HAKKINDA
Dikiş tutmayan ruhların, yarım kalanların ve hiç sevilmeyenlerin hikayesine hoş geldin. 🕯️ 🖤

İnstegram hesap adım : lyrdaas1
YAZDIĞI KİTAPLAR
devam ediyor 5g önce güncellendi Gizli Sohbet| Yarı Texting(Artı On Sekiz)
@lyrdaas
Okuma
95.44k
Oy
4.12k
Takip
256
Yorum
5.4k
Bölüm
140
TokaAvcısı:Mavi sweatshirt. Muz toka. Sinirli kaş. Ve yine gülmemek için kendini zor tutan dudaklar. Senin o "umrumda değil" haline bile ayrı düşüyorum. MuzTokalı:?? Şey... Sen kimsin ve neden kulağımın arkasından mesaj atıyormuşsun gibi hissettim? "İki anonim hesap, binlerce kelime... Ve gerçeğe giden tek bir yol."
devam ediyor 2h önce güncellendi Karanlığın Tutsağı(Artı On Sekiz)
@lyrdaas
Okuma
91.82k
Oy
3.32k
Takip
338
Yorum
3.57k
Bölüm
91
“Benden kaçabilirsin sanıyorsun, ama adımların nereye giderse gitsin, gölgen yine bana ait. Adını bile fısıldamadan yaşayamam; sen, kendini unutsan bile bende kalacaksın.” Alpay Aras Demirkıran “Onun karanlığında boğulmakla, onsuz yaşayamamak arasında kaldım… ve galiba ikincisi daha korkutucu.” Simay Altan Gazeteci olan Simay, kimsenin cesaret edip eline alamadığı dosya üzerinde çalışmaya başlar. Bu dosya, kimsenin dokunmaya cesaret edemediği mafya patronu Alpay Aras Demirkıran’ın dosyasıdır. Bunun hayatındaki en büyük haber olacağını sanıyordu. Oysa bu, hayatını geri dönüşsüz bir şekilde çalacak adamla tanışmasının başlangıcıydı. Sigara dumanı, yağmur kokusu ve tehlikenin çekici yüzü… Simay, her adımda daha çok karanlığa çekiliyordu. Ve bazen, en büyük hata; gerçeği ararken, onu koruyacak olanın aynı zamanda seni mahvedecek kişi olmasıydı. ~Kesit~ "Sana olan bu his," diye başladı, parmakları kucağındaki tenimi okşarken. "Bu, sadece bir aşk değil. Bu, benim varoluşumun tek nedeni. Sen, benim son sığınağım, ilk ve tek zaafımsın." Aras... Bu adam... O, bir mafyaydı. Kanlı elleri, karanlık sırları ve tüm dünyayı yönetme gücü vardı. Ama bana baktığında, o kehribar gözlerde gördüğüm şey... o, dünyanın en büyük zayıflığıydı. Ve o zayıflık, bendim. ​Bana "zaafım" demesi... Bu, bir milyon dolarlık mücevherden daha değerliydi. Onun için zaaf olmak, tüm o zırhının, tüm o kontrolünün tek çatlağı olmak demekti. O, hayatı boyunca düşmanlarının en ufak bir zayıflığını bile acımasızca kullanırdı. Ama şimdi, en büyük zaafını, tüm bu gücün merkezinde, bir kontrol odasında kucağına almıştı. ​Bu bir aşk değil, bu bir bağlılık yeminiydi. Beni, varoluşunun tek nedeni olarak görüyordu. O kadar saf, o kadar karanlık ve o kadar delice bir sevgi ki, beni boğuyordu. Nefesim daralıyordu ama bu boğulma, bana hayat veriyordu. ​Kendimi bildim bileli güven arıyordum. Ama Aras`ın sunduğu bu güven, normal bir liman değildi; bu, tüm dünyadan koparılmış, sensörlerle ve bir erkeğin yıkıcı aşkıyla korunmuş, yalıtılmış bir kaleydi. ​Onun laneti bendim... ​Eğer ben onun ilk ve tek zaafıysam, o da benim son ve tek sığınağımdı. Ve biliyordum ki, bir gün o zaafı için dünyayı yakarsa, ben o alevlerin içinde gülümseyerek yanacaktım.
devam ediyor 5g önce güncellendi Kuzey Limanı (Artı on sekiz)
@lyrdaas
Okuma
7.87k
Oy
349
Takip
73
Yorum
769
Bölüm
23
Soğuk bakışlı bir adam… Fırtınaların ortasında savrulan genç bir kadın… Ve kaderin onları aynı kıyıya sürüklemesi. Liman Savar, hukuk fakültesinde okuyan sıradan bir öğrenciydi. Ta ki babasının karanlık bir mafya babasına borçlandığını öğrenene kadar. Borcun bedeli, imzalanmış bir senet değil; kızının hayatıydı. Tam da o anda karşısına çıktı Kuzey Arvas. Küllü buz mavisi gözleri, buz gibi duruşu ve kimseye yaklaşmayan tavrıyla soğuk bir CEO. Ama Kuzey sadece iş dünyasının güçlü bir ismi değildi; karanlık sırları, geçmişin gölgeleri ve tehlikeli bağları vardı. Bir yanda onu borcun karşılığı olarak isteyen mafya… Bir yanda istemeden de olsa Liman’ı koruyan, ama aynı zamanda en çok korkması gereken adam Kuzey. Okyanusun ortasında bir fırtına gibi, iki yabancının yolu aynı limanda kesişti. Ama her liman güvenli değildir… Bazen en tehlikeli yer, kalbin sığındığı yerdir.
devam ediyor 2g önce güncellendi Yak Bi Sigara | Yarı Texting (Artı On Sekiz)
@lyrdaas
Okuma
17.96k
Oy
1.29k
Takip
109
Yorum
1.55k
Bölüm
52
Bir çakmak meselesiydi onların ki. Bir çakmak istemekle başladı her şey. Bir aşkla devam etti. Bir çakmakla başlayan bu hikâye, incitmeden seven bir erkekle, sevilmeye alışık olmayan bir kızın hikâyesi. Ve bu hikâyede, sevilmek incitmeden de mümkün. Yeşilden kızıla; bir yara hikâyesi... *** "Sevilmeyi hiç beceremedim. Ama o benden bunu başarmamı istemedi. Sadece yanımda durdu... Ve ben ilk kez kaçmadım." Erva Yalın "Seni sevmek bir mücadele değil. Sesimi yükseltmem gerekmiyor, seni tutmam da... Ben sadece yanındayım." Çağan Yıldırım Bazı erkekler sevmeyi bilmez. O, bana sevilmenin nasıl bir şey olduğunu öğretti. Ve ben, ilk kez korkmadan sevilmenin ne demek olduğunu öğrendim. ***
devam ediyor 5g önce güncellendi DİRENİTAT (Artı On Sekiz)
@lyrdaas
Okuma
439
Oy
55
Takip
10
Yorum
24
Bölüm
7
Mihra`nın bir soyadı yok. Çünkü ona bir kimlik değil, bir görev verildi. Yetimlerden kurulan, devlet dışı ve illegal bir örgütün içinde büyütüldü.Emir almayı, iz bırakmamayı, gerekirse öldürmeyi öğrendi. Hayatta kalmanın bedelinin duygular olduğunu çok erken yaşta anladı. Onun yeni görevi, yeraltı dünyasının en güçlü mafya liderlerinden biri olan Uras Tolga Karaçay`dı. Yaklaş. Sız. Çökert. Ama bazı hedefler yalnızca düşman değildir. Bazıları kalbin en savunmasız yerine kurulur. Uras, gücüyle korku salan bir adamdı. Güvene inanmayan, zaafa yer bırakmayan, karanlıkla barışık biri. Mihra ise onu yok etmek için gönderilen ateşti. İkisi de gerçeği bilmiyordu: Bu savaşta kazanan olmayacaktı. Emirler kan ister. Kalp itaat etmez. DİRENİTAT, düşmanlıktan aşka, itaatten isyana, karanlıktan ateşe uzanan bir hikâye. Ve bu hikâyede asıl soru şudur: Bir insan, kendisini yok etmekle görevli birine âşık olabilir mi? Kesit "Günahım sensin," dedi. Kelimeler dudaklarından dökülürken, içimdeki parmağı hareketini hızlandırdı, beni bir uçurumun kenarına doğru sürüklerken ruhumu da bedensel bir zevkle yaraladı. "Bütün günahlarımın toplamı, senin o yeşil gözlerinde saklı." ​Bedenim kontrolümden çıkıyordu. Sırtımı mermer duvara daha sert dayadım, tırnaklarımı onun ıslak omuzlarına geçirdim. "Ben senin hiçbir şeyin değilim," dedim, inleyerek. "Duyuyor musun? Hiçbir şeyin!" ​Uras başını hafifçe yana eğdi, dudakları dudaklarıma o kadar yakındı ki her kelimesi ağzımın içine dökülüyordu. "Öyle mi?" dedi, sesi bir vaat kadar karanlıktı. "Peki, bu bir tek parmağımın yanına yenilerini eklesem... Seni tamamen ele geçirip, bu soğuk mermerlerin üzerinde sana çığlık attıracak kadar zevk versem... O zaman ne olur? Yine hiçbir şeyin değilim diyebilir misin?" ​Gözlerinin içine baktım. Ölüm ve tutku aynı masada oturuyordu. "Ölümün olur," dedim, sesimdeki titreşimi öldürmeye çalışarak. "Eğer bunu yaparsan Uras, o çığlığın sonunda duyacağın son şey, kalbine sapladığım bıçağın sesi olur."
Loading...