[ fizyoterapist ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 4a önce güncellendi
ESARETTEN DOĞAN AŞK/Yarı Texting
@ilknur_narem
Okuma
5.78k
Oy
727
Takip
67
Yorum
674
Bölüm
19
Devrim Özden, hayatı zorluklarla geçen 22 yaşında, üniversite mezunu genç bir kızdır. Yaşadıklarını anlatıp huzur bulduğu tek dostunu, Hülya`sını kaybetmek onu yaşadıklarından daha da büyük acılara boğarken içine sığdıramadıklarını yazmaya başlar kullanılmadığını sandığı o hatta.
Ailesinin izni üzerine ölen arkadaşının hattı satılmıştır. Satılan hattın yeni sahibi Savcı Alparslan Demirel, aldığı mesajlara cevap yazmaz. Kim olduğunu bilmediği ama yazarken içinin rahatladığını söyleyen o kızın elinden bunu almak istemez ve mesajları gizliden okur.
Mesajlar bir gün gelmeyi bırakınca dayanamaz bu sefer de o cevap yazmaya başlar.
Olaylar da, işte tam bu noktadan sonra başlar.
Onların aşkı önce bir mesajla başladı. Anlaşmalı evlilikle devam eden bu yolculuk, zamanla iki yaralı kalbin birbirine yaslanarak tek bir yürek haline gelmesiyle devam etti. Başta yabancıydılar birbirlerine; kurallar, mesafeler ve duvarlar vardı aralarında. Ama kalbin dili susmazdı. Gözlerden dökülen her bakışta, sessizce büyüyen bir sevda filizlendi. Ve şimdi... bir zamanlar sadece bir mesajla başlayan o hikâye, iki yabancıdan bir yuva kuran, kalpten kalbe akan bir sevdaya dönüştü.
devam ediyor 6g önce güncellendi
Güneşin Dokunduğu Yer
@candyyy_0217
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Cenan Koral Özer, bir kazadan sonra hayatını tekerlekli sandalyede sürdüren, dünyayla arasına kalın duvarlar örmüş genç bir adamdır. Yürüyemediği günden beri yalnızca bedenini değil, hayallerini de hareketsiz bırakmıştır. Annesinin ısrarıyla kabul ettiği fizyoterapi ise onun için yalnızca katlanılması gereken bir zorunluluktur.
Evrin Ela ise albino teni, mavi gözleri ve sakin duruşuyla girdiği her odaya sessiz bir ışık taşıyan genç bir fizyoterapisttir. Cenan’ın evine çalışmak için gittiğinde, karşısında tedavi edilmeyi reddeden bir beden değil; görülmek istemeyen bir ruh bulur.
Cenan soğuk, mesafeli ve kırıcıdır. Evrin ise ısrarcı değil; sabırlıdır. Dokunmaz, zorlamaz. Sadece orada kalır.
Seanslar ilerledikçe aralarındaki ilişki bir “hasta–terapist” çizgisinin dışına taşar. Evrin, Cenan’ın karanlığına alışır; Cenan ise ilk kez birinin gitmemesinin ne demek olduğunu öğrenir. İyileşme, bu hikâyede ayağa kalkmakla ilgili değildir. İyileşme, yeniden hissetmekle ilgilidir.
Cenan yürümeyi öğrenmez belki…
Ama gülmeyi, beklemeyi, sevilmeyi yeniden öğrenir. Ve Evrin, güneş gibi parladığı hâlde, en çok gecede işe yaradığını fark eder.
“Bazı insanlar doğrudan hayatımıza doğmaz. Önce gecemize alışır, sonra içimize güneş bırakır.”