyordu.Araz bu isteklere karşı kriz geçirecek noktaya gelmişti.Sanki dört tane çocuk taşıyordu arabada.Benim de kafam şişmişti şimdiden.

Neyse ki sevgili nişanlım buna da bir çözüm bulmuştu.Hepsinin ağzını elektrik bandıyla bantlanmıştı.Anlamadığımız sesler yükseliyor ama sonradan susuyorlardı.Gülerek onların fotoğrafını çekme görevi bana kalmıştı.

En köşede oturan abim kafasını cama çevirerek trip modunu açtığını belli etmişti.Onun yanında ki Sinan ellerini önünde birleştirerek kaderine boyun eğmişti.Hemen yanında ki yiğithan ağzında ki banda rağmen inatla bir şeyler mırıldanmaya çalışıyordu.Ve yanında ki Anıl bezgin bir ifade ile yiğithanı dürtüklüyordu.Hepsinin eli serbestti ama hiçbirinin bandı çıkarmaya cesareti yoktu.Ve bu görüntü çok eğlenceliydi.Ağzında ki bantlar ve suratlarında ki ifadeler görülmeye değerdi.Garip bir haldi.

”Sessizlik ne güzel şey değil mi hayatım ?”

”Sana bu konuda katılıyorum hayatım.”Ağzında ki kenarın bir kısmını açtı abim.

”Hayatım falan hayırdır yani ?Yerim seni Kızılkurt rahat dur.”Onun ağzı açık da kalabilirdi ama bandı tekrar kapatmayı tercih etti.Yine telefonuna odaklanmıştı.Bu sıralar telefonda fazla mı vakit geçiriyordu ?

”Cezaları bitse mi artık ?”dedim acıyarak.Konuşuyorlardı falan ama onlara kıyamıyordum .Araz da tereddütle baksa da kafasını sallamıştı.Hepsi birden bantları ağızlarından çıkarıp bir köşeye fırlatmıştı.

Yolun geri kalanında kimse kimseye bulaşmadan bitirmiştik.Hedefimiz olan mağazaya geldiğimizde erkekler başka bir mağazaya geçmişti.Kendilerine takım bakmakla meşgul olacaklardı.

Yine içi beyazlarla dolu olan mağazaya girdiğimizde etrafa hayran hayran bakmaya engel olamadım.Burası girdiğimiz diğer mağazalara nazaran daha büyüktü.İster istemez etkileniyordu insan.Parla yanına gelen çalışanlara istediği modeli anlatırken bende ilerleyip gelinliklere bakmaya başladım.Nişanlı bir kadın olarak şimdiden kafamda bir şeylerin belirlenmesini sağlamıştım.

Fakat tam hayalimde ki gelinliği bulmuş muydum hayır.Henüz ileride düğünüm de olmadığına göre buna çok takılmama gerek yoktu.Parla onun için getirilen bir kaç gelinliği incelemeye başlamıştı bile.Onun yanına giderek bende gelinlikler incelemeye başladım.Şu bir haftada gelinlik inceleme uzmanı olmuştuk parla sayesinde.

Parla üç gelinliği de deneme kararı alarak kabine girmişti.Bende kenarda ki koltuklara oturup beklemeye başladım.Sumru kenarda seçtiği gelinlik modellerini kendine tutarak aynadan bakıyordu.Açelya bir köşe de onu yorumluyordu.Sumru ona gelinlik denettirmeye çalıştığında ise kıpkırmızı olmuş bir şekilde itiraz etmeye başlamıştı.

Açelyadan istediğini alamayan Sumru bana yönelince gelecek olan fırtınayı anlamış hemen telefona sarılmıştım.İşim vardı benim işim!

”Canım minelacım,”dedi çok tatlı bir ses tonu ile.Yemeyecektim zira bu numaralara karnım toktu.”Efendim sumrucum,”dedim onun sesini taklit ederek.

”Gelinlik denemeye ne dersin ?Sonuçta sende bugüne bugün nişanlı bir kadınsın.”Aynı şekilde tebessüm ettim.

”Yok canım ben alamayayım.Zamanı gelince giyerim sen merak etme.”

”Ediyorum ama.”

”Etme ama.”

”Neden ikinizde kabul etmiyorsunuz ?Hayır anlamıyorum gelinlik mi sevmiyorsunuz ?”

”Sen neden denemiyorsun ?”diye sordum pat diye.Afalladı.

”Benim sevgilim mi var ?”

”Yok mu ?”

”Var mı ?”

”Bende onu soruyorum işte.”

”Bence yok.”

”Bence var.”dedim.Garip bir inatlaşma içerisindeydik.Ama ben galip gelmiş olmalıyım ki Sumru sessizleşmişti.Oturduğumuz yerden parlayı beklemeye devam ettik.

Parla kabinden çıktığında üzerinde fazlasıyla kabarık bir gelinlik vardı.Onu gelinlik ile ilk görüşüm değildi ama her seferinde güzelliğine baka kalıyordum.Ayağa kalkıp hemen yanına gittim.O da aynanın karşısında kendisini incelemeye başlamıştı.

”Parlam bu çok güzel olmuş.Çok yakışmış sana.”Elini gelinliğinin belinde gezdirirken hayran bakışlarını attı.

”Bende beğendim sanki bunu.Güzel dimi ?”Olumlu anlamda kafamı salladım.Tam bir peri kızı olmuştu.Biraz daha kendisini inceledikten sonra diğer gelinliği de denemek için kabine yöneldi.Her şey istediği gibi olsun diye hiçbir şeyi kısıtlamıyorduk.

Yine beklemeye başladık.Parla tekrar kabinden çıktığında bu sefer üzerinde balık model bir gelinlik vardı.Dantel detayları ve uzun kuyruğu ona güzel bir hava katmıştı.

“Parlam yine çok güzel olmuşsun.”diyen bu sefer sumruydu.Ama parla o kadar da memnun durmuyordu.

”Kızlar bu fazla boğuyor ya,hareket etme alanım yok.Bence daha rahat bir şey bakmalıyım.”Bencede haklıydı çünkü güzellik kadar rahatlık da önemliydi.Parlayı tekrar kabine yollayıp yine aynı bekleme seansına geçmiştik.Parla üzerinde çok güzel bir gelinlikle dışarı çıktığında bu sefer ciddi mana da bir prenses olmuştu.

”Kesinlikle bu olmalı.”derken kendimden çok emindim.O kadar güzel olmuştu ki beyaz bir kuğuyu andırıyordu.Dükkanın içine göktuncın girmesiyle tüm gözler ona döndü.Elleri cebinde bir şekilde yanımıza gelen Göktunç parlayı gördüğü an donup kalmıştı.

Göktuncun arkasında arazı görünce odağımı oraya verdim.Aradan sıyrılarak onun yanına gittim.Göktunç olduğu yerde parlayı süzüyordu.Araz onun yanına vardığımda elini belime koyarak beni kendisine çekmişti.

”Nasılsın ?”diye sormayı da unutmamıştı.Kafamı sallayarak geçiştirdim onu.Odağımız önümüzde ki çiftteydi.

”Parlam,bu bu sen misin ?”Hafif kızaran parla utangaç bir şekilde gülümsedi.

”Başka kim olacak ki ?”Elini göğsüne götürdü Göktunç.

”Kalbim sınırları aştı şuan.Bu güzellik bana fazla geldi.”İltifat merasimine geçiş yaptıklarında utanmamaları için dikkatimi onlardan çektim.Arazın kulağıma fısıldayan sesini işittim.

”Bende bir gün seni bu gelinlikler içerisinde görür müyüm ?”Hayali bile iç kabartıcıydı.Gözlerinin içine baktım.

”Nasip diyelim.”

”Öyle diyelim.”Kendimi ona yaslamışken aniden yaşadığım şiddetli baş dönmesi ile olduğum yerde sendelemiştim.Bunu fark ettiğinde belimden tutmuştu.Gözlerimi yumarak görüş açımın netleşmesini bekledim.

”Güzelim iyi misin ?”Hemen kulağımın dibindeydi endişeli sesi.Gözlerimi açmadan kafamı salladım.

”Biz biraz hava alalım.”dedikten sonra elini belimden ayırmadan beni ilerletti.Belki de fazla yorgun olmaktan dönmüştü başım.Mağazadan dışarı çıktıktan sonra kenarda ki bir banka oturduk.Araz önümde diz çökmüştü.

”Bak bakayım yüzüme.”kısık gözlerimle yüzüne odaklandım.Ne ara bu kadar yorulmuştum bilmiyordum ama daha yeni başlamıştık.

”Sabah bir şey yedin mi ?”Kafamı iki yana sallayınca kaşlarını çattı.”Aç aç mı geziyorsun ?”

”İştahım yoktu ki.”

”Kızacağım artık ama.”Kızıyor gibiydi de.Böyle yapmamdan hiç hoşlanmıyordu ama ben bir şekilde aksatıyordum.

”Söz veriyorum bir daha yapmayacağım.”

”Bundan sonra yemek yerken hep yanında olacağım.Bakalım başında ben varken yememezlik yapıyor musun ?”Ve başıma didaktör kesildiğine göre yememek gibi bir şansım kalmamıştı.

******
”Haydi kızlar kalkın göbek atmaya

neşemize binbir neşe katmaya

Haydi kızlar kalkın göbek atmaya

neşemize binbir neşe katmaya”

Pistte oynarken yaşadığım eğlence anlatılmaz yaşanırdı.Kına gecesi için bu kadar uğraşmamıza değmiş miydi kesinlikle evet.Kızlar ve tüm tanıdığımız kadınlarla saçımızda kırmızı tüllü taçlarla yarınlar yokmuşçasına oynuyorduk.En yakın arkadaşımın kınasında göstermem gereken performansı tam anlamıyla gösteriyordum.

”Ya ben bu işi çok sevdim!”diyen kişi yanımda tüylü elbisesi ile oynayan sumruydu.”Lütfen hepiniz ard arda evlenin tamam mı ?”

”Tabi canım,daha sırada benim kınam var.Aynı hüneri göstermeni beklerim.”

“Göstermeyen evde kalsın!”Şen bir kahkaha atıp oynamaya devam ettim.Müzik değişmiş onun yerine Ankara havası çalmaya başlamıştı.Bende bu sırada nefes nefese bir şekilde masaya doğru ilerlemiştim.

Kınamız şuqn sadece kadınları barındırıyordu.Kına yakma kısmına geldiğimiz zaman Göktunçlar buraya gelecekti.Biraz dinlenirken telefona bakmayı da unutmamıştım ama arazdan herhangi bir haber yoktu.Onlar da kendi aralarında bir eğlence düzenlemişlerdi.Ama ben merakıma yenik düşmüş ve arazı aramıştım.İlk çalış da açmamıştı ama ikinci de açmıştı.

”Hayatım ne yapıyorsunuz ?”Arkadan şiddetli bir müzik sesi geliyordu.Ben özellikle dışarı çıkmıştım ama arazın tarafından gelen ses baskındı.

”Bir şey mi oldu güzelim ?”diye yükseltti sesini.”Neredesin ?”diye karşılık verdim.Araya tekrar müzik sesi girdi.Müzik sesinin azaldığını fark ettiğimde dışarı çıktığını anlamıştım.

"Takıldık yiğidin peşine geldik bir mekana işte.Sizi bekliyoruz siz ne yapıyorsunuz ?"Heyecanla anlatmaya koyuldum.

"Ay Araz biz burada çok eğleniyoruz biliyor musun ?Kızlarla bir sürü oyun oynadık dans ettik.uzun zamandır bu kadar eğlenmemiştim.Bende kına gecemin böyle olmasını istiyorum.Çok çok güzeldi."

"Kına gecem ?"Duraksadım.Heyecanla konuşurken biraz uçmuş olmalıydım.

"Yani öyle lafın gelişi söyledim.Çok eğleniyorum yani."

"Eğlen güzelim,bizim kınamızda da bu kadar eğleneceğine söz veriyorum."Diline mukayyet olmayı öğrenmelisin Minela.Kızlar beni çağırınca arazla olan konuşmamı sonlandırıp tekrar içeri girdim.Eğlence kaldığı yerden devam ediyordu.Parlayı ortalarına almış oynayan kızların keyfine diyecek yoktu.Bende onların arasına karışmakta gecikmedim.Yaklaşık bir saat sonra eğlencemiz kısa bir süreliğine sona ermişti ve erkekleri bekliyorduk.Kına gecesini hava serin olduğundan dolayı kapalı bir mekanda yapmayı tercih etmiştik.Yarın olacak düğün de yine büyük bir salonda gerçekleşecekti.Salonun geniş kapısı iki yana doğru açıldığında elinde sahte meşalelerle mekana giriş yapan ekip fazlasıyla göz kamaştırıcıydı.

En ortada ki göktuncun elinde kırmızı bir gül buketi vardı ve kocamandı.Gözleri ise sadece güllerin sahibine odaklanmıştı.Onun sağında benim gönlümün efendisi geliyordu.Üzerinde klasik bir takım vardı ama kravatını çıkarıp gömleğinin bir iki düğmesini açmıştı.Bir eli cebinde havalı havalı yürüyordu.Adeta beni eritmeye ant içmişti.Göktuncun salona girmesiyle çalan şarkı devam ediyordu.

Allah Allah Allah Allah bu nasıl sevmek ?

Allah Allah Allah Allah bu nasıl gülmek ?

Allah Allah Allah Allah bu nasıl sevmek ?

Allah Allah Allah Allah bu nasıl gülmek ?”

Gelip parlanın karşısında durmuş ve elinde ki buketi ona uzatmıştı.Parla çiçekleri eline alırken duyamadığımız bir şey söylemişti göktunca.Göktuncun yanında ki yiğithanın elinde ki kına tepsisini parlaya uzatması ile kına gecemiz başlamıştı.

Geri kalan eğlenceye erkeklerde dahil olurken parla ve Göktunç onlar için ayrılan özel koltuklara gitmişlerdi.Benim ayaklarımın hedefi belliydi.Onun da hedefi bendim.Birbirimize ilerlerken ortada buluştuk.Yaptığı ilk şey hafifçe göz kırpmaktı.

”Naber yavrum ?”

”Seni özlediğimi saymazsak süper.”Kollarını iki yana açtı.”Ben buradayım.”Davet açıktı.E davete icabet etmek de boynumun borcuydu.Kollarının arasına girip başımı göğsüne yasladım.

”Oynadın mı güzelce ?”

”Oynadım tabii.Ayaklarım ağrıdı şimdiden.”Kafasını eğip ayaklarıma baktı.Topuklu giymediğimi görünce rahatlamıştı.Topuklu giymiş olsaydım yarın ki düğüne zor çıkardım.Bu yüzden spor ayakkabı tercih etmiştim.Zaten yeterince oynadığım için Araz ile bir masaya geçip oturmuştuk.Keyifle sahnede oynayan ekibimi izliyordum.Şüphesiz aralarında en çok eğlenen yiğithan ve sinandı.Üstelik yiğithanın kafasına taktığı tüllü taç ona çok yakışmıştı.

Vakit kına vaktine geldiğinde eğlenceli müzikler susmuş dramatik moda geçmiştik.Arkada dram dolu bir müzik çalarken biz parlanın etrafında elimizde mumlarla dönüyorduk.Arada bir bakışlarım arazla kesişiyor,duygusal ifademi bozmamak için bakışlarımı kaçırıyordum.Parlanın yanında Göktunç da vardı.Hiç durmuyor parlaya sürekli bir şeyler anlatıyordu.Göktuncun annesi gidip parlanın kafasında ki örtüyü kaldırdığında parlanın yaşlı gözleri ile karşılaştık. Dayanamayıp onun göz yaşlarını silen de Göktunç olmuştu.Göktuncun annesi tekrar örtüyü kapatıp kenarda ki kına tepsisine uzandı.Bizde dönmeyi bırakıp parlanın yanında dikilmeye başlamıştık.Göktuncun annesi keseden bir tam altın çıkarıp bize gösterdikten sonra parlanın avucunu açtı.Bu sırada Sumru erken davranıp parlanın avucunu tekrar kapatmıştı.

”aaaaaa gelin hanım açmıyor.”demişti birde sanki kendisi yapmamış gibi.Parla itiraz edecek gibi olsa da Göktunç gözleriyle buna gerek olmadığını söylemişti.Göktuncun annesi ikinci tam altını da çıkardığında parla yavaşça avucunu açmıştı.Göktuncun annesi parlanın eline kınayı sürdükten sonra iki tane keseyi geçirdi eline.Sonra da Göktuncun serçe parmağının belli bir kısmına kına sürüp parmağı sarmıştı.

Dualar eşliğinde kına gecesini de sonlandırdığımızda onların aile olmasına sadece bir adım kalmıştı.

******
”Bakın bana topuklu ayakkabı mı bulmazsanız nikah şahidi olmam!”diye bağırdım kızlara doğru.Ev savaş alanıydı ,topuklularım ortada yoktu.Düğüne çok az kalmıştı.Damat tarafı birazdan burada olacaktı.YORULDUM!

”Kızım şu değil mi senin topuklun ?”Açelya elinde topukluyla buraya geldiğinde sevinerek topukluları ondan aldım.”Saol açel ya.Valla bu savaş meydanında neyin nerede olduğu belli değil.”

Düğün için koyu kırmızı bir elbise seçmiştim.Bence elbisem çok güzeldi .Ona uygun bir de topuklu ayakkabı almıştım.Saçlarımı ise açık ve büyük dalgalar olacak şekilde yaptırmıştım.Günün ilk anı kuaförle başlamıştı.Şimdi de gelin alma zamanı geliyordu.

”Aşağı kapıyı ben tutacağım anlaştık mı ?”diye girdi odaya Sumru.Kendisi hazırdı ve parlaya yardım ediyordu.”Eniştelerim öyle kolay kolay giremezler içeri.”Yüklü miktarda para koparmayı umuyor olmalıydı.

Bugün aramızda sevgili görümcem ve kaynanam da vardı.Dün kınaya gelememişlerdi ama düğüne katılacaklardı.Bir gelin olarak aynı zamanda onlarla da ilgileniyordum.

”Parla nerede hazır mı ?”diye sormamla parlanın kapının girişinde belirmesi bir oldu.O böyle gelince hepimiz donup kalmıştık.Onu gelinlikle çok kez görmüştük ama şimdi bu gerçekti.Parla evleniyordu.

Dudaklarım büküldüğünde sesimin titremesine engel olamadım.”Ama sen çok güzel olmuşsun parla kuşum.”Oda ağlamaya hazır olduğu için boynunu büktü.

”Öyle deme Minela,bak ağlayacağım şimdi.”

”Ay yok yok ağlamak olmaz.”diye araya girdi Ayça.”Bugün senin en mutlu günün ağlayamazsın.”Hepimiz onu onayladık.Parla bakışlarını yukarı kaldırarak göz yaşlarını engellemeye çalıştı.

”Gel duvağını da takalım.Damat tarafı yoldadır.”Kenardaki duvağına uzanıp tel tokalar yardımı ile duvağı tepesinde sabitledim.Yüzünü örtüp geri çekildim.Bu sırada odanın kapısında babam gözüktü.

”Kızlar müsaitseniz gelebilir miyim ?”Parlanın kuşağını bağlayacak kişi de babamdı.Parlayı hiçbir konuda benden ayırmadığı gibi bu konuda da ayırmamıştı.

”Gel lütfen Ural amca.”Babam odaya girip öylece bekledi.”Erkekler birazdan gelecek.Onlar gelmeden ben sana sormak istiyorum parla kızım.Sen bu oğlanla isteyerek evleniyorsun değil mi ?Gönlün var dimi ?”

”Var Ural amca.Kalbim o adama ait.”

”Ne mutlu bize o zaman.Ama olur da vazgeçmek istersen bana söyle.Hepsini kovmam tek bir sözüme bakar.”Gerçekten öyleydi.Ve parlanın minicik bir şüphesi dahi olsa babam bu düğüne onay vermezdi.

“Saol Ural amca ama ben kararımda eminim.Sana her şey için çok teşekkür ederim.Ben annesiz babasız büyümüş bir kızım.Sen beni öz kızından ayırmadın bir gün bile yakınmadan büyüttün.Ben seni babam yerine koydum.Hakkını ödeyemem.”

”Sen kendine güzel bir yuva kur ve mutlu ol ben başka bir şey istemem.”Sokakta korna sesleri yükselmeye başlayınca ilk camdan bakan Sumru olmuştu.

”Ay geldiler valla geldiler!Ben kapıyı tutmaya gidiyorum siz de geç kalmayın.”Bende eğilip camdan baktığımda upuzun bir düğün konvoyu karşıladı beni.Her anlamda kalabalık bir düğün olacaktı.

Bende sumrunun peşinden aşağı inerken kızlar da bizi takip etmişti.Açelya parlanın eteğini tutarak ona yardımcı oluyordu.Babam ceketini giymekle meşguldü.Aniden odadan çıkan abim ise jilet gibi olmuştu.

”Geldiler abi geldiler.”dedim aramıza dönmesi için.Sabahtan beri içeriden çıkmamıştı beyfendi.

”Duyduk korna seslerini.Artık nasıl geliyorlarsa mahalle inledi.”

”Alış abicim alış.Yakında yine duyarsın bu sesleri.”

”Abicim,şu düğün gününde delirtmesen mi beni ?”

“Peki bende gider nişanlımı delirtirim.Geldi zaten aşağıda.”Keyifle aşağı indiğimde abim de arkamdan homurdanarak gelmişti.Aşağı indiğimde ilk karşılaştığım manzara kapının önüne yapışmış Sumru idi.Kızlar diğer tarafta ayakta duruyordu.Bende yanlarına gidip onlara katıldım.Hemen yanıma sa abim gelmişti.Parla açelyanın yardımı ile merdivenden indikten sonra da babam gelmişti.Artık ekip hazırdı.Kapı çaldığında Sumru kapıyı minicik aralayıp elini dışarı uzatmıştı.Dışarıda ki Göktuncun yaşadığı şaşkınlığı tahmin edebiliyordum.

Sumru elini geri çektiğinde bir deste parayla karşılaştık.Onu Ayça’ya uzatıp elini tekrar dışarı çıkarması çok daha büyük bir şoktu.Yine aynı miktarda para alınca sırıtmıştı.Üçüncü kez tekrar elini uzatınca artık diyecek bişi yoktu.Göktunç yine yüklü miktarda bir para vermişti.Sumru sonunda hedefine ulaşmış olmalı ki geri çekilmişti.Kapıyı açtıktan sonra Göktunçla karşılaştık.Üzerine giydiği damatlıkla karşımızda dikiliyordu.Gözleri sadece parlaya odaklanmıştı.

Babam parlanın koluna girmesini sağladıktan sonra göktunca doğru bir adım attı.Göktunç da içeri girdiğinde orta noktada buluşmuşlardı.Babam göktunça baktıktan sonra konuşmaya başladı.

“Ben kızımı bugünden sonra sana emanet ediyorum oğlum.Kızımı üzersen seni üzerim.Sana olan güvenim sonsuz ama bu kızın gözünden bir damla yaş akmayacak.Yoksa çeker alırım onu senden.”Kafasıyla onayladı Göktunç.

”Öyle bir şey olmayacak Ural amca.Bundan yana şüphen olmasın.”Babam parlanın elini Göktuncun koluna yerleştirdi.Sonra ikisi beraber dışarı çıktılar.

Düğünümüz an itibari ile başlamıştı.

Konvoy kısmı şüphesiz en eğlendiğim yerlerden birisiydi.Araz ve ben onun arabasıyla gelin arabasının hemen arkasından ilerliyorduk.Çevremizde ki araçlarla gerçekten gereğinden fazla uzun bir konvoyumuz vardı.Diyarbakırı turladıktan sonra salonun önünde durmuştuk.Hepimiz salona geçerken parla ve Göktunç gelin odasına geçiş yapmıştı.

Davetliler akın akın gelmee başlamışlardı.Açelya ve sumrular girişte davetlileri yönlendiriyorlardı.Biz de arazla tanıdıklarımıza selam veriyor ayak üstü bir sohbet yapıp geçiyorduk.İleri de etrafa bakınan savcı balımı görünce oraya doğru ilerledim.İsteğimizi kırmamış ve düğüne de katılmıştı.

”Balım hoş geldin.Gel seni geçireyim ben.”Kibar bir şekilde gülümsedi.Onu bir masaya yöneltecekken karşıma aniden abimin çıkması da şaşırtıcıydı.

”Sen yorulma abicim.Balım hanımı ben götürürüm masaya.”bakışlarını benden çekip balıma baktı.”Değil mi Balım ?”Balım tereddüte düşmüş ve cevap vermemişti.Bu sefer ben konuştum.

”Peki o zaman ben diğer misafirlere bakayım.”Herkesin misafiri kendineydi.Abim de balımı fazlasıyla sahiplenmişti.Onları ardımda bırakıp ilerlerken arazın ileri de bir kadınla konuştuğunu gördüm.Normal adımlarla yanlarına ilerleyip durduğumda ikisi de dönüp bakmıştı.

”İşte öve öve bitiremediğimiz nişanlım da geldi.”derken bir elini belime koymuştu.Ne olduğunu anlamasam da kadına gülümsedim ve elimi uzattım.

”Ben arazın nişanlısı minela.”Kadın aynı sevecenlikle elimi sıktı.

”Memnun oldum.Bende doktor Tuğçe.Araz komutanla geçmişte kalan bir tanışıklığımız var.”O geçmişi çok merak etsem de şimdi soracak değildim.Gülümsemeye devam ettim.

”Tuğçe hanım size iyi günler biz diğer misafirlere de bakalım.”Araz elimden tutarak beni ilerletirken yine bir şey dememiştim.Ama bu sessizlik sadece yarım dakika sürmüştü.”Ne geçmişiniz var sizin ?”Bana döndüğünde yüzünde gülmemek için zor duran bir ifade vardı.

”Bende diyordum ki ne zaman soracak ?”

“Merakımdan sormuyorum.Yani beni ilgilendirmez de öyle sohbet olsun diye sormuştum.”Beni ilerletirken cevap vermeyi de unutmuyordu.

”Arkadaşımın eşiydi.Arkadaşım da abin gibi havacılıkta çalışıyor.Görevden dolayı gelememişti eşi gelmiş.Yani asıl tanıdığım bu kadın değil onun eşi.”

”Güzel.”Güzeldi gerçekten.İçimde ki kıskanç minela bundan fazla memnuniyet duyuyordu.Ve Araz da bunun farkındaydı.

”Göktunçla parla birazdan gelirler.Davetlilerin hepsi de geldi herhalde.”

”Çok güzel olmuşsun sen.”Apayrı dünyalardaydık.Sanki bakışlarıyla övgü yağdırmamış gibi aynı şeyi sözlü de yapıyordu.Ona ayak uydurmak için ellerimi ceketinin yakalarında gezdirdim.

”Sende çok çok çok yakışıklı olmuşsun.”

”Yanına yakışmam lazımdı.”Gözlerine bakıp iç çekmekten ileri gidemedim.Salon sessizliğe büründüğünde vaktin geldiğini anlamıştım.Herkes yerine geçtiğinde önce bir darbuka sesi salonda yankılanmış,salonun kapısı yavaşça aralanmış ve içeri parla ve Göktunç giriş yapmıştı.Bununla beraber müzik de başlamıştı.Etrafta onlar için saçılan konfetiler ve güller vardı.

Al aşkım beni yanına,

Dalmışım sarhoşluğuna

Bir ömrü senle aşalım

Al uçur beni sonsuza…”

İlerleyip pistin ortasına geldiklerinde özel olarak çalıştıkları ilk dansı yapmaya başladılar.Müzik sona ermiş ve klasik dans müziği başlamıştı.Bu onların ilk dansı olduğu için hiçbir çift şuan kalkmayacaktı.Danslarını izlerken kendimi gururlu bir anne gibi hissetmiştim.Özel olarak bir kameraman ayarladığımız için ben kayda almıyordum.

İlk danslarında bittiğinde salonda bir alkış tufanı koptu.Onlar nikah masasına geçerken Araz ve ben de el ele tutuşarak masaya ilerledik.

Nikah şahitleri biz olacaktık.

Parla bunu benden özel olarak istemişti.Onun için bir arkadaştan ötesiydim ki o da benim için öyleydi.Göktunç da arazdan aynı şeyi rica ettiğinde ikimiz de onları kırmamıştık.Araz benim sandalyemi çektikten sonra kendisi de hemen yanıma oturdu.Nikah memurunun da gelmesi ile nikah başlamıştı.Önce dönüp parlaya baktı.

”Parla hanım,hiçbir baskı altında kalmadan kendi hür iradenizle Göktunç Karamanı eş olarak kabul ediyor musunuz ?”Nefeslerin tutulduğu bir andı.Parla göktunca baktıktan sonra mikrofona eğildi.

”Evet!”Yine bir alkış tufanı daha kopmuştu.Memur bey bu sefer göktunca baktı.

”Siz Göktunç bey parla hanımı hiçbir baskı altında kalmadan eş olarak kabul ediyor musunuz ?”

”Ömrümün sonuna kadar evet!”Ve artık evlenmişlerdi.Nikah memuru bize de soruyu sorduğunda ikimiz de evet demiştik.Defteri imzaladıktan sonra hepimiz ayağa kalktık.Memur bey elinde ki cüzdanı parlaya uzattı.

”Bende belediyenin bana verdiği yetkiye dayanarak sizi karı koca ilan ediyorum.Mutluluklar dilerim.”Defteri alan parla aynı zamanda Göktuncun ayağına basmayı da unutmamıştı.Anın getirdiği alıklıkla Göktunç neye uğradığını şaşırmıştı.

”Gelini öpebilirsiniz.”Göktunç uzanıp paralanın alnından öpmüştü.Ve artık evlilerdi.

Toplu fotoğraf çekinmek için hepimiz onların yanına doluşurken bu iş yine fazlaca vaktimizi almıştı.Neyse ki bunu da atlattığımız da Göktunç ve parla dans etmek için tekrar piste inmişti.Arkada Fikrimin İnce Gülü çalıyordu.Bir kaç dakika onlar dans ettikten sonra önce Kaan ve açelya onlara katılmıştı.Dönüp araza baktığımda çoktan elini uzattığını gördüm ve bana uzatılan eli memnuniyetle kavradım.Beraber piste ilerleyip dans eden çiftin yanında dans etmeye başladık.

”Çok güzel olmadılar mı ?”dedim yanımızda ki çifte bakarak.Gülerek bir şey konuşuyorlardı.Her anlamda birbirlerini tamamlıyorlardı.

”Maşallah diyelim.Zaten en başından beri yakışıyorlardı.Darısı bizim başımıza.”İnşallah dedim içimden.Dıştan söylersem utanırdım kızarırdım.Arazın gözlerinin etrafta dolandığını görünce çenesinden tutup kendime çevirdim.

”Hayırdır ?Birini mi arıyorsun ?”

”Düğün başladığından beri sana bakan tam 5 erkek yakaladım.Onları kazıyorum aklıma.”

”Ne ?”Bende onun baktığı yöne bakacaktım ki engel oldu.

”Sen bakma güzelim.Zaten yeterince delirtiyorlar beni.”

”Boş ver canım sen delirme.Gel zaten seni görünce bakmazlar.”Kollarımı boynuna dolayıp dansımıza devam ettim.Hala yeterince rahatlamış değildi.Minnoş minnoş onu izlediğimi fark edince yanağıma minik bir öpücük bırakmıştı.Kalbimde de tenimde de silemeyeceğim izler bırakıyordu.

*******
Sinan-Ayça

Salonun bir ucundan diğer ucuna birbirlerine kaçamak bakışlar atan bir çift vardı:Sinan ve Ayça.Sevgililik süreçleri uzak mesafeden ilerliyordu.Sinan bu durumu bozmaya çalışsa da Ayça yanaşmıyordu.Düğünde yan yana bile gelememişlerdi.

Ayça’nın çekincesi abisiydi.Nasıl bir tepki vereceğini bilmiyordu ve korkuyordu.Sinan ise onun aksine fazla cesaretliydi.Ayça bir kabul etse çıkıp da her şeyi söylemeye razıydı.

Ayça telefonuna düşen bildirimle ekrana baktığında mesajın Sinan’dan geldiğini gördü.

Sinan:Yanına geliyorum.Yeter bu kadar mesafe!

Ayça kafasını kaldırıp Sinan’a baktı ve kafasını iki yana salladı.Bu kadar insan arasında olmazdı.Ama Sinan ona takılmadan hızlı bir şekilde buraya doğru geliyordu.Gelip ayçanın karşısında durduğunda hasretle bakıyordu sevdiğine.

”Sinan bak bir gören olacak!”

”Ayçam,”dedi Sinan sakince.“Sadece yanına geldim be güzelim,azıcık sakin mi olsan ?Hiç mi düşünmüyorsun beni ?”Yenilgiyle omuzları çöktü ayçanın.

”Ama böyle olmuyor ki.Sana da çok haksızlık yapıyorum değil mi ?”sesi kısılınca Sinan üzüldüğünü anlamıştı.Hızlıca etrafı kolaçan etti.

”Üzülme Ayça’m,zaten sarılamıyorum bari üzülme.”O an ayçanın içinden sıkıca sarılmak geçse de bunu yapamamıştı.Ve bu kendinden nefret etmesine sebep olmuştu.

”Çok güzel olmuşsun.Tıpkı bir peri kızı gibi.”Utangaç bir şekilde gülümsedi Ayça.”Teşekkür ederim.”Duraksadı.

”Sende haddinden fazla yakışıklı olmuşsun gibi geldi gözüme.”Öyleydi gerçekten.Yoksa yanlarından geçen sarışın kadının bilerek Sinan’a çarpmasının başka bir anlamı olamazdı.

”Pardon,”derken gözleri rahat durmamış sinanı süzmüştü.Bir eli de mahsustan sinanın koluna yerleşmişti.Sinan kolunda ki eli sakince aldı ve bıraktı.

”Dikkat edin!”derken de sesi sert çıkmıştı.Göz ucuyla Ayça’ya baktığında ayçanın kıza kitlendiğini gördü.Hakiki laz kızı diye geçirdi içinden.

”Pardon dedim ya yakışıklı.”dedi kadın laubali bir tavırla.Bu noktada araya Ayça girmişti.”O da size kibar bir dille gitmenizi söyledi.İkile!”Bakışları kadının üzerinde etki bırakmış olmalı ki kadın göz devirerek uzaklaşmıştı.Sinirle ardına döndüğünde gülerek ona bakan sinanı gördü Ayça.

”Komik mi ?Söylesene komik mi ?Bir tane erkek aynısını bana yapsa hoşuna gider mi ?”Bu noktada gülüşü soldu sinanın.O ihtimali düşünmek bile başına ağrılar sokuyordu.

”Gel biz seninle biraz hava alalım.”dedi Ayça sinanın koluna yapışarak.İlk şoku burada yaşamıştı Sinan.”Ne ne havası ?”

”Gel ya temiz hava işte.Nefes alırsın oh mis!”Ayça sinanı peşinden sürükleyerek salondan çıkarırken o andan itibaren insanlar umrunda değildi.

*******
Kaan-Açelya

Salondan hararetle çıkan çifti fark eden bir çift daha vardı.Kaan ve Açelya.Kaan durumları bildiği için garipsememişti ama açelya şaşkın şaşkın bakıyordu.

”Çiçeğim sana bir şey söyleyeyim mi ?”Meraklı meraklı gözlerini kırpıştırdı açelya.”Olur aşkım,ne diyeceksin ?”Kaan eğilip açelyanın kulağına fısıldadı.

”Sinan ve Ayça sevgili.”

”Ne ?!”Açelya anlık yaşadığı şokla fark etmeden bağırmıştı ve etrafta ki bir kaç kişi onlara bakıyordu.Sesini kıstı.”Sen ciddi misin ?”

”Ciddiyim güzelim.Ama bu bir sır anlaştık mı ?”

”Anlaştık.Ama o nasıl oldu ya ?Kimsenin mi haberi yok ?”

”Sadece sen ve ben biliyoruz diyelim.”

”Araz bunu öğrendiğinde ne yapar ?”

”Bence sinanı Karadeniz sularında boğacak.”Dehşetle gözleri açılmıştı Açelyanın.

”Yapar mı gerçekten ?”

”Yani ben olsam öyle yapardım.”

”Kıskanç mısın sen ?”Kıskançtı Kaan.Ama açelya o kadar nahifti ki ona bunu belli etmiyordu.

”E doğal olarak güzelim.Ben kız kardeşimi de paylaşmam,sevdiğimi de paylaşmam,ileri de kızımı da paylaşmam.”Sonunu neden söylemişti o da bilmiyordu ama söylemişti işte.

”Ama kızımızın suçu ne ?”Diyen açelya da farkında değildi ne dediğinin.Kaan donup kaldığında açelyanın jetonu yeni düşmüştü.

”Ay yani ben öyle demek istemedim.Ya Kaan öyle bakma.”

”Kızımız dedin ya,”elini göğsüne götürdü.”Tam olarak şuramda bir çiçek açtı.Olur mu bizim kızımız ?Hep kız babası olmak istemişimdir.”Kafasını öne eğerek kızaran yanaklarını saklamaya çalıştı açelya.

”Nasipde varsa olur.”Hayali buydu Kaanın.Sevdasına tutulduğu kadınla bir aile kurmak.Açelyanın üzerine gitmiyordu ama ona kalsa şuan nişanlılardı belki de düğün hazırlığı yapıyorlardı.Yine de her şeyden önce açelyanın hazır olmasını bekliyordu bekleyecekti.

******
Balım-Demir

Balım,onun için ayrılan sandalyeye oturmuş gülerek etrafı inceliyordu.Sevmişti bu insanları ve ortamı.Sıcak kanlı ve eğlenceli insanlardı.Şimdi de onların mutluluğuna şahit olmak güzel hissettirmişti.

Minela ve arkadaşları bazen yanına uğruyor ihtiyacı olup olmadığını soruyordu.Kesinlikle çok tatlı kızlarda hepsi.Ama onunla en çok ilgilenen kişi Demir’di.Az önce de bir telefon görüşmesi için yanından ayrılmıştı.Balım demirin bu ilgisi karşısında afallıyordu çünkü bu bir ilkti.

”Geldim savcı hanım,sıkıldın mı bensiz ?”Balım irkilerek yanına döndü.Düşüncelerine dalmışken irkilmişti.

”Yok sıkılmadım ya.Öyle etrafı izliyordum.”Demir de dönüp etrafa baktı.Bakışları dans eden çiftlere takılmıştı.Ve aniden o hareketi yaparak elini balıma uzattı.

”Bu dansı bana lütfeder misin savcı ?”Balım yaşadığı şokla demire baktı.Bu ilgi ona çok fazlaydı.İlk defaydı ve bu kadar ilgiyi hak etmiyordu.Bu yüzden belki de ilk defa pişman olacağı bir şey yaptı.

”Demir..yani ben yani bu olmaz.İlgin için teşekkür ederim ama ben bunu istemiyorum.Seni kırmak da istemem ama lütfen beni anla.Sen benim sevdiğim bir arkadaşım oldun.”Arkadaşım kelimesi masaya bomba gibi düşmüştü.Çünkü demir balımı asla arkadaşı gibi görmemişti.Balım da onu görmemişti ama anlık bir gafletle söylemişti işte.

Demir hızlıca elini çekerek yüzünde ki ifadeyi bozdu.”Yok sorun yok yani ben anlarım seni.Ben fazla şey yaptım.Bir diğerlerine bakayım ben.”diye kaçarcasına gitmişti masadan.Balım arkasından bakarken demiri kırdığının farkına varmıştı.Oysa söylemek istediği şeyle söyledikleri hiç uyuşmamıştı.Düğünün geri kalanında demir balımın yanına gelmemişti,ve Balım buna dayanamayarak düğünden erken ayrılmıştı.

******
Sumru-Anıl

Anıl,oturduğu sandalyede telefonuna bakarken yanına aniden bir beden yerleşmişti.Dönüp baktığında sumruyu görmeyi beklemiyordu.Telefonu kapatıp cebine koydu.

”Sen ne yapıyorsun burada ?”Omuz silkti sumru.

”Arkadaşının düğününde telefonla meşgul olan bir adam gördüm de onu uyarmaya geldim.Sende eğleneceye katılsana,bugün onların en mutlu günü!”Anıl pistte dans eden çiftlere baktı.

”Oyun havasına geçtiklerinde elbette oynayacağım.Ama şuan onlara katılacağım bir durum yok.Çiftler dans ediyor.Benim bir eşim yok.”

”Benim canım dans etmek istedi.”dedi Sumru pat diye.”Benimde eşim yok,dansa kaldırmaya ne dersin ?”Büyük bir şokla bakıyordu Anıl.

”Sen ciddi misin ?”

”Ne ?Dans etmek insanlar için normal nir eylem.Neden bu kadar şaşırdın ?”

”Benimle dans etmek istiyorsun ben doğru mu anladım ?”Yanaklarını şişirip serbest bıraktı Sumru.

”Evet doğru anladın.Başkasıyla dans etmek istesem gider onunla ederim.”Anıl sumrunun ciddiyetini fark edince gülerek telefonu eline aldı.

”Kızım git başkası ile uğraş.”Sumru anılın elinde ki telefonu sertçe çekip aldı.

”Sen beni başından mı kovuyorsun ?Ben ciddiyim!”Gerçekten ciddi olmalıydı yoksa anılı dövecek gibi bakmasının başka sebebi olamazdı.Birden ciddileşti anıl.

”Sinan görürse sorun olur.Benim bir korkum yok ama seninle arası bozulsun istemem.”

”Abim şuan salonda değil.En fazla üç dakika dans edeceğiz.”Elini beklemeden sumruya uzattı Anıl.Kalbi vücudunu ele geçirmişti an itibariyle.İkisi mutlulukla dansa kalkarken etrafta ki bir kaç şaşkın bakışı elbette ki fark etmişlerdi.Ama bu onlar için sorun değildi.Kendilerinin engel olamadığına insanlar da engel olamayacaktı.

Ve o gece her aşk kendi içerisinde bir adım atarken Parla ve Göktunç bir ömür ayrılmamak üzere kendi yuvalarını inşa etmişlerdi.Aile;huzur demekti aşk demekti.Adam kadına bir ömür huzuru vaadetmiş,kadın adama dinmeyecek bir aşk lütfetmişti.Ve gönüller birleşmiş aşkları tarihe kazınmak üzere kayıtlara geçmişti.

******

Bittiiiii

Bitirene kadar kırk takla attım.4.000 kelime oldu bende gayet yeterli.Bu düğünde çok detay yazmadım çünkü asıl detaylı düğün Araz ve minelanın olacak.

Bu bölüm de her çiftime yer vermeye çalıştım.Çok uzun olmadılar ama elimden bu kadar geldi.Umarım beğenmişsinizdir.

Ve parla ve Göktunç için nihayet mutlu son geldi cndmcmdm kitabın başından beri sevgililer.82.bölümde evlenmeleri kaderin onlara bir cilvesi diyelim.

Yorumlarınızı bekliyorum.Eğer oy sınırını geçerseniz haftaya bölüm gelir.Geçmezseniz ben yine ertelemek durumunda kalırım.

Alıntılarıma ulaşmak için whatsap kanalımı takip edebilirsinizzz

Sizi seviyorum))))

Yıldıza basmayı unutmayın✨💕

Bölüm : 10.05.2026 20:35 tarihinde eklendi
Okur Yorumları Yorum Ekle
İçindekiler
Biryazarımm / ALSANCAK / 82.Mutlu Aile
Biryazarımm
ALSANCAK

79.08k Okunma

7.7k Oy

0 Takip
95
Bölümlü Kitap
1.Yeşil Gözlü Beyefendi2.Tanışalım Bakalım3.Piknik!4.Bir Ayı Meselesi!5.Korkuyorum be adam!6.Belayı Seven Kadın.7.İlk Görev8.İlk Emir!24 Kasıma Özel Bölüm9.Hafif Kıskançlıklar10.Sorgu11.Komşuluk Görevi12.Kalpli Kurabiyeler13.Aşıksın!14.PlanDuyuruuu15.Kusursuz Ekip16.Evlilik Teklifi17.Gönül Bağı18.Merak mı ettin ?19.Ateşle Barut20.Uykusuzluk başa bela!21.Dedikodular!22.KahvaltıDuyuruuuuuu23.Görev🎉🥳24.İzmir Güzeli25.Yeni Tim26.O kız kim?27.Kız Kardeş28.Nezarethane29.İlk Temas30.Kıskançlık Rüzgarları31.Nişan32.Aşk acısı33.Sevemedim Karagözlüm34.Affettim!Duyuru35.Davetsiz Misafir36.Sıra GecesiDuyuru37.Veda38.RizeKandill39.Rize de Tatil40.Yıldızlı bir gece41.Seni Seviyorum42.Minik Veda43.Minela Rüzgarı44.SEZON FİNALİ💕✨45.Sensizlik46.BilinmezlikKURBAN BAYRAMINA ÖZEL47.Hasret48.Kayıplar Ortasında49.Kalbimde bir sızı50.Bir adım,son adım51.Kalbim Komada52.Umut dolu tek cümle53.Günaydın54.Kabus55.Sarılan yaralar56.Yuva57.İyileştim ben!SORU&CEVAP58.Unutmamışsın59.Minik bir yolculuk60.Kaçamak61.Yüzbaşı62.Pembe Terlik63.Minik bir anı64.Tek eksik65.12/10/202566.Üç Kurşun67.Evleniyorum!WHATSAP KANALI BİLGİLENDİRME68.Aşk Dediğin69.Hata70.Vedalar ve Kalanlar71.Garip Tavırlar72.Kara Bahar73.Bekleyiş74.Zihine Kazınan Acı75.İlgi76.Yağmurun Ardında Güneş77.KıvılcımRAMAZANA ÖZEL BÖLÜM🕌78.Kırmızı İplikBAYRAMA ÖZEL BÖLÜM79.Hain80.İhanet En Ağır Ceza81.Sahte Kimlik82.Mutlu Aile
Hikayeyi Paylaş
Loading...