[ Genç Kız Edebiyatı ] - Kitap Listesi
devam ediyor 3a önce güncellendi
Sert Ve Kırılgan
@egeninincisiizmiir
Okuma
70.79k
Oy
6.03k
Takip
663
Yorum
1.31k
Bölüm
34
İnsan neyle yaşar? Ya da ne için yaşar? Kendisi için mi, yoksa etrafındakiler için mi? Yaşamak istediği için mi, yaşamak zorunda olduğu için mi? Ya da yaşamak zorunda mıydı ki?
Peki ben ne için yaşayacağım?
Hayattan zevk alan var mıydı? Hayattan nasıl zevk alınırdı?
Hayattan zevk almak isteyen kimdi ki zaten?...
Herşeye rağmen ben olabilirdim belki...
~
O her yerde, hep yanımda yada hiçbir yerde ve ben yalnızım. Ya da öyle olduğumu sanıyorum. Beni istiyor, yanına gitmemi istiyor... Bedeninimin kontrolünü eline almak istiyor...
~
"Korkmuyorum karanlığınla yüzleşmeye."dedi genç kadın.
"Bunu sen istiyorsun!" Dedi genç adam, duvara yasladığı kadının kulağına doğru eğildi ve fısıldadı;
"Ve ben sana istediğini vermeyeceğim. Seninle birlikte bu dünyada benim cehennemimi yaşamayacağız." Kadın adamın ondan çekilmesine izin vermeden tıpkı onun gibi fısıldadı;
"Seninle birlikte bu dünyadaki cennetimi yaşamak için uğraşacağım."
~
Bizde zaman darmaduman, biz darmadumanız.
~
22 yaşında, etrafındaki kalabalığın içerisinde yapayalnız, hayatında kararları kendi başına alamayan genç bir kadın.
25 yaşında, kafasındaki sesleri susturma yolunda çabalayan genç bir adam.
İkisi de darmaduman...
İki darmaduman beden birbirini bulduğunda ne olacaktı?
Birbirlerinin enkazlarının altında mı ezilecekler? Yoksa birlikte mi yükselecekler?
Başlangıç: 10.06.2024
Bitiş:
devam ediyor 3a önce güncellendi
İnfial
@nurperi287
Okuma
111
Oy
54
Takip
10
Yorum
2
Bölüm
29
"Tek bir yasak var ölemezsiniz! O zaman başlıyoruz .Görev 1..."
----
Hızlı hızlı adımlarken kulağımda onun sesini duydum. Ölümcül bir saklambaçtı bu. O saydı ben nefes nefese tamamladım.
Bir
Ruhum kir
İki
Kayboldu seninki
Üç
Onu bulmak güç
Dört
Bütün günahları ört.
Beş
Seçtin onu eş
Altı
Gözlerimi kapattı
Yedi
Bekledi
Sekiz
Geçmişten eskiz
Dokuz
Artık sıkılmaya başlıyoruz
On
Son
Bağlantı kesildi. Bu sefer gelen ses arkadaşımındı.
"Sana tek başına gitmemeni söyledim. Budalalık bu!"
"Çok geç!"
Hızlı adımlarım karşımdaki kişiyi görmemle durdu.
"Onu buldum!" Şaşkınlıkla dudaklarımdan firar eden kelimeler boğazımda düğümlenmişti.
"Ne!" Birkaç saniyelik sessizlikten sonra endişeli bir ses tekrar kulağımı tırmaladı.
"O burada..."
"...çıkın ikinizde hemen oradan çıkın çabuk!"
Sırılsıklam olmuş halimi umursamadım. Kulağımda bana bağıran arkadaşımın sesi artık çok uzaktan geliyordu. Yavaş yavaş ona yürürken ayaklarım beni zar zor tutuyordu. O da bana benimkinden daha hızlı adımlarla yaklaşmaya başladı. Aramızdaki sadece bir mesafe değildi yıllardı acıydı...
Tam ortada buluşup göz göze geldiğimizde dudaklarından bir kelime döküldü lakin tam o sırada kaderin cilvesi olsa gerek büyük bir şimşek çaktı. Kelimesi fısıltıya dönüştü. Dudaklarını okuyamadım. Yağmur sesimizi bastıracak derecede yağıyordu. Ona ne dediğini soracakken gözlerimin önünde bir perde belirmişti. Başım döndü, dengemi sağlayamadım. Görüş alanım bulanıklaşmıştı. Bana neler olduğunu anlayamıyordum. Onun bakışları mı değişti? Çok bulanıktı ayırt edemiyorum fakat bu gördüğüm korku mu? Sırtımda bir sızı hissediyorum bedenim beni tutmuyordu yere düşerken beni tutan parmakları hissettim. Birlikte mi düştük? Sanırım bilincimi kaybediyorum. Ona sormam gerek ne demişti?
devam ediyor 3a önce güncellendi
KAÇKIN
@llruyamm
Okuma
1.39k
Oy
35
Takip
15
Yorum
5
Bölüm
5
YETİŞKİN İÇERİKLİ
BİR KİTAPTIR!!!
Geçmişte yaşadığı bir skandal yüzünden 5 yıl içeride yatan mafya lideri Aksel Kaçkın. Sonunda özgürlüğüne kavuşur. Lakin 5 yıl önce nişanlısını bu skandalda kaybeden Asker Karen Altay onun peşindedir.
Sevdiği kadınla evlilik hayali kuran bir askerdi. Karen Altay. Ansızın bir gecede nişanlısını kaybetmişti. Gözünü bürüyen intikam ateşiyle bunu yapanların peşine düşer.
"Ateşin adı Kaçkın`dı,
barutun sahibi Altay.
Aynı hikâyede buluştular.
Patlamamak mümkün müydü?"
devam ediyor 3a önce güncellendi
Sektörün mağdurları
@swemdido_777
Okuma
14
Oy
8
Takip
3
Yorum
22
Bölüm
2
Her şey bir tıkla başladı.
Bir sistem kuruldu; adına Vyrin sektörü denildi.
Ama perde arkasında, üç şirket insan hayatlarını sayılara dönüştürüyordu.
Hepsi aynı ağın parçasıydı.
Veriler çalındı, kimlikler silindi, çocuklar susturuldu.
Ve bir kadın bu karanlık sistemin içinde gerçeği görebilen tek kişi ;kendi geçmişiyle yüzleşirken, geleceği de tehlikeye attı.
devam ediyor 1a önce güncellendi
KIRMIZI
@moli77
Okuma
166
Oy
66
Takip
6
Yorum
43
Bölüm
8
Yeni taşındığı şehirde bambaşka bir hayata başlayan Alya, gittiği lisede geçmişini geride bırakmaya kararlıdır. Ancak herkesten gizlediği sırrı, okul koridorlarında fısıltı gibi dolaşmaya başlayınca planları altüst olur. Tam her şey kontrolden çıkarken tanıştığı yeni bir çocuk, Alya’nın hem kalbini hem de kaderini beklenmedik şekilde değiştirir.
devam ediyor 3a önce güncellendi
İMERA'nın sevdası
@hayat_huzur_ruh_
Okuma
2
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
“Ben Bilim İçin Gelmiştim… Yani Bir Nebze.”
Ben Elva.
Psikoloğum.
Yüksek lisans öğrencisiyim.
Aşka inancım var ama modern erkeklere yok.
Şaka değil, bilimsel veri gibi konuşuyorum:
Son üç yılda İstanbul’da tanıştığım erkeklerin %87’si konuşmaya “Kanka gibi takılalım mı?” diye başladı.
%10’u “seni üzmem” sözünün patentini almaya çalıştı.
Kalan %3?
Onlar hâlâ düşünmede.
Ben de dedim ki:
> “Kızım sen niye kendini İstanbul erkeklerine feda ediyorsun?
Karadenizli erkek sevdasına düşmüşsün, git orada saha araştırması yap!”
Evet, evet…
Psikolog olduğum için tüm ani kararlarımı “saha araştırması” kılıfına sokabiliyorum.
Dönem ödevi: Kültürel bağlamda erkek davranışları.
Ama benim iç sesim:
Karadenizli erkek bulcam, bakacam, inceleyecem.
Gözlem yapacam. En çok da gözüm üstünde duracak bir tane bulacam.
Annem tabii inanmadı.
— “Kızım sen araştırma için Karadeniz’e mi gidiyorsun, koca bulmaya mı?”
— “Anne! Bilim diyorum sana bilim!”
— “Hee… Bilim deyince Rimelini 6 çeşit almışsın. Rimelle mi araştırma yapacan?”
Babam daha dürüst bir yorum yaptı:
— “Kızım ben Karadenizliyim, neyin peşindesin? Karadenizli erkek dediğin huysuz olur. Hırçın olur. Şivesi olur. Sen bunları nereden öğrendin?”
— “Dizilerden.”
— “He işte o yüzden yanlış biliyorsun zaten.”
Ama karar alındı bir kere.
Ev arkadaşım bile anlamaya çalıştı:
— “Elva cidden gidiyon mu?”
— “Evet.”
— “Peki bilimsel çalışmanın araştırma sorusu ne?”
— “Karadenizli erkeklerin şive kullanımı ile duygusal samimiyet düzeyi arasında bağlantı var mıdır?”
— “…Sen var ya, gerçekten manyaksın.”
Valizimi hazırlarken kendime bile itiraf edemediklerim vardı.
Mesela:
✔ Hırçın görünüşlü ama içi pamuk erkeklere düşmem
✔ “Gel de çay içek” diyen ses tonlarına erim
✔ Şiveli konuşana otomatik olarak gülümsemem
✔ Dalgayla kavga eden adamlara anlam veremem ama yine de hoşuma gider
Ve işin acısı:
Hiçbir İstanbul erkeği bunları karşılamıyor.
Kararında sertlik eksik.
Şive hakeza.
Bir de sürekli “ya tatlım biz konuşuyoruz ama adı yok işte” kafasında geziyorlar.
Ben de ne yaptım?
Bilet aldım.
Tek yön.
Çünkü dönüş tarihini… kader belirleyecekti.
(Daha doğrusu kredi kartı limitim, ama kader daha şiirsel duruyor.)
Uçağa binerken telefonumu uçak moduna aldım ve kendi kendime dedim:
> “Elva, bu bir sosyolojik saha çalışması.
Erkek incelemeye gitmiyorsun.
Kesinlikle gitmiyorsun.
Yeminle gitmiyorsun.”
İç sesim:
He tabii…
Uçaktan inince burnuma çarpan o tuzlu rüzgâr…
İşte o anda kararımın doğruluğuna %300 emin oldum.
Çay kokusu, mısır ekmeği kokusu, hafif bir yağmur…
Ve her yerden birileri bağırıyor:
— “Uşaaağğğ gel buraya!”
— “Hamsi bitmiş deyyyy!”
— “Yağmur geliyiii!”
Ben:
Evet. İşte burası. İdeal erkek profilinin üreme alanı.
Kendimi antropolog gibi hissediyordum.
Hatta valiz tekerleği bozulduğunda teyzelerden biri bana:
— “Nere gidisun kız?”
dediğinde bile profesyonel kaldım:
— “Araştırma yapmaya geldim.”
Teyze göz kırptı, bana şöyle dedi:
— “Bakim… Yalan söliyin de ne araştırmasi? Kim nasip etse sana?”
Kızardım.
Ama belli etmeyeceğim için yüzümün tamamını saçımla kapattım.
İşte böyle başladım hikâyeme…
Saf bilim.
Bol Karadeniz.
Şive takıntısı.
İdeal tip arayışı.
Aşka dair tez yazmaya çalışan psikoloğun kaçak romantik macerası.
Tek bilmediğim şey?
Henüz tanımadığım bir adamın şivesiz, İstanbullu, kültür dışı bir mimarın
bütün analizlerimi altüst edeceği.
Ama o sonraki bölümlerin konusu.
Şimdilik sadece Elva’nın Karadeniz’e geliş hikâyesi burada dursun.
---
İstersen şimdi 1. Bölüm – Mert ile ilk çarpışma bölümünü yazayım mı?
Yoksa tanıtımı daha da uzatalım mı?
devam ediyor 3a önce güncellendi
KALBİME KARŞI
@astercicegi
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
5
Bölüm
1
Babası tarafından zorla İstanbul`daki yatılı bir okula gönderilen Rüya , İstanbul`da yaşayacağı ve yaşatacaklarından habersizdir. Burada tanışacağı yeni arkadaşlardan , edineceği düşmanlardan ve kalbinde daha önce hissetmediği aşkttan habersizdir .
devam ediyor 3a önce güncellendi
SARM'AŞIK
@mi.mundo
Okuma
120
Oy
59
Takip
6
Yorum
4
Bölüm
10
Bırak artık savaşmayı...
Sen aşkın ne olduğunu bilmeyen, aşktan deli gibi korkan kadın...
Gel izin ver, sana aşkı öğreteyim.
İzin ver bana seveyim seni...
Hatta sen de beni sev olur mu?
Sarsın yüreğimi senin sarmaşıkların...
-Yaz dizisi tadında-
devam ediyor 3a önce güncellendi
MİRAY [ABİ HİKAYESİ]
@nur_qwq
Okuma
7.48k
Oy
779
Takip
330
Yorum
229
Bölüm
15
Miray İnci, soğuk yetimhane duvarlarının ardında büyümüş ruhu kırık bir kızdır.
Defalarca intihar etmeye kalkışmış ancak günün sonunda hep hayata tutunmayı başarmıştır.Miray İnci, haplarla denediği son intihar girişiminde ise son derece ciddi bir komplikasyon geçirmiş,ve bunun sonucunda kalp yetmezliği tanısı konmuştur.
Hayatı boyunca ölmeyi bekleyen Miray İnci bu haber karşısında hiçbir duygu hissetmemiştir.
Peki ya ortaya ailesi çıktığında da bu kadar umursamaz ve sakin kalabilecek midir?
"Siz bana çok geç kaldınız Meltem Hanım.Küçük Miray sizi 5. yaşından beri bekliyordu ve geleceğinize inanıyordu.Ama ben artık büyüdüm ve İnci oldum.Küçük mirayı ise kalbimin en derinlerine gömüp susturdum.Siz ve aileniz bana çok geç kaldınız."