[ cadı ] - Etiketin'de Kitap Listesi
devam ediyor 7s önce güncellendi UNUTULMUŞ RUHLAR KRALLIĞI
@mingsar
Okuma
5
Oy
4
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
1
--- Cameson Krallığı`nın kuzey kulesi, yüzyıllardır kimsenin uğramadığı bir çürüme harikasıydı. Taş basamaklar nemden yeşermiş, demir korkuluklar pas tutmuş, duvarlardaki meşalelerin çoğu sönmüştü. Geriye kalan birkaç zayıf alev, loş bir titreşimden başka bir işe yaramıyordu. Burası, sarayın unutulmuş köşesiydi. Hayaletlerin, fısıltıların ve çocukların korku hikâyelerinin mekânı. Ama bu gece, burası bomboş değildi. Devika Dusk, otuz yıllık gece nöbetçisi, ağır adımlarla merdivenleri tırmanıyordu. Siyah zırhı meşale ışığında donuk bir parıltı yayıyordu. Yüzü ifadesizdi. Gözleri ise… gözleri parlıyordu. Beyaz, soğuk, ölü bir yıldızın son ışığı gibi. Kimse bu ışığı bilmezdi. Kimse sormazdı. Otuz yıl boyunca kimse “Devika, gözlerin neden böyle?” diye sormamıştı. Belki de sormaya cesaret edememişlerdi. On altı basamak. Devika nefesini tuttu. Elleri kılıcının kabzasındaydı. Parmakları ne gergindi ne de rahat. Otuz yıldır alıştığı bir dengeydi bu. On iki basamak. Küf kokusu boğazını yakıyordu. Ama umursamadı. Daha kötü kokulara alışıktı. Ölü kokusuna. Kan kokusuna. Korku kokusuna. Sekiz basamak. Kılıcını çekti. Metal sesi taş duvarlara çarpıp yankılandı, sonra boşlukta kayboldu. Kimse duymamıştı. Zaten duyan olmazdı. Bu saatte bu kuleye gelen tek bir deli vardı: o. Dört basamak. Kapıyı gördü. Demir. Devasa. Ortasında paslı bir kilit asılıydı. Ama kilit açıktı. Kimse fark etmemişti. Herkes korktuğu için yaklaşmamıştı. Devika ise tam tersine, korktuğu için yaklaşmıştı. Korku onun müttefikiydi. Korku onu hayatta tutmuştu. Kapının önünde durdu. Derin bir nefes aldı. Sonra fısıldadı: — İçeridesin. Biliyorum. Sesi boğuk çıktı. Taşlara çarpıp eridi. Ama kapının ardındaki varlık onu duydu. Cevap gecikmedi. — İçerideyim, evet. Ses ipek gibiydi. Tatlı. Tehlikeli. Kadın sesi. — Ama sen niye dışarıdasın, küçük gece kuşu? Devika’nın çenesi kasıldı. “Küçük gece kuşu.” Kimse ona böyle seslenmemişti. Sinir uçları gerildi. Ama sesini sakin tuttu. — Aç şu kapıyı. Kapının ardından kısa bir kahkaha yükseldi. Alaycı değildi. Daha çok… eğlenceliydi. — Kaba olma. Bu saatte gelen misafire kapı kapatılmaz. Ama önce… ne gördüğünü söyle bana. Gözlerinle. Şu güzelim parlayan gözlerinle ne görüyorsun? Devika’nın nefesi kesildi. Gözlerini kimse böyle dile getirmemişti. Sanki kadın onun içini okuyordu. Sanki zihninin karanlık köşelerine elini uzatıyordu. Gözlerini kapattı. Bir saniyeliğine. Sonra açtı. Işık bembeyazdı. Kapının ardını deldi. Taşı eritti bakışlarıyla. Duvarlar saydamlaştı. Ve gördü. — Seni görüyorum, dedi Devika, sesi ağır, her kelimenin altını çizerek. — Ellerinde ateş var. Beyaz ateş. Ay ışığından bir ağ örüyorsun parmaklarının arasında. Arkanda yedi tane gölge duruyor. Ama onlar normal gölge değil. İçleri oyuk. Gözleri yok. Onlar ölü. Sen ölüleri getirmişsin buraya. Sessizlik. Uzun, boğucu bir sessizlik. Sonra kadın konuştu. Sesinde artık alay yoktu. Sadece soğuk bir takdir vardı. — Bravo. Demek o kadarını görebiliyorsun. Seni küçümsemiştim, gece kuşu. Affet beni. Devika’nın sesi bıçak gibiydi: — Affetmek senin işin değil. Asıl senin affedilmeye ihtiyacın var. Ama Arthur’dan. Cameson’dan. Babandan. Kapının ardından bir kahkaha yükseldi. Ama bu sefer farklıydı. Uzun. Acılı. Yıllarca bastırılmış öfkenin, ihanetin ve deliliğin karışımı bir kahkaha. — Babam mı? Uther mi? — dedi kadın, sesi titreyerek. — O herif beni yıllarca zindanda sakladı. Kendi kızını. “Utanç” dedi bana. “Piç” dedi. Sonra Arthur’u getirdi. Düpedüz piç olan Arthur’u. Ve onu kral yaptı. Beni değil. Devika’nın sesinde hiçbir duygu yoktu: — Arthur’un suçu ne? — Varlığı. Kapının ardından bir hışırtı geldi. Kadın ayağa kalkıyordu. Ya da süzülüyordu. Çünkü adım sesi yoktu. — Şimdi şu güzel parlayan gözlerini bana çevir, Devika. Ta öyle… derinlerime bak. Ne görüyorsun şimdi? Devika nefesini tuttu. Gözleri parladı. Daha güçlü. Daha keskin. Ve gördü. Sesi istemsizce titredi: — Yalnızsın. Kapının ardından tam bir sessizlik geldi. Kahkaha yoktu. Alay yoktu. Sadece… — Ne? — dedi kadın, sesi neredeyse kırgın çıkmıştı. — Yalnızsın, dedi Devika. — O ölüler arkanda duruyor ama onlar seni görmez. Seni duymaz. Seninle konuşmaz. Onlar sadece kukla. Senin etrafında gerçek bir insan yok. Kimse yok. Kadının sesi keskinleşti: — Benim ordum var. — Ordun ölü. Bir ordu değil. Bir mezarlık. Uzun bir sessizlik. O kadar uzundu ki Devika, kadının gittiğini düşündü. Ama gitmemişti. Sadece bekliyordu. Sonra kapı gıcırdadı. Açıldı. İçerisi zifiri karanlıktı. Hiçbir meşale yoktu. Hiçbir ışık yoktu. Ama Devika’nın gözleri sayesinde her şeyi görüyordu. Odanın ortasında siyah bir taht vardı. Tahtın üzerinde siyah bir elbise. Ve elbisenin içinde… Morgana. Ama masallardaki Morgana değildi bu. Maskeli baloların büyülü cadısı değildi. Saçları dağınıktı. Gözlerinin altı mor halkalardı. Dudakları çatlamıştı. Ama gözleri… o gözler yemyeşil parlıyordu. Tıpkı Devika’nınkiler gibi. Devika bir an için nefes alamadı. Morgana gülümsedi. Yorgun bir gülümsemeydi bu. — İşte. Gördün. İstediğin bu muydu? Beni böyle görmek. Perişan. Yalnız. Çıplak. Bir an durdu. Sonra devam etti: — Şimdi ne yapacaksın? Kralına mı koşacaksın? “Majesteleri, Morgana kuzey kulesinde ağlıyor!” diye mi haykıracaksın? Devika kılıcını sıktı: — Arthur’a haber vereceğim, evet. Ama ağladığını söylemeyeceğim. Çünkü ağlamıyorsun. Sen ağlamayı unuttun çoktan. Morgana başını eğdi. — Belki. Sonra yürümeye başladı. Devika’ya doğru. Her adımda siyah elbisesi taşları süpürüyordu. Devika kılıcını kaldırdı. — Yaklaşma. — Beni öldürecek misin, gece kuşu? — dedi Morgana, sesi şimdi fısıltıya dönmüştü. — Kesebilir misin? Kılıcın bana değdiği an, bir parçanın da kendini kestiğini hissetmeyecek misin? Devika’nın sesi çatladı: — Ne demek istiyorsun? Morgana gülümsedi. Ağzının kenarından, acılı bir gülümsemeydi bu. — Sen de bensin, Devika. Karanlık senin gözlerinde yaşıyor. Benim gibisin. Sadece sen bunu hâlâ kabullenmedin. Devika’nın kılıcı havada kaldı. Kesmedi. Kesemiyordu. Elleri titriyordu. Otuz yıldır titremeyen elleri. — Ben senin gibi değilim, diye fısıldadı. — Yalan. — Değilim! — Peki. Kanıtla. Vur. Morgana durdu. Kollarını iki yana açtı. Göğsünü siper etti. Yeşil gözleri, Devika’nın beyaz gözlerine bakıyordu. — Vur, Devika. Eğer benim gibi değilsen, vur. Cameson’u kurtar. Arthur’u kurtar. Herkes seni alkışlasın. “Devika Dusk, kahramanımız!” diye bağırsınlar. Ama Devika vuramadı. Kılıcı havada asılı kaldı. Çünkü Morgana haklıydı. Karanlık, Devika’nın gözlerini ilk kez ne zaman ele geçirmişti? On yaşında mıydı? On bir mi? Köyü yandığı gece. Annesini kaybettiği gece. Uther’in askerlerinin herkesi kılıçtan geçirdiği gece. İşte o gece gözleri parlamıştı. İşte o gece bir canavar olmuştu. Sadece belli etmemişti. Morgana ellerini indirdi. Yavaşça. Nazikçe. — Gördün mü? Kesemiyorsun. Çünkü beni kesmek, kendini kesmek olur. Biz aynı kumaştanız, Devika. Aynı karanlıktan yoğrulduk. Tek farkımız… sen hâlâ ışık sandığın bir krala hizmet ediyorsun. Ben ise artık sadece kendime. Devika kılıcını indirdi. Sesi boğuktu: — Arthur… Arthur bana iyi davrandı. — Nasıl? Devika düşündü. Nasıl mı? Arthur onu işe almıştı. Bir oda vermişti. Yemek vermişti. Başka ne yapmıştı? Sohbet etmiş miydi hiç? Gözlerini sormuş muydu? Nereden geldiğini sormuş muydu? Adını bile tam bilmezdi. Onun için Devika, “kuzey kanadının nöbetçisi”nden ibaretti. Devika’nın gözleri yeniden parladı. Ama bu sefer hırsla. — Sessiz ol, diye hırladı. — Kızdın mı? Doğruyu söyledim diye mi? — Morgana bir adım daha yaklaştı. — Arthur seni hiç görmüyor, Devika. O senin gözlerinin ardındaki karanlığı asla bilemeyecek. Ama ben biliyorum. Çünkü ben o karanlığın kraliçesiyim. Devika geri çekilmedi. — Ne istiyorsun benden? Morgana şimdi çok yakındı. Nefesi Devika’nın yüzünde. — Gel bana. Hizmet et bana. Arthur’un sana vermediği her şeyi… ben vereceğim. Saygı. Güç. Ve en önemlisi… anlaşılmak. Gözlerinin içine bakıyordu. Yeşil. Beyaz. İki karanlığın buluşması. — Ya gitmezsem? — dedi Devika. Morgana omuz silkdi. Sanki önemsiz bir şey sormuş gibi. — O zaman bu gece olanları unut. Kuzey kulesine geri dön. Devam et nöbete. Ama bil ki… bir gün geleceksin. Hepsi gelir. Sadece zaman meselesi. Devika arkasını döndü. Kılıcını kınına soktu. Kapıya doğru yürüdü. Ama bir adım atıp durdu. Arkasına bakmadan konuştu: — Morgana. — Efendim? — Arthur’u öldürmeye kalkarsan… söz veriyorum. O gün kılıcım seni bulur. Ve bu sefer keserim. Morgana’nın sesinde bir gülümseme vardı: — Bekliyor olacağım, gece kuşu. --- Devika merdivenlerden indi. Her basamakta bacakları titriyordu. Bir ara düşecek gibi oldu. Tutundu duvara. Taşlar soğuktu. Nemliydi. Gerçekti. Evet. Bu gerçekti. Başına gelenler gerçekti. Morgana’yla konuşmuştu. Ve Morgana… haksız değildi. --- Sabaha karşı nöbet yerine döndüğünde, Arthur orada değildi. Zaten kimse yoktu. Meşaleler neredeyse sönmüştü. Gökyüzü doğuya doğru grileşmeye başlamıştı. Devika yere oturdu. Başını dizlerine gömdü. Gözleri artık parlamıyordu. Çünkü ışığa ihtiyacı yoktu. Gündüz oluyordu. Ama içindeki karanlık… O hâlâ oradaydı. Ve Devika biliyordu ki, o karanlık hiçbir zaman gitmeyecekti. ---
devam ediyor 8s önce güncellendi Arazi
@may350
Okuma
1.47k
Oy
505
Takip
33
Yorum
122
Bölüm
34
Uzun yıllardır içinde birçok cadının , büyücünün yaşadığı bir kasaba. Arazi. Yıllar önce bir cadı tarafından yapılmış bir büyü sonucu , bir takım güçler kazanmış olan altı kişi. Onlar kendilerini keşfetmeye başlamışken , bir yandan da onları bekleyen tehlikeyle karşı karşıyadırlar. Ölüm tehlikesi.
devam ediyor 10s önce güncellendi Rossel Akademisi
@matacoope
Okuma
4.09k
Oy
1.23k
Takip
46
Yorum
776
Bölüm
39
Taş duvarlar, yasaklı büyüler ve suskun koridorlarla çevrili bir akademi. Bilginin güç, hatıraların ise tehlike olduğu bir dünya. Linda Waldwin, akademinin sadece teori derslerinden ibaret olmadığını, diyarın ne kadar karanlık sırlar barındırdığını öğrenemk üzeredir. Büyü, psikolojik gerilim ve dark academia atmosferiyle örülü bir hikaye sizi bekliyor.
devam ediyor 3g önce güncellendi Bilinçaltı Savaşları -Seçilmişler-
@riniki
Okuma
6
Oy
4
Takip
6
Yorum
0
Bölüm
1
Sıradan bir lise öğrencisi olan Jake ve Lana için geceler artık huzur vermemektedir. Her ikisi de zihinlerinin en ücra köşesinde saklı olan gizemli bir kapının—Fiyona Mağarası’nın—önünde bulurlar kendilerini. Bu bir rüya değil, uyanmakta olan kadim bir mirasın ve "Seçilmiş" olmanın ilk sancılarıdır. El ele tutuştuklarında yayılan o tarifsiz ışık, sadece karanlığı değil, boyutlar arasındaki ince zarı da yırtmak üzeredir. Tam bu uyanışın kalbinde, geçmişi bir sis perdesinin ardına saklanmış olan Miolie Odette Madrid durmaktadır. Miolie, başlangıçta onlardan biri gibi görünse de aslında kendi dünyasından yani büyücüler, cadılar ve orinthalların düşman olduğu yerde "sis" elementine hükmeden kadim bir Orinthal’dir. Miolie’nin sahte kimliği olan "Miolie Noir" çatlamaya başladıkça, bilinçaltının derinliklerinden gelen ve tüm dünyayı tehdit eden taklitçi cadı Virelle’nin gölgesi de büyümeye başlar. Jake ve Lana, Miolie’nin rehberliğinde kendi içlerindeki enerjiyi keşfederken; Miolie de kim olduğunu ve neden kaçtığını hatırlamak zorundadır. Kafa karışıklığın ardında Jake ile Lana’nın onu bulmasıyla asıl hikaye başlar ancak bu yolculuk sadece canavarlarla değil, karakterlerin kendi korkularıyla, bilinçaltlarındaki en büyük zayıflıklarla yapılan bir savaştır. "Bilinçaltı Savaşları -Seçilmişler-", bir sona değil, anlam kazandığı yerde başlayan devasa bir serüvene kapı aralıyor. Karakterler kendi kaderlerini yazarken, aslında nesiller boyu sürecek epik bir mücadelenin ilk tohumlarını ekiyorlar. Birbirinden kopması imkânsız üç gencin bu uyanış hikâyesi, okuyucuyu gerçekliğin bittiği ve hayallerin savaştığı o sınır çizgisine davet ediyor.
devam ediyor 3g önce güncellendi YEDİ KRALLIĞIN GÖLGESİ
@pqnda3445
Okuma
58
Oy
42
Takip
11
Yorum
35
Bölüm
3
Hayat bazen sizi ummadığınız yollarla karşılaştırır. O yollar karanlıktır; eğer ışığı bulamazsanız kaybolup gidersiniz. Ben mi? Ben çoktan ışığımı kaybedip o karanlığa hapsolmuştum. ​Bedenimi bir hastalık gibi ele geçiren o gizemli, siyah çatlaklarla boğuşurken hayatımın en büyük karanlığıyla o uğursuz dolunay gecesinde yüzleştim. ​Yüz elli yıl önce insan krallığının Kızıl Taş`ı çalarak diğer tüm ırkları büyülü bir kalkanın ardına hapsedip "canavar" ilan ettiği bu dünyada, efsaneler bir gecede gerçeğe dönüştü. Bu hayatta tutunduğum tek insan olan en yakın arkadaşım Maria’nın, aslında Kurt Krallığı’nın mühürle gizlenmiş güçlü bir varisi olduğunu o gece öğrendim. Ve o gece, kalkanların gevşediği o dolunayda, Maria gözlerimin önünde kaçırıldı. ​Şimdi önümde ucu bucağı görünmeyen kızıl bir portal ve ardında canavarların sürgün edildiği o yasak kıta, Avelero var. Maria`yı orada bırakamazdım. Onu kurtarmak adına, hiçbir şey bilmediğim o tehlikeli dünyaya adım atmaktan başka çarem yoktu. ​Yüz elli yıllık bir tiranlığın, mühürlerin ve kadim sırların ortasında, ışığını çoktan kaybetmiş bir kız tek başına yedi krallığın kaderini değiştirebilir miydi? Yoksa o karanlığın içinde ebediyen kayıp mı olacaktım? 🌖 Küçükken çevremdeki insanlar beni hep anneme benzetirdi. Oysa bilmiyorlardı. Onunla uzaktan yakından benzemiyorduk. Annem her zaman ışıktı. İnsanlara ışığıyla yol gösterirdi. Bense sadece karanlıktım. 📖 İlk iki bölüm yayındadır. Yeni bölümler 20 Haziran`da paylaşılacaktır. Hepinize iyi okumalar. 🤍
devam ediyor 5g önce güncellendi Gümüş Cadı
@roselineslvtr
Okuma
3
Oy
2
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
1
Büyü, eğer cadı veya büyücü olarak doğmadıysanız kullanmanız tamamen yasak ve imkansız bir şeydi. Tabiki bu yasak Valeria`yı durdurmamıştı, o büyüye ilgi duyuyor ve öğrenmek istiyordu. Başaracaktı da. Fakat bu büyü onu bir dizi olayın içine sürükleyecekti. "Kaderinden kaçamazsın Valeria." ⏾ ⏾ ⏾ Kitabıma destek olursanız çok sevinirim... Uzun zamandır böyle bir şey yazmayı planlıyordum ama başladığım gibi yarım kalıyordu, dilerim ki bunu diğerleri gibi bırakmak yerine bitirebilirim…😢😢
devam ediyor 1h önce güncellendi KIZIL ŞÖVALYE VE BATMAYAN GÜNEŞ
@mikazuki
Okuma
220
Oy
23
Takip
2
Yorum
13
Bölüm
31
Awyr Krallığı şövalyelerinin arasına bir kadın şövalye katılır. Çocukluk hayalini gerçekleştirip babasının yolundan gitmeyi başarmıştır. Seleira`nın ilk görevi için katıldığı grupta hem çocukluk arkadaşı hem de büyük aşkı Galahad da vardır. Onlar çocukken birlikte şövalye olma hayalleri kuran ve bunu gerçekleştirmiş iki çocukluk arkadaşıdır. Ve zamanla kalpleri birbirleri için çarpmaya başlamıştır. Ama karanlık yanı başlarındadır.
devam ediyor 1h önce güncellendi Bağ Üçlemesi ~ Büyünün Hakimiyeti
@e.goktas
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
2
Talihsiz bir güne uyanan Valerie`nin Dünya`nın gerçekliğini aşan sihirli bir boyutta kendini bulmasıyla başlayan bu yaşam savaşı, ilk başlarda herkes için kendini feda edebilecekken ona takıntılı olan düşmanı yüzünden kendisi için her ne varsa yıkıp yok edecek birine dönüşümünü ve sonunda sadece hayattan tek bir beklentisi kaldığını anlayıp kendini düzeltmeye odaklanmasını anlatıyor. Güçlü ve güzel bir genç kız olan Valerie, herkesin onu kendi tarafına çekmeye ve kullanmaya çalıştığını düşündüğü için kendi yolunu çizmeye çalışıyor fakat bu yolda takıntılı düşmanının aklına girmesiyle beraber bu adamın psikolojik işkencelerine maruz kalmasıyla güç zehirlenmesi, psikolojik ve güçleriyle ilgili dengesizlikler yaşıyor.
devam ediyor 1h önce güncellendi Kanlı Ay
@znptugrul
Okuma
20
Oy
8
Takip
3
Yorum
1
Bölüm
4
Yıllar önce yazılmıştı o kitaba adı. Laura Garcia.. Başına geleceklerden habersiz yaşıyordu genç kız. Wanderdale kasabası daha önce böyle bir güçle karşılaşmamıştı. Henüz kendisi de bilmiyordu. Fakat her şeyin bir zamanı vardı. Tik tak tik tak tik tak... Ve zaman doldu. Kanlı Ay tüm kırmızılığıyla gökyüzünde duruyordu. Zaman Laura zamanıydı.
devam ediyor 2h önce güncellendi SİSLİ DOĞUM
@bedyai
Okuma
9
Oy
6
Takip
3
Yorum
21
Bölüm
3
Cessie Emerald, genç ve başarılı bir polistir. Bir ailesi yoktur ve yaşayan tek akrabasını da 3 yıl önce bir kazada kaybetmiştir. Dedesi ölmeden önce çocukluğundan beri Ona farklı bir evrenin olduğunu ve oranın kurtarıcısı olduğunu söylerdi. Ona notlar aldırır ve bildiği her şey öğretmeye çalışırdı. Bir gün Ces, bir yüzük bulur ve yüzüğü taktığında geleceği görmeye başlar. Ve bu olaydan sonra farklı bir evrende her şeyin yönetildiği çoklu evrenin içine düşer. Üstelik yalnız değildir yanında 5 kişi daha vardır. Onlara sisli doğum çocukları derler. Ve o ise o diyardaki sevilmeyen ve lanetlenen bir kadim varlıktır. Ama bütün diyarın ona ihtiyacı vardır. Asi, durmadan laf sokan ve deli bir yapıya sahiptir. Ve evrenler Lorduna kafa tutar......
devam ediyor 2h önce güncellendi Güneşi Batmayan Diyar
@flytostayalive
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
1
Prenses on sekizinci doğum gününde başlayacak olan olayların onu nereye sürükleyeceğini bilmiyordu.Kendi kimliğini ve geçmişin sır perdesinin ardındaki gerçekleri ararken büyük bir yükün altında kalacağından habersizdi.
devam ediyor 3h önce güncellendi UYANIŞ
@melodicikk
Okuma
8
Oy
4
Takip
3
Yorum
1
Bölüm
2
Ravenwood... Sırlarla örülü, lanetli bir kasaba. Nora Cole, sıradan bir hayat sürmeye çalışırken, geceleri huzursuz eden rüyalar görmeye başlar. Bu rüyalar, zamanla gerçekliğin sınırlarını zorlayacak kadar canlı ve rahatsız edici bir hâl alır. Kasabaya gelen Jason ve Kael`ın varlığı, Nora`nın hayatında hiç beklemediği bir dönemin kapısını aralar. İki adamın dikkatini çeken bir isim - Emma Langley - gizemli bir çekim yaratırken, Nora kendi kaderinin, geçmişinin ve lanetinin izini sürmeye başlar. "Uyanış", bir sırrın, bir kaderin ve kaderin içindeki savaşın hikâyesi. Lanet uyandı. Peki ya sen hazır mısın? ! Bu kitap vampir günlükleri kitabından esinlenerek yazılmaya başlanmıştır.
devam ediyor 3h önce güncellendi Veronica
@betyy01
Okuma
1
Oy
0
Takip
0
Yorum
1
Bölüm
6
"Sevgili Veronica, cadıların ne kadar tehlikeli olduğunu defalarca anlattığımı düşünüyorum. Ancak bu şekilde sürekli sorgulaman... " Bayan Perser`in şüpheci bakışları üzerimden hiç ayrılmıyordu. Rahatsız edici. Bu seferlik onun dediğini kabul etmek durumundayım. "Bayan Perser, haklısınız. Sanırım aklım karışmış. Bana doğru yolu gösterdiniz. Minnettarım."
devam ediyor 3h önce güncellendi İLHAM PERİSİ
@milenaninyazisi
Okuma
0
Oy
0
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Bir hikâye yarım bırakıldığında çürümeye başlar. Önce ayrıntılar silinir. Sonra insanlar. En sonunda da dünya. Noru bunun sadece bir kural olduğunu düşünüyordu. Ta ki yanlış bir kaderi değiştirene kadar. Şimdi yarım bırakılmış bir hikâyenin içinde sıkışmış durumda. Ve her geçen gün dünya biraz daha parçalanıyor. Ama onu en çok korkutan şey çürüyen şehirler değil. Onun yüzünden sevdiği kişiyi kaybeden çocuğun gözleri. Çünkü bazı hatalar düzeltilmez. Sadece bedeli ödenir.
devam ediyor 4h önce güncellendi KARANLIĞIN UNUTTUĞU VARİS
@yazbulutlari
Okuma
4
Oy
0
Takip
0
Yorum
3
Bölüm
1
Çağlar önce iblisler, cadılar ve insanlar aynı dünyayı paylaşıyordu. Ama güç, korku ve ihanet her şeyi değiştirdi. Bir cadı… düzeni yıkmak istedi. Eşitlik aradı, ama karşılığında yalnızca yıkım buldu. Şimdi geriye sadece küller kaldı. Ve o küllerin altında saklanan bir gerçek var… Yüzyıllar sonra dünya yeniden sessiz. Ama bazı efsaneler asla ölmez. Ve bazıları… geri dönmek için bekler. Başka bir şekilde başka benlik ile....
devam ediyor 1a önce güncellendi Bilinmeyen soy
@simya.mm
Okuma
46
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
4
Kurt adamlar gerçek miydi sizce? Böyle bir şey olabilir miydi? İşte bunun gerçekliğini bilmeyen meleğim ile birlikte yaşadıklarını okumaya var mısınız? O gün her şeyden habersiz olan melek ablasının ziyarete gitmişti. Orada bilinmeyen soydan biriyle karşılaşacağından bir habersiz olarak ve onu bekleyen olaylardan habersiz bir şekilde gitmişti. ​Arkadaşlar ben bir amatör yazıcıyım yazım ve noktalamalar pek dikkat edemiyorum o yüzden bir hatam olursa affola. ​Öylesine yazacağım bir kitaptır
devam ediyor 1a önce güncellendi KORUYUCU 1: KUTSAL EJDERHA KANI
@katre184
Okuma
91
Oy
16
Takip
3
Yorum
4
Bölüm
16
Yüzlerce yıl önce kayıp olan bir sır ortaya çıktı. İblisler özgür kaldı. Onlarla savaşmak için bir akademi kuruldu. Evrenleri korumak için kutsal Ejderha Valkrie `nin kutsadığı kandan gelenler yeni koruyucular yetiştirdi. Yüzlerce yıllık bir lanet geri dönerken koruyucular artık daha büyük bir savaş verecekti.
devam ediyor 1a önce güncellendi Büyünün İzinde
@r.ikra1
Okuma
33
Oy
12
Takip
2
Yorum
5
Bölüm
5
on yaşında, mavi saçlı bir kız her şeyini kaybeder. Ailesini bulmak için kasabanın korktuğu bir cadıyla antlaşma yapar. Bu yolculuk ,onu büyünün izine, karanlık sırların ve değişen kaderinin içine sürükler.
devam ediyor 1a önce güncellendi Mühürlü Kan
@drunkinlove
Okuma
80
Oy
13
Takip
2
Yorum
1
Bölüm
19
Melisa her şeyi ardında bırakmıştı ve New York`a gidiyordu. Ardında bıraktığı onu bu yaşına kadar bir `savaşçı` gibi yetiştiren ailesiydi. Artık özgürdü, yani o öyle sanıyordu. Çünkü her şeyin bir sebebi vardı. Ama o bunu yeni öğrenmek üzereydi! Nik`in karanlığına ayak uydurmayı kısa sürede kavrasa bile Nik ona ayak uydurabilecek miydi? Melisa`nın asıl ailesi kim? Ve onları kurtarmak için Nik`ten vazgeçecek miydi?
devam ediyor 2a önce güncellendi ATEŞTEN İPLER
@beyazturna
Okuma
1.62k
Oy
499
Takip
55
Yorum
647
Bölüm
10
Bir okul, bir eğitim kampı, bir aşk. Bir güç, bir bedel, bir çığlık. Bir kız, bir geçmiş, bir hikaye. Bir ses, bir Seda, bin sessizlik. °°° Vampirler ve insanların savaşı, yapılan hileler sonucu sona erdiğinde dünyada yalnızca üç tür kalmıştır. Vampirler, cadılar ve insanlar. Cadılar, sayı bakımından oldukça az oldukları için kimsenin gözüne batmadan yaşarken vampirler her yere dağılmış olsalar bile kendilerini insanlardan gizlemektedirler. İnsanlar ise, çoğu zaman hiçbir şeyden habersiz bir şekilde dünyayı kullanmaya devam ederler. Bir şeyleri öğrenenler, vampir olmak zorunda kalır, çünkü insanlar güvenilmezdirler. Seda`nın hikayesi de böyle başlar, bir şeylere şahit olmakla. Bir şeylerin ortasında kalmakla. Seda, hayatının başrolünü yıllar önce yapmış, hikayesinin sonunda ölmemiş ama hayatı yerle bir olmuş 17 yaşında bir kızdır. Yeni açılan bir yatılı okulda, yalnızca kendisi gibi olanların yanında kalmaya başladığında geçmişi peşini bırakmaz. Seda`nın, bir yandan geçmişini korumaya çalışırken bir yandan da yavaş yavaş hayatına dahil olan şeyleri sindirmesi gerekmektedir. Geçmişi, onun zaafıdır ve zaaflar oynadığında ortaya çıkacak zararlar herkesin suçu ancak tek bir kişinin yüküdür. Bu işin sonunda, sağ çıkabilen çok az kişi vardır. Ve sağ çıkmak, bedenin yaşaması ve ya kalbin atması değildir çoğu zaman. Her şeye rağmen iplerini elinde tutabilmektir. O ipleri ateşe vermemektir. Benliğini gizlemek zorunda kalan ve bazen, sırf onun için gizlediği benliğini, yine onun yüzünden kaybeden herkese...
devam ediyor 2a önce güncellendi Kayıp Dosya
@ilaydaaydn0
Okuma
6
Oy
3
Takip
1
Yorum
1
Bölüm
2
"Bazı mühürler kanla atılır, bazı dosyalar ise ruhunuzu hapseder." Vespera ve Calyx için altmış günlük kaçış bitti. Anne ve babalarının mezarı üzerine yemin edilen o karanlık, onları yutmak için geri çağırdı. Artık masum değiller; damarlarında uyanan o tekinsiz sızı, artık bir uyarı değil, bir infaz emri. Vane kuzenleri gölgelerin arasından sıyrıldığında ve Valerius kanının gerçek, lanetli mirası uyandığında; sırlar artık birer hatıra değil, doğru kalbe saplanacak birer hançerdir. Her şeyin merkezinde tek bir dehşet var: Kayıp Dosya. O mühür kırıldığında kendine tek bir soru sor: Aynadaki o yabancı yüz hala sana mı ait, yoksa içindeki canavarın ilk zaferi mi? "Geçmişin gölgeleri, geleceği boğan ilmeklerdir."
devam ediyor 2a önce güncellendi lya'nın Kör Alfası
@loramira
Okuma
1.29k
Oy
101
Takip
25
Yorum
28
Bölüm
8
Bir Alfa Kralı`nın güçlü, cesur, bilge, kararlı ve mükemmel olması beklenir. Alfa Kral Pietro, parçanın mükemmel olması dışında hepsi. Kraliyet ailesinin en çok beklenen varisiydi ama ...
tamamlandı 2a önce tamamlandı YANSIMA (KİTAP OLDUUU)
@ezgii28
Okuma
48
Oy
28
Takip
1
Yorum
13
Bölüm
5
🌊 Bir Dostun Vedası, Hayatınızı ne kadar etkileyebilir? Alvin için hayat, en yakın dostu William’ı toprağa verdiği o puslu gün ikiye ayrıldı. Kendi seçtiği bir sonla, o çok gitmek istediği yere giden William’ın arkasında bıraktığı tek şey koca bir "Neden?" sorusuydu. William; hayat dolu, neşeli, kütüphanelerin tozlu rafları arasında kitaplara sığınan o genç adam, nasıl olur da bir karanlığa yenik düşerdi? Ve nasıl olur da dostum dediği Alvin onu bu noktaya gelene kadar farketmezdi... 🪞 Rüyalarındaki yüz yabancılaşmaya ve hayalleri sararmaya başladığında o kilitli kapının ardındaki sır onun tek hayat amacı olacaktı... Ve Alvin vedalaştığı dostuna bir söz verecekti... Neden İntihar Ettiğini  bir şekilde öğrenecekti...🔍 Peşinden gittiği soruların cevapları onu daha da derinlere ç ektiğinde her şey gitgide daha tekinsiz bir hal almaya başlayacaktı🪦 Karanlığın perdesi aralanırken içeri dolan aydınlık asla masum değildi...🪔 Asıl hikaye ortaya çıktığında tüylerinde ki merak ve korkunun melez duygusu kalbinin en ücra yerlerinde gezinirken Alvin hiç istemediği bir masalın kahramanı olmak için çoktan yola çıkmış olacaktı...⚔️ Bu onun dostuna olan son göreviydi Hiç başlamaması gereken bir görev....🔥
devam ediyor 2a önce güncellendi ŞANSA BÜYÜ
@lyranyx
Okuma
3
Oy
0
Takip
0
Yorum
2
Bölüm
1
Kızıl saçları yüzünden “cadı” ilan edilen bir kız… Oysa ailesi masumdu. Yine de iftiralar, onları kraliyet yüzünden alevlere teslim etti. O günden beri kraliyete düşman olan Rosaline. Geride kalan tek kişi Rosaline’di. Zaten yakılarak öldürüleceğini kabul ettiği bu hayatta, altın kazanarak istediği gibi yaşamaya çalışan Rosaline, halktan uzak ve kentten uzak bir şekilde planlarına ve insan kandırmalarına devam ederken karşısına krallığın tek varisinin çıkmasıyla her şey değişir. Onun gelişiyle, geçmişin külleri yeniden savrulacak. Ve bu kez, yanacak olan sadece geçmiş olmayacaktı.
devam ediyor 2a önce güncellendi KARANLIĞIN İZLERİ
@beyel234
Okuma
285
Oy
47
Takip
8
Yorum
47
Bölüm
16
Hera 16 yaşında bir lise öğrencisiydi. Bir yaz günü ailesinin "sosyalleşmek" adı altında zorla gönderdiği yaz kampında başına geleceklerden habersizdi. Ortaya çıkan bir virüs kamp alanında bir karantinaya neden olurken rahat davranan tek bir kişi vardı. O kişi ise rüya yoluyla geleceği görebilen Heradan başkası değildi. Neydi onun geleceği görmesini sağlayan? Neydi onu soğuk kanlı yapan? Neydi onu garip kılan? Tüm bu soruların cevaplarını arayan bir grup gencin gözüne takılmış fakat bunu fark etmemişti. Her iz mutlaka bir gün kendini hatırlatırdı, önemli olan sabırla izin kendini hatırlatmasını beklemekti...
Loading...