[ şanlıurfa ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 2h önce güncellendi Papatyalar Yalan Söyledi
@lacivertmavisi
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
1
Urfa’nın sarp kayalıklarında rüzgâr, sanki bir infazın sessizliğini örtmek ister gibi uğulduyordu. Asena, elindeki son dımdızlak kalmış papatya sapını uçurumdan aşağı fırlatırken parmaklarının titremesine engel olamadı. Günlerdir konak etrafında, civar köylerde baktığı her faldan sonra burası onun son kalesiydi. Ama buradaki yaban papatyaları bile ona ihanet etmişti. Büyük bir hayal kırıklığı ve şok içinde arkasını döndü. Baran Kümnakşan, kayanın üzerinde kollarını göğsünde bağlamış, dudaklarındaki o ölümcül, zafer dolu alayla ona bakıyordu. "Mümkün değil, bu imkansız..." diye fısıldadı Asena. Sesi ilk kez bir ajan gibi değil, sıradan bir kadının çaresizliği gibi kırgındı. Baran, kolundaki pahalı saate alaycı bir bakış fırlattı. "Hava kararıyor sarışın. Yeter mi bu kadar? Anlaşmayı kazandığımı kabul et artık. Benim seni sevme ihtimalim bile yok." Asena öfkeyle ona doğru bir adım attı, buz mavisi gözleri alev alevdi. "Bunu nasıl başardın bilmiyorum ama bu mümkün değil! Bu senin oyunun... Hile yaptın Kümnakşan!" "Yoo," dedi Baran, sigarasından dumanı vadinin karanlığına üfleyerek. "Sadece seni sevme ihtimalim bile olsun istemedim." Asena oturduğu taşın üzerinde, gururu unufak olmuş bir şekilde kalakalırken gözlerindeki o devasa çaresizlik Urfa dağlarını bile susturmuştu. Baran yavaşça ona doğru yürüdü. Eğildi, Asena’nın platin sarısı saçlarının arasından çıplak kalan kolunu sertçe kavradı ve onu tek bir hamleyle ayağa dikti. Parmakları tenini ezecek kadar sıkıydı. Gözlerinin en derinine nefretle ve o dondurucu kibirle bakarak sesini alçalttı: "Ben ne kendime ne de sana, benim seni sevebilme ihtimalimi bile bırakmadım Asena! Biz o ölümcül anlaşmayı yaptığımız gün, adamlarım bu dağlardaki tüm papatyaların tek sayılı yapraklarını elleriyle yoldu. Sen o sıcak gülüşlerinle, o esprilerinle beni kolayca devirip diz çöktüreceğini sanıyordun. Ama bak şimdi kendine... Gözlerindeki o devasa hayal kırıklığıyla benim topraklarımda kendi dizlerinin üzerine çöktün." Asena nefesini tutmuş, kolundaki acıyı bile unutmuşken acıyla yutkundu. "Bunun için miydi?" diye fısıldadı. "Sırf bir falı manipüle etmek için koskoca bir şehrin doğasını mı katlettin? Bu kadar mı korktun beni sevmekten?" Baran’ın gözlerinde okuyucunun kanını donduracak, o güne kadar yazılmış tüm mafya ve güç repliklerini gömecek cinsten, siber bir acımasızlık belirdi. Kadının kolunu biraz daha sıkarak dudaklarının kenarını kıvırdı ve o şok edici cümleyi vadinin boşluğuna bıraktı: "Ben papatya katletmedim sarışın. Ben bu gece Urfa`daki tüm papatyalara birer yazılım attım. Her birinin köküne hile, yapraklarına kendi irademi kodladım. Sen beni zekanla alt etmek isteyen gizli bir ajansın, ben bunu ilk günden beri biliyorum. Ama unuttuğun bir şey var Asena... Devlet sana bu dağlardaki suçluları ve kaçakçıları indirmeyi öğretmiş olabilir; ama bir Kümnakşan`ın bölgesine sızarsan, ben senin sadece kaderini değil, tanrının senin için yazdığı matematiği bile baştan yazarım. Şimdi söyle... Telsizindeki amirlerine elindeki sıfır ihtimali nasıl rapor edeceksin?" Asena’nın buz mavisi gözleri şokla açılırken, Baran onun kolunu fırlatır gibi bıraktı ve arkasını dönüp cipe doğru yürüdü. Arkasında bıraktığı şey, kimliği çoktan deşifre edilmiş ama gururu yüzünden infazı zihninde yapılmış darmadağın bir ajandı...
devam ediyor 8a önce güncellendi Vurgun Ağanın küçük karısı
@ozlem_yazar
Okuma
669
Oy
61
Takip
22
Yorum
0
Bölüm
6
☆☆☆☆ Lise son sınıf öğrencisi genç bir kız ve bir aşiret ağası. Birbirlerinden habersiz yüreklerinde yeşerttikleri sevdaları... Şanlıurfa topraklarında yaşanan masalımsı bir aşk hikayesi. Yakıp yıksa bile bir adamın sevdası bu kadar güzel ve özel olabilir miydi?... Yaşanan onca zorluklara rağmen bir sevda böylesine güzel yaşanabilir miydi? Ey benim yürek sızım, cananım, sevdam Şanlıurfa toprakları şahidim olsun ki seni yüreğime sultan eyledim... Ben Boran Mertoğlu yüreğinde küçücük bir kadına kocaman sevda besleyen bir aşiret ağası, ruhuma sevdasıyla deva olacak küçük, masum bir kadına tutuldum... Küçük bir kadının aşkı ne kadar yakıcı olabilirdi? Sevdiği adama imkansız gözüyle bakarken ve onu imkansızım diye severken, kader onlara nasıl bir sürpriz hazırlıyordu? Ben Menekşe yüreği çölde kalmış bir yolcu, sonbahar da hoyrat rüzgarda kuru bir yaprak, solmuş bir çiçek gibiydim takii o gece karası gözleri görene kadar işte o gün ben yeşerip bir çiçek oldum ve o benim can suyum oldu...
devam ediyor 10a önce güncellendi ÇINAR & Gülizar
@guneslotusu
Okuma
26
Oy
9
Takip
4
Yorum
3
Bölüm
2
Doğar doğmaz yas giydi. Büyüdükçe sadece suskunluk miras kaldı. Ve bir gün… kalem tuttu. Silah değil, adalet seçti. Gülizar, annesi ve babası töreden kaçarken doğdu. O an hayatta kalan tek şey oydu. Bir aşiretin yükünü, bir kadının suskunluğunu ve bir ülkenin hukukunu sırtladı. Savcı oldu. Geçmişinden kaçmadı, onun içinden geçti. 💔 Bu hikâye; Gülizar’ın susarak büyüyen kadınlardan biri olarak Kendini yeniden var etmesinin Ve aşkın, adaletle nasıl yan yana durduğunun romanı. Bu hikâye seni yarım bıraktılarsa, tamamlamaya çağırıyor. Çünkü Gülizar, hem dünyaya geldi… Hem de herkesi utandırdı.
devam ediyor 1y önce güncellendi Berdel
@yesilkoy
Okuma
485
Oy
23
Takip
123
Yorum
2
Bölüm
2
Bir kadın, herkes için kendini feda edebilir miydi? Bir adam, kendini feda eden kadının canını acımasızca yakabilir miydi? Sevenler, sevdaları uğruna ailelerini ezip onlara sırtlarını dönebilir miydi? Kadın, kendini feda etti. Adam, kadının canını yakmaya ant içti. Sevenler, sevdası uğruna herkesi hiçe saydı. Sonrası mı? Muazzam bir felaket! Berdel fırtınası iki aile arasında koptu, düşmanlığın kuyusunu daha derin kazdı. Urfa toprakları bir kere daha ölesiye nefrete şahit oldu. Bir kere daha acıyla sınandı. Bir kere daha iç savaşı gördü. Bir kere daha hüznü ağırladı. Bir kere daha sevgiyle bağrına bastı kendine sığınanları... Rezan Şahmaran & Mizgin Zuxari arasında bakalım neler olacak...♥️🕊️
devam ediyor 11a önce güncellendi Berdel
@ilaydayesil
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Şanlıurfa`da doğan büyüyen ama okuyup çalışmak için Ankara`ya giden Dicle`nin hikayesi Genelde okuduğumuz berdel hikayelerine benzeyen ama onlardan farklı olan bir berdel hikayesi
devam ediyor 1y önce güncellendi 𝕭𝖎𝖗𝖇𝖎𝖗𝖎𝖒𝖎𝖟𝖊 𝖄𝖆𝖟𝖌ı𝖑ı
@halktanbiryazar
Okuma
0
Oy
0
Takip
20
Yorum
0
Bölüm
0
Urfa’nın köklü Karahanlı aşiretinin 23 yaşındaki güzeller güzeli kızı Aylin İclal Karahanlı, asaletin, gururun ve geleneklerin içinde büyümüştür. Babası, bölgedeki en saygı duyulan ağalardan biridir. Aylin yıllardır kalbinde gizli bir sevdayla yaşamaktadır — çocukluğundan beri dost aşiretin oğlu Baran Bozdoğan’a derin duygular beslemektedir. Ancak bu sevda, dillendirilmemiş, gururla susulmuş bir aşktır. Baran, 26 yaşında, kendi aşiretinin gelecekteki ağası, karizmatik ve aklı başında bir gençtir. Aileler, iki büyük aşiretin gücünü birleştirmek, dostluğu kan bağına dönüştürmek için Aylin ve Baran’ı evlendirmeye karar verir. Dışarıdan bakıldığında bu evlilik bir siyasi ittifaktır; güçlerin birleşimi, toprağın ve nüfuzun paylaşılımıdır. Ancak kimsenin bilmediği, bu evliliğin aslında yıllar süren sessiz bir aşkın mecburiyete dönüşmüş hali olduğudur. Aylin, gönlünden geçenin gerçekleştiğini sanarken, Baran’ın bu evliliği sadece aşiret görevi olarak gördüğünü fark eder. Aralarında gerçek bir bağ kurulabilecek midir, yoksa bu evlilik gurur, suskunluk ve sorumluluklar arasında boğulup gidecek midir?
Loading...