[ kitappadtürkiye ] - Etiketin'de Kitap Listesi
tamamlandı 19s önce tamamlandı Adaletin İzleri
@besraozben45
Okuma
20
Oy
12
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
21
Dedektif Liva Kara, suç mahallerinde gördüklerinden çok fark ettikleriyle tanınan bir polisken, karanlık bir takip gecesinde her şeyi değiştirir. Uzun süredir çözülemeyen bir dosyanın izini sürerken yaşanan şiddetli bir saldırı, onu yalnızca görevinden değil, görme yetisinden de mahrum bırakır. Doktorların verdiği cevap nettir: Görme geri dönebilir… ya da hiç dönmeyebilir. Mesleğinden uzaklaştırılan Liva, karanlığa hapsedildiği bu yeni hayatta adaletten de kopması beklendiğini fark eder. Oysa bazı suçlar bakılarak değil, hissedilerek çözülür. Rehabilitasyon sürecinde yolu, kimseyle bağ kurmayan, sessiz ama olağanüstü sezgilere sahip bir köpekle kesişir: Atlas. Atlas bir rehberden fazlasıdır; kokulara, seslere ve insan davranışlarına verdiği tepkilerle, görülmeyen izleri açığa çıkarır. İkisi arasında kelimelere ihtiyaç duymayan, sert ama derin bir bağ oluşur. Liva, resmi olarak kapatılmış eski bir dosyanın aslında hiç kapanmadığını fark ettiğinde, Atlas’la birlikte yasaklı bir soruşturmayı sessizce yeniden başlatır. Gözler devre dışıdır artık; yerini sezgi, koku, titreşim ve bastırılmış gerçekler alır. Her yeni iz, adaletin yalnızca suçluyu değil, geride kalanları da yaraladığını gösterir. Gerçek, en başından beri göz önündedir. Ama onu görmek için ışığa değil, cesarete ihtiyaç vardır. Adaletin İzleri, görmenin bir ayrıcalık değil, bazen bir engel olduğunu; adaletin ise her zaman bağırmadığını, bazen yalnızca iz bıraktığını anlatan karanlık bir polisiye roman.
devam ediyor 5g önce güncellendi Kalp Savaşı
@beyzaimal19
Okuma
24
Oy
4
Takip
31
Yorum
0
Bölüm
4
Bir kızın annesinin ölümünden sonra babasıyla başka bir yere taşınması ve sonrasında da üniversite için yurt dışına gitmesinin ardından kızı yurtdışındayken babasının iş dosttunu öldürmesi sonrasında kızı babasının yanına üniversiteyi bitirip geri döndüğünde neler bekliyor? Hadi beraber öğrenelim ...
tamamlandı 7g önce tamamlandı Gece Bizi Tenimizden Tanıdı
@besraozben45
Okuma
195
Oy
0
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
41
Karanlık Bir Keşif Hikaye, babasını bir mafya çatışmasında kaybetmiş olan idealist araştırmacı gazeteci Clara Evelyn Bennett`ın, şehrin en derin dehlizlerinde fısıldanan "Varga" ismini takip etmesiyle başlar. Clara, bu ismin ardındaki gizemi çözmeye çalışırken, Chicago vampir yeraltı konseyinin lideri olan 403 yaşındaki safkan vampir Adrian Mihály Varga ile karşı karşıya gelir. İki Dünyanın Çarpışması Adrian, duygularını bastırmakta usta, kontrol takıntılı ve aşkı bir zayıflık olarak gören bir liderdir. Ancak Clara’nın taze kanının kokusu ve cesur duruşu, Adrian’ın yüzyıllardır ördüğü duvarlarda çatlaklar açar. Aralarındaki çekim sadece duygusal değil, Adrian`ın bastırılmış açlığı ile Clara`nın merakı arasında gidip gelen tehlikeli bir gerilimdir. Tehditler ve İhanet Bu yasak yakınlaşma, her iki dünyada da büyük sarsıntılara yol açar: * Vampir Konseyi: Viktor Dragomir liderliğindeki gelenekçiler, bir insanın sırlarını öğrenmesini bir güvenlik ihlali olarak görür ve Clara hakkında infaz kararı verir. * Kadim Düşmanlar: Adrian’ın geçmişteki rakibi Seraphine Moro, Clara’yı Adrian’ın en büyük zayıflığı olarak kullanarak onu yok etmeye çalışır. * İnsan Dünyası: Clara’nın çocukluk arkadaşı Dedektif Ethan Collins, Clara`yı bu tekinsiz adamdan korumaya çalışırken farkında olmadan kadim bir savaşın kıyısına sürüklenir. Sonsuzluğa Doğru Bir Dönüşüm Olaylar Seraphine’in Clara’yı kaçırması ve onu ölümün eşiğine getirmesiyle zirveye ulaşır. Adrian, sevdiği kadını tamamen kaybetmek ile onu kendi lanetine ortak etmek arasında bir seçim yapmak zorunda kalır. Adrian’ın kanıyla gerçekleşen sancılı dönüşüm, Clara’nın insanlığının sonu ve gecenin yeni kraliçesinin uyanışı olur. Artık onlar sadece iki aşık değil, Chicago’nun karanlık tahtını kanla koruyan, geceyi tenlerinden tanıyan iki ölümsüz hükümdardır.
tamamlandı 1h önce tamamlandı Ⓣⓔⓝⓘⓜⓓⓔ Ⓢⓤⓢⓐⓝ Ⓓⓤⓓⓐⓚⓛⓐⓡ
@besraozben45
Okuma
996
Oy
11
Takip
7
Yorum
0
Bölüm
37
Lalin Aydemir kaçırıldığında, bunun bir son değil geçici bir kâbus olduğunu sanmıştı. Yanıldığını, Levent Kuzgun’un sessiz bakışlarında anladı. Bu adam bağırmıyordu, tehdit etmiyordu. Sahipleniyordu. Dudakları suskun, dokunuşları mühür gibiydi. Kaçmak istedi, nefret etti, direndi… ama zamanla korkunun yerini tanımadığı bir çekim aldı.Levent için Lalin, bir zaaf değil; bir kaderdi. Ona yaklaşan herkesi ezip geçerken, Lalin’in bakışlarının değiştiğini fark etti. Naz, yerini kıskançlığa bıraktı. Lalin artık sadece kaçırılan bir kadın değildi; Levent’e yaklaşan kadınlara karşı gözünü kırpmadan saldıran, karanlığı paylaşan bir kraliçeydi. İkisi de biliyordu: Bu aşk masum değildi, ama vazgeçilebilir hiç değildi.Tenimde Susan Dudaklar, sahiplenmenin aşka, kıskançlığın tutkuya, suskunluğun bir yemin gibi bedene kazındığı bir hikâye.Bu bir kaçırılma öyküsü değil.Bu, iki yıkımın birbirini seçmesi.
tamamlandı 2h önce tamamlandı GÖLGEMİN GELİNİ
@besraozben45
Okuma
322
Oy
7
Takip
5
Yorum
0
Bölüm
35
St. Petersburg… karın sessizce yağdığı, gecelerin bitmek bilmediği bir şehir. Alina Morozova, geçmişini geride bırakıp yeni bir hayat kurmak için bu şehre geldiğini sanıyordu. Ama bilmediği bir şey vardı… Bazı şehirler insanı çağırmaz. Kaderi çağırır. Bir gece, sisli sokakların ortasında bir adamla karşılaşır. Bakışları buz gibi, sesi ölüm kadar sakin… Aleksandr Volkov. Herkes ondan korkar. Çünkü Aleksandr sadece Rusya’nın yeraltı kralı değildir. Onun karanlığı sıradan bir karanlık değildir… Gölgesi bile ona ait değildir. Ve o gölge, Alina’yı gördüğü an fısıldar: “Bu kadın benim.” Alina kaçmaya çalışır. Ama kaçtıkça şehir daralır. Duvarlar konuşur. Aynalar çatlar. Ve geceleri odasında yalnız olmadığını hisseder… Çünkü Aleksandr’ın gölgesi onu izlemektedir. Bu bir aşk hikâyesi değil. Bu bir lanet. Bir sahipleniş. Bir karanlık yemindir. Ve Alina artık şunu anlamak zorundadır: Aleksandr onu istemiyor sadece… Gölgesi de onu istiyor.
devam ediyor 2h önce güncellendi SON EMİR
@rowenax_
Okuma
3
Oy
2
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
1
"Bir pastane dolusu tarçın kokusu, bir avuç soğuk mezar toprağına ne zaman yenik düşmüştü?" Hazan Efsun, ailesini kaybettiğinde dünyanın ne kadar acımasız olduğunu öğrenmişti. Ama hayat ona en büyük darbeyi, kalbinin sahibi olan adamı, Bordo Bereli Baran Karadağ’ı vatan toprağına emanet ettiğinde vurdu. Mezarlıklardan korkan o narin kız, artık her gece sevdiği adamın mezar taşında sabahlar.
tamamlandı 2h önce tamamlandı Sesin Kalbime Dokundu
@besraozben45
Okuma
452
Oy
21
Takip
7
Yorum
1
Bölüm
51
Bazen bir konser, sadece müzikten ibaret değildir. Bazen yanlış bir kapı, insanın hayatını doğru yere açar. Defne, en sevdiği grubun konserinde kalabalığa karıştığını sanırken, kendini bir anda sahnenin arkasında bulur. Kulis ışıkları loştur, zaman garip şekilde yavaşlar. Ve Atlas… Sahnede binlerce kişiye seslenen adam, o an sadece ona bakar. Bir bakış. Bir an. Ve geri dönüşü olmayan bir his. Atlas için bu, sıradan bir hayran değildir. Defne içinse bu karşılaşma, hayranlıkla kalp arasında sıkışıp kalan tehlikeli bir çizgidir. Müzik yükseldikçe, aralarındaki mesafe azalır; ama sahne ışıkları söndüğünde gerçek hayat bütün ağırlığıyla üzerlerine çöker. Aşk, kariyer, korkular ve kayıp saatler arasında; iki kalp aynı ritmi tutturmaya çalışır. Sesin Kalbime Dokundu, müziğin insanı nasıl değiştirdiğini, bir sesin bir kalbe nasıl dokunduğunu ve bazen en güzel aşkların en beklenmedik anda başladığını anlatan tutkulu bir pop-rock romantik roman.
tamamlandı 3h önce tamamlandı KUZGUN
@yagmurofficial_z
Okuma
1.79k
Oy
189
Takip
7
Yorum
2
Bölüm
80
​"Bazı günahların bedeli kanla, bazıları ise sonsuz bir bekleyişle ödenir." ​Bir tarafta adaleti temsil eden Nisan, diğer tarafta karanlığın ta kendisi olan Koray... Namıdiğer: Kuzgun. ​Aralarındaki uçurumlar nefretle değil, barut kokulu bir tutkuyla kapandı. Ancak her şeyini kaybetmiş bir düşman varken, aşk sadece hayatta kalma mücadelesine dönüşür. ​Geçmişin kirli sayfalarını yakmak için önce kendilerini feda etmeleri gerekiyordu. ​ Kaçmak artık bir seçenek değil. Ya birlikte küle dönecekler ya da adaletin soğuk kollarında yeniden doğacaklar. ​Arka Kapak ​"Seni bir kez daha kaybetmektense, benden nefret ederek yaşamanı tercih ederim Nisan." 26.01.26
tamamlandı 4h önce tamamlandı Yeminimiz Kaldı Aramızda
@besraozben45
Okuma
440
Oy
67
Takip
5
Yorum
2
Bölüm
43
Bazı aşklar çocukken başlar… Ve zaman, mesafe, yanlış hayatlar bile onları bitiremez. Ünlü çocuk doktoru Liya Morgan, New York’un en parlak hastanelerinden birinde yüzlerce çocuğun hayatına dokunurken, kendi kalbini yıllardır susturmayı başarmıştır. Geçmişte kalan bir çocukluk aşkını, hiç açılmaması gereken bir defter gibi kapattığını sanır. Ta ki… onu yeniden görene kadar. Ethan Walker, New York Polis Departmanı’nda görev yapan, adaletle yaraları aynı ciddiyetle taşıyan bir adamdır. Görevler, kayıplar ve zorunlu bir nişan; kalbinde hâlâ yaşayan tek ismi silememiştir. Liya’yı gördüğü an, yıllar önce edilen bir yemin küllerinden doğar. İkisi de başkalarına ait hayatların içindedir. İkisi de yüzük takar, ama kalpleri özgür değildir. Geçmişle bugün, tutku ile vicdan, aşk ile bedel arasında sıkışan bu iki yaralı kalp; New York’un kalabalığında yeniden birbirine çekilir. Entrikalar, tehditler ve suskun savaşlar başlarken tek bir soru yankılanır: Gerçek aşk, doğru zamana mı aittir… yoksa doğru insana mı? Yeminimiz Kaldı Aramızda, çocuklukta edilen masum bir sözün, yıllar sonra nasıl kaderi değiştirebileceğini anlatan; hüzünlü, tutkulu ve umut dolu bir aşk hikâyesi. Bazı yeminler arada kalmaz. Sadece doğru anı bekler.
tamamlandı 4h önce tamamlandı Kalbim Sana Küçükken Düştü
@besraozben45
Okuma
1.12k
Oy
68
Takip
10
Yorum
0
Bölüm
31
Bazı aşklar bir bakışla başlar. Bazıları ise bir kalp atışıyla… Ela, çocukken geçirdiği bir ameliyatın ardından korkuyu değil, onu hayata bağlayan bir adamı hatırladı. O gün kalbine dokunan eller, yıllar boyunca içinden hiç çıkmadı. Ailesini kaybettikten sonra İstanbul’da kendi ayakları üzerinde duran Ela, duygularını kelimelerle değil resimlerle anlatan bir ressamdır artık. Ama kalbinin en derin yerinde hâlâ aynı isim vardır. Onu küçükken hayata döndüren doktor. Yıllar sonra kader onları yeniden karşı karşıya getirir. Bu kez Ela küçük bir kız değildir. Bu kez duygular daha tehlikelidir. Hayatına giren başka bir adam, sessizliği bozar, bakışları çoğaltır. Ve kıskançlık, bastırılan duyguları açığa çıkarır. Bir kalp, kendisini kurtaran adama âşık olursa… Bu aşk kader midir, yoksa geç kalmış bir hata mı? Kalbim Sana Küçükken Düştü, kimsenin fark etmediği bir aşkın, zamanla, cesaretle ve kalple yüzleşme hikâyesi.
tamamlandı 4h önce tamamlandı Karanlıkta Seçilen Gelin "Karanlık bir adam, cesur bir kadın"
@besraozben45
Okuma
3.68k
Oy
98
Takip
15
Yorum
0
Bölüm
51
Ela Karahan, karanlık bir dünyanın içine gelinlikle giren bir kadındı. Aşk hayaliyle değil, kaderin sert bir suskunluğuyla… Aras Karahan, gücün ve korkunun adıydı. Duygularını saklayan, sevgiyi zayıflık sayan bir adam. Ta ki Ela’ya “karım” diyene kadar. Bu evlilik bir masal değildi. Ama zamanla aynı çatı altında sessiz bakışlar, yarım kalan cümleler ve dokunulmayan duygular bir aşka dönüştü. Ela, Aras’ın karanlığında kaybolmadı; aksine onu insanlaştırdı. Aras ise sevmenin ne demek olduğunu, bir kadının kalbinde öğrendi. Her şey sakinleşti derken, Ela bir sırrı fark etti. Bedeninde büyüyen bir mucize… Bir bebek. Bir kız. Bir umut. Ama karanlık geçmiş, mutluluğu kolay bırakmaz. Yeni bir düşman, bu aileyi yıkmak için ortaya çıkar. Aras için artık savaş sadece güç için değil; karısı ve doğmamış kızı içindir. Karanlıkta Seçilen Gelin, aşkın korkudan doğduğu, anneliğin kadını güçlendirdiği, ailenin bir adamı daha tehlikeli yaptığı bir hikâye. Bazen en büyük ışık, karanlığın tam ortasında doğar.
tamamlandı 1a önce tamamlandı Karanlıkta Seçilen Gelin
@besraozben45
Okuma
3.51k
Oy
209
Takip
17
Yorum
7
Bölüm
31
Bazı kadınlar sessizce dayanır. Bazı adamlar karanlıkta izler. Ela Yılmaz, bir otelin görünmeyen köşelerinde ezilmeyi öğrenmişti. Zorbalık, suskunluk ve sabır… Hepsi işini kaybetmemek içindi. Ta ki karanlığın içinden gelen bir çift göz onu fark edene kadar. Aras Karahan. Adı fısıltıyla anılan, gücüyle korku salan bir adam. O, adaleti mahkemelerde değil, gecenin içinde dağıtırdı. Ela’ya uzanan her el, onun için bir savaşa dönüşecekti. O korunuyordu. Ama bunu bilmeden. Ta ki karanlık sahneye inene kadar… Tutkunun tehlikeyle, masumiyetin günahla sınandığı bu hikâyede bir adam seçer, bir kadın karanlıkta gelin olur. Ve bazı aşklar… Diz çöktürür.
tamamlandı 1a önce tamamlandı Dudaklarımda Fransız Günahı
@besraozben45
Okuma
720
Oy
41
Takip
7
Yorum
3
Bölüm
31
Defne Aydın, kelimelere sığınarak hayatta kalan bir edebiyat öğretmeniydi. Savaşın gölgesinde, çocuklara umut öğretirken kendi kalbini sessizliğe mahkûm etmişti. Ta ki bir gün, üniformasının altında kitap taşıyan bir adamla göz göze gelene kadar… Lucien Moreau bir teğmendi. Emirlere itaat etmeyi bilen, duygularını satır aralarına saklayan bir asker. Edebiyatı bir kaçış değil, bir suç gibi severdi. Ve Defne, onun altını çizdiği en tehlikeli cümle oldu. Bu bir aşk değildi. Bu, yasak bir dokunuş, ten üzerinde kalan bir öpücük, dudaklarda susmayan bir günahtı. Görevle vicdan, disiplinle arzu, suskun bakışlarla tutkulu yakınlık arasında sıkışan iki ruh… Çünkü bazı aşklar yaşanmaz, işlenir. Dudaklarımda Fransız Günahı, kelimelerle başlayan, tenle devam eden ve bedelini kalple ödeten bir yasak aşkın hikâyesi.
tamamlandı 1a önce tamamlandı Karanlık Prospektüs – Yan Etki: İtaat
@besraozben45
Okuma
68
Oy
29
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
41
Roma’nın dar ve gölgeli sokaklarında, nane ve steril alkol kokulu bir sığınak olan baba yadigârı eczanesinde Elena Moretti, hayatın kontrol altında olduğu illüzyonuna tutunan soğuk ve analitik bir farmakologdur. Ancak bir sabah içeri giren ve gözleri ışığa tepki vermeyen sıradan bir müşterinin elindeki altın sarısı "Aurea Vita" kutusu, bu güvenli dünyayı kökünden sarsar. Reçetesiz satılan bu gizemli huzurun peşine düşen Elena, kısa süre sonra koca bir şehrin aynı mekanik sloganı sayıkladığına şahit olur: "İtaat, huzurun en saf hâlidir". Kendi üzerinde yaptığı tehlikeli bir deneyle bu yapay dinginliğin, iradeyi bir pamuk yığınına çeviren biyokimyasal bir zincir olduğunu fark eden Elena, zihnini kaybetme korkusuyla bir vicdan savaşına girer. Prefrontal korteksi dış telkinlere açan bu "İtaat Molekülü", Father Lucien’in hipnotik kelimeleriyle birleştiğinde insanlığı birer uyurgezerler ordusuna dönüştürmektedir. Savcı Lorenzo Vitale’nin sert müttefikliği ve eski hocası Matteo Rinaldi’nin karanlık geçmişten getirdiği sırlar eşliğinde Elena, bir eczacıdan çok daha fazlasına dönüşmek zorundadır. "Kurtuluş Kulesi"nin steril koridorlarından, Roma’nın kadim yer altı şebekelerine uzanan bu savaşta; sızan ihanetler, ödenen ağır bedeller ve kendi zihninin derinliklerindeki Lucien fısıltılarıyla çarpışırken tek bir amacı vardır: Şehrin damarlarındaki sahte cenneti, acı dolu ama özgür bir gerçeklikle değiştirecek olan o son panzehiri yaymak. Çünkü Elena artık biliyordur ki; gerçek huzur asla bir kutunun içinde sunulmaz ve özgür bir iradenin stresi, sahte bir uykunun sessizliğinden çok daha değerlidir.
tamamlandı 1a önce tamamlandı Dudakta Kalan Günah
@besraozben45
Okuma
2.44k
Oy
16
Takip
9
Yorum
1
Bölüm
26
Adrian Moretti; 42 yaşında, yeraltı dünyasının kurallarını bizzat koyan, sessizliğiyle bile çevresindekileri titreten, demir gibi bir iradeye sahip bir suç imparatoru. Yıllardır inşa ettiği kontrol mekanizması, sadece tek bir bakışla sarsılmak üzereydi. ​Elara Monroe; 24 yaşında, lüks bir otelin ışıltılı dünyasında sadece işini yapmaya çalışan, masumiyetiyle ve sessiz derinliğiyle dikkat çeken genç bir kadın. O gece, VIP salonunun en kuytu masasına servis yapması istendiğinde, hayatının geri dönülmez bir şekilde değişeceğinden habersizdi. ​Şehrin en lüks otellerinden birinde, kristal avizelerin altında başlayan bu hikaye, sadece bir garson ve bir yatırım devinin karşılaşması değildi. Adrian’ın koyu ela gözleri, Elara’nın titreyen dudaklarına mühürlendiğinde; zaman durdu ve aralarındaki o birkaç santimlik mesafe, içine düşmekten korktukları bir uçuruma dönüştü. ​Adrian için Elara, hem en büyük zayıflık hem de karanlığına sızan tek ışık sızıntısıydı. Onu korumak için kendinden uzaklaştırması gerektiğini biliyordu; çünkü Adrian’ın dünyasında sevmek, sevdiğini ateşe atmak demekti. Elara ise başkalarının onun adına karar vermesinden yorulmuştu; o, fırtınadan kaçmak yerine Adrian’ın karanlığında kalmayı seçti. ​Tehlikeli rakiplerin pusuda beklediği, sadakatlerin sınandığı ve her adımın bir bedelinin olduğu bu dünyada, onların tutkusu bir "günah" olarak damgalandı. Ancak bu ateş onları yok etmek için mi yanıyordu, yoksa birbirlerine mühürlemek için mi? ​Dudaklarda kalan o yarım kalmışlık, kalpte hiç sönmeyecek bir aşka dönüşebilir mi? ​"Bu hiçbir zaman günah değildi. Bu aşktı."
tamamlandı 1a önce tamamlandı Kalbim Sana Teslim
@besraozben45
Okuma
1.57k
Oy
78
Takip
12
Yorum
2
Bölüm
72
Berlin… Gücün sessizlikle konuştuğu, hataların kanla ödendiği bir şehir. Schwarzkrone. Berlin yeraltı dünyasının en karanlık ve en dokunulmaz adı. Onun başında ise herkesin korktuğu tek bir adam var: Leonhard Weiss. Kontrol onun doğası, sahiplenmek onun kuralı. Mara Winter, bu dünyanın dışındaydı. Ta ki ailesi onu istemediği bir evliliğe zorlayana kadar. Kaçmak isterken, bilmeden en tehlikeli adama yaklaştı. Bir kafe. Bir peçete. Bir yabancı gibi başlayan tanışma… Leonhard her şeyi biliyordu. Ama bilmiyormuş gibi davrandı. Çünkü bazı oyunlar, gerçeği gizleyerek kazanılırdı. Mara kalbini açtı. Leonhard kapıları kilitledi. Bu bir aşk hikâyesi değil sadece; bu, takıntının, gücün, ihanetin ve teslimiyetin hikâyesi. Berlin’in sokaklarında silahlar konuşurken, kalpler sessizce savaşır. Çünkü bazı aşklar seçilmez… Teslim olunur.
tamamlandı 1a önce tamamlandı Yanlış Nikâh
@besraozben45
Okuma
5.22k
Oy
121
Takip
19
Yorum
5
Bölüm
51
Moskova’nın dondurucu soğuğunda, kendi küçük ve güvenli dünyasında yaşayan 24 yaşındaki Elif Arslan, hayatının en büyük hatasını yaptığından habersizdir. Rusya’nın en güçlü ve tehlikeli ismi Aleksandr Volkov, onu bir sokak köşesinde gördüğü ilk andan itibaren zihnine kazımış; aylar süren sessiz bir takiple Elif’in her adımını, her nefesini kontrolü altına almıştır. Elif, hayatına aniden giren Dmitri Volkov’un sunduğu pırıltılı dünyaya ve "güvenli" limana sığınmayı seçerken, aslında büyük bir satranç oyununun piyonu olduğunu bilmemektedir. Düğün günü, katedralin devasa kapıları gürültüyle açılıp Aleksandr Volkov ve ordusu içeri girdiğinde, tüm gerçekler Moskova’nın kış ayazı gibi yüzüne çarpar. "Bu nikâh yanlış isimle kıyılıyor!" Katedralin kutsal sessizliğini bozan bu cümle, bir aşkın sonu, karanlık bir esaretin ise başlangıcıdır. Dmitri’nin elinden alınan Elif, artık Rus mafyasının en tepesindeki adamın, Aleksandr Volkov’un mülkiyetindedir. Silahların gölgesinde atılan imzalar, sadece bir soyadını değil, bir kadının tüm geleceğini değiştirecektir. Aleksandr’ın malikânesinde yankılanan "dokunmak yok" kuralı bir nebze nefes aldırsa da, Elif için asıl mücadele şimdi başlamaktadır. Bu karanlık adamın stratejik hamleleri karşısında Elif, ya bu devasa malikânede bir tutsak olarak kalacak ya da kendi içindeki gücü keşfederek bu acımasız dünyada ayakta kalmayı öğrenecektir. Bir takıntı, bir ihanet ve karlı bir Moskova gecesinde imzalanan yanlış bir nikâh... Kimin gerçek yüzü maskelerin altındadır?
tamamlandı 1a önce tamamlandı Kan ve Işık
@besraozben45
Okuma
331
Oy
69
Takip
3
Yorum
2
Bölüm
27
Işığın sadakatle hüküm sürdüğü bir dünyada, gece kanla ayakta kalır. Ve bazı kalpler, bu iki düzen arasında atmaya cesaret eder. Peri Elyra için ışık bir görevdir. Vampir Lorin için gece bir lanet. Birbirlerine dokunmamaları gereken iki dünyanın çocukları, yasak bir yakınlığın içinde bulur kendini. Ama aşk bu evrende masum değildir. Her öpücük bir yemin, her seçim bir ihanettir. Vampir Konseyi ve Peri Meclisi yaklaşırken, gölge varlık Veyl’in fısıldadığı kehanet tek bir gerçeği hatırlatır: Bir kalp, iki dünyaya sadık olamaz. Kan ve Işık, aşkın taraf tutmak zorunda kaldığı, ışıkla karanlığın bedel ödettiği unutulmaz bir peri ve vampir hikâyesi.
tamamlandı 2a önce tamamlandı Beni Sevmen Yasaktı
@besraozben45
Okuma
886
Oy
12
Takip
8
Yorum
0
Bölüm
32
Floransa’nın karanlık sokaklarında, sanatın ve tarihin gölgesinde asırlık bir sır uyanıyor. Vampir Konseyi’nin en ölümcül ve soğukkanlı savaşçısı Alessandro De Luca, üç yüz yılı aşkın ömrünü duygularını buzdan bir kaleye hapsederek geçirmiştir. Ancak hayatındaki boşluğu doldurmak için şehre gelen restoratör Elena Moretti ile tanıştığında, ölümsüzlüğünün temelleri sarsılır. Elena, sadece bir insan değil, kadim bir laneti kırabilecek tek kanın sahibidir. Alessandro ona aşık oldukça ölümsüz gücünü kaybetmeye ve insani bir kırılganlığa bürünmeye başlar. Bu yasak aşk, Konsey’in acımasız kuralları ve Venedik’ten gelen kadim düşman Viktor Armand’ın tehdidiyle kuşatılmıştır. Bir yanda asırlık bir sadakat ve Konsey’in ölümcül emirleri, diğer yanda ise tüm kurallara meydan okuyan, imkansız bir tutku... Alessandro ve Elena için artık yasak olan tek şey birbirlerinden vazgeçmektir. “Yüzyıllardır kimseye ait olmadım… ta ki ona kadar.”
tamamlandı 2a önce tamamlandı Günahım Sensin
@besraozben45
Okuma
1.15k
Oy
31
Takip
8
Yorum
0
Bölüm
31
Bazı aşklar masum başlar. Bazıları ise günah olarak doğar. Karan Ateş, karanlıkla beslenen bir adamdı. Kontrol etmeyi seviyor, kaybetmeyi bilmiyordu. Hayatında sevgiye yer yoktu… ta ki Defne’ye kadar. Defne Arslan, yanlış olduğunu bile bile sevdi. Korktu, kaçmak istedi, direndi. Ama bazı adamlardan kaçılmaz… Çünkü onlar sadece kalbine değil, kaderine de dokunur. Bu bir aşk hikâyesi değil. Bu; takıntıyla başlayan, kanla sınanan, korkuyla büyüyen ve nikâh masasında arınan bir hikâye. Geçmişin karanlığından çıkan Rutkay Selim, hesap sormak için geri döndüğünde Karan’ın en zayıf noktasını hedef aldı: Defne’yi. Silahlar patlarken, tehditler havada uçuşurken, bir adam ilk kez diz çöktü. Ve bir kadın, korkularına rağmen “evet” dedi. Çünkü bazı günahlar vardır… Aşkla işlenir, evlilikle affedilir.
tamamlandı 2a önce tamamlandı İki Yara Bir Yuva
@besraozben45
Okuma
541
Oy
51
Takip
4
Yorum
2
Bölüm
21
Bazı ayrılıklar sessiz olur. Ama izi uzun sürer. Aslı, sevildiğini sandığı bir ilişkiden, kendini eksik hissederek çıkmıştır. Kerem ise terk edilişin ardından duygularını içine gömmeyi öğrenmiştir. İkisi de başka başka yerlerden kırılmış, aynı yalnızlıkta durmuşlardır. Bir gün, kalabalığın içinde yolları kesişir. Bu bir tesadüf değildir. Ama bir mucize de değildir. Aslı ve Kerem, birbirlerini iyileştirmeye çalışmaz. Sadece kalırlar. Konuşurlar. Susarlar. Ve ilk kez, acının sevgiyle yan yana durabileceğini görürler. İki Yara Bir Yuva, aşkın her şeyi unutturduğu değil, güvenin her şeyi mümkün kıldığı bir hikâye. Çünkü bazen mutluluk, yaralar geçince değil… birlikte iyileşmeye cesaret edince başlar.
tamamlandı 2a önce tamamlandı BİR NEFES MESAFESİ
@besraozben45
Okuma
935
Oy
40
Takip
5
Yorum
0
Bölüm
29
Bazı insanlar geçmişinden kaçar. Bazıları hatalarından. Bazıları da kim olduğunu bildiği hayattan. Kerem Arslan, bu şehrin karanlığında nefes almayı öğrenmiş bir adamdı. Gücü vardı, korkusu yoktu ta ki bir gecede kan kaybederken gözlerini açtığı yerde bir doktorla karşılaşana kadar. Aslı Demir, hayat kurtarmayı meslek edinmişti. İyi ile kötü arasındaki çizginin bu kadar ince olduğunu hiç düşünmemişti. Ta ki kurtardığı adamın, başkalarının sonu olduğunu öğrenene kadar. Onlar için aşk bir seçim değildi. Bir yakınlık, bir kaçış, yakalanmamak için tutulan bir nefesti. Şehir peşlerindeydi. Geçmiş arkalarından geliyordu. Ve her adımda, birbirlerine sadece bir nefes mesafesindeydiler. Bu hikâye; kaçarken sevmeyi, severken susmayı, ve bazen kurtulmanın bedelinin her şey olduğunu anlatıyor. Bir Nefes Mesafesi Yakınlığın tehlikeli, kaçışın kaçınılmaz olduğu bir aşkın hikâyesi.
tamamlandı 2a önce tamamlandı Tenime Yazılan Günah
@besraozben45
Okuma
3.51k
Oy
133
Takip
13
Yorum
0
Bölüm
32
Bazı evlilikler aşkla başlar. Bazıları ise bir bedelle. Mine Serter ve Aras Vardar’ın yolları bir nikâh masasında kesiştiğinde, ortada ne aşk vardır ne de umut. Yalnızca geçmişten gelen bir hata, susulmuş bir gerçek ve ödenmesi gereken bir bedel… Bu evlilik bir tercih değil, bir kefarettir. Aynı evin içinde iki yabancı gibi yaşarken, aralarındaki sessizlik giderek daha tehlikeli bir hâl alır. Dokunulmayan her an, bastırılan her duygu, tenlerinde iz bırakır. Arzu günah sayılırken, kaçılan şey yavaş yavaş vazgeçilmeze dönüşür. Mine için Aras, inkâr edilmesi gereken bir zaaf… Aras için Mine, affedilmek istemeyen bir vicdandır. Geçmişin gölgeleri üzerlerine çökerken, bu zorunlu birliktelik ya ikisini de paramparça edecek ya da hiç beklemedikleri bir şekilde onları birbirine bağlayacaktır. Ve bazı günahlar vardır ki, insanın tenine yazılır… Silinmez. Sadece dönüşür. Tenime Yazılan Günah, zorunlu bir evlilikten doğan yasak arzunun, suçlulukla yoğrulmuş bir tutkunun ve bedel ödeyerek öğrenilen gerçek aşkın hikâyesi.
tamamlandı 2a önce tamamlandı Tenimdeki Yalan
@besraozben45
Okuma
813
Oy
0
Takip
9
Yorum
0
Bölüm
27
Bir evlilikle başladı. Ama bu evlilik aşk için değil, suçun tam ortasına sızmak içindi. Kerem Arslan, bir örgütün kalbine girmek için kendi hayatından vazgeçmeyi kabul etti. Yeni bir kimlik, yeni bir soyadı ve herkesin gözü önünde yapılmış sahte bir nikâh. Defne Karahan içinse bu evlilik, ailesinin karanlık mirasını taşımaya devam etmenin başka bir yoluydu. Güçlü görünmesi gerekiyordu. İtaatkâr. Sessiz. Ama ikisinin de hesaba katmadığı bir şey vardı: Bir zamanlar birbirlerini sevmiş olmaları. Yıllar önce yarım kalan bir çocukluk aşkı, şimdi aynı yatakta, aynı soyadının altında yeniden nefes alıyordu. Her bakış tehlikeydi. Her dokunuş delil. Her arzu ölüm fermanı olabilirdi. Çünkü bu evlilik izleniyordu. Çünkü aşk yasaktı. Çünkü biri rolünü unutursa, ikisi de yok olacaktı. Tenimdeki Yalan, sahte kimlikler arasında sıkışmış bir aşkı, bedende taşınan sırları, nikâh masasında verilen yalan sözlerin altında büyüyen gerçek tutkuyu anlatıyor. Bu romanda aşk masum değil. Bu romanda evlilik güvenli değil. Bu romanda herkesin bir rolü var… ama ten yalan söylemiyor.
tamamlandı 2a önce tamamlandı Kanlı Yemin
@besraozben45
Okuma
1.9k
Oy
28
Takip
10
Yorum
0
Bölüm
27
Baran Karahan’la evlenmek, bir adamı sevmek değildi. Bir savaşı kabul etmekti. Asya, soyadını aldığı gün adını kaybettiğini anladı. Artık o sadece bir eş değil, bir hedefti. Baran’ın geçmişi sustu sanılan silahlar gibiydi; dokunulmadığında bile ölüm vaadi taşıyordu. Nikâh, onları korumadı. Aksine, kanı çağırdı. Tehditler büyürken, sırlar derinleşirken ve kaçacak hiçbir yer kalmamışken Asya, hayatını geri dönülmez biçimde değiştiren bir gerçeği öğrenir. Bu kez tehlike yalnızca onların değil, doğmamış bir kalbin etrafında da dolaşmaktadır. Kanla edilen bir yemin… Karanlıkla kurulan bir aile… Ve her şeyin ortasında, tüm hesapları altüst eden bir doğum. Bazı aşklar kurtarmaz. Ama hayatta kalmayı öğretir.
Loading...