[ karanlıkevren ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 5a önce güncellendi Toprak ve Karanlık 🍃🌑
@kerimak23
Okuma
2
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Bir druidin ve bir Zerûn’un hikâyesi Toprak onu korumayı seçti. Karanlık ise ondan kaçmadı. Elowen bir druid. Doğayla konuşabilen, yaraları iyileştirebilen, toprağın fısıltılarını duyan bir kadın. Ama Beyin Avcıları dünyayı ele geçirmeye başladığında, doğa bile susmaya başlar. Kael bir Zerûn. Geceyle yoğrulmuş, geçmişinin ağırlığını omuzlarında taşıyan, karanlığın içinden çıkmış bir adam. Kimseye güvenmez. Kendine bile. Bir ormanda yolları kesiştiğinde, ikisi de bunun sadece bir tesadüf olmadığını anlar. Toprak ve karanlık… Birbirine zıt ama birbirini tamamlayan iki güç. Elowen onu iyileştirebilir mi? Kael karanlığını ona bulaştırmadan sevebilir mi? Beyin Avcıları yaklaşırken, sırlar açığa çıkacak. Travmalar kanayacak. Ve bazı bağlar, kaderden bile güçlü olacak. Toprak her şeyi affeder. Ama karanlık… asla unutmaz.
devam ediyor 1h önce güncellendi Kalp Delen ve Lanetli Kukla
@gokiandeco
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
"Adın ne?" Diye sordu aynı ses. Kendimi saldırmamak için zor tuttum. Ellerimden, yüzümden, kıyafetimden kan damlıyordu. "O bana kukla der." Nefes alamıyorum, kan kokusu beni boğuyordu. Elimde tuttuğum bıçak yere düştü. Artık gücümü hissetmiyordum. "Kim?" Tanıyor, diye fısıldadı kafamın içindeki karanlık ses. Tanıyor, ama tanımamazlıktan geliyor. Çünkü ikinizin de düşman olmadığını anladı. "Kuklacı, kalp delen kuklacı." Gök gürültüsü tekrar kendini belli etti. Sanki geleceğini, beni burada bırakmayacağını söylüyordu. Yağmur başladı, artık kan yağıyor üstümüze. Kalp delen`in lanetli kurbanıyım ben. Elimi sürdüğüm herkesi mahvettim, kendim gibi lanetledim. Hepsi korkunç varlıklara dönüştü. Artık kimsenin mezarı olmayacak, çünkü ben beni lanetleyen adama aşık oldum.
devam ediyor 3a önce güncellendi Ölümün Senfonisi | Distopya
@beniyakansevgindi
Okuma
0
Oy
0
Takip
31
Yorum
0
Bölüm
0
Laçin önündeki ateşe doğru yürüdü, ailesi evde yoktu. O zaman neden bu işe bir son vermiyordu? Ateşin tam önünde durduğunda elinde ki yirmi yedi düğüm atılmış, on yedi tane ipi ateşin etrafına dizdi. Elinde tuttuğu yedi mumu da yakıp, iplerin bitiş ucuna koydu. O çocuğu çağıracaktı. Ona tüm her şeyi unutturuyordu, masallar anlatıyor, ninnilerini dinliyordu. Herkes gibi korkunç veya canavar deyip korkmuyordu. Tekrar o cümleleri fısıldadı karanlık bildiği kana; "Yedi, yedi ölüm, yedi yok oluş, yedi lanet. Canavarın kalbi yanıyor, yangının ortasında bir kuş; Kuşun yanında ölümün ezgisi." "On yedi, on yedi gün, on yedi ay, günlerden on yedi. Fırtınanın içinde bir canavar, canavarın yanında külden adam; Karanlığın laneti onların ölümü." "Yirmi yedi, yirmi yedi yıl, yirmi yedi saat, yirmi yedi ölü. Karanlıkta savaşan canavar, savaşın ortasında ölü bebek; Ölü bebeğin kalbi yok olmuş." Çocuk gelmiyordu, neden gelmiyordu? Ne zaman bu sözleri söylese hemen geliyordu. Asla bekletmezdi ki o. Laçin sözleri mırıldanmaya devam etti, ama hiç gelen olmadı. Kırıldı küçük kalbi; anladı, onu bırakmıştı. Gitmişti. Asla yapmam dediği her şeyi yapmıştı. Küçük bir elvedayı bile çok görerek hem de. Artık tekti, başının çaresine bakmak zorundaydı. Kendini annesinden nasıl koruyacaktı Laçin? Çocuk hiçbir şey öğretmemişti, ismini bile söylememişti. Onu tekrar gördüğünde nasıl tanıyacaktı? Hep yaptığı gibi geldiğini haber veren korkutucu ıslığını çalacak mıydı? İpleri dizdiği yerden alıp hafifçe ateşe dokundurdu, neden evi yakmıyordu ki? Çocuk yoksa, Laçin de yoktu. Olmayacaktı. Olamayacaktı da. Tüm ipleri yakıp evin korkunç perdelerini attı. Perdeler tutuştu, Laçin kırgınlığını unutmadı. Ateş yükseldi, Laçin durmadı. Her yer duman oldu, nefes alacak yer kalmadı, Laçin kalbinden yükselen sesleri susturmadı. Susturamadı.
Loading...