[ Kısa Hikaye ] - Kitap Listesi
devam ediyor 1a önce güncellendi
Yıldızların Çaldığı Çocuk
@lumiya
Okuma
17
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
Benim bildiğim tek hayat, 14 yıl boyunca yaşadığım ve gerçek sandığım ailemin gölgesiydi. Babamın öfkesi... ve yaptıkları... Vücudumun her köşesi, özellikle sırtım, onların izleriyle doluydu. O zamanlar bunu neden hak ettiğimi anlamaya çalışırdım; ama hiçbir mantık, yaşadığım acıyı açıklamaya yetmezdi.
14 yaşımda beni yurda bıraktılar. İlk başta korkmuştum; ama bir yandan da rahatlamıştım. En azından artık bir yerde zorla tutulmuyordum. Yurtta kendi küçük dünyamı kurdum: kitaplarım, pencereden yıldızlara bakışım ve sessizliği... Burada en azından nefes alabiliyordum.
Ama 16 yaşımda her şey değişti. Gerçek ailem ortaya çıktı. Abilerim, ikizim... Onlar beni görmek istediler, ama ben onlara inanmak istemiyordum. Çünkü ilk bakışta önyargılıydılar. Ben, onların sıcak kucaklamalarını beklerken, aslında şüphe ve mesafe vardı.
Her adımda geçmişimin acısı, yeni ailemin beklentileri ve içimdeki öfke arasında sıkışıp kalıyordum. Kimse anlamıyordu... belki de yıldızlar hariç. Onlar hep yanımdaydı, sessizce fısıldayan tek dostumdu.
Ve işte o gün, kapımın önünde durduklarında, derin bir nefes aldım. Her şeyin yeniden başlaması gerekiyordu... ama bu sefer kendi kurallarımla.
tamamlandı 1a önce tamamlandı
İMKÂNSIZ
@e.snowxx
Okuma
28
Oy
19
Takip
3
Yorum
3
Bölüm
8
Bir “merhaba” ile başlayan bir hikâye…
Mesafelerin arasına sıkışmış, mesajlarla büyüyen bir aşk.
Hayaller kuruldu, sözler verildi, gelecek planlandı.
Ama bazı kavuşmalar geç kalır… bazı vedalar hiç söylenmez.
Bir mektup, bir mavi gül ve yarım kalan bir sevda.
“İmkânsız”
İlk aşkın saflığını ve bazı hikâyelerin kalpte tamamlandığını anlatıyor.
tamamlandı 1a önce tamamlandı
İçimizdeki İhanet
@srhtonrkms
Okuma
112
Oy
23
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
21
Bir masada üç kişi vardı.
Biri seviyordu.
Biri dinliyordu.
Biri seçiyordu.
Masayı kuran, en güvendiği insanı araya koydu.
Kazanmak için attığı adım, kaybetmenin başlangıcı oldu.
İhanet bir gecede başlamadı.
Küçük kaymalarla, geç cevaplarla, uzayan bakışlarla büyüdü.
Ve bir gün inkâr edilemeyecek kadar netleşti.
Ama bu hikaye aldatılmanın hikâyesi değil.
Bu hikaye karakterin hikâyesi.
Birini bir başkası için bırakabilen insan,
bir gün aynı kaderi yaşayabilir mi?
Sevgi mi daha güçlüdür,
yoksa seçim mi?
“İçimizdeki İhanet”, aşkın değil;
tercihlerin, zayıflıkların ve yüzleşmenin hikayesi.
Çünkü ihanet bir olay değildir.
Bir eşiktir.
Ve o eşiği geçen herkes değişir.
tamamlandı 2a önce tamamlandı
Perde Arasında Kalanlar
@srhtonrkms
Okuma
153
Oy
2
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
20
Bir okul koridorunda başlayan bir bakış, sahne ışıklarının altında büyür.
Bir “olur” kelimesi umut olur.
Bir “bilmiyorum” her şeyi dağıtır.
Sümeyye sarı saçlı, yeşil gözlü bir kızdır. Kararsızlığın içinde sıkışmış, hem sevgiyi hem güvenli alanı kaybetmekten korkan biri. O ise netlik isteyen, seçilmek isteyen, yarım kalmayı kabul etmeyen bir genç.
Tiyatro sahnesinde başlayan yakınlık, kulis fısıltılarıyla sarsılır.
Bir arkadaşlık, bir aşkın önüne geçer.
Cesaret gecikir.
Ve dere kenarında söylenen bir cümle her şeyi bitirir:
“İş işten geçti.”
Bu hikaye, büyük bir aşk hikâyesi değil.
Bu hikaye, zamanında verilmeyen kararların hikâyesi.
Kararsızlığın sevgiden daha yıkıcı olduğunu anlatan bir yüzleşme.
Çünkü bazen insan sevmez diye değil,
seçemez diye kaybeder.
Perde Arasında Kalanlar
Bazı insanlar hayatına rol için girer.
Kalmak için değil.
devam ediyor 2a önce güncellendi
BALLININ BAYRAM
@ruhadam1944
Okuma
16
Oy
4
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
10
Havza`nın uzak köylerinden Çakıralan`da yamaçta küçük bir köy mezarlığı vardı. Bütün mezarlıklar gibi bu mezarlıkta çok hüzünlü görünüyordu. Yoldan biraz yüksekçeydi. Yola bakan duvarlarına kara çay taşları dizilmişti. Kenarlarını çeviren paslı teller yer yer kırılmış, mezarların arasını otlar bürümüştü. Halinden çok eski olduğu anlaşılan mezar taşları yana yatmış, yeşil boyalı, kavuklu taşların bazıları kopmuş yerlere düşmüştü. Hayvanlar, mezar taşları arasında serbestçe dolaşıyordu. Yeni ölenler eski ölenlere göre biraz daha şanslıydı. Onların yeşil ay yıldızlarla süslü taşları bakımlıydı. Belli ki ziyaretçileri onları yalnız bırakmıyordu. Birisinin başında selvi ağacı dimdik duruyordu. Her gün yaşlı bir kadın ayaklarını sürüyerek ziyaretine gelir, mezarın başına dizlerinin üzerine oturur, üstündeki toprağı avuçlarıyla kavrayıp, kokular mezardan gözlerini ayırmadan ağlardı. Oğluyla sesli sesli konuşur, mezar üzerindeki otları temizlerdi. Sonra ellerini göğe açıp Yüce Allah`a dua ederdi. Mezarlıktan ayrılması zor gelirdi, ayakları bir türlü eve gitmezdi.