Beril Öke Gülen, 1983 İstanbul doğumludur.
Beyoğlu Anadolu Lisesi (2001) ve
Mimar Sinan Güz. San. Üni. Tekstil ve Moda Tasarımı Bölümü (2008) mezunudur.
Yabancı Diller: İngilizce, İtalyanca, Fransızca, İspanyolca.
Aldığı Edebiyat Eğitimleri: Yazarlığa Giriş, Yazarlık, Metin Çözümleme, Editörlük, İleri Seviye Yazarlık Atölyesi.
YILAN VE BAYKUŞ adlı, "Fabl" türündeki bu yeni yazım, ormandaki boş kalan evleri sahiplenen bir yılanın ve kiracısı baykuşun başından geçenler hakkında.
Satürn Tepesi adlı öyküm, yazar tıkanıklığı yaşayan bir polisiye-gerilim romanı yazarının, yeni bir roman yazmak için orijinal bir fikir arayışını ve sonrasında başına gelenler hakkında.
"Aynadaki Yansıma" adlı, kıs öykümün konusu:
Genç bir kadının, müşteri temsilcisi olarak bir bankada yeni bir işe başlamasının ardından, gardiyanı gibi sürekli başını bekleyen banka müdürü yüzünden başına gelenler...
Korku-gerilim türündeki öyküm "Resepsiyonist",
Transilvanya`daki perili şatoları hatırlatan bir hostelde geçiyor...
İki eski dost Talha Osman ve Liva Mir, bu gizemli hosteldeki sırrı çözmeye, heyecan aramaya gidiyor...
Karşılarına ise oldukça tuhaf bir resepsiyonist çıkıyor...
"Saat Perisi" adındaki yeni öyküm, masalsı başlıyor ve sonra gerçek hayata bir geçiş yapıyor.
İlk kez bu türü denedim, bakalım, beğenecek misiniz?
İtalya`nın Floransa şehrinde başlayıp, İstanbul`a kadar uzanıyor...
"Çilek Reçeli" adlı bu yeni öykümde, babasından kaynaklı sürekli bir aldatılma korkusu içinde olan, kocasından boşanmış, bir erkek çocuk annesi olan şizofren bir kadının, Nobel Edebiyat Ödülü kazanacağı umuduyla bir yazarlık kursuna başlamasının ardından gelişen olayları anlatıyorum...
"KIRIŞIK" adlı bu öykümde,
2020`li yıllar itibariyle gençleşme ve uzun ömürlü olma merakının ne kadar dehşet verici boyutlara ulaştığını göstermek istedim.
"NİHÂİ SORU" adlı öykümde, orta yaş bunalımındaki S.`nin eski sevgilisini unutabilmek için bir arkadaşlık uygulamasından eşleştiği bir kadın ile buluşur. Muhabbet sarmayınca, kadının kahve falı baktırma teklifi cazip gelir. S. burada kendi gerçeği ile yüzleşir.
"YALABIK" adlı bu öykümde, Hakan Yalabık karakteri, karısı Hatice`yle birlikte, İzmir`den Fethiye`ye bir hafta sonu otobüs seyahatine çıkar ancak tatil, Hatice için çok da iyi gitmeyecektir...
"ÇÖP KUTUSU" adlı bu yeni öykümde, eski bir moda tasarımcısı olan Ece, Nişantaşı`ndaki evinde bir cinayete kurban gidiyor. Kocası, iş seyahati için İtalya`ya gitmiştir. Peki, katil kimdir?
Ateş - hastalanan annesine bakmak için - İzmir`den İstanbul`a gitmesi gereken eşi Duygu`yu havalimanına gitmek üzere taksiye bindirir. Bilgisayar başında gereken işlerini yarıladıktan sonra paydos etmeye karar verir. Gece yarısını geçmiştir ve aniden birinin kapıya vurduğunu duyar...