[ Genel Kurgu ] - Kitap Listesi
devam ediyor 2h önce güncellendi
MİMOZA SERİ-1
YIKIM
@melisademire
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Karadeniz.
Dalgalar kayaları döverken, rüzgar kemiğe işliyordu. Burada narin olamazdın. Yaşatmazdı bu şehir seni. Ya sert olacaksın bu dalgalar gibi ya da kırılacak kadar narin olmayacaksın.
İşte tam orada, o kıyıda çatlak bir taş arasında bir çiçek açmıştı.
Mimoza.
Sarı.
Küçük.
Tüy gibi.
Bir dokunuşta kapanan yaprakları, hassas ve kırılgan.
Ama yanılmayacaksın. Çünkü kırılganlık zayıflık değildir. Mimoza Karadeniz`in tuzuna, soğuğuna rağmen açar.
Çünkü kokusu sessizdir ama dağılır.
Çünkü dikenleri yoktur ama yaklaşanı yakar.
Karadeniz aldığını yutar, boğar.
Mimoza ise o boğuşmanın ortasında sarı bir leke bırakır.
Unutturmaz.
``Bak, burada bile hayat oldu`` der.
Güneş Kızılhan.
Bir mimoza çiçeği kadar kırılgan, o kayalıklar arasında açacak kadar güçlü bir kadın. Karadeniz`e rağmen hayat dolu. Ama hassas, kapalı bir yaprak.
Karadeniz, Kuzey Aslan Alazlı.
Hırçın dalgaların sahibi, sert kaya adam. Karadeniz`in yıkımını ve sertliğini verdiği adam. Karadeniz`in acımadığına hiç acımayan bir adam. Doğduğu gün hayata küsen bir adam.
Sert rüzgarların çarptığı taşlar arasında kalan o sarı tüy gibi çiçek hayatta kalmaya çalışıyordu.
O sert rüzgar ise olduğundan daha sert vurmaya devam ediyordu.
Mimoza bir narin çiçek.
Karadeniz bir yıkım aslan.
MİMOZA- SERİ1: YIKIM`A HOŞGELDİNİZ. BURADAN SONRASI BİR TUFAN BİR YIKIM.
-------------------------
TÜM HAKLARI SAKLIDIR. BU İSİMDE TEK KİTAPTIR. Ç(ALINTI) KONUSUNDA YASAL İŞLEM BAŞLATILIR.
devam ediyor Zamansal sorun güncellendi
AĞLAYAN ŞEYTANLAR
@mileidi61
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
"Bir insanı en korkutucu yapan şey nedir biliyor musun?"dedi usulca.
Biraz umursamaz, biraz da meraklı bir bakış attım ona. Gerçeği söylemek gerekirse çok umurumda değildi. Yine de onun bu heyecanlı halini garip bulmuştum.
"Bilmiyorum." dedim kısaca. Sesim bıkkın çıkmıştı.
"Bilinmemek... Çok korkutucu..."
İçimden kendime sitem ediyordum. Neden herkesin "deli" diye seslendiği birinden normal bir şey bekliyordum ki...
devam ediyor 3g önce güncellendi
Yolun sonunda
@mvsmmm
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Kim dayanabilirdi annesiz bir hayata kim hem okuyup hem kardeşine bakabilir ve onuda okutabilirdi tüm bunlara rağmen ayakta durabilirdi . Ben ayaktaydım tüm bunlara rağmen o pislik babam olsa da ben ne yapsam yaranamasamda dayanıyordum ben bunlara nasıl dayanabiliyorum Annem bana her ne olursa olsun ayakta durmamı öğretmişti ama artık ben tüm bunlara dayanmak istemiyorum yoruldum yıkılmak istiyorum…
devam ediyor 3g önce güncellendi
İĞNE UCU
@nur.ek
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Sabah namazı ile başlayan günler, kandille biten geceler... ve pencerenin önünde ilmek ilmek işlenen dikişler. Elinde bir iğnesi, ipi ve kumaşıyla Müjgan, hayatı için çabalayan Müjgan. Dışarıda eski İstanbul`un ayak sesleri. Evlerin önünde sohbet edenler, seyyar satıcılar, hal hatır soran insanlar. Hepsinin ortasında ise kendi yağında kavrulmaya çalışan üç kişilik bir aile.
devam ediyor 15s önce güncellendi
Beni Sen Bozarsın
@emel452153
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Arkamdan gelen ses ile adımlarım durdu.
"Hey, yakışıklı!bunu unuttun galiba!"arkamı döndüğümde yere düşen araba anahtarını elinde gördüm. Kadın yanıma geldi titrek adımlarla. Sonra anahtarı uzattı.
Tam alacakken geri çekti. Kaşlarım çatıldı.
"Eğer bir kere öpüşürsek veririm."
Nefes verdim. Sakin ol oğlum.
Bileğini kavradım ve kadını kendime doğru çektim.
Ama hesaplamalarımda bu kadar yakınıma çekeceğim yoktu. Burun buruna gelmiştik.
Yutkundum. Kokusu burnuma ilişti. Derin bir nefes aldım. Kokusu...
Acayip bir şekilde çok güzeldi.
Vanilya kokuyordu. Ya da bir bilmediğim çiçek kokuyordu. Kokunun ne olduğunun önemi yoktu.
Önemli olan bu kokuyu hep duymak istememdi.
Parmaklarım hâlâ bileğindeydi.
Kadın ise gözlerini gözlerime dikmiş, en ufak geri çekilme göstermeden bana bakıyordu. Aramızdaki mesafe o kadar azdı ki nefesi yüzüme çarpıyordu.
Sinirle nefes verdim.
"Şu anahtarı ver."
Dudakları küçücük kıvrıldı. "Önce ödül."
"Çocuk musunuz siz?"
"Bazen."
Gözlerimi kısa bir anlığına kapattım. Sabır taşı olsam çatlamıştım.
Tam konuşacakken kadın bir anda kaşlarını hafifçe çattı. Bakışları omzumun arkasına kaydı. Yüzündeki o alaycı ifade silinmişti.
"Yakışıklı..."
Ses tonu değişmişti.
Kaşlarım çatıldı. "Ne var?"
Cevap vermedi.
Kadın bir anda bana yaklaştı.
Beklemedim.Parmaklarını ceketimin yakasına hafifçe tutturdu. Gözleri gözlerimdeydi.
"Bir şey söyleyeyim mi?"
"Söylemeyin."
"Geç kaldın."
Kaşlarım çatıldı.
"Neye?"
"Beni susturmaya."
Sonra bir anda elimin arasından kayar gibi yaklaşarak ensemden tuttu.Ve dudaklarını dudaklarıma bastırdı.
Bir saniyede.
Gözlerim kocaman açıldı. O ise dudaklarımı emmeye başladı. Hareketsiz kaldım. Bu, bu, bu kadın ne yapıyordu?! Neden öpüyordu beni?!
Öpüşmek mi?
İĞRENÇ!
BENİ SEN BOZARSIN