devam ediyor 3g önce güncellendi
KARANLIK VALS
@narcissusida
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
0
Bazen kurtuluşun tek yolu, en çok sevdiğin kalbi kendi ellerinle ateşe vermektir.
Barlas Tunca, ruhu Beşiktaş’ın isli sokaklarında dövülmüş, adaleti babasının paslı zippo çakmağının ateşinde arayan bir adam. Onun dünyasında renkler, Bahri Tunca’nın faili meçhul mezarı kadar karaydı. Ta ki Pera Şahsuvar, duru ve yaşanan her şeyden bir haber oluşunun getirdiği masumluğuyla bu zifiri karanlığın tam ortasına düşüp bir fırtına çıkaracağını bilmeden hayatına girene dek.
Aralarındaki çekim, bir intihar pusulası kadar sapmasız ve bir o kadar ölümcüldü. Pera, Şahsuvar isminin mühürlü ağırlığından kaçıp Barlas’ın nasırlı ellerine sığınırken; Barlas, onun teninde otuz yıllık bir susuzluğu dindiriyordu. Ancak bu şehirde nefesi yasalar değil, Kadim Kanunlar verirdi. Ve Kadim Konsey, kendi kanından olanın bir "gölgeye" teslim olmasına asla izin vermezdi.
Aşkları, inşa edilen bir yuva değil; bir imparatorluğun yıkıntıları arasında edilen kanlı bir yemindi.
Barlas, yürüttüğü soruşturmanın ucunda Pera’nın babasının—o dokunulmaz Cihan Şahsuvar’ın—ellerindeki tütün lekesini gördüğünde, kalbiyle görevi arasındaki o dipsiz uçuruma kurban edilecekti. Adalet, Pera’nın dünyasını başına yıkmasını emrediyordu; aşk ise Pera’nın ruhunu bu pislikten korumak için koca bir yalanla onu kendinden söküp atmasını. Barlas, sevdiği kadını yaşatmak için onu kendi şefkatinden sürgün edip adaleti aşklarının üstüne bir mezar taşı gibi dikecek miydi?
Yıllar sonra, toz bağlamış defterler yeniden açılıp yollar o tütün kokulu sokağa tekrar düştüğünde; Pera artık tanıdığı o masum kadın olmayacak, yaralarından zırh yapmış bir yabancı haline gelecekti. Barlas ise o yangından kalan tek külü savuracak olan bir cellat olacaktı...
Şimdi İstanbul, otuz yılın sessizliğini bozacak o son nota için hazırlanıyor. Hakikat, onca yıl biriken nefreti eritecek kadar sıcak mıydı, yoksa bazı yalanlar sonsuza dek bir mezar taşı olarak mı kalmalıydı?
Dans asıl şimdi başlıyordu. Ve bu vals, sadece karanlıkta son bulacaktı.