[ dönemkurgusu ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2g önce güncellendi
GÖNLÜMÜN YAZGISI
@sakl1yazar
Okuma
1.21k
Oy
153
Takip
21
Yorum
75
Bölüm
11
DÖNEM | KÖY KURGUSU
Yirmi yıl önce Süleyman’ın babası Ramazan bey, Nazmiye’nin babası Yılmaz beyin,hayatını kurtarmak için kendi hayatını feda ettiğinde Yılmaz bey, can dostu son nefesini gözleri önünde verirken o gün bir söz verdi:
Kızı büyüdüğünde onu Süleyman’a verecekti...
Yıllar geçti. Verilen söz unutulmuş gibi görünürken Nazmiye sözden habersiz düğünde gördüğü karşı köyünde yaşayan Süleyman’a kalbini kaptırmış aşkını ağlaya güle yıllarca sesizce içinde büyütmüştü.
Ta ki yıllar önce verilen o söz yeniden ortaya çıkana kadar…
tamamlandı 3a önce tamamlandı
PAMUK ŞEKER
@1scintilla
Okuma
100.81k
Oy
9.8k
Takip
844
Yorum
1.16k
Bölüm
77
Bu kitap 1985 yılında yaşayan Piraye ve diğer üç gencin naif aşkını anlatıyor.
Ailesini acı bir şekilde kaybeden Piraye Maral amcalarıyla yaşamaya devam eder. Yengelerinin ona kül kedisi gibi davranmalarından artık bunalırken bir de oğullarından biri ile evlendirme isteklerine engel olmak adına pamuk şeker çalarak hırsızlık yapıp hapse girer. Dört duvarın ardının o evden daha güvenli olduğuna inanır.
Kasabaya yumurta satmaya gittiğinde gördüğü ve aklından çıkaramadığı delikanlının ise orada komiser olduğundan ve nezarete pamuk şeker bırakacağından henüz haberi yoktur.
tamamlandı 1y önce tamamlandı
SAKLICA (Kitap oluyor)
@yazarcaisler
Okuma
267
Oy
15
Takip
21
Yorum
2
Bölüm
4
Haritalarda bulamayacağınız ama kalplerde iz bırakan bir kasaba; Saklıca...
Saklıca`nın terzisi Sami Ata ömrünü tek bir sırla yaşamaktadır. Çocukluk aşkı Narin.
Narin`in hayalleriyle kasabadan ayrılışı, yıllar sonra dönüşü ve ardında bıraktığı kırık kalpler...
Bir yanda sadakatle bekleyen Sami Ata bir yanda geçmişin gölgesinde büyüyen büyük bir sevda.
Zaman geçer, insanlar değişir ama bazı duygular hep ilk günkü kadar tazedir.
Peki aşk mı doğruyu seçer, yoksa doğru olan mı aşkı?
Saklıca okuyucusunu bu soruyla baş başa bırakıyor.
Kalplere dokunan bu nostalji kasaba masalında; aşkı, dostluğu, özlemi ve hayatın en keskin seçimlerini bulacaksınız.
devam ediyor 5a önce güncellendi
Gül-i Rühsar
@laviniamm
Okuma
0
Oy
0
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
0
Bazı aşklar sadece kağıt üzerinde tamamlanabilir. Kimilerinin sevdası yarım kalır leyli ve mecnun gibi, kimileri ise sevdiğini söyleyemeyecek kadar sessizdir.
Gonca, taş duvarlar arasındaki malikânesinde babasının kurallarıyla nefes almaya çalışırken, bir rüzgârla önüne düşen o gizemli mısralar her şeyi değiştirdi.
Kimdi bu mısraların arkasına gizlenen yabancı? Gonca, hekimlik kitaplarında her sızının çaresini bulmuştu ama ruhu yavaş yavaş solan bu adamın kalbine dokunmaya gücü yetecek miydi?
Şuşa`nın dağları büyük bir sırrı saklıyordu. Bir yanda soyluluğun getirdiği ağır prangalar, diğer yanda her nefesinde dünyaya veda eden bir şair... Gonca, dermanı olduğu bu adamın aslında kendi kaderi olduğunu anladığında, kader çoktan son sayfayı yazmış mı olacaktı?
devam ediyor 5g önce güncellendi
ZAHİDE
@lunessaa
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Güzelliği dillere destandı.
Ama kaderi, yüzünü bile saklamasına neden olmuştu.
Bir yangında ailesiyle birlikte sesini de kaybeden, güzelliği yüzünden peçe takmak zorunda bırakılan güzeller güzeli Zahide...
Düşmanının kızına âşık bir ağa.
Peki ya sevdiği kadını değil de Zahide’yi eş olarak alırsa?
devam ediyor 8a önce güncellendi
Solan Zambaklar Ülkesi
@edbuteda
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
*KİTAPTA GEÇEN BÜTÜN KARAKTERLER HAYALİDİR, OLAYLAR KURGUDUR, DÖNEMİN ŞARTLARI SADECE GENEL HATLARI BELİRLEMEKTEDİR*
Siyasetin soğuk, paslı zincirleri toplumu sarmış, prangalamıştı.
Sağın baskısı, solun devrimi… Her şeyin başı buydu.
Düşünceler insanları birleştirir ama bir arada kalmak için inanmak gerekir demişler. Düşünceler, idealler, ideolojiler, inançlar, geçmişin suçları, geleceğin cezaları...
"Konuş artık Dinçer, burada siyaset geçmez, burada babanın sözleri, yetkileri, konumu seni kurtarmaz. Anlat artık Yiğitsoy!" sorgusuna giren adamın sesi Feza`nın tutulduğu odanın duvarlarında yankılandı, aynı beyninde yankılandığı gibi.
Dinçer Yiğitsoy...
Bu isim zihnine kazındı Feza`nın.
Devrimin kıyısında, darbenin acı gölgesinde peyda olan o yara bere dolu hikâye tam olarak burada başlamıştı.
Yağmurlu bir 10 Kasım gecesi.
Sene 1980…
Saat 23.37...
En çok inananlar en çok peşinden koşanlardır demiş biri. Feza ve Dinçer de en çok inananlardı, en çok yenenler, en çok yenilenler ve yerle bir olanlar...