[ osmanlı ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 13s önce güncellendi İki Cihan Arasında
@minelask7452
Okuma
208
Oy
43
Takip
4
Yorum
7
Bölüm
24
"Biri Roma`nın hiç sönmeyen ateşi, diğeri Kayı`nın sarp kayalara çarpan fırtınası..." Söğüt`ün ayazı yerini baharın ilk müjdesine bıraktığında, kader iki ayrı dünyayı tek bir dere kenarında birleştirdi. Bir tarafta Kayı`nın izzetli kızı, kılıcı namusu, bakışı vatanı olan Fatma; diğer tarafta Roma`nın yenilmez komutanı, yüreği buz tutmuş heybetli Flavius. O gün atılan bir ok, sadece bir Moğol nökertini değil, iki düşman kalbi de tam ortasından vurmuştu. Bir bakışta başlayan o sessiz yemin, Bizans`ın soğuk zırhları ile Türkmen obasının kutsal ateş arasına ekilen yasak bir tohumdu. Ve sonra... Araya kan girdi. Araya surlar, dualar ve diller girdi. Yıllar birer birer takvimden dökülürken; biri Roma`nın en keskin kılıcı oldu, diğeri obasının elif gibi dik duran hatunu. Biri Bursa`yı canı pahasına savunmaya yemin etti, diğeri o kaleyi fethetmeyi düşleyen bir neslin evladıydı. Şimdi, aradan geçen koca bir ömürden sonra, kader onları tekrar karşı karşıya getiriyor. Ama bu kez çiçekli kırlar yok; barut kokusu, kılıç şakırtısı ve kuşatma altındaki bir şehrin feryadı var. Yüreğe düşen bir isim, bir imparatorluğun kaderini değiştirebilir mi? İmanın ve sadakatin sınandığı bu meydanda, aşk kendine sığınacak bir kale bulabilir mi? "Gözlerini benden kaçırma Fatma... Ben o oku attığım gün, seninle birlikte kendi kaderimi de vurdum."
devam ediyor 1g önce güncellendi cevher
@samedusta
Okuma
15
Oy
2
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
6
Cevher, Galata Müzesi`nde güvenlik görevlisi olarak ilk iş gününe başlamıştır. İlk günün gecesinde uykuya dalıp geçmişin dehlizlerinde kendini bulmuştur. Zaman, ayrıcalıklı davranıp Cevher`i her gece başka zamana götürüp ondan bulmasını istediği tablolar için görev verir. Peki, Cevher bu süreçte zamanın dehlizlerinde kayıp mı olur, yoksa kahraman mı?
devam ediyor 2h önce güncellendi Altın Kafes
@peliozmo
Okuma
3.56k
Oy
348
Takip
19
Yorum
37
Bölüm
95
Osmanlı İmparatorluğu`nun göz kamaştıran ama tehlikelerle dolu sarayında, Kafkas kökenli, genç bir cariyeyi, Lale`yi merkeze alıyor. Saraya on dört yaşında getirilen Lale, burada iki yıl süren yoğun bir eğitimden geçirilmiştir. Bu eğitim ona Farsça ve Arapça dilleri, edebiyat, musiki, dikiş nakış gibi geleneksel saray zanaatları ile birlikte, saray adabı ve harem kuralları hakkında derin bilgi kazandırmıştır. Lale`nin masum güzelliği, keskin zekası ve sarsılmaz azmi, onu Valide Sultan`ın keskin bakışlarının ve haremin acımasız rekabetinin odağı haline getirir. O, sadece bir cariye değil, bu altın kafesin içinde yeşeren bir umut, bir bilmece, belki de bir fırtınanın habercisidir. Lale`nin her adımı, onun ya yükselişine ya da düşüşüne zemin hazırlayacak, kendi kaderini yeniden dokuyacaktır.
devam ediyor 3h önce güncellendi HOŞTUR BANA SENDEN GELEN
@ilyda24k
Okuma
611
Oy
210
Takip
7
Yorum
273
Bölüm
28
Hoştur bana senden gelen ya gonca gül yahut diken ya hayattır yahut kefen kahrında hoş lütfunda hoş narında hoş nurunda Kuruluş Osman - Kuruluş Orhan AlGon çifti için yazmış olduğum bir hikaye dilediğiniz konularda birkaç bölümlük hikaye de yazabilirim
devam ediyor 3h önce güncellendi “BAKÜ’DE SON OSMANLI – NURU PAŞA” (Tarihi roman)
@shirvani91
Okuma
110
Oy
59
Takip
4
Yorum
304
Bölüm
20
Sizlere bu kitabımda NURU PAŞA (NURİ KİLLİGİL): Baş karakter. Cesur, özverili ve duygusal bir kişilik. "Bakü`nün fatihi" olmasının yanı sıra, hayatının sonuna kadar Azerbaycan`ın bağımsızlığına sadık kalan bir vatanseverin hayatını anlatacağım. Umarım beğenirsiniz. Yorumlarınızı bekliyorum.
tamamlandı 3h önce tamamlandı Hazan Mevsimi
@biradetmerdumgiriz
Okuma
359
Oy
67
Takip
3
Yorum
31
Bölüm
30
Dinyeper’in serin sularından koparılıp, Bursa’nın güneşten kavrulan konağına savrulan bir hayat… Nesha Olezka için özgürlük, artık sadece rüyalarında kalan uzak bir hatıradır. Beyaz mermer duvarların arkasında, kaderi iki farklı bakışın arasında asılı kalır: Biri ruhuna şiirler üfleyen sükunet, diğeri her şeyi yakıp yıkmaya hazır bir fırtına… Eski aşkının külleri kalbini sızlatırken, entrikalarla örülü bu altın kafeste ruhunun masumluğunu korumak mümkün müdür? Esaretin karası, aşkın kırmızısına karıştığında; Nesha ya kendi küllerinden doğacak ya da bu buzdan mezarda sonsuza dek susacaktır.
devam ediyor 4h önce güncellendi KARA PEÇE
@seyma.demir
Okuma
39.65k
Oy
4.44k
Takip
499
Yorum
1.07k
Bölüm
51
Erkek kılığına giren birini tanıyorum. Kızıl saçlı, çilli ve mavi gözlü. Peçeyle yüzünü saklıyor. Yüzbaşından kılıç eğitimi alıp, Onunla yolculuk yapıyor ve aynı çadırda kalıyor. Kadın olduğu anlaşılınca evlenmek Yüzbaşı ile evlenmek zorunda kalıyor. Bu kim mi? Mahinur Hatun`dan başkası değil.
devam ediyor 1a önce güncellendi HAİN SEVDA
@yazarcemoliii
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
2
"Kimsesizlik içinde açan papatya, Hain bir sevda`yı bile yutar." 🌼✨ Bu kurgu tamamen hayal ürünüdür. Gerçeklikle hiç bir alakası yoktur.
devam ediyor 1a önce güncellendi Ayşah
@gnssvsr
Okuma
19
Oy
4
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
2
Henüz altı yaşında Topkapı Sarayı`na girmişti. Bir sultanın manevi kızı mı yoksa şehzadenin sırdaşı mı yahut hepsinden azade pür bir aşk mıydı bu kız? Geçmişinden taşıdığı sırları bütün dengeleri alt üst etmeye yüz tutmuşken savaşmaya devam edebilecek miydi Ayşah?
tamamlandı 2a önce tamamlandı Zaman Eşiği
@rmeysa
Okuma
1.5k
Oy
111
Takip
22
Yorum
22
Bölüm
15
"Zaman, yalnızca saatlerde mi saklıdır?" Zeynep, İstanbul Üniversitesi’nde tarih okuyan sıradan bir öğrenciydi. Ta ki Süleymaniye Kütüphanesi’nin tozlu raflarında, el yazması bir kitapta gizlenen mühür onu başka bir yüzyıla çekene kadar. Gözlerini açtığında artık ne kütüphanedeydi… ne de kendi zamanında. Karmaşık entrikaların içinde, geçmişin gölgeleri arasında kim olduğunu ve neden orada olduğunu sorgularken, kader ona hiç ait olmadığını sandığı bir rol biçmişti: Bir suikastçının kimliği. Ama Zeynep’in bildiği tek bir şey vardı: Tarih yazılmış olabilir ama henüz bitmedi. * Kitapta geçen kişiler ve olaylar tamamen hayal ürünüdür.*
devam ediyor 3a önce güncellendi VERSAYDAKİ ASLIHAN :İKİNCİ KAPI
@saryasar
Okuma
9
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
3
“Bir kadın tahtları devirdi.” “Bir padişah tahtını bıraktı.” “Ve ikisi de tarihten silindi.” “Ama onların açtığı kapılar hâlâ kapanmadı.” “Birinci kapı açıldığında krallar düştü.” “İkinci kapı açıldığında tahtlar değişti.” “Üçüncü kapı açıldığında…” “dünya değişecek.”
devam ediyor 3a önce güncellendi Asr-ı Emanet
@elmwtt
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
​Geçmişin tozlu sayfalarında bir aşk mı filizleniyor, yoksa bir canavar mı uyanıyor? 21. ​yüzyılın kaotik ama güvenli dünyasında yaşayan Açelya, kendini bir anda 17. yüzyıl Osmanlı Sarayı`nın kanlı entrikaları arasında bulduğunda, elinde sadece modern zekası ve geleceğin bilgisi vardır. ​Açelya, suikast ile öldürülen Şehzade Laçin`i korumaya çalışırken, aslında çok daha büyük bir kumar oynamaktadır. ​Kaderi değiştirebilir misiniz, yoksa ona sadece hizmet mi edersiniz? ​Aşk; dilleri, yüzyılları ve idealleri birleştirecek kadar güçlü müdür? ​Adalet; bir şehzadeyi kurtarmak için tarihi yakmayı göze almak mıdır? ​"Gitme... Hangi zamandan geldiysen gel, hangi kadere aitsen ait ol... Sakın benden gitme Açelya."
tamamlandı 3a önce tamamlandı VERSAYDAKİ ASLIHAN
@saryasar
Okuma
376
Oy
98
Takip
6
Yorum
114
Bölüm
47
Gece karanlığı Versay’ı sarmıştı. Aslıhan sessiz adımlarla taş koridorlarda süzüldü; elindeki mektup, Osmanlı’nın sırlarını değil, padişahının kalbini koruyacak bir görev taşıyordu. Her kapı, her gölge ölüm fısıldıyor gibiydi, ama o tek bir şeyden korkuyordu: Aşkını ve itibarını kaybetmek. Sarayın ihtişamı ve entrikaları arasında, her adımı hem hayatını hem de kalbini tehlikeye atıyordu. Her şeyin tahtın ve devlet-i âli osman için sultan Cihangir...
devam ediyor 3a önce güncellendi Şehsuvar Ve Arslan
@lav_an_ta
Okuma
11
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Akşam güneşi avluyu altın rengine boyarken, taşlar üzerinde hafif bir rüzgâr esiyordu. Şehsuvar, iki katlı konaklarının geniş avlusunda yürüyordu. Elinde eski bir kitap vardı, ama gözleri uzaklara dalmıştı. Gözlerindeki derinlik, artık sadece meraklı bir genç kızın değil, çevresinde sözünün dinlendiği, aklı ve zekâsıyla saygı kazanan bir kadının bakışıydı. Arslan, kırsaldaki evinden dönmüştü. Atını bağladıktan sonra avluya girdi. Mavi gözleri, Şehsuvar’ın bal rengi gözleriyle buluştu. Aralarında bir sessizlik vardı; bu sessizlik, yılların birikimi değil, yılların ortak anlayışı ve güveniyle oluşmuş bağın sessizliğiydi. “Akşam rüzgârı serin,” dedi Arslan, ağır ve ölçülü sesiyle. Şehsuvar gülümsedi; gülüşünde artık sadece gençlik heyecanı yoktu, hem zekâsını hem duygusunu yansıtan bir denge vardı. “Serin… ama güzel. Kitaplarımı okuyacak zaman bırakıyor bana,” diye yanıtladı. Arslan bir adım yaklaştı, gözleri Şehsuvar’ın gözlerinde gezindi. “Biliyor musun,” dedi, “senin bu bakışın beni hem düşündürüyor hem de cesaretlendiriyor.” Şehsuvar hafifçe başını eğdi. “Sen de öyle, Arslan… Herkesin yapamadığını yapıyorsun. Gizli projelerin, stratejilerin… benim asla cesaret edemeyeceğim şeyler.” Arslan dudaklarını kıpırdattı, hafifçe bıyığını düzeltti. “Belki de… biz birbirimizi bu yüzden tamamlıyoruz.” O an, avluda gölgeler uzarken, iki kişi sadece birbirine bakmıyordu; geleceklerini, çevrelerini ve hayatlarını birlikte inşa edeceklerini hissediyorlardı. Uzaklarda çocukların sesi geliyordu. Aniden bir gümbürtü koptu; dışarıdan bağırışmalar ve çığlıklar duyuldu. İkisi de şaşkınlıkla birbirine baktı. “Arslan… neler oluyor?” Şehsuvar nefes nefese sordu. Arslan’ın gözlerinde öfke belirdi. “Bodruma inip saklan, Şehsuvar! Hemen! Ben gelene kadar oradan ayrılma. Sana öğrettiklerimi unutma sakın!” Şehsuvar, kocasının dediğini yaptı; kalbi hızla çarpıyordu. Bodruma indi, kapıyı sessizce kapattı ve nefesini kontrol etmeye çalıştı. Avluda Arslan’nın sesi ve dışarıdaki kargaşa birbirine karışıyordu; ama o biliyordu ki, şimdi sadece beklemek ve güvenmek gerekiyordu.
devam ediyor 4a önce güncellendi Zamanın Emaneti
@aysebly_
Okuma
35
Oy
10
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
3
Bir kaza gecesi bedeni buggünde kalırken ruhu asırlar öncesine savruldu Uyandığında Osmanlıdaydı ve burada ona yabancı gözüyle bakılmıyordu Çünkü bu zaman onun kalbinin zaten ait olduğu yerdi Zamanın Emaneti Âit olmadığı bir dünyadan âit olduğu zamana çağrılan bir kızın hikayesi Bazı uykular vardır Asırlık uyanışlara gebe olan
devam ediyor 4a önce güncellendi Aşkın Zaman Sınırı
@lauraninnyiildizi
Okuma
18.52k
Oy
2.62k
Takip
236
Yorum
2.35k
Bölüm
23
⏳Eczacı Hâle aylar süren baş ağrısı için tomografi çektirir.. ⏳Ama o tomografi cihazı değil zaman makinesidir.. ⏳Gözlerini açtığında kendisini Osmanlı sarayında şifacı olarak bulur..
devam ediyor 4a önce güncellendi Satrançta Vatan
@yazarbeyfendi00
Okuma
2.62k
Oy
1.77k
Takip
35
Yorum
1.88k
Bölüm
33
1918… Osmanlı İmparatorluğu kan kaybediyordu. Haritalar, kalemle değil kanla çiziliyor, milletler hayal olup yıkıntılar altına gömülüyordu. Geceleri top sesleri değil, halkın içten içe çürüyen umudu yankılanıyordu. Her şey, bir devrin sona erdiğini haykırıyor; ama kimse bunu yüksek sesle söyleyemiyordu. Saraylar sessiz, sokaklar tetikteydi. Sadakat bir yemin değil, bir yük olmuştu. Dostluklar kırılgan, ittifaklar rüşvetle örülüyordu. Herkes birbirini tartıyor, her bakışta bir hainlik, her susuşta bir sır gizleniyordu. Çünkü bu, bir savaşın değil — bir çözülüşün hikâyesiydi. Ve böyle zamanlarda, gerçek savaşlar cephelerde değil, zihinlerde kazanılırdı. Tetikten önce fikir, silahtan önce strateji konuşurdu. Taşlar tahtaya dizilirken aslında insanlar dizilirdi. Her piyon bir halktı. Her vezir, ya bir ihaneti temsil ederdi ya da suskun bir kahramanlığı. Bu, görünmeyen bir savaşın hikâyesidir. İçinden ihaneti, sadakati, sükûneti ve ihtilali aynı anda geçiren bir satranç tahtasında; akıl, cesaretle; vicdan, korkuyla yüzleşir. Taşlar yer değiştirdikçe, kader de yönünü değiştirir. Ve bazen… Bir ülke yeniden doğar.
devam ediyor 5a önce güncellendi HUDUT
@hi_lux
Okuma
20
Oy
5
Takip
1
Yorum
5
Bölüm
3
Zamanın kapısı açıldığında, geri dönülen yer çoğu zaman insanın kendisidir. Hudut, zamanın değil insanın sınırını çizer.
devam ediyor 6a önce güncellendi YAVUZ'UN BÜYÜSÜ
@suu_bay
Okuma
13
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Sekiz yıl yetti cihana Yavuz`a, bir ömür sığmazdı o kılıca. Yavuz oldu bahadır Herkes tanır Selim ise bir sır. Tarih pek çok aşk hikayesi yazdı, çok daha fazlasını ise görmezden geldi. İhaleler, anlaşmalar, toplantılar Mustafa`nın dünyası yalnızca bunlardan ibaretti. O yüzüğü bulana dek. O artık yalnız Mustafa değil şehzade Selim`in kendisiydi. Selim`in kazandığı zaferleri herkes bilir ya kaybettiklerini...
devam ediyor 5a önce güncellendi Acemi Ocağı
@yazarhanim4
Okuma
51
Oy
16
Takip
1
Yorum
41
Bölüm
6
Ben bir kemankeşim... Bugünkü deyimle okçu. Senden benim yol arkadaşım olmanı istiyorum. Birlikte eğleneceğimiz, kültürleneceğimiz, yeri geldiğinde öğretmen yeri geldiğinde öğrenci olacağımız bu hayatı benimle birlikte yaşamaya var mısın? Tabi sürpriz yolcular veya kahramanlar aramıza katılabilir:)
tamamlandı 7a önce tamamlandı Ramazan Geçidi
@muellife
Okuma
25.95k
Oy
4.71k
Takip
251
Yorum
6.99k
Bölüm
30
Osmanlı aşığı bir yirmi birinci yüzyıl kızı hiç beklemediği bir anda kendisini hep hayalini kurduğu Osmanlı döneminde bulur. Aklına bilmeceler bırakan isimsiz bir ihtiyar sürekli bir gelip sonra kaybolurken bir de kaderleri caminin imamı ile yanlışlıkla birleşir. Hafsa bu kadar çok şeyin arasında kendi zamanına nasıl dönecektir? Ya da dönebilecek midir?
devam ediyor 8a önce güncellendi SİSLER SARAYI
@lonelevia
Okuma
13
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
Karanlığın ve sisin esiri olan Kuzey topraklarında güç Romanov ailesinin lanetlenen soyuna geçmişti. Artık güç Çar ailesinde değildi. Ülkede ve kıtada hakkında sayısız dedikodu olan lanetli Romanov ailesi, lanetini bir güç gibi kullanıyordu. Kuzey ile savaşa giren herkes lanetli Romanov ailesinin ne kadar güçlü olduğunu biliyordu ama bilmedikleri şey; güney topraklarından bir kızı anlaşmalı evlilik için neden istediğiydi. Hem de hanedan kanı taşıyan bir Paşa kızını.
devam ediyor 9a önce güncellendi Gölgeler Arasında: Selim Efendi'nin Notları
@arsimedyaks
Okuma
7
Oy
2
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Osmanlı payitahtının sisli sokaklarında sıradan görünen hiçbir şey aslında göründüğü gibi değildir... Müşahedeci Selim Efendi, gözlem gücü, zekâsı ve sarsılmaz adalet duygusuyla dönemin en gizemli vakalarını aydınlatan bir Osmanlı dedektifidir. Gecenin karanlığında kaybolan adımlar, fener ışığında beliren gölgeler ve sarayın duvarlarının ardında saklanan sırlar, onun titiz gözlemlerinden kaçamaz. "Bir Osmanlı Dedektifi: Müşahedeci Selim Efendi", tarihî atmosfer ile polisiye heyecanını bir araya getiriyor. Okuru hem Osmanlı İstanbul`unun büyülü sokaklarında dolaştırıyor hem de çözülemeyecek gibi görünen gizemlerin ardındaki gerçeği aramaya davet ediyor.
devam ediyor 10a önce güncellendi GEÇMİŞTEN GELEN
@my_zeri
Okuma
168
Oy
30
Takip
6
Yorum
11
Bölüm
6
Biri düşünün Osmanlı`da yaşamış, büyümüş ve katıldığı savaşta kafasına aldığı darbeyle düştüğü yerden kalkamamış. Gözlerini açtığında ise İstanbul`un en gözdesi olan Sultanahmet camisinin avlusunda bulmuş kendisini. At arabaları gibi dönen tekerlekleri olan araçlar, yüksek sesle konuşanlar, yabancı konuşanlar,bağıran esnaflar, korna sesleri neresiydi burası, nereye gelmişti. Bi an araftamıyım diye düşündü. Arafta olsaydı böyle mi olurdu.İnsanlar böyle mi olurdu. Cennet olamayacak kadar kötü cehennem olamayacak kadarda iyi idi. Olduğu yerde sadece durdu. Hiç bir şey yapamadı.
Loading...