[ Gerilim ] - Kitap Listesi
devam ediyor 4a önce güncellendi
EV 171 BODRUM KATI
@sadece_okur05
Okuma
2
Oy
0
Takip
1
Yorum
0
Bölüm
2
Ev 171 Oda Yedinin devam kitabı olan Bodrum Katında gençler sınav ile Londra ya giderler ve Ev 171 olayını öğrenirler. orayı araştırmaya giderler.
birinci kitaptan daha aksiyonlu. daha ters köşeli ve aklınızın alamayacağı şekilde vahşet vardır. dikkat yanlışlıkla siz ölmeyin veya yoksa katil siz misiniz
devam ediyor 4a önce güncellendi
SON ZİL ÇALMADI
@tenzoo_23
Okuma
15
Oy
2
Takip
2
Yorum
0
Bölüm
4
Sabahın o gri sessizliği okulun bahçesine çökmüştü.
12/B, her zamanki gibi gürültülüydü — ta ki çığlık duyulana kadar.
Bir öğretmen gelmez, bir görevli yere yığılır, bir zil çalmaz.
Ve o andan sonra hiçbir şey eskisi gibi olmaz.
Emir disiplinin, İmge ise kaosun temsilcisiydi.
Ama o gün, ikisi de anlamadı: bazen kurtuluş, sadece sessiz kalmak değildir…
Çünkü okulun içinde bir şey vardı.
Görünmeyen, ama hissedilen.
Ve her dakika, bir başkası değişiyordu.
Telefonlar sustu.
Kapılar kilitlendi.
Dış dünya unuttu.
12/B artık kendi kabusunun içinde sıkışmıştı.
Son zil hiçbir zaman çalmayacak.
Çünkü bazı dersler, asla bitmez.
devam ediyor 4a önce güncellendi
Kanla Yazılmış Tesadüf
@hurremsultan6
Okuma
14
Oy
1
Takip
3
Yorum
0
Bölüm
3
Bir katil düşünün…
Kurbanlarını özenle seçiyor, adaletin dokunamadığı karanlık ruhları kendi yöntemleriyle cezalandırıyor. Onun için her şey bir plana, her şey bir sessizliğe bağlı.
Ama ya bir gün… kendi kurbanını bile ondan önce öldürmüş bir yabancıyla karşılaşırsa?
Geceyi parçalayan sessizlik, çimenlere düşmüş kan lekeleri ve gölgelerin arasında kaybolan bilinmeyen bir siluet…
Avcı bir anda av haline geldiğinde, oyun yeniden yazılır.
Kimin eli kimin kanına bulaşmış, kim kimin kaderini tesadüfen çizmişti?
Ve en önemlisi: sıradaki kimdi?
“Kanla Yazılmış Tesadüf”, adalet ile intikam arasındaki ince çizgide, karanlığın gölgesinde nefes alan sürükleyici bir psikolojik gerilim…
tamamlandı 4a önce tamamlandı
GÖRÜLDÜĞÜ GİBİ DEĞİL
@astrarya
Okuma
431
Oy
348
Takip
7
Yorum
16
Bölüm
19
"Gecenin bir yarısı uyandığında, odanın en derin köşesinden gelen o sesi duyarsın. O ses... senin ismini fısıldar.
Bu bir rüya değil. Bu bir yalan değil.
Sadece senin gerçeğin, yavaş yavaş, kan donduran bir ritimle çözülüyor. Başka birinin gözlerinden bakıyorsun, başka birinin gölgesi adımlarını takip ediyor. Ve anlıyorsun ki, asıl korku kapı dışarıdaki canavar değil, kapının içindeki sensin.
Hayatın bir bilmeceye dönüştüğünde, cevapları aramak zorundasın. Ama bazı sırlar, açığa çıktıklarında seni sonsuza dek susturur.
Nefesini tut. Bu sayfalarda seni bekleyen, sadece bir hikaye değil. Bu, senin son fısıltın olabilir."
devam ediyor 4a önce güncellendi
Oyuncak Silah
@lonelevia
Okuma
6
Oy
0
Takip
1
Yorum
4
Bölüm
2
Silah...
Mermi...
Ve bir oyun...
Tehlikeli bir oyun...
Ölümün oyun, silahların ise oyuncak olduğu bir dünya.
Umursamaz ebeveynler ile dolu bir dünya.
Birbirlerini öldürmeyi oyun sanan çocuklar.
Şirketlerle iş birliği yapan hükümet,
Halkını korumak için mücadele veren bir devlet...
Bir insan başına en fazla ne kadar bela açabilir?
Bir insan tehlikenin kalbine en fazla ne kadar inebilir?
Küçüklük hatanızın bedelini büyüyünce ödemek ne kadar adil?
Can alan bir oyunu görmezden gelen ailelerin suskunluğu, kendi çocukları canlarından olana kadardı.
İnsan kötü bir şeyin ucu ona dokunmadığı sürece görmezden gelir ve susar.
Onların suskunluğu onlarca çocuğun canına mâl oldu.
devam ediyor 4a önce güncellendi
MEZARLIK
@bl_aydn
Okuma
1
Oy
1
Takip
0
Yorum
0
Bölüm
2
Pamuk prenses ve yedi cüceler - Dalga,Yunus, Eren, Cennet, Çakar, Afife, Hakan, Mavi - okulca gittikleri mezarlıkta kaybolmuşlardır. Onlar mezarlığın çıkışını araştırırken aralarında ki köstebek ise onların izlerini çıkışa değil karanlığa yönlendirmiştir. Ölüm, korku ve aşk… Bakalım çıkış yolunu bulabilecek ve bu bataklıktan kurtulabileceklermi?
devam ediyor 4a önce güncellendi
Son Düğüm
@sonsuzgece23
Okuma
98
Oy
64
Takip
9
Yorum
202
Bölüm
7
Kasabanın ortasındaki göl, yıllardır sırların gömüldüğü sessiz bir mezar gibidir. Bir lise öğrencisinin gizemli ölümü herkes tarafından “intihar” olarak görülür. Ama Zahid, o gece yaşananların gerçeğini bilen tek kişidir.
Suçluluk, korku ve sırların ağırlığı altında ezilen Zahid, geçmişin gölgesinden kaçmaya çalıştıkça karanlık daha çok peşine düşer. Herkesin gözleri onun üzerindedir: Serra, Tuna, Nehir, Lina ve Efe… Her birinin kendi yaraları, sakladığı gerçekleri vardır. Görünmez iplerle birbirine bağlı bu altı kişi, kasabanın üzerine çöken karanlığın içinde yavaş yavaş çözülür.
Telefonuna gelen bilinmeyen mesajlar, geceleri duyduğu ayak sesleri, çiçeklerin arasına bırakılan notlar… Hepsi tek bir gerçeğe işaret eder:
Göldeki gece bitmemiştir.
Sırlar açığa çıktıkça, her karakterin hayatı geri dönülmez şekilde düğümlenir. Ve Zahid’in önünde tek bir soru kalır:
Düğümü çözmek mi daha tehlikelidir, yoksa onu saklamak mı?
Son Düğüm — suçluluk, ihanet, sırlar ve insan ruhunun karanlık yönleri üzerine psikolojik bir gerilim.
devam ediyor 4a önce güncellendi
KARANLIĞIN RUHU
@olmayanbiriyimben
Okuma
283
Oy
15
Takip
6
Yorum
13
Bölüm
7
Ben Ela, Ela deren 24 yaşında Hukuk fakültesi son sınıf öğrencisiydim. her şey çok güzel giderken staj gördüğüm büroda karşılaştığım biri yüzünden hayatım eskisinden çok farklı olmuştu.
ben güçlüydüm, yılmazdım ve yıkılmazdım.
onun yaptıklarına da söylediklerine de asla boyun eğmezdim, ben asla onun kuklası olmazdım ve olmayacaktım...
devam ediyor 4a önce güncellendi
GÜMÜŞTEPE MAHALLESİ
@beratozbal
Okuma
20
Oy
7
Takip
5
Yorum
0
Bölüm
2
Gümüştepe Mahallesi, sıradan sokakların
ardında saklı olağanüstü hikâyelerin
adresidir. Her evin ışığında bir hatıra, her
köşede bir sır vardır. Bu kitap, o mahallede
yaşayanların umutlarını, acılarını ve
sevinçlerini anlatan küçük ama derin bir
yolculuktur...
devam ediyor 4a önce güncellendi
NYXOS
@ruavena
Okuma
12
Oy
4
Takip
3
Yorum
17
Bölüm
2
Sol elinden kayan zincirin metalik sesi, boşlukta yankılandığında tüm bedenim irkildi. O ses, beynimde keskin bir çığlık gibi çınlarken gözlerimi sımsıkı kapattım ama karanlık bile beni saklamak istemiyordu. Ayak sesleri adım adım yaklaştıkça kalbim göğsümden çıkacak gibi atmaya başladı. Nefes almakta zorlanıyordum; sanki odadaki hava, onunla birlikte ağırlaşmıştı. Dizlerimin üzerinde titriyordum.
...
Sol bileğimi zincirlediğinde ise eli orada kaldı. Hareket etmiyor, sadece dokunuyordu. Bu dokunuş fiziksel değil, zihinsel bir işkence gibiydi. Tam kafamın üzerine eğildiğinde, burnundan çıkan hırıltılı nefesini ense kökümde hissederken midem bulandı. O an, çığlık atmak istedim ama sesim yoktu. Yalnızca kalbimin atışlarını duyuyordum, bir de onun sessizce gülümseyen halini. Sonra, hiçbir şey söylemeden, aynı sessizlikle geri çekildi. Fakat geride, o tanıdık kokusu kalmıştı ve ben, zincire değil; o kokunun gölgesine tutsak olduğumu fark ettim.