[ güçlü ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 1h önce güncellendi
AŞK MESAİYE KALIR
@hikayem_04
Okuma
17
Oy
4
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
3
**AŞK MESAİYE KALIR**
*Bir kadının en büyük mücadelesi, bir adamın en beklenmedik zaafı…*
Peri Yalçın`ın hayatında hata yapmaya, yorulmaya ya da pes etmeye pek fazla yeri yoktu. Çünkü onun dünyasında her şeyden önce gelen biri vardı: sekiz aylık oğlu Ege.
Geçmişinden geriye kalan kırık bir kalp ve omuzlarında taşıdığı koca bir hayatla, kendine yeni bir başlangıç yapmak için İstanbul`un en büyük şirketlerinden birinde işe başladığında tek bir amacı vardı: Oğluna güzel bir gelecek kurmak.
Sonra karşısına Baran Arslan çıktı.
Kuralları olan, duygularını belli etmeyen, işini hayatının merkezine koymuş bir adam…
Baranın dünyasında her şeyin bir saati, her sorunun bir çözümü ve her insanın bir sınırı vardı. Ta ki hayatına, bütün kurallarını altüst eden bir kadın ve onun küçücük oğlu girene kadar.
Birbirlerine tahammül edemeyen iki insan, aynı koridorlarda yürürken ne zaman birbirlerini beklemeye başladıklarını fark edemediler.
Ama Perinin kalbi yeniden kırılmaktan korkuyordu. Baran ise ilk kez kontrol edemediği bir şeyle karşı karşıyaydı: **Birini kaybetme ihtimali.**
Peki ya aşk, mesai saatleri dışında kalan bir duygu değilse?
Ya bazı insanlar, hiç beklemediğin bir anda sana ev olmayı öğretirse?
**Çünkü bazı aşklar ilk görüşte başlamaz. Bazen bir bakışta, bazen küçücük bir gülüşte, bazen de mesai bitmesine rağmen gitmek istemediğin bir akşamda başlar.**
devam ediyor 7a önce güncellendi
Seyirlik Bebek
@swmsaw
Okuma
441
Oy
35
Takip
42
Yorum
9
Bölüm
2
Mardin`in en nadide mücevheri: Viyan Cevherizade. Herkesin uzaktan bakıp iç geçirdiği, ama kimsenin dokunmaya cüret edemediği yasak elma.
💎
Dışarıdan bakıldığında o, Cevherizade Konağı`nın etrafı koruma duvarlarıyla örülü, kibirli ve ulaşılamaz kızıydı. Kimsenin yüzüne bakmaz, kimseyle göz göze gelmezdi. İnsanlar bunu asaletinden ya da kibrinden sanırdı. Oysa gerçek, Viyan`ın ruhuna ve bedenine vurulmuş görünmez bir mühürdü.
Bir erkeğin tenine değmesi, Viyan için karanlığa düşmek demekti.
Bedeni, yabancı bir dokunuşa isyan edip bilincini kapatırken; Viyan çareyi kimseye ümit vermemekte, gözlerini yerden kaldırmamakta bulmuştu. O, cam bir fanusun içindeki "Seyirlik Bebek"ti. Dokunmak yasaktı, sadece izlenebilirdi.
Ta ki Agir Dervişoğlu, o fanusun camına elini yaslayana kadar...
Mardin`in hükümranı Agir, herkesin "buzdan prenses" dediği Viyan`ın gözlerindeki o saklı korkuyu gördüğünde, imkansız bir yangının fitilini ateşledi.
Dokunmadan sevmek mümkün müydü? Yoksa Agir, yanacağını bile bile o cama dokunup "Seyirlik Bebeği" uykusundan uyandıracak mıydı?