


"Gerçek sandığın her şey... sana gösterilmesine izin verilen kadardır." -slytherin queen -
araba şehir merkezine doğru ilerlemeye devam ediyordu
Araba hem sessiz hemde sakindi arada sohbet ediyor arada suskunlaşıyorlardı
Afetin karnı gerçekten çok ağrıyordu bunu yıllarca söyledi ama kimse inanmadı
bazı zanlar okdar çok acı çekerdiki iki günde beş altı ağrı kesici içtiği ve gecleri ağrıdan uyumadığı oluyordu öyleki sabahlara kadar uyanık kalırdı ama en sonunda vücudu uykuya yenik düşer anca öyle uyuyabilirdi
Afet yıllardır adet döngüsü bir kadın için olduça sağlıksızdı
Ve ailesine anlattığında afetin ilgi çekmek için abarttığını çok nazlı olduğunu düşünürdü ama gerçek başkaydı afete kalsa doktora gitmezdi kaç sene olmuştu alışmıştı artık ama draco hastneye gitmekte ısrar etmiş onuniçin hemen bir doktorda randevu ayarlamıştı
draco bir kadın gibi regl olmak hakkında bilgi sahibi olmazdı ama afetin acu çektiğinden emindi ve bişey yoksa bile normalse bile bunu doktordan duyup görmek istiyordu
ve aynı zamanda ikisinde içini kemiren bir şey vardı sahte doğum belgesi...
sorguya çektikleri adam draconun doğum belgesinin sahte olduğunu söylemişti
ve doğumunu gerçekleştiren doktor ordaydı hastanenin baş hekimiydi lodranın ingilterenin en iyi doktoruydu her alanda nerdeyse uzmandı kadın doğum ve cerrahi alanda uzman bir doktordu ne hikmetse draconun doğumundan sonra yükselmeye başlamıştı
bunu duyduğu andan beri draconun kafasında dönüp durmuştu ama anca sıra gelmişti draco afetin iyi olduğundan emin olduktan sonra o doktoru güzelce sorguya çekecekti
draco afete döndü afet cama yaslanmış sessizce yolu izliyordu yüzü asıktı buruşmuştu
acı çektiği belliydi tabi dikkatle bakılırsa
draco bazen afete kızıyordu kızmıştı daha doğrusu kırılmıştı özelliklede o büyük kavga ettikleri zaman kalbi kırılmıştı
ama afetin yaşadığı o olayı öğrendiğinde... herşeyin yerine oturmuştu
afet yıllarca tek bir kişiyle rahat rahat konuşamamıştı afet derdini kimseye açamamıştı
draco ailesi ile arası kötüydü ama onun kardeşi gibi olan arkdaşları dertleşeceği insan çoktu morgam eron hatta bir zaman blaith ve hatta heylen newan rowen cayric onlarla dertleşmişti hep onlarla konuşur rahatlardı
ama afet in dertleri hep onun omzundaydı yakın arkadaşları olsada konuşacağı biri olmamıştı
alp o an gelip afete yardım etsede bunu bilsede afet onunla dertleşememişti
afetin en büyük şanşsızlığı ise buydu
eğer afet o gün o levye'ye uzanamsaydı başına gelcek şey belliydi
tecavüze uğrayacaktı ...
ve bilinmeyen bir şey daha vardı o adamın telefonu adam afete santaj yapmak için her şeyi kayda alıcaktı hatta aldı bile
ama kayda aldığı afetin mağduriyeti değil kendi ölümü oldı alp o telefonu aldı
ve imha etti o an kırdı telefonu sonrada o adamın cesedi ile birlikte yaktı ve ateşten kalan ceset parçalarını ise kurtlara yem etti
alp arkadaşının intikamını aldı ama fetin yarsı travması hiç bir zaman iyleşmedi
iyleşmeyecektide böyle bir iz asla yok olmazdı
afet yüzünü karnında hisetiği acı ile buruşturdu
adet olacağını anlamıştı ve bunun için önlemini almıştı yoksa şuan üstüne kan bulaşmış olurdu
draco afete baktı acı çektiğini anlamıştı ve afetin bu kadar sessiz olması onu
üzüyordu afetin sessiz olmasını istemiyordu o istiyorduki afet onunla hep konuşşun hiç susaması şarkılarla dans etsin ama afet sanki gün geçtikçe içindeki bir şeyler eriyordu
"afetim... ?" dedi draco yumuşak bir ses tonu ile
"efendim "
"iyimisin ? "
"iyiyim ne olduki "
"dalgınsın ve iyi değilsin anlayabiliyorum "
" karnım ağrıyor sadece bişeyim yok aslında içten içe keyifliyim dükkan satın almaya gidiyorum sonuçta ama karnım çok ağrıyor "
"adet oldun mu ? " dedi draco afetten daha çok dikkat ediyordu sevdiği için endişeleniyordu
"evet bu gün ondan ağrıyor zaten "
"iyi "
"sanki hamile olmamdan korkuyor gibisin " dedi afet gülerek draco güldü afetin hamile olması imkansızdı henüz okadar yakınlaşamamışlardı
" yok canım meryem değilsen öyle bişey imkansız"
afet kahkaha attı
"evet öyle "
"herkes bize karşı napayım " dedi draco gerçektende öyleydi sanki ne zaman o raddeye gelcek olsalar ciddi engeller çıkmıştı şimdide draco afetin travmasını öğrendiğinden zamanını bekliyordu
"yani biraz öyle oldu..." dedi afet içindeki arsız kadını susturamıyor ama aynı zamanda utanıyorduda
" şaka maka bir yana doktorun asistanı bana öyle dedi hastanın adet döneminde olması daha iyi olurmuş"
"evet biliyorum ozaman daha iyi oluyor kontroller "
"dükkanın olucak heycanlımısın?" dedi draco afeti sevindirmek isteyrek
"evet heycanlıyım tabi "
"hadi müzik dinleyelim " dedi
draco
"müzikmi ? "
"evet hep yaptığımız şey niye şaşırdınki ? aç şurdan bir müzik sana dj olma görevi veriyorum "
afet gülümsedi
"tamam peki " dedi ve telefonunu arabanın hopörlerine bağladı ve şarkı açtı
herzaman olduğu gibi birlikte şarkıya eşlik ettiler yarım saat kadar sonrada
emlak ofisine varmışlardı olduça büyük güzel güzel gösterişli bir ofisti
Burası büyük bir gayrimankül
Şirketinin normal orta boy bir ofisti oldukça modern bir şıklıgı vardı geniş ve modern ve sade iç dizayn ve dış tasarımı ile kendini belli ediyordu
İçeri girdiklerinde emlakçılar onları karşıladılar
Ve masaya geçtiler yaşlı iyi görünümlü bir adam oturuyordu bu satın alıcakları dükkanın sahibiydi
Masya geçtiler ve emlakcı kadın konuştu
" Evet hepiniz hoş geldiniz çay kahve size birşey ikram edelimmi?"
" Birer kahve alırız değilmi?" Dedi draco afete bakarak
"Evet olur tabi sadec olsun" ded afet ve yardımcı orada çalısan kadın kahve yapmaya gitti
" Merhaba tanıştığımıza memnun oldum " dedi afet adama bakarak
"Bende ben Liam sizin tanışmak ne şeref " dedi adam kibarca
" O şeref bize ait efendim " dedi draco kibarca
Kahveler geldi ikside birer yudum aldı
"Bu dükkan bize çok fayda sağladı zamanında eski bir dükkan evide andırıyor ama güzel bir yerdir içinde güzel hatıralarımız oldu şişede güzel gelsin "
"Sağolun efendim merak ettim acaba neden başta satmak istemediniz " dedi afet kibarca
Adam buruk bir tebessüm etti
" O bizim karımla ilk dükkanımızdı ilk beraber ticaret yaptıgımız zamanlar üst katı ev alacak duruma gelene kadar kalmak için kullandık alt kattı satış için kullandık senelerce kullandık sonra büyükdük tabi başka dükkanlar şirket binası oldu üçüncü şübeyi actığımızda orayı çalıdan yetersizliğinden kapattık yıllar geçti üzerinden orayı satmadık kaldı "
"Peki sonra?" Dedi draco
"Sizin gibi bir adamı paranın etkilemeyeceğini gayet iyi anlıyorum"
Adam tebessüm etti
"Zeki çocuksun doğru mesela para değil karımı çok sevdim ben tanrı şahidim beraber geçirdiğimiz kırk yıl boyunca başka bir kadına bakmadım bile... O ölene kadar... Bu yılın başında öldü...
Kanserden lösemi kan kanseri olmuştu... "
Afet ve draco adamın hikayesine çok üzülmüştü
" Üzgünüm bilmiyorduk ..." Adam sorun değil der gibi baktı
"Önemli değil nereden bilebilirsiniz sadece acısı hala ilk günki gibi... O yüzden satmak istemedim ama isteyenlerin siz olduğunu öğrendim "
Adam durdu afet ve dracoya dikkatle gülümseyerek baktı
Afet ve draco adamı dikkatle dinliyordu
"Sonra size baktım mağlum her yerde siz varsınız..." Afet ve draco tebessüm etti
" Sen genç adam müstakbel karına benim karıma baktığım gibi bakıyordun...
Sen genç hanım müstakbel kocana yıllarca karımın bana baktığı gibi bakıyordun
Gerçek Sevgiyi gördümmü anlarım ve bizim... Karımla benim hikayem bitti şimdi orası artık el değiştirmeli sizin hikayeniz çok mutlu olsun ve sonu mutlu bitsin oyüzden bu dükkanı size satmaya karar verdim ..."
Afetve draco çok duygusallaştı tuhaf bir his oldu içlerinde
Birbirlerine bakıp küçük bir tebessüm ve kısa bir bakışma geçti aralarında
" Karınız için üzüldüm başınız sağolsun ve kararınız için teşekkür ederiz "
"Önemli değil... Karıma üzülme birlikte harika bir ömür geçirdik
Ve acı çekmeden öldü... Şimdi ise tek temenlim en kısa zamanda ona kavuşmak..."
"Çocuğunuz yokmu...? Onalar için yaşayın"
" Çocuklarım var bir kızım ve bir oğlum ama onlarında kendi yoğun hayatları var ben yalnız kaldım anlayacağınız neyse boş verin bir ihtiyarın hayatını ben mutluyum halimden isterseniz satış işlemlerini halledelim artık"
"Tabi nasıl isterseniz "
Satış işlemlerine geçildiğinde emlakçı kadın klasörleri masanın üzerine bıraktı. İçinden birkaç belge çıkarıp dikkatlice önlerine koydu.
"Burası satış sözleşmesi. Tapu devri için gerekli belgeler de burada. Hepsini sırayla imzalayacağız."
Afet belgeleri dikkatle incelemeye başladı. Draco da yanında oturmuş sayfalara göz gezdiriyordu.
Liam sakin bir şekilde onları izliyordu.
"Gençler..." dedi yavaş bir sesle.
"Bir şey sormama izin verin."
Draco başını kaldırdı.
"Tabii efendim."
"Bu dükkânı ne için kullanacaksınız?"
Afet hafifçe gülümsedi.
"Bir kıyafet markam var. Yıllardır internet üzerinden satış yapıyorum."
Adamın kaşları hafifçe kalktı.
"Öyle mi?"
"Evet. Markanın adı Always Styles."
Adam başını salladı.
"Güzel bir isim."
Afet devam etti.
"Yıllardır online satış yapıyorum. Ama artık ilk fiziksel mağazamı açmak istiyorum. Kendi kazandığım parayla..."
Draco gururla Afet'e baktı.
"Bu dükkân onun hayali."
Liam bir süre sessiz kaldı. Sonra yavaşça gülümsedi.
"Demek ilk mağaza..."
Bir an sanki geçmişe gitmiş gibi oldu.
"Bizim de ilk dükkânımızdı."
Sonra kalemi eline aldı.
"Umarım sizin için de uğurlu olur."
Emlakçı kadın belgeleri gösterdi.
"Önce burayı imzalamanız gerekiyor."
Afet kalemi aldı. Bir an durdu.
Bu anın farkındaydı.
Yıllarca bilgisayar başında sipariş hazırladığı günler, paketleri tek başına hazırladığı geceler...
Hepsi aklından bir an geçti.
Derin bir nefes aldı ve imzayı attı.
Draco da kendi kısmını imzaladı.
Emlakçı belgeleri toparladı.
"Satış işlemi tamamlandı."
Liam ayağa kalktı ve elini uzattı.
"Artık dükkân sizin."
Draco da ayağa kalktı ve adamın elini sıktı.
"Teşekkür ederiz."
Afet de elini uzattı.
"Gerçekten."
Liam onların ellerini sıkarken gülümsedi.
"Orayı güzel şeylerle doldurun. Hatıralarla... kahkahalarla."
Bir an durdu.
"Benim karım hep derdi ki... bir dükkânı güzel yapan rafları değil, içindeki insanların mutluluğudur."
Afet'in gözleri hafifçe doldu.
"Umarım öyle olur."
Emlak ofisinden çıktıklarında hava serinlemişti.
Afet kaldırımda birkaç saniye durdu.
Draco yanına geldi.
"Ne oldu?"
Afet hafifçe güldü.
"Garip bir his."
"Nasıl bir his?"
"Gerçek gibi gelmiyor."
Draco cebinden anahtarı çıkardı ve Afet'e uzattı.
"Gerçek."
Afet anahtarı eline aldı.
Metalin soğukluğu avucunda hissediliyordu.
"Bu... benim dükkânım."
Draco gülümsedi.
"Bizim dükkânımız."
Afet ona baktı.
"Hayır."
Başını hafifçe salladı.
"Bu benim."
Draco kaşlarını kaldırdı.
"Ben sadece yanında duran adamım."
Afet güldü.
"Sen sadece yanında duran adam değilsin."
"Benim hayatımın erkeğisin ve benim olan senindir şaka yaptım"
Draco güldü
"Biliyorum ben seni anlarım merak etme ki gerçekte olsa bu darılacak bir Kelime değil "
İkiside gülümsedi draco elini afetin beline attı
İkisi kapıya doğru yürüdü.
"Şimdi kutlama yapmamız gerekiyor."
"Nasıl?"
"Yemek."
Afet hemen itiraz etti.
"Draco..."
Draco ona baktı.
"İtiraz kabul etmiyorum."
Sonra arabaya doğru yürüdü.
"Yeni bir mağaza sahibi oldun. Açlıktan bayılmadan önce bunu kutlayacağız."
Afet istemsizce gülümsedi.
"Tamam..."
Arabaya bindiler.
"Zaten hayır demeyecektim evdeyken istemiştin "
Draco başını salladı
Draco arabayı çalıştırırken sordu:
"Nereye gidelim?"
Afet omuz silkti.
"Fark etmez."
Draco gülümsedi.
"O zaman güzel bir yere götürüyorum."
Araba şehir trafiğine karışırken ikisi de birkaç saniye sessiz kaldı.
Afet elini karnına götürdü.
Ağrı hâlâ oradaydı.
Ama bunu belli etmemeye çalıştı.
Draco direksiyonu tutarken yan gözle ona baktı.
Fark etmişti.
Ama şimdilik bir şey söylemedi.
Draco arabayı şehir merkezindeki şık bir restorana sürdü.
Akşam saatleri olduğu için içerisi kalabalıktı ama sakin bir atmosfer vardı. Loş ışıklar ve hafif bir müzik ortamı yumuşatıyordu.
Bir masa ayarladılar ve oturdular.
Garson menüyü uzattı.
"Hoş geldiniz. Bir şey içmek ister misiniz?"
Draco menüye bakmadan konuştu.
"İki su getirir misiniz şimdilik."
Garson başını sallayıp uzaklaştı.
"yıldızım bu kadar şatafatlı bir yere gelmeye gerek varmıydı sıradan bir yere gelseydik..."
"hayatım sen elserin ve valerionsun kendine gel sıradanlık bizlik değildir." dedi
draco tebessümle
"daha veleiron değilim "
draco sırıttı
"dediğim gibi şimdilik ayrıca lanet olsası bir
imza umrumda değil sen benim karımsın "
"öyle olsun.." dedi gülerek
"şaka biyana beğenmedinmi yoksa "
"yok canım bayıldımda kombinim buraya sade kalmış diğer kadınşara baksana nasılda süslüler ben baya sadec kaldım allahtan makyajım ve topuklu ayakkabım var"
draco gülümsedi
"sen sade halinle hepsinden daha güzelsin onlar abartsın ne fayda senin doğal güzelliğin göz kamaştırıyor..."
"ya bak şimdi..."
"öyle öyle hadi yemeğini seç sonra hastaneye gideceğiz daha "
"tamam peki yıldızım"
Afet menüye bakıyordu ama yüzünde hafif bir gerginlik vardı.
Karnındaki ağrı biraz daha artmıştı.
Ama bunu belli etmemeye çalıştı.
Draco menüyü kapattı.
"Bugün kutlama günü."
Afet başını kaldırdı.
"Öyle mi?"
"Tabii öyle. İlk mağazanı aldın."
Afet hafifçe gülümsedi.
"Gerçek gibi gelmiyor."
"Alışacaksın."
Garson siparişleri aldıktan sonra gitti hafif tatlı sohbetler ediyorlardı genellikle dükkan hakkında kısa süre içinde yemekler geldi.
Afet birkaç lokma aldı.
Ağrı tekrar geldi.
Bu sefer biraz daha sertti.
Elini fark etmeden karnına götürdü.
Draco bunu fark etti.
"Afet..."
Afet hemen başını kaldırdı.
"İyiyim."
"Emin misin?"
"Adet sancısı sadece."
Draco kaşlarını çattı.
"Bu kadar kötü mü?"
Afet omuz silkti.
"Bazen böyle oluyor."
Draco pek ikna olmamıştı ama konuyu büyütmedi.
Yemeklerini yediler sohbet eşliğinde
"bu gün doktora gittiğimiz için içim rahat sen böyle kıvranırkeniçin rahat etmiyor "
"sırf sen ısrar ettiğin için gidiyorum yoksa bunlar normal draco her kadın böyle"
"görücez normalsede normal ağrı keaici gaparlar rahatlasın ben normal olduğunu doktor duyayımda "
sohbet değişti farklı konulara geçildi havadan sudan siyasetten sanattan konular açıldı yemekleri bittiğinde kalktılar
Afet masadan kalkarken yüzü biraz solmuştu.acı dayanılmaz bir hal alıyordu ama l acıdan ağlayacak durumdayken kimseye belli etemeden dik bir şekilde resterondan çıktılar vale arabayı getirdi
Arabaya bindiklerinde Afet koltuğa yaslandı.
Ağrı bu sefer daha sert geldi.
Nefesi biraz hızlandı.
Draco arabayı çalıştırdı.
"evet bakalım hastaneden önce yapmak istediğin bişey varmı?"
Afet cevap vermedi.
Bir elini karnına bastırmıştı.
"Afet?"
Afet dişlerini sıktı.
"Biraz... ağrıyor. ah! bana bi saniye ver!"
Draco hemen ciddileşti.
"Ne kadar?"
Afet cevap vermedi.
Bir anda keskin bir ağrı geldi.
"AH!"
İnce bir inilti çıktı ağzından.
Draco ona döndü.
"Afet?"
Afet koltuğa doğru eğildi.
Yüzü bembeyaz olmuştu.
"Draco... çok kötü..."
Bir saniye sonra gözlerinden yaşlar akmaya başladı.
"Dayanamıyorum..."
Draco'nun kalbi sıkıştı.
*Tamam. Hastaneye gidiyoruz."
Arabayı hızla ana yola sürdü.
Afet artık nefes nefese kalmıştı.
"AH!"
Elleri titriyordu.
"Yanıyor... Draco..."
Draco direksiyonu daha sıkı tuttu.
"Dayan. Beş dakika."
Afet artık ağlıyordu.
İnlemeleri arabayı dolduruyordu.
araba kırmızı ışıkta durduğunda draco sinirle ve korkuyla direksiyona vurdu afet koltuta resmen kıvranıyordu gözlerini kapaymış adeta kendinden geçmişti
"AFET AFET!" dedi hızlı ve korkuyla afeyin yüzünü ellerinin arasına aldı
"canım canım afetim aşkım bana bak "
afet kendini çok sıkıyordu bağırmamak için
"afetim iyimisin!? sıkma kendini!"
"ah draco canım çok acıyor dayanamıyorum bağırmamak için kendimi sıkıyorum!"
afet gözünden akan yaşlar sıklaşmaya başladı
"tamam tamam az kaldı dayan! "
yeşil ışıkla beraber draco gaza bastı normal şartlarda kırmızı ışıkta şuam hiç düşünmeden geçerdi ama şehir merkezinde o şekilde dikkat çekerlerse haberlere manşet olurdu ve afetin bunu istemeyeceğine emimdi
kısa süre sonra hastaneye vardılar dravo arabayla giderken korumalatıda kısaca bildirmişti
Draco arabayı hastanenin acil girişine sertçe çekti.
Kapıyı açtı ve hemen Afet'in yanına koştu.
Afet neredeyse iki büklüm olmuştu.
"Yürüyebilir misin?" aslında görüyordu yüremeyeceğini ama durumu anlamak için yapıyordu
Afet başını salladı.
"Hayır..."
Draco onu kolundan tutup içeri götürdü.
Acildeki hemşireler hemen onları fark etti.
maria afet elserini ve draco elserin valerionun görünce ordaki diyer hastalar ve hemşireler görevliler şok olmuştu ama afeti draconun kucağında görünce hemen koştular
"Ne oldu?"
Draco hızlı konuştu.
"Şiddetli karın ağrısı. Randevusu vardı burada."
Hemşireler hemen bir sedye getirdi.
Afet sedyeye yatırıldı. afet acı içinde inlemeleri yükselmişti
"paltosunu çıkarmasına yardım edin !" dedi hemşire
draco afeti doğrultu ve paltosunu çıkardı acil bölümünde bir odaya geçtiler
afeyin tansiyonu nabız gibi değerleri ölçülüyordu draco ise panikti
"hastanın tam olarak neyi var" dedi gelen doktor
"şiddeyli karın ağrısı var adet döneminde hep böyle şiddetli geçiyor " diye anlattı draco
"hanımafendi başka şikayetiniz varmı miğde bulantısı baş dönmesi ?"
"evet var " dedi afet zorlukla
"damar yolu açın hemen !" dedi somtor telaşla
"taniyon ve nabız yüksek !" dedi draco korkuyla bakıyordu ne olduğunu anlamıyordu
"nabız yüz otuzmu! sakinleşmesi lazım yoksa bayılır "
"beyfendi lütfen geri çekilin!" dedi hemşire o sırada başka bir hemşire afet kolunu sıyırmış afetin kolunda damar yolu açamya çalışıyordu afet elini yımruk yaptı
" O BENİM KARIM !" dedi draco yüksek sesle sesi adeta hastaneyi inletti
doktor ona döndü
"beyfendi sizi anlıyoruz ama karınız için bize alan açmalısınız ki ona yardım edelim!"
draco başına eyip çaresizce geri çekildi
damar yolu açıldı ve afetten önce kan aldılar
sonra ağrı kesici serum bağlandı
"kendizi sıkmayın derin nefes alın şimdi ilaç etkisini gösterecek "
"tamam detaylı kan istiyorum hasta kendi iyi hissedince idrarda versin"
doktor çıktı bir hemşire kaldı sadece
"ağrı kesici şimdi etki edicek doktor sonuçlarla beraber gelicek "
"nezaman çıkar ?" dedi draco
" yarım saat kadar " dedi hemşire ve gitti
draco afetin yanına gitti
"afetim... aşkım... iyimisin?"
"hala canım çok acıyor " dedi afet inleyerek hala kıvranıyordub
draco afetin saçını şefkatle okşadı
"şimdi geçicek ben burdayım " draco afetin elini tuttu
doktor geldi.
"Merhaba Afet hanım."
Afet zor nefes alıyordu.
"sizi kısani bir muane edicez "
"tamam "
"karnınızı açın " doktor eldiven taktı draco geri çekildi hemşire elinde dosya ile geldi
"dümdüz yatın kendini sıkmayın doğru muane için "
doktor aftein karnını muane etmeye belli noktolara bastırmaya başladı
bastırdıkça afet inliyordu hatta bağırmamak için kendini tutuyordu
"acıyormu ?"
"evet ah yavaş!" dedi afet refleksele
"karında yüksek hassiyet var " dedi doktor hemşire not aldı
"karnınız biraz şiş hepmi böyledir ?"
"bazen adet dönemlerinde "
"karında şişlik" dedi doktor hemşire not altı
"karnızın kasık bölgesinde biraz sertlik var ne sıklıkla olur "
"arada böyle şişer sert okur adet döneminde ve öncesinda daha sık olur"
" peki bu ağrılar adet olmadığınızdada oluyormu?"
"evet bazen çok şiddetli ağrılar plur iki büklüm olup kalıyorum bıçak saplanmış gibi "
"tamam bıöak saplanmış gibi ağrılatınız oluyor bastırınca normal zamanlarda ağrı pekivarmı?"
"yanibazen tesedüfen fark ediyorum evet"
"kabızlık yada ishal varmı?"
"evet kabızlık problemi var"
"tuvalete çıkmata zorluk varmı?"
"evet aynı sıkıntıları yaşıyorum" afet draconun yanında bu sorulardan rahatsız olmuştu ama doktorun sorularıda doğru cevaplamak zorundaydı
"tamam birazdan cerrah arkadaşımda gelip bakıcak kapata bilirsiniz iyi hisettiğniz idrar tahlili verin lütfen yemek su da yok serumla besleniceksiniz "
"tamam " doktor gitti draco afete yaklaştı
"iyimisin?"
"biraz rahatlamaya başladım evet "
"çok şükür korkuttun beni"
"özür dilerim ..."
"saçmalama lütfen buna özür dilenirmi hiç?"
"haklısın..."
"bak ben yanındayım tamamı neyin olduğunu öğrenmeden gitmeyceğiz burdan"
"tamam peki..."
"güzelim benim bencyanındayım tammı?" dedi draco afeyin saçını okşarken
"tamam saol draco harikasın"
"hiç sorun değil bebeğim sen harikasın "
afet yavaş yvaş rahatlamaya başlamıştı
"günümüzü mafettim..."
"shhh lütfen senden daha önemli bişey yok... afet bukadar ciddi sorunların var ve benim niye haberim yok ?"
"bana bukadar ciddi gelmemişti..."
"ciddi ama ve ayrıca benim yanımda utanmı sen? bendenmi utanıyorsun?"
"yokto doktorun soruları gerdi biraz..."
"doktor kabızlık probleminiz varmı diye sorduysa ne olmuş afet lütfen"
"tamam ya sus!"
"herkesde var afet utanma"
"tamam emrin olur"
"aynen öyle" dedi draco gülerek afete zorla güldi
ardından farklı bir doktor geldi bu seferki bayandı draco afetin yanında bira çekildi
"merhaba ben genel cerrah sizi birde ben muane edicem karnınızı açın lütfen"
cerrah muane etti
"benlik bişey yok gibi kadın doğumdan zatem randevunuz vardı galiba birde o baksın tahlilinizi verin tamammı? yemek su yasak "
"tamam "
doktor odadan çıktı
"iyimisin ?"
"ever ilaç rahatlattı hala ağrımvar ama devam ediyor"
"yüreye bileceksen tahlili ver "
"Doğru " afet yataktan kalker draco hemen onu tuttu
"yavaş kaç tüp kan verdin"
"tamam"afet ayağa kalktı ama ayakta duravak gücü yoktu sancıları devam ediyordu
"dur bekle sana tekerlekti sandalye getireyim" draco afete sandalye getirdi ona koydu serumlarını dikkatle sandalyenin demirine astı
"tamam iyimisin?"
"evet iyiyim gidelim" draco afeti lavaboya götürdü draco afeti lavobonun kapısında bekledi ardından geri getirdi
doktor kısa süre sonra geldi
"merhaba afet hanım nasılınız "
"iyi değilim hala ağrım çok fazla "
"biliyorum doğru muane için ağrının kesilmemesi lazım "
"tamam"
"şimdi sizi kadın doğum bölümüne götürmeliyiz "
draco afeti tekrar sandalye oturtu serumlarla beraber kadın doğum kısmına gitti muane bölümüne girdiler dracı perdeyi çekti içeri hemşirede geldi içerde iki masa vardı iki farklı kontrol yönetemi için afet diğer masayı görünce içini korku kapladı
afet düz yatağın kenarına oturdun
Doktor dosyaya bakarken biraz durdu.
"Bir şey daha sormam gerekiyor."
İkisine de baktı.
"Yanlış anlamayın... bu tıbbi bir protokol."
Afet tedirgin oldu.
"Buyurun..."
Doktor sordu.
"Cinsel hayatınız aktif mi?"
Afet ile Draco aynı anda dondu.
İkisi de birkaç saniye sessiz kaldı.
Afet yüzü kızararak konuştu.
"Hayır... yok..."
Doktor kısa bir an şaşırdı.
Ama profesyonelliğini bozmadı.
"Anladım."
Not aldı.
"ozaman düz masaya geçin uzanın karnınızı açın" afet doktorun dediğini yaptı doktor karnına jel sıkıp hızlıca muayeneye başladı.
Ultrason cihazını hazırladı.
Ekrana baktığında kaşları hafifçe çatıldı.
"Hmm..."
Draco hemen sordu.
"Ne oldu?"
Doktor ekrana bakmaya devam etti.
"Afet hanım... burada kistler var."
Afet gözlerini kapattı.
"Ne demek o?"
Doktor ciddi bir sesle konuştu.
"Bunlar yeni oluşmuş kistler değil."
Ekranı biraz yakınlaştırdı.
"Uzun zamandır burada görünüyorlar."
Sonra Afet'e baktı
"Daha önce hiç doktora gitmediniz mi?"
Afet zor konuşuyordu.
"Ben... sancılı adet geçiriyorum hep..."
Doktor bekledi.
Afet devam etti.
"Annemle ablam normal olduğunu söylediler... her kadında olur dediler..."
Draco ona baktı.
Afet gözlerini kaçırdı.
"onlar abartıyorsun dedi... Ben de... abartıyor olabilirim diye düşündüm."
Doktor başını iki yana salladı.
"Ağrılı adet bu kadar şiddetli olmaz. vücudaki her bir ağrı bir işarettir vücudunuz adeta yardım çığlıkları atmış... neyse şuana bakalım..."
Ekranı tekrar inceledi.
"Kistler büyümüş... ve bazıları yayılmış. "
Draco'nun sesi sertleşti.
"Bu ne anlama geliyor?"
Doktor sakin ama ciddi konuştu.
"Operasyon gerekiyor."
Afet hemen başını kaldırdı.
"Ameliyat mı?"
"Evet."
Doktor devam etti.
"Yumurtalıklarınız zarar görmüş olabilir."
Oda bir anda sessizleşti.
"Kesin konuşmak için operasyon yapmamız gerekiyor."
Draco hemen sordu.
"Ne kadar acil?"
Doktor net cevap verdi.
"Bugün."
Afet şok olmuştu.
"Bugün mü?"
"Evet. Beklemek doğru olmaz."
"ama ben korkarım hiç amilayat olmadım daha önce ilaçla falan olmazmı?"
doktor derin bir nefes verdi draco korkuyla bakıyor bunu beklemiyordu mağlesef draconun iç sesi yine haklı çıkmıştı
"bakın bu kistler uzunzamandır burda kanser olma şüpheniz bile var şuan bu kistler uzun zaman sonra tümöre dönüşebilir rahminize durduğu her saniye acı çekmeye devam ediceksiniz ve inanınan bana bundan daha şiddetli olucak ve daha kötüsü..." draco ve afet yerinde duyduklarından kal helmişti draco ayakta zor duruyordu afet ise yatak acı çekerken beyni yanmıştı
" daha kötüsü...?" dedi afet kısık sesle
"daha kötüsü ne ?!" dedi draco
"kistler her an patlayabilir kan içinize akar ve kısa sürede ölürsünüz..."
draconun kalbine ağrı saplandı yerinde sendeledi
"ozaman elinizden ne geliyorsa yapın!" dedi draco
" tek çare amiliyat meraketmeyin bir iki saat sürecek kısa bir şey"
" tamam peki ..." kısa bir sessizlik oldu
"Size bir ağrı kesici serum daha bağlayacağız."
Hemşireye döndü.
"Hasta aç kalacak. Yemek ve su yok."
Sonra tekrar Afet'e baktı.
"Bu gece küçük bir operasyon yapacağız."
Draco hemen sordu.
"Tehlikeli mi?"
Doktor başını salladı.
"Hayır. bir çok kadına yapıyoruz her amilayat ta riskvardır ama bu amiliyat güvenli"
Afet gözlerini kapattı.
Ağrı kesici serum bağlanırken nefesi biraz rahatladı.
Doktor kapıya yöneldi.
"Hazırlıkları başlatıyoruz. size yatış vereceğim bir iki kalırsınız " doktor çıktı
Oda sessiz kaldı.
Draco Afet'in elini tuttu.
Afet fısıldadı.
"Draco..."
Draco başını eğdi.
"Buradayım."
"ölmek istemiyorum..." diye afet ağlamaya başladı draco o an öldü sanki
"shhh merak etme o nasıl söz..." afeti sıkıca sarıldı bağrına basdı afet kısık sesle ağloyprsu
"bak senin tedavin için elimden geleni yapıcam tamammı ne olursa... amilayata gireceksin ve bir saat sonra beni yanımda olucaksın..."
afet sakinleşti bir kaç dakika öyle şekilde sessiz kaldılar
"afetim..."
"efendim..."
"kızma ama... ama şuam her yeri yakıp yıkmak istiyorum ailenin karşına çıkığ hesap sormak istiyorum!"
afet derin nefes aldı gös yaşlarını sildi
"merak etme zamanı geldiğinde hesabını soracağım... ablamın nişanı geçsin ne plursa olsun en özel günü ben ne diyeceğimi biliyorum"
"nasıl sen onlara söylemeyecekmisin? "
"hayır şimdi değil kimseyi istemiyorum kimse bilmeyecek kimse sadece sen tamammı?"
"sen nasıl istiyorsan "
"ben yılarca söyledim... canım çok acıyor dedim ama kimse inanmadı bana..."
"bunun bedeli olmalı!" dedi draco öfkeyle
"ben çok güzel bedel ödeyeceğim !"
anlık sessiz kaldılar lakin sonra afetin beynde şimşek çaktı yumurtalıklar rahim...
"draco..."
"ne oldu?"
"doktor yumurtalıklarımın hasar gördüğünü söyledi..."
"evet?"
"bu benim anne olmamı engeller!" dedi afet aniden draconun gözleri açıldı
"hayır saçmalama!" dedi draco öfkeyle
"bu doğru ! draco bu sorun olur ya anne olmazsam...?"
"hayır hayır saçmalama! yok hem öyle bişey olsa bile buluruz çaresini ! doktor amilayattan sonra bıkacaz kesin bişey yok dedi!"
draco afete sıkıca sarıldı
"baklım nasıl olucak..."
kısa süre sonra hemşire geldi ve onlara hastanede kayıt açıldı ve hanstanenin yukarı katalarıda odalara çıktılar
"hiç kıyafetin falan yok ihtiyacın bişey olursa ?"
"yarın çıkacağız yıldızım gerek yok sana lazımmı?"
"sen kendim içinmi istiyorum sence senin için diyorum deli!"
"ozaman bana gerek yom aşkım" draco afetin yanına gitti serumlarına dikkat ederek ona sarıldı
"seni çok seviyorum..." afet tebessüm etti
"nekadar ?" draco gülümsedi
"Soykırım çıkaracak kadar afetim "
"bende seni aşkım " ikisi sıkıca sarıldı
yaklaşık on dakika gibi bir süre geçti afet ve draco ellerinden geldiğince afeti iyi hissetirmeye çalıştı ama şuan hiç birşey afete iyi gelemezdi
Hemşire kapıyı tıklatıp içeri girdi.
"Ameliyathaneyi hazırladık. Hastayı alacağız."
Odanın içindeki hava bir anda değişti.
Afet'in kalbi hızlandı.
Draco'nun eli hâlâ onun elindeydi.
"Şimdi mi?" diye sordu Afet.
Hemşire başını salladı.
"Evet. Kısa sürecek bir operasyon merak etmeyin."
Bir sedye odaya getirildi.
Afet yavaşça doğruldu.
Draco hemen ona yardım etti.
hastane önlüğü ile kendini garip hissediyordu
"Dikkat et."
Afet sedyeye uzandığında tavanı izlemeye başladı.
Bir an sessizlik oldu.
Sonra başını Draco'ya çevirdi.
"Draco..."
Draco sedyenin yanına eğildi.
"Buradayım."
Afet'in gözleri doldu.
"Gitme."
Draco'nun yüzü yumuşadı.
"Hiçbir yere gitmiyorum."
Elini sıkıca tuttu.
"Kapının hemen dışında olacağım."
Afet derin bir nefes aldı.
"Tamam..."
Hemşireler sedyeyi hareket ettirdi.
Koridorda ilerlerlerken hastanenin ışıkları tavan boyunca akıp gidiyordu.
Ameliyathane kapısının önüne geldiklerinde hemşire durdu.
"Buradan sonrası steril alan."
Draco sedyenin yanında durdu.
Afet'in elini son kez sıktı.
"Bak bana."
Afet gözlerini ona çevirdi.
"Birazdan çıkacaksın."
Afet zayıf bir gülümseme verdi.
"Beni bırakma."
Draco başını eğdi.
"Asla."
Hemşire sedyeyi içeri itti.
Kapı kapandı.
ve draco için Bekleyiş başladı
Draco ameliyathane kapısının önünde kaldı.
Bir süre kıpırdamadı.
Sanki zaman durmuş gibiydi.
Duvara yaslandı.
Saatine baktı.
Dakikalar ağır ağır geçiyordu.
Bir hemşire yanından geçti.
Bir hasta yakını koridorda ağlıyordu.
Ama Draco hiçbirini duymuyordu.
Tek düşündüğü şey Afet'ti.
Yarım saat geçti. draco margonla konuştu yakın korum aolduğundan onun mecburi herşeyden haberivardı ve afetin istediği ile bunun gizli kalması için herşeyi yapıcaktı
1 saat sonra
Draco hâlâ aynı yerdeydi.
bir saat sonra ayağa kalkıp birkaç adım yürüdü.
Sonra tekrar kapının önüne geldi.
Kalbi göğsünü parçalayacak gibiydi.
"Bir şey olursa..."
Cümleyi zihninde tamamlayamadı.
Tam o sırada morgan yanına geldi
"kardeşim ? "
"kardeşim!" dedi draco ikisi sıkıca sarıldı ve ayrıldılar
"ne oldu bi anda ne amilayatı draco endişelendim"
"hiç sorma hiç..." draco afetin durumunu hızlı ve kısaca anlattı
"yapma lan... oğlum bi emin olsaydınız kız boşuna amilayat olmasın"
"eminiz ve kaç tane test yapıldı doktorluktan bir bok anlamam ama ben bile ultrasonda kistleri gördün resmen! "
"ya kız senerler ağrı çekmiş hiç kimsemi bişey dememiş bu kızın ailesi yok mu?"
"hiç hiç o konuya girme afet üzülmesin diye bişey demiyorum ama onlad benimkilerden beter kız yıllarca acılar içinde kıvranmış abartıyorsundiyip geçmişler bi saçını okşamamışlar bi kızım neyin var dememişler lan benim babambile hasta olduğumda benimle ilgilenir merak eder dkktora götürürdi bok gibi davransa herşeyin için siçsada berbat bir baba olsada en azında sağlığımı önemserdi ama afetin aile lafta aile! kıza yemek vermek ve barınma sağlamaktan başka hiç bi sikim yapmammışlar üç beş se kırıntısı atmışlar önüne sağdeve el kızı evlatlık gibi "
"bu kadar kötü olduğunutahmin etmemiştim afet ailesini seviyor sanıyordum"
"afetvailesini seviyor zaten ailemde ailem başka bişey demiyor kız annesine ablasına bbasına abisine ölüyor onlar için canını verir ama gaddar ve bencil ailesi onu hep görmezden geliyor yalandan kelimelerle sevgi var sadece sevmiyorlar demiyorum ama bunun için hiç bişey yapmıyorlar"
"yapma be dışardan hiç birşey belli olmuyor ama ?"
"evet öyle canım ayıp ettin dışarı karşı tıpkı benimkiler gibi kusursuz aile rolünü çok güzek oynuyorlar ama iki saat normal alanda bulun evlerinde cehenneme hoş geldin olıyor hepsinin gerçek yüzü çıkıyor ortaya benimkileri biliyorsun aynı bokun laciverti! kadın ve kocası afetin annesi ile babasından bahsediyorum çocuğunu bırakmış mecburen veya değil işte afete yüklemiş bunun suçunu kız doğmamış senin babanın yaptığı hatanın bedeli olmuş masum bir çocuğu bırakmışsın istememiş hadi neyse acı çektin bunu afete niye yüklüyorsun suçunu?! kız ne yapsın dünyaya gelmesine yıllar verken yaratılmamışken size el mi uzatsın!"
"kardeşim biraz dolmuşsun sanki?"
"evet öyle! afet üzülmesin diye hiçbirşey demedim oda benim aileme bişey demedi ben yine dememde ama kız yıllarca karnında kistlerle yaşamış!
ya kansere dönseydi! doktor gözümün içine baka baka kanser olma ihtimaliniz vardı dedi !"
draco derin bir nefes aldı morgam dikkatle ve üzgün bir şekilde dinliyordu
"ya kanser olsaydı ! doktor kistleri patlayabilir her ham dedi kistler patlayınca kandınların nerdeyse hepsi ölüyormuş biliyormusun! ya kistleri patlasaydı ya ölseydi! "
"okadar ciddi mi?!"
"evet okadar ciddi hemen amilayatta almalıyız yoksa ölebilir patlaya bilir ayada kansere dönüşebilir dedi afet gözlerimin önünde o hasta yatağında eridi yüreğim dayanmıyor ! acısı kalbimi parçalıyor resmen ! ve çocuk sahibi olması bile engellenebilirmiş!"
"ne ciddimisin?"
"evet öyle kistler yumurtalıklarına zarar vermiş doktor amilayat olmadan kesin bişey söylemeyiz dedi ama öyleyse bunu hesabını kim verecek !"
"inanamıyorum draco bu kız yıllarca okadar acı çekerken ailesi hiçmi doktora götürmemiş?!"
"hayır naz yapıyorsun demişler abartıyorsun demişler oysa kız her gin her ay biraz biraz ölüyormuş ! "
"inanamıyorum yani yabancı olsan acır endişelenirsin ..."
"işte lafta aileler lafta baba lafta anne lafta abla abi ama sadece lafta böyle bişey olamaz ya bu nasıl bir vicdan tanrı aşkına kediğe köpeğe elaleme acıyorlar aöa kendi ön kızlarına afet acımamışlar ! "
"haklısın draco ama otur sakinleş biraz bak böyle zaman geçmez afeyin sana ihtiyacı var iyi bir şekilde gelicek buraya "
"saol morgan "
"herşeyi güvenliğide halletyim gizlilik sağlandı içiniz rahat olsun"
"saol hakkını ödeyemem "
"önemli değil anamız babamız bir olmaya bilir ama kardeşiz kardeşim"
"evet kardeşim..."
"draco afetin ailesinin haberi yokmu ailyatını bile umursamadılarmı yoksa?!" dedi morgan dehşetle
"hayır afet istemedi söyleseydi ne yaparlardı bilecemicem mükkemmel annesi ablanın nişanı var ertele der bencil kadın!"
"sakin ol draco"
"ne yalanmı bencil işte benim anneme babama bak afetin annesi babasını gör zamanında dövmüşlerde herhalde afetin hereketleri belli ediyor kızın ayarları oynamışlar" draco derin bir nefes verdi
"ya kıza saçını okşamak için elimi kadırsan korkup irkiliyor kendini korumak için kollarını kaldırıyor hemen sonra kendine gelemiyor! "
"herkesin bir yarası var işte kader"
"şıçarım kadare! insanların hataları ve bencilliği ne zaman kadet olmuş yok şeytana uydum yok kader böyleymiş hepsi insanları kandırmak için birer yalan !"
morgan daha fazla bişey diyemedi ama bu bir gerçekti
şeytan ve kader insanların yaptıkları kötülüklere ve seçimlerine birer örtü ve bahaneydi...
2 saat sonra...
draco ve morgan hala amilayat hanenin kapısında bekliyorlardı ne hemşireden ne doktordan bir haber vardı koca bir belirsizlik ve geçmeyen saatler vardı
"çıldırıcam neden kimse gelmiyor!"
"daha iki saat olmuş draco "
"doktorlar bir iki saatlik basit bişey dediler ama "
"sakin ol draco sakin kendini yıpratmanın ona bir faydası yok"
"o içerde ölüm kalım savaşı verirken sakin olamıyorum !"
" ama olmsalısın başka yapacak bişey o ordan sapa sağlam çıkıcak ve sende ona destek olacaksın bunu diyeceğimi hiç düşünmemiştim ama onun senden başka hiç kimsesi yok..." dedi morgan üzülerek
"en çok da canımı bu yakıyorya bir insan evladına kardeşine nasıl bukadar yabancı olur kayıtsız kalır keşke herşey tam tersi olsaydı "
" bazı bedeller var işte "
"ne bedeli?"
"ya dedelerinizi diyorun onlar yüzünden olmuş ya herşey"
"evet ama ondan da önce asırlar önce edilen bir lanet var orda yılan soyunun ataları falan sikin sonik şeyler "
"sizde ne kadersizsiniz be "
"hiç sorma..."
3 saat sonra ...
"çıldıracam!"
"draco sakin ol !"
"sakin ol sakin ol diyip durma daha çom sinirleniyorum üç saat geçti üç ! " draco sinirle koridorda volta tıyordu
"tamam ama yapacak bişey yok başka bekleyen kaç hasta var doktor ona yardım ediyor işte "
"of of!"
"draco gel otur şuraya !" draco sinirle oturdu beklemekten başka çaresi yoktu hayatında ilk defa bu kadar çaresiz hissediyordu
4 saat sonra
tam dört saat sonra hala haber yoktu draco nerdeyse ağlayacaktı
resmne bir ölü gibiydi saatlerdir bir damla su bile içmemeiş lavaboya gitmemişti
morganda öyleydi hiç ayrılmamıştı kapıdan hem draconun yanında duruyor hemde afeti merak ediyor onu bekliyordu
çok acı bir gerçek vardı afetin öz ailesi annesi babası abisi ablası onu yabancılar kadar önemsememiş endişelenmemişti
kısa bir süre sonra beklenen an gelmişti artık
ameliyathane kapısı açıldı.
Doktor maskesini indirerek dışarı çıktı.
Draco hemen ayağa fırladı.
"Nasıl?"
Doktor sakin bir sesle konuştu.
"Operasyon başarılı geçti."
Draco'nun omuzları bir anda gevşedi.
"Şükürler olsun..."
Doktor devam etti.
"Kistleri aldık ama operesyon düşündüğümüzden uzun geçti elimizden geldiğince en iyi şekilde yaptık..."
"ne zaman görebilriz..."
"Şu an uyandırma odasında." doktor derin bir nefes verdi
"Birazdan görebilirsiniz."
Draco ile morgam birbirine sevinçle sarıldı
"bak gördünmü?"
"çok saol morgan burada olduğun için "
"hiç önemli değil kardeşim"
yaklaşık on dakika sonra afet amilayathene kapısınından sendyele yarı baygın çıktı yanında hemşireler
"afet afet!"
"lütfen izin verin hastayı odaya götürelim"
Afet gözlerini ağır ağır açtı.
Her şey bulanıktı.
Başında hafif bir ağırlık vardı.
Kulaklarına uzak sesler geliyordu.
"Afet hanım... beni duyuyor musunuz?" dedi hemişre
Afet gözlerini kırpıştırdı.
"Draco..."
hemşire hafifçe gülümsedi.
" yanınızda merak etmeyin."
Afet derin bir nefes aldı. yavaş yavaş kendine gelmeye başlıyordu
afet asonsöyle yukarı kata çıktı ve onu odasına yerleştirdiler serumları takıldı
afet yatakta norkozun etkisinden çıkmaya çalışıyor ama amiliyat yerinin verdiği ağrı canını yakıyordu
"c-canım acıyor..." dedi afet zorlukla
draco endişeyle baktı tam konuşucaktıki hemşire konuştu
"merak etmeyin çok güçlü bir ağrı kesici verdik hemen etkisini gösterir kendini çok zorlamasın ama uyanık kalaması lazım uyutmayın doktor bey şimdi gelicek "
"tamam teşekkür ederim " hemşire gitti
draco afetin yanına gitti
"draco..."
"burdayım burdayım canım"
"canım acıyor..." draco afetin saçını okşadı
" geçecek canım geçecek şimdi..."
"sen herşeyin üstesinden gelirsin be kanka " dedi morgan havayı yumuşatmak isteyrek
"m-morgan..."
"evet bak kankan geldi " dedi draco
" kanka... niye geldi..." afetin sesi çok çıkıyordu gözleri açılmıyordu çok az ayılmaya çaılşıyor
"tabiki gelicem lan biz kardeşiz"
"evet siz benden daha iyi anlaştınızya gelir tabi..." dedi draco gülmeye çalışarak
"draco karnım çok ağrıyor..."
"geçicek aşkım "
"karnımı kestiler..." dedi afet ağlar gibi hatta nerdeyse ağlıyordu draconun içi parçalandı...
"hepsi geçicek aşkım..."
"çirkin oldu...körü görünücek..." dedi afet ağlamaklı daha rahat konuşmaya başlamıştı ama narkoz hala etkisni gösteriyordu
"senin yara izin bile harika görünür "
"uykum var..."
"hayır hayır uyumak yok uymak yasak"
"ama çok uykum var..."
"aaa ama kanka hadi aç gözlerini çabucak iyleş ya! sana yakışmıyor hadi kalk ayağa "
"deniyorum..."
"hadi aşkım hadi uyan..."
draco ve morgan afeti uyandırmaya çalışıyorlardı afet kendine gelmeye çalışıyorlardı afete biraz ayılmıştı
ve doktor odaya geldi
"evet merhabalar afet hanım nasılsınız ayıldınızmı?"
"ben iyiyim biraz ağrım var"
"ağrı kesiciniz var hala bitisin bir daha veririz "
"durumu nasıl problem çözüldümü?"
"evet tüm kitleri aldık amiliyat uzun sürdü çünkü kistler oldukça inatçıydı uzun zamansor ordaylarmış ama temizledik yumurdalıktarıda korumaya çalıştık amilyat iziniz zaman geçyikçe küçülecek ufak bir çizgi kalıcak kasık bölgenizde görünmez bile iç çamaşırınızın altıda kalır"
"oh çok şükür..." dedi draco
"ama..." dedi doktor
"ama ne ?" dedi dravo morganda endişeyle baktı afet yerinde kaldı
Doktor birkaç saniye sessiz kaldı.
Sonra biraz daha ciddi bir ses tonuyla konuştu.
"Size bir şey söylemem gerekiyor."
Afet gözlerini ona çevirdi.
"Kistler düşündüğümüzden daha uzun süredir oradaymış."
Afet'in kalbi hızlandı. draco kitlendi morgan dondu
Doktor devam etti.
"Yumurtalıklarınız ciddi şekilde zarar görmüş."
Oda bir anda sessizleşti.
"İmkânsız demiyorum..."
"Ama doğal yollarla çocuk sahibi olmanız... oldukça zor olabilir."
Afet'in gözleri doldu.
Doktor yumuşak bir sesle ekledi.
"Ameliyatı iyi atlattınız."
"Şimdi dinlenmeniz gerekiyor."
Doktor sözlerini bitirdiğinde odada ağır bir sessizlik kaldı.
Afet hiçbir şey söylemedi.
Gözleri tavana sabitlenmişti.
Draco onun elini daha sıkı tuttu.
Doktor dosyayı kapattı.
"Şu an kesin konuşmak için erken. Ameliyat yeni bitti. Vücudunuz toparlandıktan sonra tekrar değerlendireceğiz."
Sonra yumuşak bir sesle ekledi.
"Dinlenmeniz çok önemli."
Doktor başıyla selam verip odadan çıktı.
Kapı kapandığında odada sadece üç kişi kalmıştı.
Afet yavaşça gözlerini kapattı.
Bir damla yaş şakağından aşağı süzüldü.
Draco hemen eğildi
"Afet..."
Afet başını çok hafif salladı.
"Ben... anne olamayabilirim..."
Draco'nun kaşları anında çatıldı
"Bunu kim söyledi?"
"Doktor..."
Draco sert bir nefes verdi.
"Doktor zor olabilir dedi. İmkânsız demedi."
Afet gözlerini açtı.
"Ya olamazsam..."
Draco hiç düşünmeden cevap verdi.
"Olursa olur."
Afet ona baktı.
Draco'nun sesi sakindi ama kararlıydı.
"Olmazsa da dünyanın sonu değil."
Bir an durdu.
"Ben seni çocuk doğurabilesin diye sevmedim."
Morgan sessizce onları izliyordu.
Draco devam etti.
"Sen benim hayatımsın Afet. Gerisi detay."
Afet'in dudakları titredi.
Draco başını eğip alnını onun alnına dayadı.
"Sen sağ ol yeter."
Morgan boğazını temizledi.
"Şey..."
İkisi de ona baktı.
Morgan hafifçe gülümsedi.
"Ben size biraz alan vereyim en iyisi."
Draco başını kaldırdı.
"Gitme lan."
Morgan sırıttı.
"Merak etme. Gitmeden önce görevimi yaptım."
Elindeki poşeti kaldırdı.
"Hanımefendi için pijama, terlik, birkaç şey aldım."
Draco şaşırdı.
"Ne zaman?"
Sen ameliyathanenin kapısını parçalamaya çalışırken. kıyafetiniz olmadığını biliyordum sanada aldımbir kaçbişey"
Afet zayıf bir gülümseme verdi.
"Sağ ol Morgan..."
Morgan göz kırptı.
"Her zaman kanka."
Sonra Draco'nun omzuna vurdu.
"Bir şeye ihtiyacın olursa ararsın."
Draco başını salladı.
"Sağ ol kardeşim."
Morgan kapıya yöneldi.
"Yarın sabah gelirim."
Kapı kapanınca oda yeniden sessizleşti.
Draco poşeti açtı.
"Bak."
Afet yorgun bir sesle sordu.
"Ne var içinde?"
"Pijama."
Afet dudak büktü.
"Ben bunu giyemem"
"Neden?"
"Ameliyat yerim var..."
Draco yumuşakça gülümsedi.
"Ben yardım ederim."
Afet utandı.
"Draco..."
"Ne var?"
"Saçmalama."
Draco omuz silkti.
"Ben senin nişanlınım."
Sonra ekledi.
"Bir de ameliyatlı hastasın."
Afet pes etti.
"Tamam..."
Draco çok dikkatli hareket etti.
Serumları kontrol etti.
Sonra pijamayı yavaşça giydirmeye başladı.
Afet ara sıra yüzünü buruşturuyordu.
afeti hiç rahatsız etmeden ona farklı niyetli dokunmadan yardım etti
"Acıyor mu?"
"Biraz..."
Draco hemen yavaşladı.
"Tamam tamam... dikkatli."
Birkaç dakika sonra pijama giyilmişti.
Draco battaniyeyi üstüne çekti.
Afet gözlerini kapadı
"Şimdi daha iyi..."
Draco yatağın kenarındaki sandalyeye oturdu.
Elini Afet'in eline bıraktı.
"draco saat kaç ?"
"bakalım..." draco telefona baktı
"gece bir "
"çok geç olmuş sen yorulmuşsundur "
"sen düşünme bunları iyleşmeye bak "
"draco... hiç ordan gitmedinmi?..."
"hayır seni bekledim "
"ama sen açsındır ... ben serum yiyorum ama sen..."
draco afetin sözünü kesti
"beni düşünme hem zaten hastaneye gelmeden önce yemiştikya bişey olmaz bana"
"ama sen su falan içmemişsindir birşeyler ye iç bari"
"aşkım senin yemen içmen yasakken ben gözünün önünde nasıl yemek yiyeyim?..."
"ama ben besleniyorum serumlada olsa canım yemek su istemiyır ama sen besinsiz kalıyorsun lütfen draco bişeyler ye iç ..."
" afetim ısrar etme lütfen s3n açken bişey yiyemem "
"ben aç değilim canım hiç bişey istemiyor bişeyler ye iç"
"peki morgam bişeyler almıştı su falan..."
"ha koltuğunuda geçe aç uzanrak uyu "
"peki şu halinle bile beni düşünüyorsun ya..."
" evet düşünürüm ye lütfen draco"
draco kendine bir kaç büskivi ve su aldı
"hah aferin "
"bakya zilli"
"şakamaka ye iç lütfen "
"tamam tamam yicem"
draco su içip büskividen yemeye başladı bir kaç kelime konuştular
afet yüzünü buruşturdu
"canınmı acıyor ?"
"biraz ..."
draco afetin saçını okşadı
"Uyu."
Afet gözlerini açtı.
"Uyumak yasak demedin mi?"
Draco gülümsedi.
"Artık serbest."
Afet mırıldandı.
"Yanımdan ayrılma..."
Draco elini sıktı.
"Asla."
Afet birkaç dakika sonra uykuya daldı.
Draco ise sandalyede oturmuş onu izlemeye devam etti.
Sabaha kadar.
SABAH
Sabahın ilk ışıkları hastane odasının perdesinden içeri süzülüyordu.
Oda sessizdi.
Afet yavaşça gözlerini araladı.
Başında hafif bir ağırlık vardı.
Karnındaki ağrı artık dün geceki kadar keskin değildi ama hâlâ oradaydı.
Hareket etmeye çalıştığında yüzü istemsizce buruşturuldu.
Tam o sırada yanında bir hareket oldu.
Draco.
açılan şek yatta yatıyordu yatağına yaklaşmıştırdı ve
Başı yatağın kenarına yaslanmıştı.
Gece boyunca neredeyse hiç uyumamış gibiydi.
Afet birkaç saniye onu izledi
Sonra çok hafif bir sesle konuştu.
"Draco..."
Draco'nun gözleri anında açıldı.
Bir saniye nerede olduğunu anlamaya çalıştı.
Sonra Afet'i görünce hemen doğruldu.
"Uyandın mı?"
Afet zayıf bir gülümseme verdi.
"Sanırım."
Draco hemen ayağa kalktı.
"Nasıl hissediyorsun?"
Afet derin bir nefes aldı.
"Bir kamyon çarpmış gibi."
Draco hafifçe güldü.
"Doktor da aynı şeyi söylemişti."
Afet kaşlarını çattı.
"Ne demiş? nezaman "
"sen sabah uyurken sabah yedi gşbş doktor geldi uyuduğunu gmrünce fazla bişey yapdılar bende sorum ağrılarını anlattım aynı şeyleri dedi Ameliyat iyi geçmiş ama biraz ağrın olacak demiş. ha birde artık su falan isterse biraz içebilirmişsin "
Draco dikkatlice battaniyeyi düzeltti.
"Bir şey ister misin?"
Afet başını hafifçe salladı
"Su..."
Draco hemen masadaki bardağı aldı.
Pipeti bardağa yerleştirip dikkatlice Afet'e uzattı.
"Yavaş iç."
Afet birkaç yudum aldı.
Su boğazından geçerken iyi gelmişti.
Tam o sırada kapı çalındı.
Bir hemşire içeri girdi.
"Eliniz ve karnınız nasıl? Geceyi iyi geçirdiniz mi?"
Afet başını salladı
"Biraz ağrım var ama iyiyim."
Hemşire gülümsedi.
"Normal. Ameliyatınız kolay değildi. kolunuzu arada hareket ettirin yoksa canınız yanar çok ağrır "
Sonra küçük bir masa getirdi.
"Doktorunuz sabah kahvaltı yapabileceğinizi söyledi."
Masanın üzerine küçük bir kahvaltı tepsisi bıraktı.
Draco şaşırdı.
"Hastane kahvaltısı mı bu?"
Hemşire güldü. dravo içinde bir tepsi vardı
"Evet."
Sonra Afet'e baktı.
"yemekten Biraz yürümeye çalışmanız
gerekecek. Ama acele etmeyin."
"Tamam."
Hemşire çıktıktan sonra Draco tepsiye baktı.
"Vay."
Afet merakla baktı.
"Ne var?"
Draco omlet tabağını kaldırdı.
"Buna omlet diyorlar."
Afet güldü.
"Abartma."
Draco sandalyeyi yatağın yanına çekti.
"Dur."
Bir parça ekmek aldı.
Sonra Afet'e baktı.
"Sen kendin yiyebilir misin?"
Afet denemek için hareket etti.
Ama karnındaki ağrı yüzünden yüzünü buruşturdu. bir kolunu takılan serumlar yüzünden bedenini ise kanındaki büyük amiliyat yarasından bedeni şuan hareket edemiyordu çünkü karnı rahmine kadar kat kat kesilmişti
"Pek sanmıyorum... denicem..."
Draco hiç düşünmeden çatala bir parça aldı.
"Tamam."
Afet kaşlarını kaldırdı.
"Ne yapıyorsun?"
Draco ciddi bir yüzle cevap verdi.
"Seni besliyorum."
Afet utandı.
"Draco gerek yok"
Draco kaşlarını kaldırdı.
"Afet."
"Efendim..."
"Dün ameliyat oldun. konuşmıyım diyorum ama kaç kat karnını kestiler seni bu halde tek başına kendin hallet diyemem " afet sessiz kaldı
Sonra dravo çatala bir parça koydu.
"Ağzını aç."
Afet istemeden güldü.
"Sen çok ciddisin."
"Evet."
"peki..." draco çatalı bıraktı
"ama önce seni doğrultalım"
draco afetin yatağını dikeltti afet doğrulttu başının altına bir yastık koydu oda yorulmuş üstü başı dağılmıştı sonra tekrar çatalı aldı
Afet sonunda pes etti.
Küçük bir lokma aldı.
Draco dikkatle onu izliyordu.
"Nasıl?"
Afet çiğnedi.
"Fena değil."
Draco sırıttı.
"Gördün mü."
Birkaç dakika böyle devam etti.
Sonra Afet yavaşça konuştu.
"Draco..."
"Hmm?"
"Dün gece..."
Draco hemen ciddileşti.
"Ne?"
Afet gözlerini kaçırdı.
"Anne olamayabilirim demişti doktor..."
Draco hiç düşünmeden cevap verdi.
"Olursa olur."
Afet ona baktı.
"Olmazsa da umurumda değil."
Afet'in gözleri doldu.
Draco elini onun elinin üzerine koydu.
"Sen yeterince mucizesin zaten."
Oda birkaç saniye sessiz kaldı.
"ama sen... baba olmayı çok istiyorsun... bu senin hakkın..." draco gözlerini kapattıp derin bir nefes verdi çatalı bırak afetin elini tuttu
"bak daha önce bu konuda şakalaştık bu yüzden bunu düşündüğünü tahmin edebiliyorum ama dün de dediğim gibi sen benim hayatımsın gerisi detay ..."
afetin gözü doldu draco fark etti onunda gözü doldu boğazı düğümlendi ve devam etti
" ben seni seviyorum... sen olduğun için... bana çocuk doğur diye değil... hem herkes çocuk sahibi olacak diye bişey mi var? olmasın ne olacak sen yerım değilsin eksik değilsin sen harikasın sen benim hayatımsın yaşama sebebimsin..."
"draco..." dedi afet gözün yaş akarken
"hayır sakın ağlama bunu bana yapma sakın ağlama ben sen yaşıyorsun diye Allah'a şükrediyorum ... ben hayatım boyunca inaçlı biri olmadım ama seni o kapıda beklerken Allah'a yalvardım... sen kanser olmadığın için o kistler patlayıp seni zehirlemediği için şürkrettim o yüzden çocuk olmazsa olmaz önemli değil! "
" ama ... ben çok istemiştim draco çocukluğumdan beri bir çocuğum olmasının hayalini kurdum... zamanı gelince olucak diye hayal ettim... ben..."
afet o an hıçkırdı cümlesini bitiremedi
draconunda gözünden yaş aktı
"afet..."
"be- ben çok istemiştim... " afet elini karnına götürdü
"herşeyden çok neden bilmiyorum ama istemiştim işte... ben sana bir-" afet hıçkırdı gözünden yaşlar aktı
draco elini tuttu göz yaşlarını sildi
" ağlama artık bak çocuk sahibi olmak inan bana umrumda değil! ben seni seviyorum sadece seni "
"ama..."
"aması yok... bak eğer istersen bunun için herşeyi yaparım... ama üzülmeni isyemiyorum hem doktor imkansız demedi büssürü tedavi yöntemi var üzülme ne istersen onu yaparız " draco kendi göz yaşını sildi
"kendimi hiç bu kadar kötü hissetmemiştim... ve eksik..."
"nedemek eksik ! sen eksik falan değilsin söyleme böyle şeyler " afet sessizce ağlamaya devam etti
"ben..." hıçkırık draco afete sarıldı
"benim senden başka hiçbişey umrumda değil tammı ? sen iyi olucaksın ..." afet biraz sakinleşti draco afeti öptü
"herşeyden önce sen önce iyleş gerisi hiç önemli değil"
draco ve afet derin bir nefes verdi
"şimdi yemeğini ye tammı bak sen yemezsen
bende yemem sonra hasta olurum"
afet zorlukla biraz güldü
"tamam " draco yemeği yedirdi ve kendiside
"hadi bakalım son lokma" draco son lommayıda efete yedirdi
Tam o sırada Draco'nun telefonu titredi.
Ekrana baktı.
Morgan.
Draco telefonu kapattı.
Afet merakla baktı.
"Kim?"
Draco sakin bir sesle cevap verdi.
"Morgan."
Sonra gözleri bir an karardı.
"Bir işi halletmem gerekiyor."
Afet kaşlarını çattı.
"Ne işi?"
Draco birkaç saniye sustu.
Sonra yavaşça konuştu.
"Benim doğumumla ilgili. biliyorsun o doktor burda onu sorguya çekcektin morgan ne yapalım diyor..."
Afet'in bakışları değişti.
"kahretsin odamı sorguya çekecektik!"
"sen bunu düşünme o adam orda duruyor sen iyleşte bi!"
"benim yüzümden işler sarpa sardı ..."
"saçmalama afetim yok öyle bişey yapma lütfen"
"peki..." iki saniye geçti
"draco..."
"efendim hayatım?"
"su verirmisin ?..."
"tabi hemen." draco afete su içirdi
Odanın kapısı hafifçe çalındı.
Draco başını kaldırdı.
"Girin."
Kapı açıldı. İçeri hemşire ve Afet'i ameliyat eden doktor girdi.
Doktor dosyaya bakarken gülümsedi.
"Günaydın Afet hanım. Kendinizi nasıl hissediyorsunuz?"
Afet hafifçe omuz silkti.
"Biraz ağrım var..."
Doktor başını salladı.
"Bu çok normal. Dün büyük bir operasyon geçirdiniz."
Draco dikkatle dinliyordu.
Doktor devam etti.
"Bugün küçük küçük hareket etmeye başlamanız gerekiyor. Uzun süre yatmak iyi değil."
Afet hemen yüzünü buruşturdu."
"Yürümem mi gerekiyor?"
Hemşire gülümseyerek konuştu.
"Evet. Birkaç adım bile olsa iyi gelir."
Afet yatağa baktı.
"Şu an hiç yürüyebilecek gibi hissetmiyorum..."
Draco hemen ayağa kalktı.
"Deneyebiliriz."
Doktor başını salladı.
"Yavaş. Acele etmiyoruz."
Draco dikkatlice Afet'in serumlarını kontrol etti.
"Tamam... gel."
Afet yatağın kenarına doğru kaydı.
Ayağa kalkmaya çalıştığı anda yüzü anında gerildi.
"Ah..."
Draco hemen koluna girdi.
"Yavaş."
Afet ayağa kalktı ama hemen karnını tuttu.
"Çok acıyor..."
Doktor sakin bir sesle konuştu.
"İlk kalkış hep zor olur. Birkaç adım yeterli."
Afet iki küçük adım attı.
Sonra hemen durdu.
"Tamam... tamam... yapamayacağım."
Draco hemen onu tekrar yatağa oturttu.
"Zorlama."
Doktor başını salladı.
"Bugün böyle olur. Gün içinde tekrar deneriz."
Tam o sırada kapı yeniden açıldı.
Morgan içeri girdi.
"Günaydın. oo sabah sabah spormu var burda"
Draco ona baktı.
"Tam zamanında geldin."
Morgan Afet'e yaklaştı.
"Ne yapıyorsunuz?"
Draco omuz silkti
"Yürütmeye çalışıyoruz."
Morgan güldü.
"Daha dün ameliyat oldu oğlum."
Afet zayıf bir gülümseme verdi.
"Bence de."
Tam o sırada kapı bir kez daha çalındı.
İçeri iki kişi daha girdi.
Biri hastanenin başhekimi, hem ünlü bir cerrah hemde kadın doğum uzmanıydı.
Başhekim hafif yaşlı, ciddi ama sıcak yüzlü bir adamdı.
Draco'ya bakınca gülümsedi. o onun doğumu yapan doktordu herkes bunu biliyordu ama bilmemezlikten geliyordu
"Demek sonunda tanışıyoruz."
Draco kaşlarını kaldırdı. numara yapıyordu
"Tanışıyor muyuz?"
Adam dosyaya baktı.
"Sayılır."
Sonra hafifçe başını eğdi.
"Sizin doğumunuzu yapan doktordum."
Morgan'ın kaşları havaya kalktı.
Draco kısa bir an durdu. ama içteniçe gülüyorlardı
"Ciddi misiniz?"
Başhekim gülümsedi.
"Evet."
Sonra Afet'e döndü.
"Sizin raporlarınıza da baktım."
Afet dikkatle dinliyordu.
Doktor ciddileşti.
"Kistler gerçekten uzun zamandır oradaymış."
Kadın doğum doktoru da başını salladı.
"Yumurtalıklarınız ciddi zarar görmüş."
Oda bir anda sessizleşti.
Afet nefesini tuttu.
Başhekim devam etti.
"Kistleri temizlerken bazı dokuları ayırmamız mümkün olmadı."
Draco'nun yüzü gerildi.
Doktor sakince konuştu.
"Bu yüzden yumurtalıkların bir kısmını almak zorunda kaldık."
Afet gözlerini kapattı.
afetin Kadın doğum doktoru hemen ekledi.
"Ama bu çocuk sahibi olamayacağınız anlamına gelmez."
Draco hemen başını kaldırdı
"Gerçekten mi?" dedi afet
Doktor başını salladı.
"İmkânsız değil."
Sonra dürüstçe ekledi.
"Ama zor olabilir."
Afet sessiz kaldı.
Doktor yumuşak bir sesle konuştu.
"Şu an önemli olan iyileşmeniz."
Başhekim dosyayı kapattı.
"Vücudunuz toparlansın. Sonrasını sonra konuşuruz."
Draco başını salladı.
"Anladım."
Başhekim son kez Afet'e baktı.
"Biraz yürümeyi deneyin. Bu iyileşmenizi hızlandırır."
Sonra kapıya yöneldi.
"Geçmiş olsun." baş hekim gitti afetin doktoru ile hemşire orda kaldı
iki saniye sessizlik oldu doktor ekledi
"Ama artık yürümeyi denemeniz gerekiyor."
Afet'in yüzü bir anda gerildi.
"Şimdi mi?"
Doktor sakin bir şekilde başını salladı.
"Evet. Kısa bir yürüyüş. Birkaç adım bile yeter."
Afet refleks olarak karnına baktı.
Sanki dikişleri o anda yeniden açılacakmış gibi hissediyordu.
"Ben... yapabileceğimi sanmıyorum."
Draco hemen konuştu.
"Yapmak zorunda değilsin."
Doktor hafifçe gülümsedi.
"Aslında biraz zorundasınız."
Sonra açıkladı.
"Yürümek iyileşmeyi hızlandırır. Ayrıca pıhtı riskini azaltır."
Afet gözlerini kapadı.
"Harika..."
Hemşire yatağın yanına geldi.
"Size yardımcı olacağız."
Draco çoktan ayağa kalkmıştı.
morgan zaten ayaktaydı
"ben de ederim" yardım ederim dedi draco
"Ben de yardım ederim."
Doktor başını salladı.
"İyi olur."
Draco ve morgan yatağın yanına geldi.
"Hazır mısın?"
Afet ona baktı.
"Hiç değilim."
Draco hafifçe gülümsedi.
"Ben de değilim ama deniyoruz."
Hemşire yatağın başını biraz daha kaldırdı.
Afet yavaşça doğrulmaya çalıştı.
Ve o anda yüzü anında buruştu.
"Ah!"
Keskin bir acı karnından yukarı doğru yayıldı.
Refleks olarak Draco'nun kolunu tuttu.
Draco hemen destek verdi. morganda yanlarındaydı
"Yavaş... yavaş..."
Afet dişlerini sıktı.
"Bu korkunç bir fikir."
"Hadi bakalım. Yürüyüş zamanı."
Draco ters ters baktı.
"Gülme."
Morgan ellerini kaldırdı.
"Gülmüyorum. Moral veriyorum."
Sonra Afet'e baktı.
"Hadi kanka. Birkaç adım atarsın."
Afet nefes verdi.
"İkiniz de çok kötüsünüz."
Draco kolunu onun omuzlarının arkasına yerleştirdi.
"Tamam. Ayağa kalkıyoruz."
Afet başını salladı.
"Hayır hayır hayır"
Ama artık çok geçti.
Yavaşça ayağa kaldırıldı.
Ayakları yere değdiği anda dizleri titredi.
Karnındaki dikişler sanki geriliyormuş gibi hissettirdi.
"Ah!"
Afet anında Draco'ya yaslandı.
Draco kolunu daha sıkı tuttu.
"Tamam... buradayım."
Morgan diğer tarafına geçti.
"Ben de."
Afet başını iki yana salladı.
"Bu iş olmayacak."
Draco gözlerinin içine baktı.
"Olacak."
Kısa bir sessizlik oldu.
Afet derin bir nefes aldı.
Sonra ilk adımı attı.
Ve anında yüzü bembeyaz kesildi.
"Ah"
Elini refleks olarak karnına götürdü.
Draco panikledi. morganda yüzünü buruşturdu endişeylendi
"Durmak ister misin?"
Afet dişlerini sıktı.
"Hayır... bir adım daha."
Morgan kaşlarını kaldırdı.
"İşte bu."
İkinci adımı attı.
Sonra üçüncü.
Her adımda yüzü biraz daha geriliyordu ama durmuyordu.
Draco sürekli yanında yürüyordu.
"Harikasın."
Afet homurdandı.
"Harika falan değilim."
Morgan gülümsedi.
"İki gün sonra maraton koşarsın."
Afet ona baktı.
"Seni öldürebilecek kadar iyileşince ilk işim o olacak."
Morgan kahkaha attı.
Koridorda birkaç adım daha attılar.
Sonunda Afet nefes nefese kaldı.
"Tamam... yeter..."
Draco hemen durdu.
"Tamam."
Onu tekrar yatağa oturttular.
Afet başını geriye yasladı.
"Bu... hayatımın en zor yürüyüşüydü."
Morgan omuz silkti.
"Bence gayet havalıydı."
Draco onun saçlarını okşadı.
"Ama yaptın."
Afet gözlerini kapadı.
"Bir daha yapmak zorunda mıyım?"
Doktor kapıya doğru yürürken cevap verdi.
"Evet."
Afet gözlerini açtı.
"Harika..."
Morgan Draco'ya eğildi.
"Bence kaçalım."
Draco gülmemek için kendini zor tuttu.
Afet onları duydu.
"Sizi duyuyorum."
Morgan gülümsedi.
"Zaten duyman gerekiyordu."
Doktor ve hemşire odadan çıktıktan sonra odada kısa bir sessizlik kaldı.
Afet yorgun bir nefes verdi ve başını yastığa yasladı.
"Sanırım gerçekten kaçmamız gerekiyor."
Morgan güldü.
"Ben başından beri onu söylüyordum."
Draco sandalyesini yatağa biraz daha yaklaştırdı.
"Hayır. Kaçmıyoruz."
Afet gözlerini yarı kapattı.
"Ne yazık."
Draco onun saçlarını hafifçe okşadı.
"Şimdilik."
Morgan kapıya doğru yürürken arkasını döndü.
"Ben biraz aşağı iniyorum. Bir şeye ihtiyacınız olursa haber verin."
Draco başını salladı.
"Tamam."
Morgan çıktıktan sonra oda yeniden sessizleşti.
Draco Afet'e baktı.
"Biraz dinlen."
Afet yorgun bir şekilde mırıldandı.
"Emredersiniz doktor."
Draco gülümsedi.
Afetin uzanmasına yardım etti
" Bişey söyliyimmi?"
"Söyle hayatım?"
" İki tane doğum seçeneği varya "
"Afetim bunu düşünüp durma sen daha önemlisin"
"Ya benle alakalı bişey değil bı dinle "
" Ha tamam özür dilerim söyle"
"Ben şuan resmen doğum acısı çekiyorum tam onun gibi olmasada "
"Nasıl?"
"E tahimimden kistlerini almak için rahmine kadar kestiler yani bildiğin sezeryan işte "
Draco yüzünü buruşturdu
"Bu çok kötü"
" Ya öyle işte biz kadınlar neler neler çekiyoruz işte kıymetimixi bilen siz erkeklerde yan gelip yatarak baba oluyonuz işte yedi kat kesildim resmen!"
" Bendemi kesileyim afetim?"
" Evet sende kesil !"
Draco kahkaha attı
"Senin yine feministliğin tuttu ben susayım en iyisi "
"Feministlik ne alaka ?!"
" Çok alaka "
" Sana Bir soru ozaman bir kadının banka hesabı olması çalışması ve erkekle aynı parayı almasını mülk sahibi olmasını destekliyormusun doğrumu senin için ?"
" Evet tabiki?" Dedi draco sorgulayıcı bir şekilde
" Ozaman sende feministsin ne arttislik yapıyon "
Draco güldü
"Tamam tamam kızma "
"Ya öğrenin artık feministlik erkek düşmanlığı değildir eşitliktir sadece cumhuriyetin kurucuları kadının erkele eşit haklara sahip olmasını isteyen herkes feministtir !"
"Doğru söylüyorsun aslında ben şaka yaptım sadece" ikisi güldü
"Evet ama şaka Maka benim erkek nefreti kabardı "
"Sen erkek düşmanısın biraz kabul et " dedi draco gülerek
Ama Afetin suratı düştü
"Evet biraz... Çünkü bazı şeyleri ne beyninden nede bedenimden silemiyorum..."
Draco o an ne büyük bir kelime söylediğini anladı hatırladı bir anlığına unuttu çok pişman oldu ve suratı bu anda kireç gibi oldu
" Afet ben özür dilerim ben sadece..."
Afet draco'nun lafını kesti
"Unuttun.... Önemli değil daha ciddi şeyler o olay artık geride kaldı... Ben bile unutuyorum bazen"
" Özür dilerim gerçekten senden önemli bişey "
"Özür dilemene gerek yok yıldızım ... Ayrıca daha önemli bişey derken sağlığımı kastetmiştim "
Draco afetin elini tuttu
"Haklısın..."
"Neyse aman boşver..." Ortalık iki saniye sessizliğe gömüldü
Draco afete şefkatle baktı tatlı bir tebessüm etti
" Şimdi sen doğum sancısımı çektin?" Dedi duygusal bir şekilde
" Yani... Evet sezeryane çok yakın sadece daha küçük bir kesik bir çizik ve içimden Bebek yerine kistler çıktı..."
Afetin kulaklarında doktorun çocuk sahibi olmanız çok zor kelimesi çınladı duygusallaştı
Draco fark etti tabi
Saçını okşadı anlından öptü
"Senin acına kurban olurum yavrum... Hayatım benim... Ne acı çekersen çek ne olursa olsun hep kocan yanında olucak ..."
Afet gözleri dolmuşken sesi titredi
" İyiki varsın kocacım..." İkisi sarıldı draco afetin başına göğsüne bastırdı
"Herzaman var olacağım yanında... Sende iyiki varsın "
Draco afeti bıraktın yanına oturdu
" Hadi dinlenmene bak biraz "
" Bu arada canım ne çekti biliyormusun ?"
"Ne ?"
"Pizza..."
" Aşkım ama yiyemezsinki..."
"Biliyorum ama canım çekiyor işte inadına ..."
"Bak şuan hafif beslenmen lazım doktor ne verirse o ama iyleşince söz ilk pizza alırız tamammı "
" Tamam..." Bir iki dakika geçti
"Draco..."
" Efendim?"
"Bir problem var ..."
" Ne oldu...? İyimisin!"
"Dur telaş yapma iyiyim ama..."
"Ama..."
"Ama ne?"
"Tuvalete gitmem lazım ..." Draco derin bir nefes verdi
" Afet bişey oldu sandım "
" Ama ben yüryemiyorum!"
" Ben götürürüm seni"
"Hayır olmaz!"
"Afet saçmalama!"
"Hayır kendime saygım kalsın!"
"Saçmalama bak seni götürür kapıda beklerim tamammı!"
" Peki tamam"
"Tamam şimdi yavaş yavaş zorlama kendini"
Afet kalkarken çok zorlandı karnındaki dikişler onu mafediyordu görünenden öte karnında yedi kat iç dikişleri vardı
Draco afeti lovaboya getirdi afet kapıyı kapattı kendisi destekle oturdu karnına baktı dikiş kapalıydı ama ömür boyu karnında bu izi taşıyacaktı...
Kendisi düşünceleri kovarak tuvalete zorla oturdu ama bu utanç vericiydi draconun onu kapıda beklemesi
Ve karnındaki acıyla ihtiyacını gidermesi oldukça zordu lanet olsun diye geçirdi içinden zorlukla geri kalktı ve pijimasını zorlukla çektikten sonra
Artık nerdeyse bayılmak üzereydi hem serumlar hemde karnındaki acı onu maf ediyordu
"Draco..." Diye seslendi afet
Draco hemen kapıyo açtı
"İyimisin!"
"İyiyim hadi yardım edermisin bana gücüm kalmadı dayanamıyorum..."
"Tamam tamam dur!" Draco afete yardım etti afet her bir adımda acıdan inliyordu
Afet zorlukla uzandı yatağa
"Ah!"
"İyimisin!"
" Ay bittim resmen gücün kalmadı..."
"İstediğin bişey varmı"
"Su..." Dedi afet nefes nefese
Draco afete su içirdi
"İyimisin ?"
" Ağrım çoğaldı"
"Ben hemşireyi cağırıyım"
Tam o sırada hemşire geldi
"Merhaba afet hanım pansuman için geldim "
"Bizde sizi çağıracak tık lavoboya gitti ağrı çok fazlaymış"
"Tamam Ağrı kesici verelim birde dikişlerinize baklım"
Uzanın tamamen karnızı açın
Afetin tamamen yatağını yatırdı karnını açtı ve hemşire bandajı açtıgında afetin dikişleri çıktı ortaya dört beş santimlik bir dikiş izi ve oldukça taze bir yara
Afet yüzünü buruşturdu draco o yarayla canı yandı
Hemşire pansuman yapmaya başladı
"Sizde. İyi izleyin hastanın uzun süre pansumana ihtiyacı olucak"
"Tamam ben biliyorum zaten yaparım" dedi draco
Hemşire pansumanı yaptı ardın afete agrı kesici serum bağladılar
"Bu büyük serum gerklimi kolum çok ağrıdı "
"Bedeniniz çok zayıf düştü ve yorgun ve şuan yeteri kadar besin alamazsınız beslenmeye ihtiyacınız var biraz sabır"
"Peki..."
" Kolunu yavaş yavaş hareket ettirin rahatlar "
"Tamam "
"Tuvalete çıkabildinizmi?"
"biraz..."
"tamam karnınızı zorlamayın iç dikişleriniz yortılırsa iç kanamanız olur "
"tamam peki " hemşire odadan çıktı draco afetin yanına geldi koltuğunu onun yatağına yanına çekti iyice
"iyimisin ?"
"iyiyim..."
"bak duydunmu doktoru zorlama sıkma kendini "
"tamam tamam "
"hadi dinlen bakalım"
"draco istersen filim aç hiçte oturup şöyle filim izlemedik"
"doğru söylüyorsun boş boş oturmaya gerek"
draco filim açtı ve azda olsa kafalarını meşgul etmeye çalıştılar draco afetin elini tuttu ikiside birbirine destek oldu akılları susmadı ama en azından birliktediler
İKİ GÜN SONRA
Sabah güneşi hastane odasının perdesinden içeri süzülüyordu.
Oda artık çok daha sakindi.
Afet yatağın kenarında oturuyordu.
Yavaş hareket ediyordu.
Karnındaki dikişler hâlâ her hareketinde kendini hatırlatıyordu.
Draco dolabın önünde durmuş çantaları topluyordu.
Kıyafetleri katlayıp dikkatlice yerleştiriyordu.
Afet ona baktı.
"Draco."
"Hmm?"
"Onu ben yapabilirim."
Draco başını bile kaldırmadı.
"Hayır."
Afet kaşlarını çattı.
"Gerçekten yapabilirim."
Draco bu sefer dönüp ona baktı.
"Afet."
"Efendim."
"Doktor sana iki gün önce karnını açtı."
Afet dudak büktü.
"Abartıyorsun."
Draco çantayı kapattı.
"Hayır. Oldukça gerçekçi konuşuyorum."
Afet ayağa kalkmaya çalıştı.
Draco anında yanına geldi.
"Dur."
"Yapabilirim."
"Hayır."
Koluna girdi.
"Yavaş."
Afet hafifçe inledi.
"Bak gördün mü."
Afet homurdandı.
"Sen çok abartıyorsun."
Draco kaşını kaldırdı.
"Gerçekten mi?"
Sonra ciddi bir sesle ekledi.
"İki gün önce yürürken üç adımda pes ettin."
Afet ona ters ters baktı.
"İhanet."
Draco gülümsedi.
"Gerçek."
Tam o sırada kapı açıldı.
Morgan içeri girdi.
"Oo."
Etrafına baktı.
"Toparlanıyoruz galiba."
Draco başını salladı.
"Taburcu oluyor."
Morgan gülümsedi.
"Sonunda."
Afet koltuğa yavaşça oturdu.
"Hastanelerden nefret ediyorum."
Morgan güldü.
"Bunu herkes söyler."
Draco çantayı aldı.
"Tamam."
Sonra Afet’e döndü.
"Gitmeye hazırız."
Afet birkaç saniye sustu.
Sonra Draco’ya baktı.
"Bir yere uğrayacağız."
Draco ne demek istediğini anladı.
"Hayır."
Afet kaşlarını kaldırdı.
"Hayır mı?"
"Sen odaya gideceksin. Dinleneceksin."
Afet başını iki yana salladı.
"Hayır."
Draco kollarını bağladı.
"Afet."
"Draco."
İkisi birkaç saniye birbirine baktı.
Morgan araya girdi.
"Ben burada yokum."
Afet Draco’ya baktı.
"Başhekime gideceksiniz."
Draco cevap vermedi.
Afet devam etti.
"Ben de geliyorum."
Draco hemen itiraz etti.
"Hayır."
"Benim ameliyatımla ilgili."
"Sen yeni taburcu oldun."
Afet sabırla konuştu.
"Sadece oturacağım."
Draco hâlâ ikna olmamıştı.
"Yürümek bile zor."
Afet sakin bir sesle cevap verdi.
"Koluna girerim."
Morgan sırıttı.
"Aslında teknik olarak o senin koluna giriyor."
Afet ona baktı.
"Morgan."
"Tamam sustum."
Draco derin bir nefes aldı.
Afet’e baktı.
"Tek şart."
Afet başını kaldırdı.
"Nedir?"
"Oturacaksın."
"Tamam."
"Kendini zorlamayacaksın."
"Tamam."
"Ağrı hissedersen hemen çıkıyoruz."
Afet gülümsedi.
"Anlaştık."
Draco hâlâ tam ikna olmamıştı ama başını salladı.
"Tamam."
Morgan kapıya yürüdü.
"O zaman küçük bir ziyaret yapıyoruz."
Draco çantayı omzuna aldı.
Sonra Afet’in yanına geldi.
"Yavaş kalk."
Afet ayağa kalktı.
Bu sefer daha iyiydi.
Ama yine de Draco’nun koluna tutundu.
"İyiyim."
Draco ona baktı.
"Biliyorum."
Sonra kapıya yöneldiler.
Koridor sessizdi.
Üçü birlikte yürümeye başladı.
Hedefleri hastanenin üst katındaki başhekim odasıydı.
Ve Draco’nun yüzündeki ifade artık hiç şaka yapar gibi değildi.
Bir hesaplaşma yaklaşıyordu. ve bazı gerçeklerin ortaya çıkma zamanı gelmişti
🔥🌊
| Okur Yorumları | Yorum Ekle |

| 1.76k Okunma |
303 Oy |
0 Takip |
43 Bölümlü Kitap |